Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Sahne kötülerin


6.11.2017 - Bu Yazı 281 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bütün dünya bir sahnedir; Ve kadın erkek, herkes ancak birer oyuncu.

Sıraları geldikçe ya girer ya çıkarlar.” William Shakespeare

Dünya, kötülüğün her çeşidinin sahneye konulduğu, adeta sıradanlaştığı zamanlardan geçiyor.  Üç gün önce New York’ta olduğu gibi… Bu kez sahneye çıkma sırası, ABD’nin her yıl 50 bin dünya insanına tanıdığı çalışma izni olan Green Card’tan yararlanan Özbek Sayfulla Habibullaevic Sapiov’daydı. Daldı kamyonetiyle bisiklet yoluna, çoğu Arjantinli sekiz dünya insanını öldürdü, 11 kişiyi de yaraladı. Zaten New York bir dünya kentiydi, zira gezegenimizin değişik yerlerinden gelen insanlar tarafından kurulmuştu. Şu ana dek de o kuruluş ruhuyla devam ediyordu…

Komplo teorilerine oldum olası itibar eden biri olmasam da, insanın aklına çok tuhaf sorular gelmiyor değil. Ortadoğu da yapılmak istenenler başarılı olmayınca birden bire ortaya çıkan DEAŞ gibi bu kötülük de, “Kendi steril alanlarınıza kalın, dünyayı yöneten efendilerin güvenlik adına yaptıklarına ses çıkarmayın…” der gibi geldi bana.

Bu saldırıya en çok sevinenlerden biri ABD Başkanı Trump olacak kuşkusuz… Öyle ya; Trump  seçim kampanyasını göçmen karşıtlığı üzerine kurmuş, bu söylemleri sayesinde Beyaz Saray’a oturmuştu. Başkan olur olmaz hayata geçirmek istediği ilk icraat göçmen karşıtlığı politikaları uygulamak olmuştu. Trump’ın düşmanlığa varan bu politikaları henüz aklını yitirmemiş Amerikan halkı tarafından tepkiyle karşılanmış,  federal mahkemeler durdurma kararları vermişti. Bu saldırıdan ve olası benzer saldırılardan sonra, Amerika rüyasını gerçekleştirmek için yeni dünyaya gitmek isteyenlerin işleri artık epey zor olacak. Nitekim Trump, ilk işaretini saldırı olur olmaz verdi bile; Green Card kaldırılabilir…

Aslında Trump’ın asıl meselesi her yıl kurayla verilen Green Card değil. Ayrıca yeşil kartın sahipleri önce sıkı bir güvenlik araştırmasından geçiyor. Bunun dışında yasadışı yollarla ABD’ye giren göçmenleri kovmanın yolunu arıyor Trump.

Bu şekilde ABD’ye giden bir akrabam var. 20 yıldır New York’ta yaşıyor. Gemiciydi, orada kendi işini gücünü kurdu. Sosyal güvencesi ve çalışma izni var. Ama ABD dışına çıkma yasağı yüzünden ülke dışına çıktığı an bir daha asla Amerika’ya dönemez. Suç işlemediği sürece de ölene dek orada kalır. Yasaları böyle… ABD’nin Başkanı’nın derdi işte bu göçmenlerle. Bu tür saldırılar arttıkça, göçmen karşıtlığı çok daha rahat hayata geçirilebilecek.

Ülkemizde de benzer durumlar yaşanıyor aslında. Bu ülkeye daha eski gelenler, çeşitli nedenlerle ki, en son Suriye’de yaşanan iç savaşla gelen mültecileri istemiyor. Yaşanan her olumsuzluk mültecilere yüklendiği gibi, New York’ta yaşanan insanlık dışı saldırı da mültecilere mal edilecek. Bunun üzerinden gidilip saflar sıklaştırılacak.  Mültecilere karşı alınacak insanlık dışı tedbirlere göz yumulacak, görmezden gelinecek ve bizler insanlığımızı sorgulama gereğini giderek kaybedeceğiz. Aslında yaşanan her şiddet olayı dünyanın ezilenlerini daha da ezecek ve bizler kendi kazanımlarımızı kaybetmeme adına sahneye konanları sessizce izleyeceğiz…

Bugün Avrupa’nın ‘’modern’’ insanlarının giderek faşistliğe kaymasının, göçmen karşıtı olmasının bir nedeni de bu değil mi? Elinde olanı koruma kaygısı… Her şiddet olayı o koruma güdüsünü artırmaya yönelik bir araç değil mi?

Daha az demokrasi, daha az özgürlük, daha fazla güvenlik… Böyle bir dünyada yaşıyoruz artık. Başka insanların acılarını, açlıklarını dert etmeyen sadece var olanı korumak için dünyayı yönetenlerin uyguladığı şiddete ses çıkarmayan bir dünya ne kadar mutlu ve huzurlu olur? Başta ne demişti Şeksipir Amca; “Dünya bir sahnedir”.

Şu anda içimize virüs gibi işleyen kötülükleri görüyoruz o sahnede. Bu dünya böyle gitmez, patlar… Sahnede iyilikler de yer alacak, bunca kötülüğün arasından. İşte ben buna inanıyorum.            

.

Facebook Yorumları

reklam
6.11.2017
Sahne kötülerin
23.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
20.6.2015
Sınır…
5.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
11.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
22.03.2015
Kanaviçe
08.03.2015
Ağrı Dağı’nda bir Ebru
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı