Ümit KARDAŞ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Roboski: Vicdanın turnusol kağıdı


2.1.2019 - Bu Yazı 348 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Şırnak’ın Uludere (Qilaban) ilçesine bağlı Roboski köyünde 28 Aralık 2011 tarihinde savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bombardıman sonucu çoğu çocuk 34 sivil yurttaş yaşamını yitirdi.

Buna karşılık katliamın 500. gününde ölümlerin meydana geldiği yere karanfil bırakan ailelerden 12'si hakkında idari para cezası tahakkuk ettirildi. Sınır ihlali iddiasıyla görülen davanın ilk duruşması 07/11/2013 tarihinde yapıldı. Aileler duruşmada ifade vermediler ve katliamın faillerinin yargılanmasını istediler.

34 kişinin savaş uçaklarının bombalanması sonucu öldürülmesi olayının faillerinin belirlenmediği gerçeği orta yerde dururken, olay yerinde acılarını bir nebze dindirmek için anma yapan ailelere ilişkin soruşturma başlatmak ve yargıyı süratle devreye sokmak Kürtleri yurttaş olmanın dışına iterek ötekileştirmenin bir başka göstergesiydi.

Olayla ilgili soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, görevsizlik kararı vererek dosyayı Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’na gönderdi. Oysa 34 sivil yurttaşın ölümüyle sonuçlanmış ve sivil mahalde işlenmiş bir olayın soruşturmasının askerî yargıya havale edilmesi bir hukuk devletinde kabul edilemezdi.

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, Roboski’de 34 genç insanın hava bombardımanı sonucu öldürülmesi olayına ilişkin olarak dördü general biri albay rütbesinde olmak üzere 5 asker hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararını verdi.

07 Ocak 2013 tarihli kararda olayın nasıl geliştiği insansız hava aracının yaptığı keşiften başlanarak kronolojik olarak sıralanıyordu. İHA görüntüleri 23. J. Sınır Komutanı tarafından terörist grup olarak değerlendirilip, yurt dışı topçu atış talebi sıralı komutanlıklara iletiliyor, bu arada Genelkurmay Başkanlığı, topçu atışının yeterli olmayacağı, hava harekâtıyla müdahale edilmesinin gerekli olduğu kararına varmış olduğu tespiti yapılıyordu.

Öncelikle Askeri Savcılık, ancak mahkemece yapılabilecek kusurluluk değerlendirmesine yani kaçınılmaz hata üzerinden sorumluluk tartışmasına girerek alanının dışına taşıyordu. Savcılık kararında, İHA görüntülerinin tek başına yeterli olamayacağını bunun başkaca bilgilerle ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtiyordu.

Kararda, bu nedenle son üç aylık istihbarat bilgilerinin dikkate alınması gerektiği öne sürülüyordu. Oysa bölgede örgüt üyelerinin hareketliliğine ilişkin istihbarat olmasının yeterli olamayacağı ortaya çıkan sonuçtan belli olmaktaydı.

Bölge insanının zaruri yaşam biçimi haline gelmiş sınır dışı ticaret yapma fiili yerel güvenlik güçlerince açıkça biliniyor, yerel istihbarat nerede sorusu havada kalıyordu.

Bunun yanı sıra MİT’in Genelkurmay ve Emniyet’e ulaştırdığı, Fehman Hüseyin’in Türkiye’ye geçeceği bilgisinin soruşturma kapsamında değerlendirilmemiş olması önemli bir eksiklikti. Acaba bu bir tuzak mıydı? Tuzaksa kime kuruldu? Kim 34 insanın kasten öldürülmesine neden oldu?

Kararda, grubun aydınlatma ve diğer topçu ateşlerinden, İHA’nın bölgede bulunduğundan ve kendilerini izlediğinden haberdar olmalarına rağmen yürümeye devam etmesi öldürülenlerin hanesine kusur yazılıyordu.

Kararda ayrıca, akrabalarından bazıları takip edilen grupta bulunan korucuların güvenlik güçlerine veya kamu idarelerine kaçağa gidenler olduğuna dair bilgi iletmemeleri korucuların kusuru olarak belirtiliyordu.

Savcılık kararını şöyle gerekçelendirmekteydi: “Terörist olarak değerlendirilen grubun büyüklüğü, Irak’ın kuzeyinde bulunması, arazide kuzey-güney istikametinde 1150 metre derinliğinde gruplar halinde yayılmış olması, gece şartlarında sınır ötesi bölgeye helikopterle veya yaya birlik gönderilmesinin personel zayiatı dahil pek çok riski beraberinde getirmesi, grubun derinliğinin fazla olması nedeniyle sadece önceki grubun etkisiz hale getirilmesinin etkin bir mücadele yöntemi olmaması nedenleriyle gruba hava taarruzuyla müdahale edilmesinin en etkin yöntem olduğunun düşünülmesi birlikte değerlendirildiğinde;”

Bu değerlendirme sonucu TSK personelinin kaçınılmaz hataya düştükleri; "kanunun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdikleri, görev gereklerini yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri, dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığı" şeklinde belirtiliyordu.

Türk Ceza Kanunu’nda suçun manevi unsuru kast, olası kast, taksir ve bilinçli taksir olarak belirlenmiş durumda. 34 kişinin bombalanarak öldürüldüğü bir olayda hatadan kaçınılması yolunda gerekli özen gösterilmiştir denilebilir mi? Trafik kazalarında bir kişinin ölümünde tali kusuru olan kişi hakkında dahi dava açılırken, Askeri Savcılığın hem eksik soruşturma yapması hem de kusurluluk değerlendirmesini mahkemeye bırakmaması hukuka uygun değildi.

Aradan 7 yıl geçti ve Roboski vicdanın turnusol kağıdı olmaya devam ediyor. OHAL döneminde çıkarılan KHK ile “Roboski İçin Adalet Yeryüzü İçin Barış Derneği” kapatıldı, Kayapınar Belediyesi’nin diktiği Roboski Anıtı, kayyımın emriyle gece yarısı yerinden söküldü.

Kuşkusuz Roboski katliamının hukuki boyutu önemlidir. Ancak bu acı olayın insani ve vicdani boyutu daha ön plandadır. Siyasi iktidarın baştan beri takındığı tavır acıları arttırmış, devlete ve yargıya olan güveni sarsmıştır.

Şiddetin, gerilimlerin, çatışmaların, baskıların egemen olduğu bir dünyada bize kalan tek iletişim yolu duygularımız. İnsanlığımızı, aklın kaynağını ancak duygular aracılığıyla yeniden keşfedebiliriz. Bize belki şiir yardım edebilir. Yaşananlardan hemen sonra acı olayın bendeki etkisi.

Uludere Roboski Oldu

Deldi gecenin karanlığını/ ölüm kuşlarının çığlıkları/ Sislerin içinden yolunu buldu/
ejderha ağızlı ölümcül alevler/ Savruldu büyümüş çocukların körpe bedenleri/ Uğultulu bir sessizlik/ çaldı müziğini dehşetin/ Uludere Roboski oldu/ Roboski ölümün adı

Kaldıran yok mu/ parçalanan bedenleri/ Taşın toprağın karın içinden/ Anneler babalar amcalar dayılar koştu/ Bir beden yaptılar kendilerine/ Kan damladı yüreğinden annelerin/toprağa sızdı/ Uludere Roboski oldu/ Roboski ağıtın adı

Ne kadar hafifti tabutlar/ Nasıl büyük kaldı mezarlar/ Taşınan fotoğraflarda/ umutlu bakışlar/ Ölüler ellerinde kan kırmızı çiçekler/ helalleşmek ister gibi/ Uludere Roboski oldu/ Ah Roboski vicdanın adı

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.1.2019
Abesle iştigal eden kim!
16.1.2019
Bir mahalli seçim hatırası
2.1.2019
Roboski: Vicdanın turnusol kağıdı
23.12.2018
Anneler: Plaza de Mayo'dan Galatasaray Meydanı'na
12.12.2018
Sessiz sedasız: 'Zorla kaybedilenler'
9.12.2018
Sessiz sedasız: Zorla kaybedilenler
24.11.2018
AİHM kararlarının anlamı ve bağlayıcılığı
10.11.2018
Siyasi suç örneği: Cumhurbaşkanına hakaret
28.10.2018
Kaşıkçı barbarlığı ve yeni bir dünya ihtiyacı
26.10.2018
Kaşıkçı barbarlığı ve yeni bir dünya ihtiyacı
13.10.2018
Devlet geleneği: Suç ve delil icadı
30.9.2018
Affın mantığı
14.9.2018
Eylül ile gelen
2.9.2018
Patent, İslam ve yaratıcılık
30.8.2018
Kaç patent başvurunuz var?
18.8.2018
Hayali para, gerçek kriz
7.8.2018
Brunson dahil herkes için hukuk güvenliği
6.8.2018
Brunson dahil herkes için hukuk güvenliği
26.7.2018
'Mış' gibi yapmanın sınırı
13.7.2018
İnsanı ele geçiren Devlet
3.7.2018
Devletin siyaseti ele geçirmesi
19.6.2018
Son çıkış
5.4.2018
Engellilere KHK engeli
30.3.2018
AİHM'in Altan-Alpay kararlarının hukuki sonuçları
24.3.2018
Guantanamo'yu hatırlamak
16.3.2018
Hakikat-Empati-Uzlaşı
9.3.2018
Ai Weiwei: Sisteme sanatla meydan okuma
2.3.2018
Zina suç olmalı mı?
23.2.2018
CHP, nasıl iktidar alternatifi olabilir?
16.2.2018
Tarihin içinden gelen CHP mirası
9.2.2018
Siyaseti ve bireyi ceza hukuku içinde eriten devlet
2.2.2018
Hassas kalplerin cehennemi
27.1.2018
Tarihin bıraktığı tortu: İmparatorlukta Hristiyanlar ve Araplar
19.1.2018
Kassandra çağrısı
12.1.2018
İktidarın ve polisin meşruiyeti
4.1.2018
Kapıda bekletilen demokrasi
22.12.2017
Küresel kozmopolit demokrasiye doğru
21.12.2017
Küresel kozmopolit demokrasiye doğru
3.12.2017
Batılılaşma ne zaman başladı?
8.11.2017
Adil yargılanma hakkı
1.11.2017
Terezin'den Diyarbakır'a
25.10.2017
Sürekli istisna hali
18.10.2017
OHAL’de hak ve hukuk ihlalleri
11.10.2017
Rejim diyanetle laik mi?
4.10.2017
İnsanın empatiye ihtiyacı var
27.9.2017
Modernleşmenin demokrasiyle imtihanı
20.9.2017
Hüzün ve Hazan
13.9.2017
Cumhuriyet Oryantalizmi
6.9.2017
Osmanlı Oryantalizmi
30.8.2017
Faşist Daire
23.8.2017
Kapının dışında bekleyen demokrasi
16.8.2017
Güçle Sınanmak ya da Gücün Eziciliği
9.8.2017
Hayata rağmen sevebilmek
2.8.2017
Sevgi üzerine
26.7.2017
Osmanlı’dan Cumhuriyete tespitler
19.7.2017
Adalet !
12.7.2017
Devleti yeniden tanımlamak
5.7.2017
Adalet, Gözaltı, Tutuklama
21.6.2017
Adalet ve Hakim Teminatı
13.6.2017
Anadille yaşamak
7.6.2017
Türkiye'de resmi dil algısı
31.5.2017
Dünyada resmi dil algısı
24.5.2017
Bölgelere yetki devri
17.5.2017
İnsan ve hukuk işlevi
10.5.2017
Devlet ve demokrasi
2.5.2017
İdam! (3)
26.4.2017
İdam!
19.4.2017
İnsanlığını zayıflatırsam, insanlıktan çıkarım!
12.4.2017
Alaturka modelle ileri demokrasi olmaz
5.4.2017
Ceza yargılamasında mağdur: Devlet
29.3.2017
Süreç Odaklı Anayasacılık-Güney Afrika Örneği
23.3.2017
Kendini unutturan anayasa
15.3.2017
Yargılanan Gazetecilik
9.3.2017
Merkeziyetçi yapıyla alaturka başkanlık
13.6.2015
MHP- HDP uzlaşması
6.6.2015
Seçime düşen gölge!
2.6.2015
İslam’ın Diyanet’le devletleşmesi
23.5.2015
Anayasa inşa süreci: Güney Afrika örneği
19.5.2015
İlkesizlik- hukuksuzluk sarmalı
12.5.2015
Karaca- Baransu ve tutuklama
9.5.2015
Tutuklama koruma tedbirinin uygulanışı
5.5.2015
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı (2)
2.5.2015
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı
28.4.2015
Klikya Ermeni Krallığı ve Zeytun
25.4.2015
Rafael Lemkin ve soykırım
21.4.2015
Yakarış
18.4.2015
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı ve seçim
11.4.2015
‘Özürden uzlaşmaya’
7.4.2015
Kürtler (9)
04.04.2015
Kürtler (8)
31.03.2015
Kürtler (7)
28.03.2015
Kürtler (6)
24.03.2015
Kürtler (5)
21.03.2015
Kürtler (4)
17.03.2015
Kürtler (3)
14.03.2015
Kürtler (2)
10.03.2015
Kürtler
07.03.2015
Adalet değeri ne ifade eder
03.03.2015
İnsan ve hukuk
28.02.2015
İfade özgürlüğü
17.02.2015
Osmanlı- Türk sistemi
14.02.2015
İngiliz parlamentarizmi ve Kral
10.02.2015
Parlamenter sistem ve İngiltere
07.02.2015
Başkanlık sistemi zaruri mi
03.02.2015
Türk tipi başkanlık sistemi
31.01.2015
Değişmeyen çıkmazımız
27.01.2015
Hayata rağmen sevebilmek
24.01.2015
Kötülük ‘bir’ olmada mı
20.01.2015
Yirmi Kur’a askerleri
17.01.2015
Hrant’ın ideallerini yaşatmak!
13.01.2015
Ne kadar yol aldık!
10.01.2015
Yoksa dünya cehennem mi!
06.01.2015
Sevmeyi öğrenmek
03.01.2015
Göçebe düşünce ve ihlal
30.12.2014
Ademimerkeziyet
27.12.2014
Güvenlik harcamaları
23.12.2014
Polisin meşruiyeti
20.12.2014
Meşruiyet sorunu ve konsensüs
16.12.2014
Gücün gölgesinde son tango!
13.12.2014
Çingene medeniyeti
09.12.2014
İnsan hiç unutur mu!
06.12.2014
Zorunlu/ bedelli askerlik
02.12.2014
Devrimcinin özeleştirisi
29.11.2014
Modernleşme ve Tanpınar’ı anlamak
25.11.2014
Ezidiler
22.11.2014
Siyasal İslam’ın serüveni (2)
18.11.2014
Siyasal İslam’ın serüveni
15.11.2014
Yara’dan bıçağa
11.11.2014
İslami hareketlerin serüveni
08.11.2014
Kısırdöngünün şaheser örneği
04.11.2014
İslami düşüncenin serüveni
01.11.2014
Cumhuriyet- demokrasi ilişkisi
28.10.2014
Eskiyle yıkanan yeni AKP
25.10.2014
Nasıl bir barış süreci
21.10.2014
Ceza muhakemesi hukuku (2)
18.10.2014
Ceza muhakemesi hukuku
11.10.2014
Laikmiş gibi yapmak (2)
07.10.2014
Laikmiş gibi yapmak
04.10.2014
Bayram ve çırılçıplak hayatlar
30.09.2014
Bencil hüznümüzdü Eylül
27.09.2014
Cumhuriyet oryantalizmi
23.09.2014
Osmanlı oryantalizmi
20.09.2014
Yaşadığımız gibi düşünmek
16.09.2014
Medenileşebilecek miyiz
13.09.2014
CHP ya da yeni parti (2)
09.09.2014
CHP ya da yeni parti
06.09.2014
Değişemeyen CHP
02.09.2014
Cezaevi öğretmenleri
30.08.2014
Vicdan
26.08.2014
Erdoğan-Davutoğlu kader birliği
23.08.2014
Selimiye’den Yeşilüzümlü’ye
19.08.2014
İktidarın kötüye kullanılması
16.08.2014
Ezidi soykırımı
29.07.2014
Varlığımız, kalbimiz ve zihnimiz
26.07.2014
Şiddetin hukukla bağlantısı
22.07.2014
Gazze ve tahakkümcü barış
19.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarının ufku
12.07.2014
Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu
08.07.2014
Cumhuriyet sonrası Alevilik
05.07.2014
Hakikati aramak ve ifade etmek
28.06.2014
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı
24.06.2014
Cumhurbaşkanının yetkileri
17.06.2014
Vicdani ret hakkı ve Türkiye
10.06.2014
Başbakan Alevilerin Ali’sini tanımlayabilir mi
24.05.2014
Soma faciasında cezai sorumluluk
17.05.2014
Soma’nın ruhu yakanızı bırakmaz
10.05.2014
Ergenekon, Balyoz ve KCK
15.04.2014
1915-2015
12.04.2014
Dikkat faşizme kayabilir!
15.02.2014
Demokratikleşme sürecinde ordu (2)
11.02.2014
Demokratikleşme sürecinde ordu
08.02.2014
Zihniyet ikliminde bir çıkmaz
04.02.2014
Sahici bir rejim
01.02.2014
Terörle Mücadele Kanunu’nu kaldırın
25.01.2014
Darbe suçu- görev suçu ve izin
21.01.2014
Nasıl huzur bulacağız
18.01.2014
Siyasete çağrı: Yeniden inşa zamanı
14.01.2014
Roboski’nin hesabı bu dünyada sorulmalı
11.01.2014
Yazık oldu
07.01.2014
Balyoz davasına özel düzenleme
04.01.2014
HSYK
31.12.2013
Ne tarafa bakıyorsunuz
28.12.2013
Bekçileri kim bekleyecek
24.12.2013
Yönetmelikle CMK’ya by-pass
21.12.2013
Dekadans
19.12.2013
Eski pis işler
17.12.2013
Denetlenemeyen bürokratik kurumlar rejimi
03.12.2013
İstiklal Marşı Kürtçe okunabilir mi
30.11.2013
İktidarın merkezde şahsileşmesi
09.11.2013
İktidar nereye koşuyor
26.10.2013
Ordu demokratikleşti mi
22.10.2013
Küçükömer’in tezleri üzerinden
19.10.2013
Nasıl bir devlet
15.10.2013
Kurban ritüeli
12.10.2013
İhtiyaçlar tanınmayı beklemez
08.10.2013
Cumhuriyet’in Türklük çıkmazı
01.10.2013
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e tezler
28.09.2013
Rejim Diyanet’le laik mi
21.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (3)
17.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (2)
14.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi
10.09.2013
Kafka’nın kafesi, Elias’ın medeniyeti
07.09.2013
Siyasi birlik için yerelde demokrasi
31.08.2013
Dünyada bir gezegen (2)
27.08.2013
Dünyada bir gezegen Türkiye
24.08.2013
Dünyada bir vesayet kurumu
17.08.2013
De facto başkanlığa doğru
13.08.2013
Sürekli istisna hâli
10.08.2013
Zorla kaybedilenler (2)
06.08.2013
Zorla kaybedilenler
03.08.2013
21 Anayasası’nda demokratik değerler
30.07.2013
Kürtler demokrasi istiyor
27.07.2013
Roboski’ye yargı engeli (2)
23.07.2013
Roboski’ye yargı engeli
18.07.2013
Ubuntu
11.07.2013
Anadiliyle yaşamak
04.07.2013
İstihbaratın denetim ve gözetimi (2)
27.06.2013
İstihbaratın denetim ve gözetimi (1)
20.06.2013
Sivil itaatsizlikle tanışan Türkiye
13.06.2013
Değişim siyaseti zorluyor
06.06.2013
Devlet ve demokrasi
30.05.2013
Kalıcı barışa yolculuk
25.05.2013
Kanayan yara: vicdani ret hakkı
16.05.2013
Açık kapıdan girmek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8