Verda ÖZER

Milliyet



Bookmark and Share

Katliam


11.11.2017 - Bu Yazı 496 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçtiğimiz hafta sahipli iki köpek, yaşadıkları evin bahçesinde katledildi. Bahçeye özellikle atılan zehirli tavukları yedikten sadece 10 dakika sonra can çekişerek öldüler. Sahipleri tanınan televizyon sunucusu Tanem Sivar Dirvana olduğu için, bu cinayet haberi bir anda dalga dalga yayıldı.

Artık sorma vakti: Biz ne zamandan beri hayvanlarımızın katliamına göz yumuyor ve hatta bunu yapanları cezalandırmayarak cesaretlendiriyoruz?

*

Osmanlı İmparatorluğu koskoca coğrafyaları yönetip dünya liderliğine oynarken, bir yandan da sokak hayvanlarını yaşatmanın derdindeydi. Bunun için özel bir meslek icat etmişti: Mancacılık.

Mancacılar, sokaklarda hayvanlar için yiyecek satan devlet memurlarıydı. İnsanlar ya onlardan aldıkları yiyecekleri hayvanlara veriyordu. Ya da mancacı, onların verdikleri parayla sokak hayvanlarını düzenli olarak besliyordu. Bununla birlikte zabıta memurları da hayvanlara fazla yük yüklenmesini engellemekten mesuldü.

Zaten Osmanlı’yı dünya üzerinde sokak sokak büyüten de herhalde önce kendi sokaklarındaki canlara sahip çıkmasıydı.

Osmanlı’da mancacı

Halk ise devletten daha da duyarlıydı. 1826’da bir İngiliz turistin Galata’da köpek saldırısından kaçarken ölmesi üzerine, İngilizler ültimatom verdi. Sultan II. Mahmut da sokak köpeklerinin toplanıp şehrin dışına bırakılmasını emretti. Ama halk büyük tepki gösterince, geri adım atmak zorunda kaldı. Çünkü İstanbullular, köpeklerin şehri belalardan koruduğuna inanıyordu.

Yine 1865’te artan köpek nüfusu nedeniyle Sultan Abdülaziz, köpeklerin toplanıp İstanbul açıklarındaki Hayırsız Ada’ya bırakılmasını emretti. Ama köpekler adaya sevk edildiği sırada, o meşhur “büyük İstanbul yangını” çıktı. Halk da bu felaketi köpeklerin şehirden yollanmasına bağladı. Ve 2. bir emirle bütün köpekler gerisin geri İstanbul sokaklarına bırakıldı.

Zaten 1800’lerin sonunda Fransa’nın meşhur dergisi L’Illustration da şöyle yazmıştı: “Köpeklerin en çok sevildiği ülke hangisidir? Osmanlı Devleti.” İşte bu geçmişimizi hatırlamalı; hem toplumsal hem devlet refleksimizi acilen yeniden canlandırmalıyız. Bunun yolu da her şeyden önce onları katleden zihniyeti cezalandırmaktan geçiyor.

Mal mı, can mı?

Ne var ki bugün Türk Ceza Kanunu’nda hayvanlara karşı işlenen suçlara ilişkin tek düzenleme “Mala Zarar Verme” başlığı altında geçiyor. Yani hayvanlar “can” değil, “mal” olarak kabul ediliyor. Dahası, aynı düzenleme sadece karnesi olan sahipli hayvanları kapsıyor. Bir diğer deyişle, sokak hayvanları “mal” olarak bile kabul edilmiyor.

3.sü, “Hayvanları Koruma Kanunu”nda hayvanlara karşı işlenen suçlar sadece “kabahat” olarak düzenlenmiş. Karşılığında da en fazla para cezası öngörülüyor. Sahipsiz bir hayvana karşı işlenen suçun cezalandırılabilmesi içinse, birinin başvuruda bulunması gerekiyor. Dolayısıyla, suç neredeyse hep cezasız kalıyor.

*

Sadece kendimizi “can”, hayvanları “mal” olarak, sadece evimizdeki hayvanı yaşamaya, sokaktakini ölmeye değer görmeye devam ettiğimiz sürece, bu katliamları el birliğiyle yapmış oluyoruz. Peki, bunu fark ediyor muyuz?

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.7.2018
TSK’da Devrim
14.7.2018
Gönülsüzler zirvesi
30.6.2018
Survivor kadar olamadık
27.6.2018
Yeni sistemde dış politika
20.6.2018
Dev kriz
16.6.2018
Ya mülteciler Müslüman olmasaydı?
13.6.2018
Dağılabiliriz beyler
9.6.2018
Bir çınar
6.6.2018
Kritik Menbiç anlaşması
2.6.2018
İran out!
30.5.2018
Kudüs harekâtı
23.5.2018
Kudüs’ün intikamı
22.5.2018
Erdoğan, vekil listesinde öncelikli kriterleri sıraladı: Liyakat, devam ve parti prensipleri
19.5.2018
Kirli Kudüs stratejisi
16.5.2018
Kritik Türk-İngiliz yakınlaşması
9.5.2018
Çanak çömlek patladı
5.5.2018
Büyük kapışma
2.5.2018
Kuzey Kore kafası
29.4.2018
Kore’de barış
25.4.2018
Hayvanlarımız için
21.4.2018
AB’den orta yol
18.4.2018
Mesele Esad mı?
11.4.2018
ABD Suriye’yi vurur mu?
7.4.2018
Batı’ya karşı Rusya mı?
4.4.2018
İsrail’le bıçak sırtı
31.3.2018
Yine mi soğuk savaş?
28.3.2018
Kriz büyüyor
24.3.2018
Dev kriz
21.3.2018
Afrin finali
15.3.2018
Son imparator
10.3.2018
2 kadından 1’i şiddet görüyor!
7.3.2018
İsrail’in bizle derdi ne?
4.3.2018
İsrail’den “Ermeni Soykırımı” kararı
24.2.2018
YPG’yi aşmak
21.2.2018
Ya Esad PKK ile anlaştıysa?
14.2.2018
Güvende miyiz?
10.2.2018
Milli ve yerli miyiz?
8.2.2018
Münbiç er geç sahiplerini bulur
3.2.2018
Bugünün Türkiye’si
31.1.2018
ABD ile devam mı?
27.1.2018
Bu mu müttefiklik?
20.1.2018
Trump gidiyor mu?
17.1.2018
Afrin operasyonu
13.1.2018
AB kapısı kapanıyor mu?
10.1.2018
NATO Rus füzesine karşı mı?
6.1.2018
Füzeler Rusya’dan mı Batı’dan mı?
3.1.2018
İran’da devrim mi?
29.12.2017
‘MHP ile ittifak’ değerlendirmesi: Aceleci olmamakta fayda var
28.12.2017
Neye dayanarak bunu diyorsunuz?
27.12.2017
Adım adım Kudüs politikası
20.12.2017
Yeni Suriye politikası
16.12.2017
Kudüs zirvesi kulisi
13.12.2017
Lozan değişecek mi?
10.12.2017
Kudüs
6.12.2017
Ne oluyor?
2.12.2017
Dış politikada hassas ayar
29.11.2017
Müttefikliğimizin önünde 3 engel var
25.11.2017
İşte o çözüm!
22.11.2017
Esad denklemde mi?
18.11.2017
Kirli pazarlık
15.11.2017
Mardin ruhu
11.11.2017
Katliam
8.11.2017
İstifa mı, suikast mı?
1.11.2017
İpek Yolu yeniden
28.10.2017
Yeni tehditlere dikkat!
21.10.2017
Önümüze bakmak
19.10.2017
Yeni bir Kürt politikası
13.10.2017
'Krizin sebebi büyükelçi’dir
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8