Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Saim TUT



Bookmark and Share

Bir AK Parti öyküsü..


13.12.2018 - Bu Yazı 1819 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu ülkenin o zor yıllarında, sorumluluk hisseden ve imkanları elverişli genç bir tüccar olarak, muhteşem umutlar saçan AK Partiyle girmiştim siyaset dünyasına.

Başarabilirdik !..

Yeniden güçlü bir Türkiye'yi hep birlikte inşa edebilir, yanı sıra depremlerle darmadağın olmuş Düzce'mizi yeniden toparlayabilirdik..

28 Şubat ruhunun korkutucu bir heyula gibi ülkenin siyasi atmosferine çökmeye devam ettiği 2001 yılında, AK Parti kurucusu olmak yüksek adrenalin, cesaret ve maça isteyen bir tutumdu açıkçası. Önümüze arkamıza bakmadan, bu işe girişmekle kaybedip kazanacaklarımız hesabı yapmadan, yalın kılıçla çıktık yola..

O zamanlar Sayın Erdoğan henüz ''Reis'' sıfatıyla anılmıyordu ama çok güçlü bir lider kadro vardı ortada..Her birine bir çok devletler ver yönetsinler yani, o derece güven telkin eden bir kadroydu. Kollektif akıl deniliyor, siyasetin bir meslek olmadığı sürekli vurgulanıyor, koltuğa oturup da gitmemek hırsı alabildiğine eleştiriliyor, hatta 3 dönem kuralı gibi akla hayale gelmez siyasi erdem söylemleri havalarda uçuşuyordu.

Türk siyasi hayatına damgasını vuran lider merkezli oluşumların demokrasimizin gelişmesi önündeki en büyük engellerden olduğu, onların makam sevdalarının millete bedel ödettiği, ''artık Türkiye'de hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağı'' ,Erbakan hareketinden ayrılmalarının sebebinin de onda hissettikleri saltanat özlemi olduğu gibi sözler kapalı açık toplantılarda net olarak dile getiriliyor, marjineller hariç merkezin sağ ve solunu kucaklayacak bir hareket olduğumuz parti programı ve tüm yazılı belgelerde kesintisiz yer alıyordu.

Şimdi tüm bunları anlatmamın sebebi şu; tamam o günkü şartlarda -17 yıl önce- her vatansever ve yakın geçmişi bilen aklı selim bir vatandaşın; yaşlının, gencin, işçi memur ve emeklinin; esnaf tüccar ve iş adamının yeni bir umut olarak AK Partiye sarılması kaçınılmazdı ve kaçınmadılar, kaçınmadık...

İyi de, bugün geldiğimiz noktada elimizdeki hasıla ne ?

Millete ''beka sorunu, üst akıl, ülkemizin bölünmesi,dahili ve harici düşmanlar, ekonomik saldırılarla topyekün mücadele, yeniden istiklal savaşı vs..'' gibi korkular dışında nasıl bir umut aşılıyor AK Parti ?

Mahiyeti tam olarak tanımlanamayan yerlilik ve millilik vatandaşın cebine, günlük yaşamına ne gibi katkılar sağlıyor mesela ?

İstenen, umut edilen dindar bir gençlik yetiştirmek ''ben böyle istiyorum, olmalı !.. '' buyurmakla meydana geliyor mu ? Sahi bir de dindarlıktan kast edilen nedir meselesi var ki, buna hiç girmek istemiyorum.

Yoksa gençler bu buyurgan ve kendilerini dindarlıklarıyla üst pozisyona taşımaya çalışan yöneticilerine bir tepki olarak, bırakın dindarlığı bilakis din kavramından mı uzaklaşıyorlar acaba ?

Mesela pazarda 50 kuruşun hesabını yapmak zorunda kalan ve yarın oy kullanmaya gittiğinde bu durumu göz önünde bulunduracak 71 yaşındaki SSK emeklisi Hatice teyzelere verebileceği bir yaşam sevinci kaldı mı o devrimci AK Partinin?

Son 9 aydır sürekli zarar ettiği için dükkanını kapatmak zorunda kalan Yusuf'lar alabildiğine hamaset yeyip, son derece mükellef resepsiyonlarda yerlilik ve millik içtiklerinde çoluk çocuklarıyla birlikte karınları doymuş sayılacak mıdır ?

Vazgeçtim vazgeçtim.. Diyelim ki, tüm belediyeleri ya da bir çoğunu muhteşem müttefikleriyle birlikte aldılar ve iktidarlarını pekiştirdiler, eyvallah...

İyi de, ne değişecek yani insanların günlük yaşamında ? Niye sizin için ölüp bitsinler ?

Oturup üzerine çalışmama bile gerek yok; şimdi, şu dakika yüzlerce yanlış ve çelişkilerini ortalığa serebilirim de, yine de dostlarım yüzünden kalbim el vermiyor işte...

Neyse.. Şu aşamada söyleyebileceğim tek bir şey var ; bu bizim her türlü riski alıp, bin bir fedakarlıkla kurduğumuz parti değildir artık... Belediye başkanları şunlar olsa ne olur, bunlar olsa ne olur ?

Sayın Erdoğan'ı severim ama, partinin tüm kuruluş ilkelerini yok sayıp ve sanki inkar edercesine, ortak akıl yerine trollerin hezeyanlarını kendisine rehber edinmesini de ülkemin selameti adına asla kabul etmedim ve etmeyeceğim...

''Siyasetin sığınacağı tek liman ahlaktır..'' Diyebilen bir insanın yapabileceği şeyler değildir bunlar....

Çok özür....

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.2.2019
Düzce AK Parti Belediye Meclis listesi üzerine genel bir değerlendirme...
13.12.2018
Bir AK Parti öyküsü..
27.10.2018
HAYATİ YAZICI'nın imaları, MELİH GÖKÇEK ve AK Parti'nin hali...
3.10.2018
Beni insanlıktan ihraç edip, susturabilir misiniz ?
24.1.2018
Yaşamın anlamsız rezilliğine dair…
4.1.2018
İran´da yaşananlar ve Balasagunlu Yusuf Has Hacip...
25.12.2017
Fahrettin Paşa vesilesiyle tarih öğretimimizle yüzleşmek…
17.1.2017
Yeni anayasa çalışmaları ve CHP
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net