Taha Akyol



Bookmark and Share

Vatansever olmak


23.4.2019 - Bu Yazı 151 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na yapılan çirkin saldırı siyasi rakipleri düşman görmenin daha nelere yol açabileceği konusunda erken uyarı gibidir.

MHP lideri Bahçeli’ye göre, Kılıçdaroğlu önceden araştırma yapmalı, oraya gitmemeliydi. Çünkü Çubuk ilçesine bağlı Akkuzulu mahallesi “inançları, siyasi davranışlarıyla sert adamlar”ın mekanıdır.

Şehitlerimizin cenaze törenine katılmanın yanlış olacağı bir tek yer olduğuna inanmıyorum.

Fakat Bahçeli’nin bu “inançları, siyasi davranışları sert adamlar” tanımı önemlidir.

Şu veya bu yönde “inançları, siyasi davranışları sert” vatandaşlarımız ülkenin her tarafında sosyolojik gerçekler halinde mevcuttur. Siyasetin sorumluluğu bunları saldırgan davranışlara tahrik etmekten sakınmaktır.

‘Kızgın demir’ sorunu

Sadece bizde değil... Seymour M. Lipset 1959’da “Siyasi İnsan” adlı klasikleşmiş kitabında, Avrupa varoşlarında, kapalı hayat yaşayan, farklı kültürlerle teması sınırlı, piyasa ekonomisine entegre olmamış topluluklarda siyasi aşırılık ve şiddet eğiliminin güçlü olduğunu istatistiklerle yazmıştı.

1930’da ekonomi çöktüğünde bunlar kilisede cehennem vaazları istiyorlardı, öfkelerinin dışa vurumu olarak...

Zaten ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmenin ileri düzeylerinde siyasetin dili sakinleşmektedir.

Siyasi hayatımıza bir laboratuvar gibi baktığımızda gözüken şudur: Tarihimizde ağır travmalar yaşadığımız için, rakip ya da farklı görüşleri “en hain dimağlar”olarak suçlamak ve kendimizi “vatan cephesi” diye kutsamak eğilimi güçlüdür.

Siyasi kutuplaşma bu eğilimi büsbütün körüklüyor.

Nitekim yakın tarihimizde Maraş, Çorum ve Sivas facialarını, günde yirmi gencin birbirini “hain” diye öldürdüğü cinnet hallerini hem sert siyasi kutuplaşma dönemlerinde yaşadık; şimdi bin pişmanız değil mi?

Onun için Kılıçdaroğlu’na yapılan çirkin saldırı, hepimize ders olsun. Öfke dilini bırakalım, “kızgın demir”i sözde değil esasta soğutacak kapsayıcı üslup ve davranışlara dönelim artık.

 

Kuvay-ı milliye

16 Mart 1920, işgalci İngilizler, İstanbul’da Misak-ı Milli’yi yayınlayan Osmanlı Mebusan Meclisi’ni basmış, çalışamaz hale getirmişti. Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da “fevkalade yetkilere sahip” Büyük Millet Meclisi’ni açmak için 19 Mart’ta bir genelge yayınladı. Hiç aklımızdan çıkmaması gereken 6. Maddesi şöyledir:

19-04/22/ekran-resmi-2019-04-22-234303.png

“Madde 6 – Bu Meclis üyeliğine her fırka (parti), zümre ve cemiyet tarafından aday gösterilmesi caiz olduğu gibi, her ferdin de bu mukaddes mücahedeye fiilen katılmak için bağımsız adaylığını istediği mahalde ilana hakkı vardır.”

Bütün tarihimizdeki en çoğulcu Meclis böyle oluştu. Milletin bütün kesimleri temsil edildiği için birleştirici oldu. Anadolu’nun yollarla birbirine bağlanmamış, ıssız ve birbirinden habersiz parçaları bu sayede Meclis çatısı altında birleşti.

Üstelik Meclis manen de hukuken de “üstün”dü; yürekler de Meclis’te birleşmişti.

Bugün TBMM’in ağırlığı nedir, elinde kalan yetkiler nedir? Mustafa Kemal’i sorgulayan milletvekilleri nerede?

Beka deyince aklımıza gelmesi gereken esas sorular bunlardır ama ayrı, uzun konulardır... Bugün âcil olan, Kuvay-ı Milliye’nin çoğulcu birleştirici mirasına sahip çıkmaktır.

 

Birlikte yaşama duygusu

Asırları tutan tarihimizdeki ağır ve ıstıraplı kırılmalar tehlikeli toplumsal fay hatları yarattı. Duygularımızda derin travmalar var. O yüzden kolayca kutuplaşıyoruz. Her kesimdeki ““inançları, siyasi davranışları sert” topluklar adeta öfke küpü…

Özellikle din-laiklik ve etnik farklılıklar şeklindeki fay hatları…

Kılıçdaroğlu lider olarak bu hassas sinir uçlarını kaşımadı. Asine, din-laiklik kutuplaşmasının önemli ölçüde aşılmasına değerli katkılarda bulundu, elbette vatansever bir insandır.

Hiç şüphesiz vatanserverlik yüksek bir değer, yüce bir duygudur. Kapsayıcı olduğu, farklılıkları kucakladığı ölçüde vatana aidiyet duygusunu geliştirir.

Vatanseverlik duygusunun en sağlıklı icra yolu, 82 milyon arasında “birlikte yaşama” duygusunu geliştirmektir.

Sakinleşmeliyiz, kızgın demiri soğutmalıyız.

Kalplerimizin barışması için de aklımızı öfkelerin tasallutundan kurtarıp çalıştırmak için de buna ihtiyacımız var.

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
16.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
6.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
26.4.2019
Medya böyle giderse
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
20.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
18.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
11.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8.Net