Ümit KARDAŞ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Batılılaşma ne zaman başladı?


3.12.2017 - Bu Yazı 341 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kadim zamanlardan beri Anadolu,Batı ( Avrupa) ile yoğun bir ticaret ve kültür alışverişi içinde oldu.İstanbul'un fethiyle özellikle etkisini İstanbul, İzmir ve Trabzon'da gösteren Bizans (Frenk) kültürü ekonomik ve askeri modelleriyle, sanat ve mimarisiyle kozmopolit Osmanlı'ya intikal etti.

İstanbul ve Anadolu'da yaşayan nitelikli, Batı ile ticaret ve kültür alışverişi yapabilen, dünyaya açık gayrimüslimlerin itici gücü İmparatorluk-Batı ilişkisini kuvvetlendirdi.

İslam aleminde ilk matbaa ile birlikte beş matbaa 1490-1620 yılları arasında  İstanbul'da gayrimüslimlerce kuruldu, yine ilk gazete 1796'da İstanbul'da yerleşik Fransızlar tarafından, ilk Türkçe gazete olan Ceride-i Havadis 1840'ta bir İngiliz tarafından çıkarıldı.


Batı mimarisi etkisi taşıyan ilk cami olan Nuruosmaniye Camii (1748-1755) Barok tarzda inşa edildi. ‘Osmanlı Modernleşmesi' olarak da anılan ve bütün 19. yüzyılı kapsayan, 20. yüzyılın başlarına kadar devam eden Batılılaşma süreci, İstanbul'un fiziksel çehresini de değiştirdi.

Başta Balyan ailesi olmak üzere Avrupa ülkelerindeki okulları bitiren Ohannes Serveryan, Mıgırdiç Çarkyan, Bedros Nemtze, Hovsep Aznavur, Aram ve İsak Karakaş kardeşler gibi Ermeni mimarlar bu değişimde çok büyük bir rol oynadılar.

Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan sarayları; askeri kışlalar, camiler, su bentleri bu dönemin eserleri. Yine bu değişimde özellikle resmi binaları yapan Milano Brera Akademisi’nde yetişen İtalyan Fossati kardeşler de önemli yer tutmakta.
İlk modern ve laik okullar 19.yüzyılın başlarında İstanbul, İzmir ve Ayvalık'ta Rumlar tarafından kuruldu, Batı tarzı ilk teknik okul olan Mühendishane-i Bahri-yi Hümayun 1773'de açıldı.

İmparatorluk II.Mahmud ile birlikte başlayan süreçte  birçok Batı kurum ve kavramını adapte ederek aldı. Anayasa, meşrutiyet, parlamento, bakanlar kurulu, parti, dernek, sendika gibi kavram ve kurumlar konuşulmaya başlandı, 1860’da yerel yönetimlerde temsile, 1876 Anayasasıyla siyasi partilerle birlikte genel temsile geçildi.

Ordu, 1830 yılında  modern Avrupa ordularının örgütlenme ve eğitim sistemine göre şekillendi, Avrupalı subaylar gözetiminde jandarma teşkilatı kuruldu,donanma reforma tabi tutuldu.

Yine bu dönemde bakanlıklar teşkilatı kuruldu, 1838’de ilk bütçe yapıldı, 1831’de nüfus idaresi ve muhtarlıklar,1834’te posta teşkilatı,1845’te polis teşkilatı kuruldu.1838-1872 arası ortaokullar ve liseler kuruldu,ilkokullar açıldı.
1829’da erkekler için bürokraside pantolon, ceket, siyah ayakkabı ve fes takma zorunluluğu getirildi. Resmi işlemlerde Rumi takvim kabul edildi.

1840-1870 arası tiyatro, opera kuruldu, resim, heykel, roman gibi Batılı sanat dalları gelişmeye başladı.
Hukuk alanında, bir toplumun hukuki mevzuatının bir başka toplum tarafından, kendi hukuku olmak üzere alınmasını ifade eden çok sayıda  resepsiyon yapıldı.

1876 Anayasası, 1831 Belçika ve 1851 Prusya Anayasalarından yararlanılarak hazırlandı. Hak ve özgürlükler konusunda önemli düzenlemeler getiren bu anayasa kuvvetler ayrılığı ve hukuk güvenliğine ilişkin kuralları da içeriyordu.

II.Meşrutiyet’le birlikte bu Anayasada 1909’da yapılan değişikliklerle padişahın yetkileri kısıtlandı, parlamento en önemli organ haline getirildi.
1858’de Fransız Ceza Kanunu resepsiyon yoluyla aynen alınarak “Ceza Kanunname-i Hümayun” kabul edildi. Bu Kanunnameyle meşru müdafaa, teşebbüs, çocuk suçlular, dolaylı iştirak gibi modern ceza hukuku kavramları Türk hukukuna girmiş oluyordu.

Söz konusu Ceza Kanunnamesi 1911 ‘de İtalyan Ceza Kanunu’ndan yararlanılarak değiştirildi. 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanununun İtalyan Ceza Kanunu’nun bir tercümesi olduğu düşünüldüğünde 1911 değişikliğinin bu kanuna bir altyapı hazırladığı anlaşılmakta.

Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu 1879’da Fransız Kanunundan yararlanılarak çıkarıldı. Bu kanun Mecelle’nin usul hükümlerini de içermesi nedeniyle karma bir nitelik taşıyordu.

Yine aynı tarihte Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Fransız Kanunu aynen tercüme edilerek resepsiyon yoluyla alındı.Noterlik kurumu Fransa’dan alınan düzenlemeyle Osmanlı hukukuna girdi.
Fransız Ticaret Kanunu, Çamiç Ohannes Efendi tarafından tercüme edilerek 1849 yılında Ticaret Kanunu olarak kabul edildi.

İslam dünyasının eksikliklerine rağmen  Batı hukuk tekniğine göre hazırlanmış ilk kodifikasyonu olan Mecelle’de medeni ve borçlar hukukuna ilişkin kurallar sistematik bir biçimde bir araya getirildi.

Cumhuriyet döneminde ise 1912’de tercüme edilmiş olan İsviçre Medeni Kanunu, Türk Medeni Kanunu olarak kabul edildi.

II.Meşrutiyetle birlikte ilk defa laiklik, kadının eğitimi ve hakları gibi kavramlar basın yoluyla toplumda yayıldı ve bu gelişme Cumhuriyetin bu konudaki düzenlemelerinin altyapısını oluşturdu.

İmparatorluk yönetiminin ağırlıklı tercihi özellikle Avrupa yani Batı oldu. Söz konusu tercih yönündeki adımlar 19.yüzyılın başından itibaren hız kazandı.

Türkiye'nin İmparatorluk bakiyesi olarak birçok  İslam ülkesinden daha farklı bir noktada olmasının en önemli nedenlerinden birisi de bu değişimin yarattığı birikim.

Dikkat edildiğinde Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki modern ve medeni olmak yani Batılılaşmak hedefiyle  Osmanlı yönetiminin 19. ve 20. yüzyıllardaki hedefi arasında bir fark bulunmamakta.

Kuşkusuz Osmanlı yönetiminde gerçekleştirilen reformlar Türkiye’yi Batılı anlamda modern bir devlet haline getiremedi. Abdülhamit dönemindeki reformlara rağmen 1878-1908 arasında meclisin kapatılması ve istibdat nedeniyle yaşanan kopukluk, İttihatçıların İmparatorluğu yıkıma sürükleyen aşırılıkları ve ülke içinde devleti ve toplumu amaçlanan hedefe ulaştıracak öncü bir sınıfın bulunmayışının doğurduğu iç dinamik eksikliği bu başarısızlığın nedenleri arasında sayılabilir.

Gayrimüslimlerin zulüm,tenkil,tehcire uğrayarak mallarına elkonulması uygulamaları da bu başarısızlığın önemli nedenlerinden biri.

Cumhuriyetin Osmanlı çizgisindeki Batılılaşma hedefine yönelik reformları  1930’a kadar devam etti, bundan sonra vurgu Orta Asya’daki geçmişi irdeleyen ve referans alan  Türk etnik kimliği ve Türk uygarlığına yapılmaya başlandı.

Bunca acı, mağduriyet ,bedel ödeme ve gelgitten sonra vardığımız nokta hep aynı; Türk başat kimliğine ve milliyetçiliğe vurgu yapan, dinin de siyaseten araçsallaştırıldığı Türk-İslam sentezi. Kutuplaşmayı arttıran bu fasit daireden çıkılmadıkça, Batı standartlarında bir demokrasiye ve hukuk güvenliğine ulaşmak ve kalıcı barışı tesis etmek imkansız gözükmekte.

Türkiye geçmişi olan İmparatorlukla ilişkisini kesmiş olduğundan nereden,hangi süreçlerden  geçtiğini  bilmeyen,Avrupa toplumunun geçirmiş olduğu tarihsel,ekonomik ve sosyolojik süreçleri yaşamadığından çoğulcu, katılımcı demokrasi, hak ve özgürlükler ve hukuk güvenliği bağlamında modernleşemeyen, bir anlamda Batılı da olamayan, bu nedenle de kimliğini bulamayan bir ülke durumunda.

Türkiye, İmparatorlukta ve Cumhuriyet döneminde yaşanan süreçleri anlayarak ve bunlardan dersler çıkarıp, tarihsel ve kültürel olarak içinde yer aldığı ve etkilendiği Avrupa ile temasını arttırarak ve Avrupa Birliği ile ilişkilerini düzelterek demokrasisini ve ekonomisini güçlendirebilir,bunun sonucu olarak da ABD ve Rusya olan  ilişkilerinde daha kişilikli ve dengeli politikalar üretebilir.

.

Facebook Yorumları

reklam
3.12.2017
Batılılaşma ne zaman başladı?
8.11.2017
Adil yargılanma hakkı
1.11.2017
Terezin'den Diyarbakır'a
25.10.2017
Sürekli istisna hali
18.10.2017
OHAL’de hak ve hukuk ihlalleri
11.10.2017
Rejim diyanetle laik mi?
4.10.2017
İnsanın empatiye ihtiyacı var
27.9.2017
Modernleşmenin demokrasiyle imtihanı
20.9.2017
Hüzün ve Hazan
13.9.2017
Cumhuriyet Oryantalizmi
6.9.2017
Osmanlı Oryantalizmi
30.8.2017
Faşist Daire
23.8.2017
Kapının dışında bekleyen demokrasi
16.8.2017
Güçle Sınanmak ya da Gücün Eziciliği
9.8.2017
Hayata rağmen sevebilmek
2.8.2017
Sevgi üzerine
26.7.2017
Osmanlı’dan Cumhuriyete tespitler
19.7.2017
Adalet !
12.7.2017
Devleti yeniden tanımlamak
5.7.2017
Adalet, Gözaltı, Tutuklama
21.6.2017
Adalet ve Hakim Teminatı
13.6.2017
Anadille yaşamak
7.6.2017
Türkiye'de resmi dil algısı
31.5.2017
Dünyada resmi dil algısı
24.5.2017
Bölgelere yetki devri
17.5.2017
İnsan ve hukuk işlevi
10.5.2017
Devlet ve demokrasi
2.5.2017
İdam! (3)
26.4.2017
İdam!
19.4.2017
İnsanlığını zayıflatırsam, insanlıktan çıkarım!
12.4.2017
Alaturka modelle ileri demokrasi olmaz
5.4.2017
Ceza yargılamasında mağdur: Devlet
29.3.2017
Süreç Odaklı Anayasacılık-Güney Afrika Örneği
23.3.2017
Kendini unutturan anayasa
15.3.2017
Yargılanan Gazetecilik
9.3.2017
Merkeziyetçi yapıyla alaturka başkanlık
13.6.2015
MHP- HDP uzlaşması
6.6.2015
Seçime düşen gölge!
2.6.2015
İslam’ın Diyanet’le devletleşmesi
23.5.2015
Anayasa inşa süreci: Güney Afrika örneği
19.5.2015
İlkesizlik- hukuksuzluk sarmalı
12.5.2015
Karaca- Baransu ve tutuklama
9.5.2015
Tutuklama koruma tedbirinin uygulanışı
5.5.2015
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı (2)
2.5.2015
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı
28.4.2015
Klikya Ermeni Krallığı ve Zeytun
25.4.2015
Rafael Lemkin ve soykırım
21.4.2015
Yakarış
18.4.2015
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı ve seçim
11.4.2015
‘Özürden uzlaşmaya’
7.4.2015
Kürtler (9)
04.04.2015
Kürtler (8)
31.03.2015
Kürtler (7)
28.03.2015
Kürtler (6)
24.03.2015
Kürtler (5)
21.03.2015
Kürtler (4)
17.03.2015
Kürtler (3)
14.03.2015
Kürtler (2)
10.03.2015
Kürtler
07.03.2015
Adalet değeri ne ifade eder
03.03.2015
İnsan ve hukuk
28.02.2015
İfade özgürlüğü
17.02.2015
Osmanlı- Türk sistemi
14.02.2015
İngiliz parlamentarizmi ve Kral
10.02.2015
Parlamenter sistem ve İngiltere
07.02.2015
Başkanlık sistemi zaruri mi
03.02.2015
Türk tipi başkanlık sistemi
31.01.2015
Değişmeyen çıkmazımız
27.01.2015
Hayata rağmen sevebilmek
24.01.2015
Kötülük ‘bir’ olmada mı
20.01.2015
Yirmi Kur’a askerleri
17.01.2015
Hrant’ın ideallerini yaşatmak!
13.01.2015
Ne kadar yol aldık!
10.01.2015
Yoksa dünya cehennem mi!
06.01.2015
Sevmeyi öğrenmek
03.01.2015
Göçebe düşünce ve ihlal
30.12.2014
Ademimerkeziyet
27.12.2014
Güvenlik harcamaları
23.12.2014
Polisin meşruiyeti
20.12.2014
Meşruiyet sorunu ve konsensüs
16.12.2014
Gücün gölgesinde son tango!
13.12.2014
Çingene medeniyeti
09.12.2014
İnsan hiç unutur mu!
06.12.2014
Zorunlu/ bedelli askerlik
02.12.2014
Devrimcinin özeleştirisi
29.11.2014
Modernleşme ve Tanpınar’ı anlamak
25.11.2014
Ezidiler
22.11.2014
Siyasal İslam’ın serüveni (2)
18.11.2014
Siyasal İslam’ın serüveni
15.11.2014
Yara’dan bıçağa
11.11.2014
İslami hareketlerin serüveni
08.11.2014
Kısırdöngünün şaheser örneği
04.11.2014
İslami düşüncenin serüveni
01.11.2014
Cumhuriyet- demokrasi ilişkisi
28.10.2014
Eskiyle yıkanan yeni AKP
25.10.2014
Nasıl bir barış süreci
21.10.2014
Ceza muhakemesi hukuku (2)
18.10.2014
Ceza muhakemesi hukuku
11.10.2014
Laikmiş gibi yapmak (2)
07.10.2014
Laikmiş gibi yapmak
04.10.2014
Bayram ve çırılçıplak hayatlar
30.09.2014
Bencil hüznümüzdü Eylül
27.09.2014
Cumhuriyet oryantalizmi
23.09.2014
Osmanlı oryantalizmi
20.09.2014
Yaşadığımız gibi düşünmek
16.09.2014
Medenileşebilecek miyiz
13.09.2014
CHP ya da yeni parti (2)
09.09.2014
CHP ya da yeni parti
06.09.2014
Değişemeyen CHP
02.09.2014
Cezaevi öğretmenleri
30.08.2014
Vicdan
26.08.2014
Erdoğan-Davutoğlu kader birliği
23.08.2014
Selimiye’den Yeşilüzümlü’ye
19.08.2014
İktidarın kötüye kullanılması
16.08.2014
Ezidi soykırımı
29.07.2014
Varlığımız, kalbimiz ve zihnimiz
26.07.2014
Şiddetin hukukla bağlantısı
22.07.2014
Gazze ve tahakkümcü barış
19.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarının ufku
12.07.2014
Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu
08.07.2014
Cumhuriyet sonrası Alevilik
05.07.2014
Hakikati aramak ve ifade etmek
28.06.2014
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı
24.06.2014
Cumhurbaşkanının yetkileri
17.06.2014
Vicdani ret hakkı ve Türkiye
10.06.2014
Başbakan Alevilerin Ali’sini tanımlayabilir mi
24.05.2014
Soma faciasında cezai sorumluluk
17.05.2014
Soma’nın ruhu yakanızı bırakmaz
10.05.2014
Ergenekon, Balyoz ve KCK
15.04.2014
1915-2015
12.04.2014
Dikkat faşizme kayabilir!
15.02.2014
Demokratikleşme sürecinde ordu (2)
11.02.2014
Demokratikleşme sürecinde ordu
08.02.2014
Zihniyet ikliminde bir çıkmaz
04.02.2014
Sahici bir rejim
01.02.2014
Terörle Mücadele Kanunu’nu kaldırın
25.01.2014
Darbe suçu- görev suçu ve izin
21.01.2014
Nasıl huzur bulacağız
18.01.2014
Siyasete çağrı: Yeniden inşa zamanı
14.01.2014
Roboski’nin hesabı bu dünyada sorulmalı
11.01.2014
Yazık oldu
07.01.2014
Balyoz davasına özel düzenleme
04.01.2014
HSYK
31.12.2013
Ne tarafa bakıyorsunuz
28.12.2013
Bekçileri kim bekleyecek
24.12.2013
Yönetmelikle CMK’ya by-pass
21.12.2013
Dekadans
19.12.2013
Eski pis işler
17.12.2013
Denetlenemeyen bürokratik kurumlar rejimi
03.12.2013
İstiklal Marşı Kürtçe okunabilir mi
30.11.2013
İktidarın merkezde şahsileşmesi
09.11.2013
İktidar nereye koşuyor
26.10.2013
Ordu demokratikleşti mi
22.10.2013
Küçükömer’in tezleri üzerinden
19.10.2013
Nasıl bir devlet
15.10.2013
Kurban ritüeli
12.10.2013
İhtiyaçlar tanınmayı beklemez
08.10.2013
Cumhuriyet’in Türklük çıkmazı
01.10.2013
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e tezler
28.09.2013
Rejim Diyanet’le laik mi
21.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (3)
17.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (2)
14.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi
10.09.2013
Kafka’nın kafesi, Elias’ın medeniyeti
07.09.2013
Siyasi birlik için yerelde demokrasi
31.08.2013
Dünyada bir gezegen (2)
27.08.2013
Dünyada bir gezegen Türkiye
24.08.2013
Dünyada bir vesayet kurumu
17.08.2013
De facto başkanlığa doğru
13.08.2013
Sürekli istisna hâli
10.08.2013
Zorla kaybedilenler (2)
06.08.2013
Zorla kaybedilenler
03.08.2013
21 Anayasası’nda demokratik değerler
30.07.2013
Kürtler demokrasi istiyor
27.07.2013
Roboski’ye yargı engeli (2)
23.07.2013
Roboski’ye yargı engeli
18.07.2013
Ubuntu
11.07.2013
Anadiliyle yaşamak
04.07.2013
İstihbaratın denetim ve gözetimi (2)
27.06.2013
İstihbaratın denetim ve gözetimi (1)
20.06.2013
Sivil itaatsizlikle tanışan Türkiye
13.06.2013
Değişim siyaseti zorluyor
06.06.2013
Devlet ve demokrasi
30.05.2013
Kalıcı barışa yolculuk
25.05.2013
Kanayan yara: vicdani ret hakkı
16.05.2013
Açık kapıdan girmek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı