Serpil Çevikcan

Milliyet



Bookmark and Share

Ya istiklal ya ölüm!


11.11.2017 - Bu Yazı 186 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sevinçli bir telaş içinde asker-sivil kuvvacıların doldurduğu salona giren iki İngiliz diplomat genç yaverin karşısına dikiliyor:

- Paşa’yla görüşecektik...

 

- Haber vereyim...

Yaver, kapıyı çalıp saygıyla içeri giriyor, hafif loş bir oda.

İngilizler salonda bir koltuğa oturup beklemeye başlıyorlar.

Kıdemli olanın elinde sık sıkıya sarıldığı bir evrak çantası.

Yaver geliyor:

- Paşa uygun olduğunda sizi kabul edecek...

Saatler geçiyor.

Yaverden ses yok.

İki İngiliz diplomattan kıdemli olanı söylenmeye başlıyor arkadaşına:

- Sabrımızı zorluyor...

Yine saatler geçiyor.

Yaverden yine ses yok.

Tam binayı terk etmek üzere ayağa kalkıyorlar ki yaver görünüyor:

- Buyurun, Paşa size bekliyor...

Yüzlerinde yine bir sevinçli telaş, Paşa’nın odasına giriyorlar.

Paşa, yüzlerine bakmadan eliyle, “Oturun” işareti yapıyor.

İngilizler oturuyorlar, ellerinde çanta.

Çantanın içinde Paşa’ya iletilecek manda teklifi.

Birkaç dakika sonra İngilizler yüzlerinden düşen bin parça, odadan çıkıp, hızlı adımlarla binayı terk ediyorlar.

Salondaki kuvvacılar merak içinde, ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar.

Sivil bir kuvvacı gür sesle öne çıkıyor:

- Arkadaşlar İngilizler bize manda önerdiler. Paşa size şunu söylememi istedi:

“Ya istiklal ya ölüm!”

Salonda alkışlar kopuyor...

O gün, bağımsızlık ve vatan için kopan o alkışlar, önceki akşam, Vatanım Sensin dizisinde canlandırıldığında da on binlerce evin salonunda koptu.

Televizyon başında alkışlara gözyaşları eşlik ediyordu.

Bu nedenle, dizinin ekrana döndüğü sahne sosyal medyayı kelimenin tam anlamıyla salladı.

Ve dün 7’den 70’e yaşlısı, genci, kadını, erkeği, işçisi, memuru saatler 9’u 5 geçe Atatürk’ün önünde sevgiyle, saygıyla, gözyaşıyla, gururla eğiliyordu.

Ölümünün üzerinden 79 yıl geçmesine rağmen halkı tarafından bu kadar çok sevilen bir başka lider var mı?

Bu sevginin temel nedeni, Paşa’nın Kurtuluş Savaşı’nı, “tam bağımsızlık” ilkesiyle yönetmesi ve bunu, “Ya istiklal ya ölüm” diye tarihe yazmasıdır.

Sadece mağlup ettiği komutanların bile saygıyla teslim ettiği askeri bir dehaya sahip olması değil, aynı zamanda siyasi bir deha da olmasıdır.

Sadece savaşmayı değil, savaştığı ülkelerle barış masasına oturmayı ve tam zamanında kalkmayı bilmesidir.

İlber Ortaylı Hoca’nın dün sabah televizyonda söylediği gibi, dünyada halkı tarafından böyle sevilen, böyle kendiliğinden anılan başka bir lider yok.

Bunun nedeni, iç savaşa tutuşmuş komşularımıza, kadınlar otomobil kullansın mı kullanmasın mı diye tereddüt geçiren bölge ülkelerine, din adına kafa kesen terör örgütlerine bakınca hemen anlaşılıyor.

Mustafa Kemal’e duyulan sevginin nedeni, 100 yıl önce ileriyi görebilmesidir.

Tam bağımsız Türkiye’yi inşa ederken çağdaş uygarlık düzeyini hedef, bilimi rehber olarak göstermesidir.

Kadın-erkek eşitliğinin, demokrasinin, laik devlet yapısının, ulus birliğinin, bilimsel eğitimin, sanatçının değerini görerek genç Türkiye Cumhuriyeti’ni akranlarının 100 yıl ötesine taşıyabilmesidir.

Üzerine oynanan bin bir türlü oyunla baş etmeye, bağımsızlığına musallat olanlarla boğuşmaya çalışan yeni Türkiye için de çıkış aynı formüldedir.

.

Facebook Yorumları

reklam
11.11.2017
Ya istiklal ya ölüm!
10.11.2017
Ayrılma kararından vazgeçmelisiniz
8.11.2017
İran’la Kandil mutabakatı
1.11.2017
Uzağı yakın etmek
31.10.2017
Resepsiyondan not ettiklerim
28.10.2017
Kayı boyundan merkez parti çıkar mı?
25.10.2017
Erdoğan: Pazartesi inşallah
21.10.2017
2019’da da aynı isimle
18.10.2017
Kılıçdaroğlu: Her şeyi söyledim
14.10.2017
Bakalım ABD’de ne akıl verecek?
11.10.2017
Yıldırım: kriz Tırmanmaz
7.10.2017
PKK neden denizde?
4.10.2017
Ak Parti daha da hareketlenecek
3.10.2017
Ankara geri adımı zorluyor
2.10.2017
Erdoğan’ın mesajları
30.9.2017
Hasret kaldığımız vicdan bu değil
27.9.2017
TSK’nın rolü ne olacak?
23.9.2017
Trump görüşmesi nasıl geçti?
20.9.2017
Türkiye’nin seçenekleri
13.9.2017
Yol haritası net
11.9.2017
İktidar partisinin Danıştay sözcüsü
9.9.2017
Vardar Ovası, Vardar Ovası...
7.9.2017
'Yorumları ben de eşim de takmadık'
6.9.2017
İkiyüzlü siyaset
3.9.2017
10 maddede referandum gerçeği
30.8.2017
Siyasetin sonbahar gündemi
26.8.2017
Askerler ve kamu diplomasisi
23.8.2017
Sınavdan çakan devlet
19.8.2017
PKK hangi yöntemleri deneyecek?
17.8.2017
'Hiçbir şekilde boyun eğmem'
16.8.2017
Erdoğan’ın hedefi, Türkiye’nin kaderi
12.8.2017
Ankara’da İdlib-Afrin teyakkuzu
10.8.2017
‘Atatürk’ün idealini Ak Parti gerçekleştirdi’
9.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun adaylığı
5.8.2017
Komuta kademesine düşen tarihi görev
2.8.2017
Asıl sorun Rakka’dan sonra
29.7.2017
Siyasetin dili
26.7.2017
Erdoğan’dan net mesajlar
22.7.2017
Almanya krizi
20.7.2017
Yeni kabine tablosu ne diyor?
19.7.2017
FETÖ’den tek tip kıyafete, kritik toplantılarda konuşulanlar
17.7.2017
Yenikapı’nın yıldönümü yaklaşırken
15.7.2017
Müttefiklerimiz için utanç sayıları
13.7.2017
Tankları durduranlar ve Erdoğan’ın söylemi
12.7.2017
‘Sorumluluğumuz büyük, hata yapmamalıyız’
8.7.2017
Karşı karşıya olduğumuz gerçek
5.7.2017
‘OHAL Komisyonu bugün yarın başvuru alacak’
1.7.2017
Afrin satrancı ve son haberler
24.6.2017
Bir arada yaşama kültürü
21.6.2017
PKK’nın bölgesel terör ağı
17.6.2017
Normalleşme ihtiyacı
15.6.2017
‘En güçlü arabulucu adayı Türkiye’
14.6.2017
FETÖ mücadelesinde son tablo
10.6.2017
FETÖ yargılamaları ve OHAL Komisyonu
7.6.2017
Eker: Netice alırız diye umut ediyoruz
6.6.2017
'FETÖ’nün yaptığından tereddüt yok'
3.6.2017
Omuzlardaki Songül Yarbay
31.5.2017
Erdoğan’ın hızı ve siyasete yeni ‘kurul’
27.5.2017
‘Hayır’ blokunun 2019 hedefi
24.5.2017
Yol haritasındaki başlıklar
23.5.2017
Denge yerine uyum ve icraat
20.5.2017
Normalleşme ve gerçekçilik
18.5.2017
Türkiye hangi silahları istiyor?
17.5.2017
İçerideki ve dışarıdaki PKK
3.5.2017
Yeni dönemin ilk mesajları
29.4.2017
O fotoğrafın hikâyesi
26.4.2017
Org. Akar: Tehdit sürdükçe operasyonlar sürecek
25.4.2017
Büyük travmaydı ama atlatıldı
22.4.2017
Üç partinin yol haritası
19.4.2017
Başbakan’ın verdiği sözler
18.4.2017
Restorasyon dönemi
17.4.2017
Erdoğan’a “evet” ve uzlaşma mesajı
15.4.2017
Balkon konuşması Binali Bey’in hakkı
12.4.2017
Türkiye’nin polisi olmak
10.4.2017
Bir yıllık bilanço ve referandum sonrası
8.4.2017
59 füzeyle tablo değişir mi?
5.4.2017
Yol ayrımları ve fırsatlar
1.4.2017
Bozdağ’a göre beraat ederler
29.3.2017
Yargı ne düşünüyor?
25.3.2017
FETÖ’yle mücadele ve yeniden inşa
22.3.2017
Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.