Yalçın ERGÜNDOĞAN

yalcin.ergundogan@gmail.com



Bookmark and Share

Türkiye’de toplum, gereksizler sınıfına mı dönüştü?


4.12.2017 - Bu Yazı 176 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 e ilginç değil mi? Dünyanın en despotik rejimlerinden ve kadınların “insan sayılmadığı” ülkelerden biri olan Suudi Arabistan 25 Ekim 2017’de Riyad'da düzenlenen “ Yatırım Girişimleri” adlı etkinlikte robot Sophia'ya vatandaşlık verdiğini duyurmuştu. İşte Hong Kong merkezli Hanson Robotics şirketi tarafından üretilen bu Sophia; geçtiğimiz hafta Dubai'de düzenlenen Bilgi Zirvesi 2017'ye katıldı.

 

Bu zirvede kendisi ile röportaj yapılan Sophia, “ailenin çok önemli bir olgu” olduğunu, "gelecekte aile kurmak istediğini" söyledi. Hatta aile kurma işini daha da ayrıntılandıran Sophia, bir kızı olursa kendi ismini koyacağını anlattı ve “robotların da aile kurma hakkı olduğunu” ifade etti.

Robot Sophia, "insanların kan bağı olmayan kişilerle de aynı duyguları ve ilişkileri paylaşacakları insanlar bulmasının harika olduğunu düşünüyorum. Eğer bir aileniz varsa şanslısınız. Değilse de bir taneyi hak ediyorsunuz. Bence bu hem robotlar, hem de insanlar için geçerli" diye konuştu.

* * *

Aynı günlerde yayınlanan McKinsey Global Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre de, robotların 2030'a kadar dünya genelinde 400 ila 800 milyon kişiyi işsiz bırakacağı belirtildi. Enstitü tarafından 800 meslekle ilgili 46 ülkede yürütülen araştırmada, robotların iş hayatına dahil edilmesiyle bu durumdan her beş çalışandan birinin etkileneceği kaydedildi.

İŞLEVSİZLER SINIFI

Yuval Noah Harari, “Homo Deus / Yarının bir kısa tarihi” adlı kitabında, algoritmaların, insansı robotların, yapay zekânın insanların yerini almakta olduğu ve bu gelişmelerin doğuracağı ‘yeni tanrılar’a dikkat çekiyor.

Harari bir önceki kitabı, “Sapiens”de de, “önemsiz bir hayvan” olarak ortaya çıkan Homo Sapiens’in (insan türünün) nasıl dünyaya egemen olduğunu anlatmış ve “tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor” sorusuna cevap aramıştı.

Harari’yi doğrulayacak gelişmeler peş peşe ortaya çıkmayı sürdürüyor. Yukarıda aktardığım iki haber de bu doğrultuda…

Bilinci olmayan, ama alabildiğine yetenekli algoritmalar neredeyse her şeyi daha iyi idare etmeye başladığında bilinç sahibi insanlar ne yapacak?” diye de soran Harari, sorusuna olasılıklar içeren yanıtlar da getiriyor.

“Tarih boyunca insanlar üç temel sektörde istihdam edilmiştir: Tarım, sanayi ve hizmet. 1800’lere kadar nüfusun ağırlıklı bir kısmı tarımda istihdam olurken, sanayi ve hizmet sektöründe yalnızca bir azınlık çalışıyordu. Sanayi devrimiyle beraber gelişmiş ülkelerde insanlar tarlalarını ve sürülerini bıraktı. Nüfusun çoğu sanayide çalışmaya başlarken, gitgide daha fazla insan hizmet sektörüne kaydı.

Geçtiğimiz yıllarda sanayi alanındaki bazı işler ortadan kalktıkça hizmet sektörünün hacmi arttı ve gelişmiş ülkeler bir devrim daha yaşadılar. 2010’da ABD nüfusunun yalnızca yüzde 2’si tarımda, yüzde 20’si sanayide çalışırken, yüzde 78’iyse hizmet sektöründe çalışıyor, doktorluk, öğretmenlik, tasarımcılık gibi meslekler icra ediyordu. Algoritmalar insanlardan daha iyi teşhis etmeye, öğretmeye ve tasarlamaya çalıştığında ne yapacağız?..” (Homo Deus, Yuval Noah Harari, Kolektif Kitap)

SANSÜR’ÜN YENİ VERSİYONU NASIL İŞLİYOR?

Harari’ye göre; bu durumda kocaman bir işlevsizler sınıfı ortaya çıkacak. Gelişmeler bu yönde ilerlerse, insan türü gereksiz bir tür haline gelecek ve liberalizmle birlikte kendini de yok eden bir sürece yuvarlanabilecek...

“…İnsanlar işlev konumlarını kaybettiğinde, biz de yaratılışın zirvesinde olmadığımızı fark edeceğiz. Kutsadığımız değerler bizi unutulmaya yüz tutmuş mamutların ve Çin nehir yunuslarının kaderine mahkum edecek. Geriye dönüp bakıldığında insanlık, kozmik veri akışının içinde minik bir dalgalanmadan ibaret kalacak.”

“Geçmişte sansür bilginin akışını engelleyerek işliyordu. 21. yüzyılda ise insanları gereksiz veriye boğarak işliyor. Dikkatimizi neye odaklayacağımızı bilmiyor ve zamanımızın çoğunu tali konuları araştırarak geçiriyoruz. Kadim zamanlarda güç sahibi olmak veriye erişim yetkisine sahip olmak demekti. Bugünse güç, neyi görmezden geleceğini bilmek demek…”

* * *

Memlekette yolsuzluk ekonomisinin, vurgunun, soygunun sırları Rıza Zarraf davası ile çok daha net ortaya saçıldı. “Vergi cenneti” Man adası belgeleri elden ele dolaşıyor. Toplumdaki sessizlik,tepkisizlik ve tüm baskı araçlarını sonuna kadar kullanan iktidarın kafa karışıklığı yaratmadakibecerisi bende Harari’nin fütüristik değerlendirme ve öngörülerini çağrıştırdı.

Sanayi toplumunu ıskalayan Türkiye’de, (Ergenekon/Saray) iktidar koalisyonu hızlı şekilde sansürün yeni versiyonunu uyguluyor. Büyük bir beceri ile, olan biteni de “Türkiye’ye saldırı”, ”aynı gemideyiz” şeklinde paketleyebiliyor. Galiba, bu kez dünyadan hızlı davranıp, bizler de toplumca tümden işlevsiz bir ‘gereksizler sınıfı’na dönüştük...

Ne dersiniz?..

.

Facebook Yorumları

reklam
11.12.2017
Ergenekon’un intikamı…
4.12.2017
Türkiye’de toplum, gereksizler sınıfına mı dönüştü?
27.11.2017
Yaşam savunucuları hedefte…
20.11.2017
TBKP: Sürece müdahalede hatırda tutulması gereken bir örnek…
6.11.2017
Ekim Devrimi: Devleti ele geçirmenin yetmediği kanıtlandı…
31.10.2017
Soğuk savaş yıllarında solun arkasında SSCB mi vardı?
23.10.2017
Bu kış İngiltere’ye mi uğrayacak yoksa?..
27.9.2017
“İşkenceyle tehdit ederlerse, elini ateşe sok da konuş…”
07.04.2014
AKIL TUTULMASI ve VİCDAN...
07.03.2014
Tarihi TKP'nin gizlilik koşullarındaki örgütçüsü A. Sipahi hayata veda etti
09.06.2013
İstanbul'da kediler, köpekler, kuşlar, tüm canlılar direnişe katıldı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı