Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Süleyman Seyfi Öğün

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İşler karışıyor, tablo değişiyor


17.5.2018 - Bu Yazı 158 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Coğrafyamızda şâhitlik ettiğimiz son gelişmelerin niteliği ve geleceği hakkında kafalarımız bir hayli karışmış durumda. ABD’nin Kudüs’ü İsrâil’in başşehri olarak tanıması, elçiliğini tantanalı bir törenle Kudüs’e taşıması; üstelik bunu tam da Ramazan ayının başladığı târihe denk düşürmesi, Kutsal Topraklarda kilise açma girişimi, Fransa’da yüzlerce tanınmış figürün Kur’an-ı Kerim’den bâzı âyetleri çıkarmayı teklif eden bir bildiri yayınlaması üst üste geldi. Bu arada, tuhaftır, epeydir ara veren ve “İslâmî terör” olarak tanımlanan terör nedense birdenbire uyanıverdi. Kiliseler basılıyor; “ Cihatçı teröristler” kanlı bıçaklı eylemlere girişiyor.

Tablo hızla değişmekte. Astana, Soçi, Cenevre süreçlerinden ümitlenip, tam “Suriye meselesi çözülmek üzere” derken, iklim alt üst oluverdi. Artık farklı aktörler devreye giriyor. Fransa’nın süreçlere dâhil olmaya çalıştığını görüyoruz. Düne kadar coğrafyanın esaslı gücü olarak anılan Rusya’nın ise âniden etkinsizleştirildiğine şâhit olmaktayız. (Netanyahu’nun Rusya ziyâretini biraz da bir “sus payı” görüşmesi olarak değerlendiriyorum). Bugüne kadar pek ortalıkta olmayan İsrâil ise artık sahnede. ABD’nin neredeyse koşulsuz desteğini arkasına alarak sağa sola tehditler yağdırıyor. Hamas, İran ve onun Doğu Akdeniz’e uzanan unsuru olan Hizbullah hedefe konulmuş vaziyette. Irak Savaşı ile başlayıp “Arap Baharı“ ile devâm eden “Ortadoğu” daki kanlı süreçler tırmanıyor ve yayılıyor.

Görünen o ki, önümüzdeki zaman zarfında coğrafya daha da beter hâle gelecek. Bu tırmanış ve yayılış süreçlerinin bir şekilde Türkiye’yi de etkileyeceği âşikâr. Mâvi Marmara saldırısı ile kopma noktasına gelen İsrâil-Türkiye ilişkileri bir şekilde tâmir oluyor derken, Kudüs operasyonu ile bu süreç de akâmete uğramış görünüyor. İsrâil Filistinlileri katlettiği sürece -ki bu hususta en küçük bir geri adım yok-gidişât Türkiye-İsrâil ilişkilerinin de bozulacağı istikâmetinde. (Büyükelçilerin karşılıklı olarak geri gönderilmesi de buna işârettir). Anlaşılıyor ki İsrâil cepheyi alabildiğine büyütmek istiyor. İlk düşündükleri nasıl bir zamanlar nasıl İran ve Irak savaştırıldıysa bunun bir benzeri olarak Türkiye ile İran’ı savaştırmaktı. Ama ne Türkiye ne de İran bu oyuna geldi. O zaman geriye tek bir seçenek kaldı: Her ikisini de düşmanlaştırıp ortak hedefe koymak. İran zâten hedefte. İstenen bu tabloya Türkiye’yi de eklemek. Tabiî ki bu bir anda olmayacak. Ama yavaş, yavaş bunun adımlarının atıldığını; yollarının döşendiğini düşünüyorum. Kanâatim odur ki; Türkiye’yi en hassas olduğu Filistin meselesi üzerinden tahrik edip mindere çekmek istiyorlar. Biliyorlar ki Filistinlilerin dünyâdaki biricik dostu Türkiye’dir ve Filistin meselesi tırmandırıldıkça Türkiye buna sessiz kalmayacaktır. Haydi adını koyalım; Kudüs kararı sâdece İsrâil’in gönlü hoş olsun diye alınmadı. Amaç Türkiye’yi tabloya iliştirmek. Kudüs meselesi biraz da bunun için erkene çekilerek devreye sokuldu.

Risk biraz da şurada: Bunlar, dozajı arttırılan bir anti-İslâm kampanya ile birlikte yürütülüyor. İslâmîyeti, sanki tanımı gereği bir terör yatağı olarak gösteren faaliyetler arttırılıyor.

Düne kadar içinde farklı güçlerin yer aldığı bir Suriye meselesinden bahsediyorduk. Ama son gelişmeler bundan sonra Suriye meselesini başka meseleler üzerinden konuşacağımızı gösteriyor. İsrâil’in Esad’a fütursuzca, “gerekirse seni öldürürüz” demesi bu dediğimiz hususu işâret ediyor.

Derleyip, toparlayarak ortaya koyacak olursak ; 1)Rusya’nın pasifize ediliyor. 2)İran Lübnan’dan başlayarak İran’ın süpürülmek isteniyor. 3) İran aynı zamanda “içeriden” dönüştürülmek isteniyor. 4) Hamas ve Filistin davası ezilmek isteniyor 5) Türkiye üzerinde siyâsal sonuçları da olan mâlî bir baskı kuruluyor. 6)Filistin meselesi keskinleştirilerek Türkiye tabloda İran’ın pozisyonuna düşürülmek isteniyor.

Ama bu siyâsetler o kadar da kolay hayâta geçecek görünmüyor. Sürçtüğü iki odak var. İlki İran petrolüne bağımlı olan Çin ve Hindistan. Diğeri ise Avrupa. Yegân yegân bakalım: İngiltere Rusya’nın etkinliğinin kırılması konusunda ABD ile ortak çalışıyor. Lâkin ne İran ne de Türkiye konusunda ABD ile yakın gözüküyor. Tam tersine ABD-İsrâil kurgularına kesin olarak îtirâz ediyor. İsrâil’in siyâsetlerini ve uygulamalarını ise eleştiriyor. Fransa da benzer durumda. Rusya konusunda fazla ileri gittiklerini fark ettiler. Frene bastılar. Rusya’yı kaybetmek istemediklerini anlıyoruz. Benzer olarak Almanya, en yetkili ağızlarından bundan sonra AB’yi yalnızlaştıran ABD ile ortak hareket etmeyeceklerini açıkladı. Almanya Kudüs kararı ve İsrâil’in uyguladığı şiddete karşı en üst perdeden karşı çıkıyor. En tipik tepki ise Belçika’dan geldi. Ölen Filistinlileri terörist olarak tanımlayan İsrâil elçisi Bakanlığa çağrılıp düpedüz azarlandı.

ABD’ ve İsrâil’in birlikte icrâ ettikleri senaryo, sıkıntılı günler yaşayan Avrupa Birliği’nin desteğini alabilmiş değil. Almanya, İngiltere ve Fransa’nın dışında kaldığı, çekince koyduğu, hattâ eleştirdiği ABD siyâsetlerinin yürütülmesi o kadar da kolay olacak görünmüyor.

.

Facebook Yorumları

reklam
17.5.2018
İşler karışıyor, tablo değişiyor
14.5.2018
İstanbul: Siluet ve muhit
10.5.2018
Post oryantalizm
7.5.2018
Siyasal hikâyeler
30.4.2018
Sistem değişiminin düşündürdükleri
26.4.2018
Parametreler
23.4.2018
Dünyadan savrulmak
16.4.2018
Adâletin bu mu dünyâ?
12.4.2018
Kimyasal…
9.4.2018
Acılar, sevinçler ve geçişler…
5.4.2018
Yeni baş belâmız Fransa (2)
2.4.2018
Yeni baş belâmız Fransa (1)
29.3.2018
Erken final yok
26.3.2018
Mare Nostrum
22.3.2018
Yeni ittifak dizilimleri (2)
19.3.2018
Yeni ittifak dizilimleri(1)
15.3.2018
Şahinler savaşı başlıyor…
12.3.2018
Evrenselcilik ve yercilik
8.3.2018
Bir entelektüel hesaplaşma
5.3.2018
Körlük
1.3.2018
Saçmalama ve aşırılaştırma
26.2.2018
Iskalama…
22.2.2018
Kirli savaş
19.2.2018
Kökler
12.2.2018
Kâhinler ve hikâye anlatıcılar
8.2.2018
ABD algısı
29.1.2018
İmzalar ve bildiriler
25.1.2018
Satılık fikirler…
4.1.2018
Ekmek, özgürlük ve İran
1.1.2018
İran…
25.12.2017
Homolar savaşı
21.12.2017
Trump’ın yeni güvenlik stratejisindeki tuhaflıklar
18.12.2017
Mevlânâ, yani şu dönme muhabbetini çıkaran adam…
14.12.2017
Bir ideolojik bulanmanın serencamı
11.12.2017
Trump’ın yalnızlığı
7.12.2017
Post-IŞİD devir üzerine
4.12.2017
Siyasal davalar
27.11.2017
Değişen suretler
23.11.2017
NATO ve Türkiye
20.11.2017
Özür…
13.11.2017
Uluslararası ilişkiler…
9.11.2017
Suud baharı
26.10.2017
Âfitab-ı tanbur Necdet Yaşar’ın ardından…
23.10.2017
Engellenmemişlik…
19.10.2017
Gençlik imgesi ve siyaset
12.10.2017
Akıl tutulması
9.10.2017
Hudutların kanunu
5.10.2017
Utanmak…
2.10.2017
Şehirler, kasabalar ve köyler
28.9.2017
Referandumun ardından
18.9.2017
Muhtasar yakın devir tarihi - 2
14.9.2017
Muhtasar yakın devir tarihi (1)
11.9.2017
Şerif Bey…
7.9.2017
Kuzey Kore saldırır mı?
4.9.2017
Sun’î sistem dışı hareketler
28.8.2017
Entel dantel bir mevzu…
24.8.2017
Halk adamı olmak
21.8.2017
Kıt’aların geleceği
14.8.2017
Distopya
10.8.2017
Hayvan dostlarımız
7.8.2017
Okuyup da adam ol(ama)mak
3.8.2017
İnanç ve umut
31.7.2017
Küçük düşünmek….
27.7.2017
Sosyal Darvinizm
24.7.2017
Almanya Türkiye ilişkileri kopuyor mu?
20.7.2017
İşler ve günler
17.7.2017
15 Temmuz: Tarihsel bir eşik
13.7.2017
15 Temmuz’un sene-i devriyesi üzerine
10.7.2017
Sistem karşıtı hareketler
6.7.2017
Adalet
3.7.2017
Savaşan dünyanın kültürel iklimi üzerine
29.6.2017
Sivil itaatsizlik
26.6.2017
Bayram ve dolaşımdaki kimlikler
22.6.2017
Ortadoğu; kördüğüm ve bazı tahminler
19.6.2017
Yürüyüş…
15.6.2017
Tahayyülü olmayan dünyada bekâ sorunu
12.6.2017
Savaşlar…
8.6.2017
Hiper reelpolitik
5.6.2017
Çıkarlar…
1.6.2017
Romantizm ve terör
29.5.2017
Terörün yol haritası
25.5.2017
Âkif Emre için
23.5.2017
Yenileşme ve yenilenme
18.5.2017
Erdoğan ve ABD
11.5.2017
Sıkışan coğrafya
8.5.2017
Yeni sistemler ve partiler
4.5.2017
Riskler ve fırsatlar
1.5.2017
Bir cân için…
27.4.2017
Defarges, bilgi ve Sakallı Celal
24.4.2017
Referandum ve partilerin durumu
20.4.2017
Oran ve sayıların düşündürdükleri
17.4.2017
Seçmek
13.4.2017
Dizilimler ve çatlaklar
10.4.2017
Ortadoğu’da yeni dönem
6.4.2017
CHP’nin referandum stratejisi
3.4.2017
Dünya düzeni
31.3.2017
İnanç, silah ve para
27.3.2017
Avrupa: Olmayacak bir dua...
23.3.2017
Rockefeller
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı