Taha Akyol



Bookmark and Share

İktidarın işi zorlaşıyor


25.06.2019 - Bu Yazı 179 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AK Parti 17 yıllık iktidarında ilk defa 31 Mart’ta seçim kaybetti. İstanbul’da 14 bin oy farkını fazlasıyla telafi edeceğine inanarak seçim iptal ettiren iktidar, 800 bin oy farklıyla sandıktan mağlup çıktı.

Aşırı özgüven, siyasi öngörü kaybı yaratmıştı.

Seçim sonuçlarını isabetle tutturan KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, İstanbul’da seçmenlerin üçte birinin 30 yaş altında bulunduğunu, AK Parti’nin bu kitleye bir “ütopya”, yani geleceğe ilişkin umut ve heyecan veremediğini söylüyor.

Evet, AK Parti bir süredir umut vermek yerine korku ve endişe faktörlerine dayalı bir dil kullanıyor. Buna “had bildirme” söylemi eşlik ediyor…

Büyük kentlerde iktidara büyük çapta oy kaybettiren sosyoloji budur.
Öcalan’a açıklama yaptırmak bu sosyolojiyi değiştirmedi tabii.
İktidarın sorunlarını yarın yazacağım. Bugün seçimin galip tarafına bakalım.

İMAMOĞLU FAKTÖRÜ

İmamoğlu’nun başarısının da temelinde aynı sosyoloji var; toplumu bunaltan konularda yeni bir söylemle umut verebildi…

“Tipik CHP’li” denilen türden bir isim değil, ama elbette CHP’li…
Tarihsel olarak CHP’ye oy vermeyen sağ kanat kesimlerden oy aldı. HDP’den de oy aldı; AK Partinin devreye soktuğu “Kürdistan, Dersim” kavramlarını kullanmadan…

Toplumumuzda yaygın kimlikler ayrışmasının yarattığı haklı endişeleri kaşımadı; aksine hukuk, adalet, özgürlük, liyakat gibi kavramlarda buluşmaya çağıran bir söylem geliştirdi:
“Siyasi görüşü ne olursa olsun, liyakat, çalışkanlık ve millete hizmet aşkı olan herkes benimle çalışacaktır, çalışabilir. Partilerden alınan referans kağıtlarıyla işe girme dönemleri bitmiştir. Partiler kutsal yapılar değildir. Tabu değildir. Partiler gibi liderleri de kutsal değildir. Bir parti başkanı, bir belediye başkanı ya da bir cumhurbaşkanı, fark etmez, onları kutsallaştırmak, milletin üzerinde bir yere konumlandırmak asla doğru değildir.”

Elbette AK Parti de benzer söylemlerle yola çıkmıştı ve oy almıştı. Ama bugün iktidarın bu kavramları kullanması, uygulamadaki ağır sorunlar sebebiyle artık inandırıcı gelmiyor.

İmamoğlu söylem ve davranışlarıyla “umut” yaratmayı başardı. “Her şey çok güzel olacak” sözünün geniş kitlelerce bir motto halinde benimsenmesi bu sosyal psikolojinin ifadesidir.

İKİ İTTİFAKLI SEÇİM

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kamu kurumlarında otoritenin kurumsal olmaktan kişisel olmaya yönelmesine yol açtı. Teoride de bertilen bir husustur bu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarından Mehmet Uçum “tek adam değil ama tek kişilik hükümet” tanımı yapmıştı. (25 Ocak 2017)

Seçim kampanyalarında da Cumhurbaşkanı hem partisinden hem mahalli adaylardan çok daha fazla ön planda yer alıyor. Binali Yıldırım’ın “İstanbul sorunları konuşulsun, adaylar yarışsın” görüşü Cumhur İttifakı’nda fazla yer bulmadı.

Bütün seçimlerimizde ağır basan “sivil görüntü” bu defa muhalefet saflarındaydı.

Nitekim etrafında bakanlar ve makam arabaları gibi faktörler olmadan İmamoğlu hep ön plandaydı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener ona destek verdiler.

KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER

İmamoğlu’nun ön plana çıkması sağda yaygın “CHP’ye elimiz gitmez” duygusunu yumuşattı.

Daha esaslı bir faktör, Kılıçdaroğlu’nun baştan beri CHP’nin farklı kitlelere açılması yolundaki politikasıdır.
Türban yasağı ilkelliğinden Türkiye’nin kurtulmasında Kılıçdaroğlu’nun önemli katkısı oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu 2009 yılında İstanbul Belediye Başkanı adayıydı. Kadir Topbaş’la ve Kılıçdaroğlu ile CNN Türk’te programlar yapmıştım. CHP’nin dar bir tabana sıkışmasını sorduğumda “insanların inançları ve kılık kıyafetlerinin olduğu gibi kabul edilmesini”, bunların siyasi tartışma konunu yapılmaması gerektiğini söylemişti. (6 Mart 2009)

Genel Başkan olunca partisini sağ seçmenlere açtı; Mehmet Bekaroğlu ve Abdüllatif Şener gibi isimler bugün CHP’dedir. 
Son seçimlerde “İstanbul’a mitil atan” lider Meral Akşener oldu; günde iki üç ilçede açık hava toplantıları yaparak İmamoğlu’nu destekledi.

Şehirli ve diyaloğa açık bir milliyetçiliği yansıtan İYİ Parti ve lideri Akşener’İn bu seçimlerde katkısı büyük oldu.

CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi arasındaki ilişkiler çok önemlidir.
Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu da parti kuracaklar; onların da öncelikli tabanı şehirler olacak.

İktidarın işi zorlaşıyor; hem seçim sosyolojisi hem ağırlaşan ekonomik ve jeopolitik sorunlar yüzünden. Yarın devam edeceğim.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
20.07.2019
Yargıtay’da adalet
16.07.2019
Darbe ve örgüt
14.07.2019
Ortadoğu devleti
10.07.2019
l‘Faiz belası’
7.07.2019
Bilimde İran’ın gerisinde kalmak!
5.07.2019
Çocuklarımız neden başarısız?
3.07.2019
Yeni dip dalgası
2.07.2019
Sistem çalışıyor mu?
1.07.2019
Akşener’e FETÖ soruşturması
28.06.2019
Seçilmiş başkanları çalıştırmamak?
26.06.2019
AK Parti nereye?
25.06.2019
İktidarın işi zorlaşıyor
22.06.2019
Sayıştay ne yapıyor?
19.06.2019
Şehit Mursi ve hukuk sorunu
18.06.2019
İyi oldu ama
16.06.2019
Ekran başına
14.06.2019
‘Cehennemin dibine’
12.06.2019
Mekke yerinde duruyor!
11.06.2019
Adaylar ekranda tartışacak
10.06.2019
Her şey oy için!
7.06.2019
Çağı anlamak
5.06.2019
YSK’ya güven sarsıldı
4.06.2019
Fatih, bilim ve Konstantinopol
3.06.2019
Dolar niye düştü?
31.05.2019
Yargı reformu ne var ne yok?
29.05.2019
Taha Akyol‘Tövbe istiğfar’
28.05.2019
Avrupa’da ters rüzgarlar
27.05.2019
Siyaset fikirleri eğip büküyor
24.05.2019
Delilsiz karar
22.05.2019
Otoriter kalkınma!
21.05.2019
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
16.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
6.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
26.4.2019
Medya böyle giderse
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
20.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
18.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
11.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive