Şeyhmus DİKEN

seyhmusdiken@gmail.com



Bookmark and Share

Devletten “bahşiş” etik ve Hac


19.10.2013 - Bu Yazı 1510 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Galiba Kurban Bayramı haftasının en su kaldıran ve resmi cenahtan yana esen iki rüzgârı vardı. Biri bayram namazı sonrası cami kapısında bugünlerde adı “vizyon değişikliği” nedeniyle sıkça duyulan Türkiye Gazetesi’nin kadın muhabirinin Başbakandan kopardığı kendi tabiriyle “bayram harçlığı” idi. Diğeri de devlet protokolü ile Suud devlet ricalinin özel konuğu olarak eşiyle birlikte Hacı olmaya giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Hac ziyaretiydi. 


Cami çıkışında “Allah rızası için” para dilenen dilencilere, bir de “camiye yardım” için para toplayanlara kamuoyu zaten alışıktı. Ama “Babam yanımda değilse, devlet baba yanımda” diyerek, Başbakanının elini öpüp sonra da 200 lirayı çok büyük keyifle kapan gazetecinin keyfine ne demeli. Ya da yapacağı haberin ölçüsünün ne olacağını nasıl tahmin etmeli! 

Mevcut durum sonrası medyayı taradım. İktidar yanlısı medya genellikle tavrı olumlulamıştı. Gündeme oturmak anlamında “haber” olarak telakki ediyordu muhabirin tavrını. Medya etiği açısından bakanlar ise haklı olarak yadırgamıştı. 

Aslında bunun örnekleri yakın tarihe bakılırsa çokça var. Pek bilinen birini paylaşayım. 

1980’li yılların sonunda Olağanüstü Hâl Bölge Valisi olan Hayri Kozakçıoğlu bölge basınına hatta ulusal ve yaygın medyaya o yıllarda helikopterli ve komando kıyafetli özel haber turları düzenletiyor. Ardından da şöyle diyordu. “Farz edin ki, Türkiye bir başka ülkenin milli takımıyla futbol maçı yapıyor. Medya bu milli maçta tarafsız kalabilir mi? İşte, bizde ülkenin bekası için terörle mücadele ediyoruz. Tabi ki medya taraflı olacak.” 

Kozakçıoğlu devleti bölgede temsil eden en büyük otorite olarak medyadan taraf olmasını gayet doğal bir şekilde bekliyor, hatta talep ediyordu. Eh doğal olarak da asker kıyafetli medya mensupları da İstanbul’a döndüklerinde tak şak paşalar gibi methu senalar düzüyorlardı zatı devletlerinin kulak kesip, kestiği kulaklardan maskot yapan katil sürülerine. 

İşte aslında Türkiye’nin yaygın medyası böyle bir gelenekten geliyor. Yani geçmişinin kiri, pası, lekesi üzerlerine sinmiş gibi. Yeni yetişenler de devletin en tepesindeki siyasal muktedirden “bahşiş” gibi cep harçlığı istemeyi çok doğal buluyor. 

Ha başka bir şey daha ekleyeyim; umuyorum ki, o gün o sahneyi izleyen ve yaygın medyanın muhabirleri olup da haber için orada bulunan diğer gazeteciler “helal olsun, nasıl kaptı parayı” dememiş olsunlar. 

Cumhurbaşkanının eşiyle birlikte Hac ziyaretine devlet makamı temsiliyetiyle gidişine gelince! 

Doğrusu geçmişi merak ettim. Şöyle bir tarayayım istedim. Bu kadar Osmanlı ve ümmet kimliğiyle övünen bir geleneğin eskileri acaba ne yapmışlardı. Hiçbir kaynakta Hacı Kanuni, Hacı Fatih ya da Hacı Yavuz telaffuz edilmiyordu. Üstelik bu zatlar İslam’ın yeryüzündeki halifeleriydiler. Yani Halife-yi Rûyî Zemin Hazretleriydiler. Hacılık hayli hayli yakışırdı onlara. 

600 küsur yıl “cihan padişahlığı” payesini almış 37 padişahtı söz konusu olan. Hacca gitmeyi çok arzulamış olanları da vardı içlerinde ama nedense Şeyhülislamlar Hac için fetva vermemişlerdi zatı devletli padişahlarına. Padişahlar da hacca gitmemişlerdi. 

Peki ve sahi sizce her fırsatta kimlik talebiyle sesini yükseltenlere; Osmanlı’nın “İslamiyet’te ırk yoktur, ümmet vardır” felsefesini ısıtıp önümüze sunanlar bu gerçeği bilmiyorlar mıydı? 

Sanırım devletin zirvesinde, devlet başkanı sıfatıyla hacca gidenle, devletin bir başka temsiliyetinden “bahşiş” talep edip alanın kamuoyu nezdinde ortaya olanca çıplaklığıyla ayan beyan faş olan ahlaki bir tarafı var. 

Ji qewla Kurmancî da gotinê kî baş heye, dibê; “Mezin reqisî, biçuk hewisî” 

Yani anlayacağınız etik meselesi. 

İster “baş” olunsun, ister “ayak”. 

Balık “baştan” kokuyor velhasıl…

http://www.bianet.org/biamag/toplum/150661-devletten-bahsis-etik-ve-hac

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.6.2018
Behice Boran Kitabı; Destansı Hayat
21.5.2017
Yeni Sürece Doğru (mu)...
16.6.2015
Kürtler ve "Eski Türkiye" Siyaseti
24.5.2015
HEP’ten HDP’ye 7 Haziran
18.5.2015
Parasevicilerin Saltanatının Sonu!
19.4.2015
Zulmet ile Vuslat Arasında Kalmak!
15.03.2015
D Tipi’nde Bir Yazar!
09.03.2015
Yaşar Kemal; “xwedê yeke derî hezar”
16.02.2015
Hücredeki Adalı
08.02.2015
Künye Dağa Yazılınca
02.02.2015
Şehirden İki Kongre!
05.01.2015
Devletlû Hükümet Neyin Peşinde?
28.12.2014
Roboski; Bin Günün Issızlığı!
21.12.2014
Siyah Bilinci ya da Kürtlük Bilinci
08.12.2014
Aidiyet ve Duygudaşlık
01.12.2014
Ayakkabısından vurulan adalet!
24.11.2014
Zorla Kimlik İnşa Etmenin İflası
04.11.2014
Kod Adı Dêrsim, 00.00.1938: Ölü!
26.10.2014
Affetmenin mümkünatı mı dediniz!
08.10.2014
Kobanê ve Rojava ile Haşrolmak!
02.10.2014
Dengêk Bidin Şengalê û Rojava!
08.09.2014
Diyarbakır, İzmir’e Onur Konuğu Olunca!
25.08.2014
Yeni Başbakan Atanırken!
19.07.2014
Kırık “Sol Ayağım”
28.06.2014
Doktor İlhan "Hoca" da Gitti!
07.06.2014
Kalekol, Ya Duvarlar!
31.05.2014
Kenti Yeniden Planlamak!
24.05.2014
Babasız Çocuklar Ülkesi!
17.05.2014
Kürdistan Sosyalist Solu'nun Kitabı
10.05.2014
Kürtçeye Çevrilmenin Cazibesi!
03.05.2014
Dildilian’ların Tarihe Bıraktıkları
27.04.2014
Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir
19.04.2014
Petrolden “Pay” İstemek!
12.04.2014
Adları Kaçakçıya Çıkanların Mezarında
05.04.2014
Dile Geldiği Kadarıyla!
22.03.2014
Başkan Apo'nun Gözleri Üzerinizde
15.03.2014
Kürdistan’da Bir Yer, Kavar
08.03.2014
Licê’nin Serencamı!
15.02.2014
Şêx Saîd ile Öcalan’ın Serencamı
09.02.2014
'Gözleri bağlı' kadının adaleti!
01.02.2014
Haw’layanlar da Taraftır!
25.01.2014
Kürdün Karakter ve Kader İlişkisi
18.01.2014
Licê, Taammüden Katliamın Şehri
11.01.2014
Şeyhin Dar'dağanı!
04.01.2014
Yurt, Yangın Yerine Dönünce!
28.12.2013
Kürt Kadınının Mührü
21.12.2013
“Kurdo Zindano”
14.12.2013
Muktedirin Dili ve Davranışı Üzerine
08.12.2013
Türkiye Kürdistan’ı BDP’ye Emanet
30.11.2013
Dershane Dalaşı
23.11.2013
Kürt, Prematüre Siyaseti “Yutmaz”
17.11.2013
Amed Asla Unutmaz!
09.11.2013
Temsili Siyasette Kürdi Kriter!
02.11.2013
Kürt Siyasetinin Tabularla Savaşı
27.10.2013
Giderayak!
19.10.2013
Devletten “bahşiş” etik ve Hac
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net