Verda ÖZER

Milliyet



Bookmark and Share

Suriye’de büyük kırılma


19.9.2018 - Bu Yazı 208 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 O kadar çok şey olup bitiyor ki Suriye cephesinde, o “büyük resmi” gözden kaçırıyoruz. Türkiye’nin politikasında yaşadığı kırılmayı görmüyoruz. Yoksa aslında Suriye’ye yönelik uzun vadeli stratejiye çoktan geçilmiş, hesaplar buna göre yapılmış durumda. Peki, nedir bu büyük paradigma değişimi?

Ankara’nın kazanımları

Ona geçmeden önce, Türkiye’nin İdlib için ortaya koyduğu başarılı uluslararası diplomasinin hakkını teslim etmek gerek.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan 10 gün önce Tahran’da Rus ve İranlı muadilleriyle buluştu. Bu Tahran zirvesinin ardından geçtiğimiz cuma günü de İstanbul’da bu sefer Rusya, Almanya ve Fransa ile bir Suriye zirvesi yapıldı. Bu çok önemliydi çünkü “Astana süreci”ni oluşturan Türkiye-Rusya-İran cephesiyle, ona paralel olarak yürüyen ABD liderliğindeki “Cenevre süreci”nin aktörleri Almanya ve Fransa ilk kez aynı potada buluşmuş oldu. Hem de ABD’nin “Ben olmadan ne oluyor İstanbul’da?!” diye kaşlarını havaya kaldırmasına rağmen...

Bunun hemen üzerine pazartesi günü Erdoğan Soçi’de baş başa görüştüğü Putin’den önemli kazanımlar elde etmiş görünüyor.

***

Ankara tüm bu uluslararası girişimleri ve kararlı ısrarcılığı sayesinde Suriye’de kendi lehine bir değişim yaratmış durumda. Aslında Afrin ve Zeytin Dalı operasyonları sayesinde YPG’yi Fırat’ın batısından çıkararak zaten önemli bir başarı elde etmiştik. Ancak bu askeri bir başarıydı.

Şimdi de Soçi zirvesiyle birlikte diplomatik bir başarı kazanıldı. Ankara, Rusya ve Esad’ın İdlib’e yapmayı planladıkları büyük operasyonu ertelemeyi başardı. Bu önemli bir kazanım zira ne zamandır buradaki “ılımlı” muhalifleri operasyon bölgesinden uzaklaştırmak için Ankara Rusya’dan süre istiyordu. Şimdi hem onları korumayı başarmış oldu. Hem de böyle bir operasyonun yaratacağı göç dalgasına karşı önlem almak için zaman kazandı. 2.si; Rusya ile İdlib’de ortak devriye yapmak ikili ilişkiler açısından ciddi bir ivme. 

Ama bana kalırsa en büyük kazanım, Türkiye’nin Suriye konusunda Rusya ile birlikte masadaki en önemli iki aktörden biri konumuna gelmiş olması. Bu kazanımları uluslararası sahnede farklı cephelerden güçleri bir araya getirerek yapmış olmak ise, en önemli kısmı. Erdoğan’ın Bakü dönüşünde “İdlib için hem Rusya hem koalisyon güçleri ile bir çözüm bulmamız lazım” demesi bu yüzden anlamlı. 

Yeni paradigma

Şimdi gelelim yazının başına, yani o paradigma değişimine...

Suriye savaşının en başından beri Ankara “Esad gitsin” diyordu. Bu stratejinin ardında ise asıl olarak, Sünni muhalif grupların sisteme dahil edilmesi isteği vardı. O dönem ABD başta olmak üzere Batı dünyası ve Körfez ülkeleri de bu grupları destekliyordu. Ne var ki Esad Rusya sayesinde zaman içinde ülkenin kontrolünü büyük oranda ele geçirdi. 

Ama zaten Ankara için artık asıl dert ne Esad ne de Suriyeli muhalifler. Asıl mesele, sınırlarımız boyunca oluşmakta olan terör koridoru. Erdoğan’ın Soçi’de basın toplantısında sarf ettiği, “Bugün Suriye’de en büyük tehdit Fırat’ın doğusundaki YPG’dir” sözleri bunun göstergesi. 

***

Ankara’nın bugün muhalif grupları desteklemeye devam etmesi de bu yüzden. Çünkü bu gruplar YPG’ye karşı Türkiye’nin Suriye’deki gözü kulağı işlevi görüyor. Cumhurbaşkanı’nın, “Biz İdlib’deki gözlem noktalarını güçlendirmezsek, başkaları orada inisiyatif alıyor” demesi bundan. Esad karşıtlığı da bugün yine asıl YPG meselesinden. Zira Ankara Esad’a bu örgütle ilişkisi nedeniyle güvenmiyor. Rejimin YPG ile nasıl bir çözüm müzakere edeceğinin ucu hâlâ açık. 

Yani kısacası, artık Esad karşıtlığı ve muhalifleri destekleme kendi başına bir strateji ve amaç değil. Ankara’nın bugünkü ve uzun vadeli asıl stratejisi YPG ile mücadele. Şam’daki rejime ve muhaliflere karşı takınılan tutum ise, bu stratejiye yönelik bir araç son kertede.

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.9.2018
Suriye’de büyük kırılma
17.9.2018
'Seçimden sonra herkes Suriye’yi terk etsin'
15.9.2018
Esad, MİT ve İdlib
12.9.2018
Trump’ın başı belada
8.9.2018
Tahran daha başlangıç
5.9.2018
İdlib operasyonu
1.9.2018
İdlib hakkında her şey
29.8.2018
Giden Trump mı, ABD mi?
25.8.2018
Trump sayesinde
22.8.2018
Krize ne sebep oldu?
18.8.2018
Krizin perde arkası
21.7.2018
Irak Darma Duman
18.7.2018
TSK’da Devrim
14.7.2018
Gönülsüzler zirvesi
30.6.2018
Survivor kadar olamadık
27.6.2018
Yeni sistemde dış politika
20.6.2018
Dev kriz
16.6.2018
Ya mülteciler Müslüman olmasaydı?
13.6.2018
Dağılabiliriz beyler
9.6.2018
Bir çınar
6.6.2018
Kritik Menbiç anlaşması
2.6.2018
İran out!
30.5.2018
Kudüs harekâtı
23.5.2018
Kudüs’ün intikamı
22.5.2018
Erdoğan, vekil listesinde öncelikli kriterleri sıraladı: Liyakat, devam ve parti prensipleri
19.5.2018
Kirli Kudüs stratejisi
16.5.2018
Kritik Türk-İngiliz yakınlaşması
9.5.2018
Çanak çömlek patladı
5.5.2018
Büyük kapışma
2.5.2018
Kuzey Kore kafası
29.4.2018
Kore’de barış
25.4.2018
Hayvanlarımız için
21.4.2018
AB’den orta yol
18.4.2018
Mesele Esad mı?
11.4.2018
ABD Suriye’yi vurur mu?
7.4.2018
Batı’ya karşı Rusya mı?
4.4.2018
İsrail’le bıçak sırtı
31.3.2018
Yine mi soğuk savaş?
28.3.2018
Kriz büyüyor
24.3.2018
Dev kriz
21.3.2018
Afrin finali
15.3.2018
Son imparator
10.3.2018
2 kadından 1’i şiddet görüyor!
7.3.2018
İsrail’in bizle derdi ne?
4.3.2018
İsrail’den “Ermeni Soykırımı” kararı
24.2.2018
YPG’yi aşmak
21.2.2018
Ya Esad PKK ile anlaştıysa?
14.2.2018
Güvende miyiz?
10.2.2018
Milli ve yerli miyiz?
8.2.2018
Münbiç er geç sahiplerini bulur
3.2.2018
Bugünün Türkiye’si
31.1.2018
ABD ile devam mı?
27.1.2018
Bu mu müttefiklik?
20.1.2018
Trump gidiyor mu?
17.1.2018
Afrin operasyonu
13.1.2018
AB kapısı kapanıyor mu?
10.1.2018
NATO Rus füzesine karşı mı?
6.1.2018
Füzeler Rusya’dan mı Batı’dan mı?
3.1.2018
İran’da devrim mi?
29.12.2017
‘MHP ile ittifak’ değerlendirmesi: Aceleci olmamakta fayda var
28.12.2017
Neye dayanarak bunu diyorsunuz?
27.12.2017
Adım adım Kudüs politikası
20.12.2017
Yeni Suriye politikası
16.12.2017
Kudüs zirvesi kulisi
13.12.2017
Lozan değişecek mi?
10.12.2017
Kudüs
6.12.2017
Ne oluyor?
2.12.2017
Dış politikada hassas ayar
29.11.2017
Müttefikliğimizin önünde 3 engel var
25.11.2017
İşte o çözüm!
22.11.2017
Esad denklemde mi?
18.11.2017
Kirli pazarlık
15.11.2017
Mardin ruhu
11.11.2017
Katliam
8.11.2017
İstifa mı, suikast mı?
1.11.2017
İpek Yolu yeniden
28.10.2017
Yeni tehditlere dikkat!
21.10.2017
Önümüze bakmak
19.10.2017
Yeni bir Kürt politikası
13.10.2017
'Krizin sebebi büyükelçi’dir
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8