Şeyhmus DİKEN

[email protected]



Bookmark and Share

Zula’daki “Puşt”!


22.04.2020 - Bu Yazı 1207 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün Ahmed Arif’in yaş günü, yaşadığı yıllarda yayınlanan biyografisinde öyle yazıyor; 21 nisan 1927.

Ustanın bu yaş gününde onun “dostluğa” ve “puştluğa” dair dizelerinden dem tutarak her birimizin yaşamımızın bir vaktinde bize değen haller üzerine bir kaç kelam edeyim istedim.

Bunu dile getirdiği dizelerinde “Vurulsam, kaybolsam derim, / çırılçıplak, bir kavgada, / Erkekçe olsun isterim, / Dostluk da, düşmanlık da, / Hiçbiri olmaz halbuki...” der mahpusluğu anlattığı şiirinde.

Ahmed Arif artık kültleşen şiir kitabı “Hasretinden Prangalar Eskittim”e önce “Dört Yanım Puşt Zulası” ismini koymak ister. Bunu arkadaşı Ali Özoğuz’a söyler. Özoğuz; “Kitaba böyle bir ad koymaya hakkın yok, seni genç çocuklar taparcasına seviyorlar. Sen, bu adı koymayı düşünmekle ola ki; burjuvazinin tuzaklarını söylüyorsun. Ama şu da var, o çocuklara saygı duymalısın. Hatta bu adı bir şiirine bile verme, sadece mısra olarak kalsın” der.

Ahmed Arif ikna olur ve Refik Durbaş’a verdiği röportajında; “Düşündüm, Ali’ye hak verdim. Madem öyle, kitabımın adı ‘hasretinden prangalar çürüttüm’ olsun dedim.” Sonra ‘çürüttüm’ kelimesinin ses ahengi açısından uygun olmadığını düşünerek ‘eskittim’e karar kılar. Ve “dört yanım puşt zulası” dizesini de “Ay karanlık” şiirinin içine gömer. Ama gel gör ki, ne yaparsa yapsın kitaba ad olmaktan vazgeçilen her zaman diliminde slogan olup dillere pelesenk olur.

Peki hiç düşünen olmuş mudur acaba! Ahmed Arif gibi şiirleri henüz basılmadan dilden dile dolaşan ve şairine onca acılar, işkenceler, zulümler, hapislikler yaşatan! Şiirlerin ilkinin yazılışının üzerinden yirmi yıl, sonuncusunun yazılışının üzerinden de en az on yıl geçen ve 1968’de basımı gerçekleşecek olan kitaba neden “Dört yanım puşt zulası” ismini uygun görmüş!

Bunun sırrı elbette Ahmed Arif’in yaşamında varlık / vücut bulmuştur.

“Dost yüzlü, dost gülücüklü” görünürler kendisine! Bilenler bilir, sigara içenlere ancak dost diye bilenler / bilinenler ucu yanık sigarasını uzatarak sigaralarını tüttürmelerini uygun bulurlar. Bu sebeple şair; “cıgaramdan yanar, alnım öperler” der.

Ve bir gün gelir, beklenmedik muhannet ayan-beyan görünür olur. Hem de ne görünürlük; “suskun, hayın, çıyansı” ve “kurdun, kuşun bileceği hâl” olmayan bir hâl.

Ahmed Arif, tabii ki boşuna puşt’un, insana has puştluğun zulasından söz etmemişti şiirinde. Adı üzerindeydi işte “Puşt”. Çünkü onun coğrafyasında umulmadık, beklenmedik, hatta hep dost gibi görünenlerin bir gün tam tersi davranışlarına “yaşasın puştluk” kavramını yakıştıran bizzat coğrafyanın sakinleriydi.

İyi ki maskeleri çabuk düşüyor bir zamanlar dost diye bilinen, puştluklarını yavaş yavaş biriktirerek ören zamane Puştlarının...

O puştlardır ki dost yüz, dost gülücük ardına gizlenirlerdir ki; onlar kendilerini iyi bilirler! Ve değil mi ki o “dost yüzlü, dost gülücüklü” görünen puştlar olmayaydı insan sahici dostları nasıl ve nerden bilecekti ki!

Çok sağolsun Ahmed Arif usta, memleketin abisi “Dostuna yarasını gösterir gibi / Bir salkım söğüde su verir gibi / Öyle içten / Öyle derin...” dostluklar da var...

21 Nisan 2020 Diyarbekir

Şeyhmus Diken

 

Kaynak: Zula’daki “Puşt”! - Şeyhmus DİKEN

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.04.2020
Zula’daki “Puşt”!
27.10.2019
Dalgalanıp Durulmak, Ercan Kesal
10.6.2018
Behice Boran Kitabı; Destansı Hayat
21.5.2017
Yeni Sürece Doğru (mu)...
16.6.2015
Kürtler ve "Eski Türkiye" Siyaseti
24.5.2015
HEP’ten HDP’ye 7 Haziran
18.5.2015
Parasevicilerin Saltanatının Sonu!
19.4.2015
Zulmet ile Vuslat Arasında Kalmak!
15.03.2015
D Tipi’nde Bir Yazar!
09.03.2015
Yaşar Kemal; “xwedê yeke derî hezar”
16.02.2015
Hücredeki Adalı
08.02.2015
Künye Dağa Yazılınca
02.02.2015
Şehirden İki Kongre!
05.01.2015
Devletlû Hükümet Neyin Peşinde?
28.12.2014
Roboski; Bin Günün Issızlığı!
21.12.2014
Siyah Bilinci ya da Kürtlük Bilinci
08.12.2014
Aidiyet ve Duygudaşlık
01.12.2014
Ayakkabısından vurulan adalet!
24.11.2014
Zorla Kimlik İnşa Etmenin İflası
04.11.2014
Kod Adı Dêrsim, 00.00.1938: Ölü!
26.10.2014
Affetmenin mümkünatı mı dediniz!
08.10.2014
Kobanê ve Rojava ile Haşrolmak!
02.10.2014
Dengêk Bidin Şengalê û Rojava!
08.09.2014
Diyarbakır, İzmir’e Onur Konuğu Olunca!
25.08.2014
Yeni Başbakan Atanırken!
19.07.2014
Kırık “Sol Ayağım”
28.06.2014
Doktor İlhan "Hoca" da Gitti!
07.06.2014
Kalekol, Ya Duvarlar!
31.05.2014
Kenti Yeniden Planlamak!
24.05.2014
Babasız Çocuklar Ülkesi!
17.05.2014
Kürdistan Sosyalist Solu'nun Kitabı
10.05.2014
Kürtçeye Çevrilmenin Cazibesi!
03.05.2014
Dildilian’ların Tarihe Bıraktıkları
27.04.2014
Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir
19.04.2014
Petrolden “Pay” İstemek!
12.04.2014
Adları Kaçakçıya Çıkanların Mezarında
05.04.2014
Dile Geldiği Kadarıyla!
22.03.2014
Başkan Apo'nun Gözleri Üzerinizde
15.03.2014
Kürdistan’da Bir Yer, Kavar
08.03.2014
Licê’nin Serencamı!
15.02.2014
Şêx Saîd ile Öcalan’ın Serencamı
09.02.2014
'Gözleri bağlı' kadının adaleti!
01.02.2014
Haw’layanlar da Taraftır!
25.01.2014
Kürdün Karakter ve Kader İlişkisi
18.01.2014
Licê, Taammüden Katliamın Şehri
11.01.2014
Şeyhin Dar'dağanı!
04.01.2014
Yurt, Yangın Yerine Dönünce!
28.12.2013
Kürt Kadınının Mührü
21.12.2013
“Kurdo Zindano”
14.12.2013
Muktedirin Dili ve Davranışı Üzerine
08.12.2013
Türkiye Kürdistan’ı BDP’ye Emanet
30.11.2013
Dershane Dalaşı
23.11.2013
Kürt, Prematüre Siyaseti “Yutmaz”
17.11.2013
Amed Asla Unutmaz!
09.11.2013
Temsili Siyasette Kürdi Kriter!
02.11.2013
Kürt Siyasetinin Tabularla Savaşı
27.10.2013
Giderayak!
19.10.2013
Devletten “bahşiş” etik ve Hac
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive