Serdar Adem İŞLER

[email protected]



Bookmark and Share

Turkuaz Tablonun Güvenirliği Meselesi


14.09.2020 - Bu Yazı 250 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Corona vakaları günlük olarak yayınlanmasına karşın vatandaşın aklındaki soruları cevaplamaya yetmiyor. Doğrusu enflasyon verilerini hatırlatan rakamlar pek inandırıcı gelmiyor galiba... Halk arasında dolaşan söylencelerle resmi kaynakların sükutu arasında kalan vatandaş ne yapacağın karar veremez durumda.

Evet vatandaş tedbirlere uymakta tereddüt ediyor. Doğrudur. Bunun asla kabul edilebilir bir tarafı yoktur.  Ama hiçbir şey sebepsiz olmaz. Bu durumun bir sebebi son derece yoğun iyonik bir toplum oluşumuzun yarattığı bastırılmış duyguların etkisiyle kural tanımaz bir kişiliğe sahip oluşumuz ise diğer sebebi corona vakalarına karşı oluşan güvensizliktir.

                Bilim kurulunun kısa vadeli kararları da ayrı bir şekil… Belki bir fantezi… Her seferinde ilk defa böyle bir vaka ile karşılaşıyormuş gibi birtakım kararlar alması gerilimi artıran ayrı bir sorun. Bilim kurulu kararları macera romanlarını andırıyor bu haliyle…  Bilim kurulunun ilk sefer tadında yaptığı bu uygulama her seferinde salgının bahsedilen süre içinde sona ereceği ve tehlikenin geçtiği izlenimi yarattığı için halkı rehavete sürüklemekte.

                Paylaşmıyor da doğru mu yapıyor dersiniz. Elbette kendilerine göre bir açıklaması vardır bu uygulamanın ancak bahane sonucu değiştirmez. Benim dikkat çekmek istediğim nokta bu. Pandemi sürecinde ekonomimiz yaklaşık yüzde on küçüldü. Okullar neredeyse yedi aydır kapalı. Kahvehaneler, düğün salonları, okul kantinleri, öğrenci yurt ve servisleri gibi birçok sektörde işsizlik kronikleşti. Hepsi bir yana faiz indirimine kapılan binlerce kişi geleceğini ipotek altına alan kredi borçlarının altına girdi. Bu durumda ölmekle yaşamak arasında sıkıştı. Bütün bu sıkıntılar yetmiyormuş gibi bir de turkuaz tablonun güvensizlik yaratması mücadele noktasında ciddi aksamalara yol açabilir. Olayın abartılması nasıl infiale yol açarsa baskılanması da rehavete yol açar. Vatandaş ikinci olasılıktan etkilenmekte kanaatimce… Sağlık bakanlığı bunun bir orta yolunu bulmalı.

                Hastanelerden gelen haberlerle Ankara’da söylenenler arasında derin fay hatları var. Hastaneler kurtarılmış bölgeler gibi. Değil sıradan vatandaş basın ve medya dahi tam olarak giremiyor. Dolayısıyla içeride ne olup bittiğini bilmek imkansız. Allah muhafaza corona olan kişi hastaneye bir alınıyor. Bir daha ya alkışlarla çıktığını görüyorsunuz ya da cenaze aracında… Ortası derin ve puslu bir boşluk… Bu böyle olmaz. Bir parça açıklık getirilmeli bu duruma.

                Hastanelerde coronadan vefat edenlerin bir kısmına değişik tanılar konduğu söyleniyor. İlginç olan bakanlık bu iddiaları son derece sakin ifadelerle (sanki kendisine sorulmamış gibi) cevaplıyor. Bu tutum vatandaşın kafasındaki şüpheleri dağıtmaya yetmiyor tabi. Coronaya rağmen hayatın boş ve geçici olduğunun hala farkına varmayan bazı sağlık kurumu yöneticilerinin tünedikleri koltukları kaybetmemek için vakaları gizledikleri iddia ediliyor. Yani vefatlarda corona vakalarına ikinci üçüncü derecedeki kronik hastalık tanıları koydukları söyleniyor. Hem de bu iddialar bütün hastanelerimizden yükselmekte.  

Bu durumda sağlık çalışanları yalan söylüyorsa sağlığımızı onlara nasıl emanet edeceğiz? Doğru söylüyorlarsa bakanlık neden gereğini yapmakta tereddüt ediyor? Bir gizli el mi var engelleyen? Bu iddiaların bir an önce aydınlatılması gerekir. Bu süreçte vatandaş olarak en çok morale ihtiyacımız var. Eğer corona diye bir pandemik salgın varsa moralimizin düzelmesi adına bu ezici ve bitirici şüphe, olayların üzerindeki giz perdesi aralanarak bir an önce bitirilmeli. Hastaneler basın ve medyanın denetimine açılmalı. Bu durumun güvenli olmadığı söylense de emin olun vatandaşın kafasındaki şüphe anaforları çok daha ciddi sorunlara yol açabilir.

                Coronalı vakaların evlerinde karantinaya alınması ve tedavi edilmeye çalışılması da ayrı bir dram. Bizim gibi kural kaide tanımaz bir toplumu kendi başına bırakamazsınız. Nitekim corona olduğunu bildiği halde evinde durmayan hatta canlı bomba gibi düğünden düğüne giden, Allahtan korkmaz kuldan utanmazları haberlerde sıklıkla görebiliyoruz. Bu tipleri kışkışlamakla toplumu cornadan koruyamazsınız. Bu insanlık düşmanlarını, cüzzamlı gibi boş kalan öğrenci yurtlarına hapsedip on beş gün boyunca toplumdan izole etmek gerek. Bu arada karantinada kaldıkları sürece bütün masrafları kendilerine ödetilmelidir. Bunun başka çaresi yok. Merhametten maraz doğar. İnsan hayatını hiçe sayan bu insan müsveddelerine müsamaha etmek toplum sağlığını hafife almak anlamını taşır.

                Bu arada coronanın hiç mi suçu yok? Bana göre corona da az değil hani… Son derece ilginç bir virüs... Acayip fantezileri var Miss Corona’nın… Ne zaman ne yapacağı hiç belli değil. Ayasofya’nın açılışında toplanan üç yüz elli bin kişiye ilişmezken seminer dönemindeki birkaç öğretmene sataşıyor. Turist otellerde plajlarda bulaşmazken okulların açılmasını yedi aydan beri engelliyor. Vekil düğününe ilişmezken çoban Ali’nin düğününü perişan ediyor. Corona, virüs ötesi bir şey… Haksız mıyım? Bu durumda vatandaş ne yapsın?

               

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.09.2020
Turkuaz Tablonun Güvenirliği Meselesi
7.09.2020
Bu Kadar Pervasız Olamayız
28.06.2019
İstanbul Seçimleri Tekrar Yenilenmeli
15.06.2019
Balkan Savaşları Öncesinde de Asker Terhis Edilmişti
23.05.2019
Liselere Ders Yükünü Kim Getirmişti?
11.05.2019
Çamlıca Camisinin Semeresini Göreceğiz
8.4.2019
İstanbul’u Kazanıncaya Kadar Sayacak mıyız?
2.4.2019
Sandıklar Neden Yavaş Açılıyor?
25.3.2019
Hazreti Ömer Aday Olsa
4.3.2019
Tanzim Satışlar Sınırlı Süreli Olacakmış…
28.1.2019
EMPERYALİST AMERİKA DURDURULMALI
15.1.2019
PARA NELERE KADİR
6.1.2019
Poşet Tepkileri Çok Komik
5.1.2019
PAPA’YA MI SORAYIM
21.12.2018
ENFLASYON KARŞISINDA EZİLME MASALI
16.12.2018
TREN KAZASI
12.12.2018
3600 REDDEDİLDİGÖZÜMÜZ AYDIN
30.8.2018
AVM’LERDE MAAŞLAR EKSİK ÖDENİYOR
21.8.2018
Algı Irmağının İki Yakasında Operasyon
4.8.2018
Etüt Merkezleri Denetlenebilir mi?
31.7.2018
İslam Dünyası Hazır Değil
10.6.2018
Şehitlik Güzel Değil mi?
7.6.2018
Ben, Ben Değilim ki…
3.6.2018
Kabul Olmayan Dualar Hakkında
28.5.2018
DolarDuasına Çıksanıza
7.5.2018
Ötenazi Meselesi
19.3.2018
Afrin Fatihi Şanlı Ordumuza
14.3.2018
CİA’NIN SARIKLI FESLİ SOYTARILARI
11.3.2018
AMERİKA YIKILIRSA TÜRKİYE LİDER
5.3.2018
AMERİKA’NIN ELİNDEKİ KAN
6.1.2018
İkinci Evlenmek Mümkün mü?
25.12.2017
TRUMP YAN BASTI
13.12.2017
İSRAİL VE MÜTTEFİKLERİ
2.12.2017
ÖZEL OKUL AÇMAZI
28.11.2017
LİSELERE GEÇİŞ SINAVI KEŞMEKEŞİ
23.11.2017
ÖĞRETMEN PERFORMANS DEĞERLENDİRME SİSTEMİ
11.5.2015
Şeytan Taşlamadan Önce
10.03.2015
Yaşlanınca Değişen Değer Yargıları
05.09.2013
Kim, yasal silah kullanıyor ki?
21.06.2013
NATO üyeliğimizi tartışabiliriz
12.05.2013
REYHANLI’DA SURİYE POLİTİKASININ İFLASI
14.03.2013
GÜNEŞİN BATTIĞI BİR DÜNYADA
16.02.2013
DANS EDEREK ŞİDDETE HAYIR
31.01.2013
Darbe derken subayları bitirdik
23.01.2013
GALATASAYAR ÜNİVERSİTESİ YANIYOR
18.01.2013
KADININ SELAMETİ EVLİLİKTEN SAKINMAKTA
13.01.2013
GAM GAM STEİN
09.01.2013
İSTANBULDA KAR TATİLİ ŞAKASI
08.01.2013
İMRALI HAKKINDA ABARRTLI TEPKİLER
02.01.2013
KAFA YORMAYACAKSAK KAFAYA NE GEREK
15.12.2012
Özal ölüm labirentinde
10.12.2012
ASYA VE AFRİKA’YA SERVET DAĞITIRKEN
24.11.2012
Gazze eski Gazze geğil
19.11.2012
Gazzeye ideolojik bakış
11.11.2012
ON YEDİ ŞEHİT
08.11.2012
PKK Eş Şebabp gibi
06.11.2012
Kandıra Cezaevi'nde şaşırtan firar
05.11.2012
CİNNET BABA
30.10.2012
Yasakçılık içimize işlemiş
28.10.2012
İNSANLAR NEDEN BU KADAR İLKEL?
24.10.2012
Uzaydaki hayat formları hakkında
23.10.2012
AYDINLIK ÇAĞIN YENİ SEMBOLÜ
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive