Yaşar Yakış



Bookmark and Share

ABD Kongresi'ne sunulan Türkiye ile ilgili rapor ne anlama geliyor?


9.12.2018 - Bu Yazı 392 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu yılın Mayıs ayında ABD Kongresinde Türkiye ile ilgili önemli bir kanun değişikliği kabul edilmişti. İktidar ve Muhalefet partilerinden bir grup senatör Ulusal Savunma Yetki Kanunu (National Defense Authorization Act) görüşülürken bir değişiklik önergesi vermişler ve halen imalat aşamasında olan F-35 uçaklarının Türkiye’ye verilmesinin askıya alınmasını önermişlerdi.

Senatörler, Yetki Kanunu’nun onaylanmasından sonraki 90 gün içinde Savunma Bakanı’nın Kongre’ye bir değerlendirme raporu sunmasını istiyorlardı. Raporda, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması ile ABD’nin Türkiye’ye F-35 uçağı satması işi irtibatlandırılıyordu.

Senatörler Türkiye S-400 sistemini satın alırsa, F-35 uçağıyla ilgili bazı duyarlı bilgilerin Rusya’nın eline geçebileceğini belirtiyorlar ve Savunma Bakanlığı bu konudaki değerlendirmesini sununcaya kadar uçakların Türkiye’ye tesliminin askıda tutulmasını öneriyorlardı.

ABD Savunma Bakanı James Mattis 15 Kasımda, kendisinden istenen değerlendirme raporunu sundu. Raporun henüz gizliliği devam eden bölümlerinde neler olduğunu bilmiyoruz. Ancak gizli olmayan özetinde Türkiye “kritik bir NATO müttefiki” olarak nitelendiriliyor. Bu, raporun, Türkiye açısından umutlandırıcı yönü.

Mattis, Mayıs ayında da Senatörlere bir mektup göndererek F-35’lerin Türkiye’ye tesliminin askıya alınmasına karşı çıkmıştı. O girişim ve şimdi açıklanan raporun özeti birlikte değerlendirildiği zaman, ABD Savunma Bakanlığının F-35’lerin Türkiye’ye teslim edilmesinin askıya alınmasına karşı olduğunu farz edebiliriz.

Türkiye F-35 projesinden çıkarılırsa ABD sanayii iki yönden olumsuz etkilenecektir. Biri, Türkiye satın almayı taahhüt ettiği 100 adet F-35 uçağını almaktan vazgeçerse, ABD’deki istihdam doğal olarak bundan etkilenecektir. Öteki de F-35’lerin birçok aksamını Türkiye’de üretiliyor olmasının yaratacağı sorundur.

Aralarında Havelsan, Aselsan, Ayesaş, Alp gibi savunma sanayiinde başarılı Türk firmaları var. Aselsan F-35’in komünikasyon ve navigasyon sistemine ait avionik kontrol modülü üretiyor. Alp şirketi, iniş takımı, fren sistemi ve yakıt pompası parçaları üretiyor.

Bunun için Türk şirketleri 1.25 milyar dolardan fazla yatırım da yaptı. Türk şirketlerinden bazıları bu aksamın münhasır tedarikçisi.

Türkiye eğer bu imalatı durdurursa, ana-tedarikçi Lockheed’in o aksamı imal edecek başka şirketler bulması gerekecek. Mayıs ayında yapılan bir açıklamaya göre, böyle bir gelişme F-35 imalatının bir yıldan daha uzun süre aksamasına neden olacaktır.

Burada sorulması gereken bir soru da şudur: Ruslar F-35 hakkındaki duyarlı bilgileri S-400 savunma sistemini Türkiye’ye satmaksızın da öğrenemezler mi? Bu sorunun cevabı askeri uzmanların işi, ama Senatörlerin bu konuyu Türkiye’yi cezalandırmak için kullandıkları da belli. Senatörlerin kaleme aldıkları değişiklik önergesinin metni bu sanıyı güçlendirecek yönde.

Öte yandan, Mattis’in raporunda, olumlu üslubun yanında, Türkiye’yi memnun etmeyecek önemli bir ifade de var. Türkiye’nin F-35 projesinde merkezî bir ortak olma statüsünde değişiklik olabileceği söyleniyor.

Bu ifade Mattis’in Senatörlerin girişimine karşı çıktığı Mayıs ayından bu yana Türkiye’den uzaklaşma yönünde bir değişiklik olduğunun da işareti sayılabilir. Nitekim Kongre, Mattis’in raporunu aldıktan sonra Türkiye’ye F-35 verilmesini askıya aldı.

ABD Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin stratejik önemi nedeniyle Kongreyi yumuşatmaya çalışabilir, ama ABD’deki genel havanın Türkiye’nin lehinde olduğunu söylemek zor.

Ulusal Savunma Yetki Kanunu’nda değişiklik önerisinin sunucularından biri olan Senatör Thom Tillis, Türkiye’nin yerine getirmesi gereken başka şartların da bulunduğunu belirten şöyle bir açıklama yaptı:

“Öyle görünüyor ki Savunma Bakanlığı Türkiye’nin F-35 leri satın almak için gerekli koşulları yerine getirmiş olduğu kanaatinde. Rahip Brunson’un serbest bırakılması, Türk-ABD ilişkilerinin iyileştirilmesine imkân sağlayan olumlu bir adımdı. Fakat S-400 ün satın alınması ve Türkiye’nin tutuklu ABD vatandaşlarını serbest bırakmaması da dâhil olmak üzere çözümlenmesi gereken bazı sorunlar var”.

Nitekim kanun değişikliği teklifinde, serbest bırakılması gerekenler arasında Rahip Brunson’la birlikte, Türk asıllı Amerikan bilim adamı Serkan Gölge’nin de ismi vardı.

Geçen ay Council on Foreign Relations (CFR) adlı düşünce kuruluşu tarafından yayımlanan 36 sayfalık rapor Türkiye’nin ABD’de nasıl göründüğü konusunda bilgi veriyor. Söz konusu düşünce kuruluşu ABD’deki karar vericilerin eğilimlerini bilen bir kuruluş olarak bilinmektedir.

CFR, raporuna, “Ne dost, ne düşman” başlığını koymuş. Kuruluşun başkanı Richard Haas, raporun önsözünde şöyle diyor: “ABD için Türkiye’ye yaklaşımını yeniden düşünme zamanı geldi. Görünen o ki, ABD-Türkiye ilişkileri kademeli olarak fakat istikrarlı bir şekilde ölüyor. Resmi anlamda Türkiye bir müttefik olabilir. Ancak bir ortak değil. Ne de bir demokrasi olarak kabul edilebilir”.

Bir düşünce kuruluşunun raporuna boyutlarının ötesinde anlam izafe etmek doğru olmaz. ABD medyasında Türkiye ile ilgili olarak buna benzer değerlendirmeler her zaman yer aldı. Fakat bu kadar yoğun bir eleştiri galiba ilk kez yapılıyor.

Bunun ABD’de karar alıcıları etkileyen bir kuruluş tarafından yapılmış olmasını da önemsemek gerekir. Bu Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Pentagon ABD’de Türkiye konusunda esen olumsuz rüzgârın yönünü böyle bir dönemde değiştirmekte daha büyük zorluklarla karşılaşacaktır.

.

Facebook Yorumları

Kod8
9.12.2018
ABD Kongresi'ne sunulan Türkiye ile ilgili rapor ne anlama geliyor?
24.11.2018
Türkiye, Fırat’ın doğusuna harekât planlarken iyi düşünmek zorunda
12.11.2018
ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar
28.10.2018
Kaşıkçı cinayetinde Türkiye’nin yaptıkları ve yapmadıkları
13.10.2018
McKinsey’den sonra Albayrak…
28.9.2018
Erdoğan’ın ziyareti Almanya ile olan bazı sorunları kolaylaştırabilir
14.9.2018
Türkiye İdlib’de kendini sıkıştırıyor
11.9.2018
İdlib'de sonun başlangıcı
3.9.2018
İdlib’de bir felaketi önlemek artık daha zor
25.8.2018
Türkiye’nin iktidar partisi kendini gençleştiriyor
18.8.2018
İdlib Türkiye’nin başını çok ağrıtabilir
11.8.2018
Türk-Amerikan ilişkileri hala kurtarılabilir
6.8.2018
Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?
28.7.2018
Türkiye-Amerika ilişkileri yeni bir kavşakta mı?
22.7.2018
NATO Rusya ile ilişkilerini gergin tutuyor
15.7.2018
Erdoğan Türkiye siyaset tarihinde yeni bir dönem için yemin etti
7.7.2018
Türkiye’nin iktidar partisi seçmenlerin mesajını aldığını söylüyor
30.6.2018
24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin karşılaşacağı zorluklar​
23.6.2018
Türkiye seçime gidiyor
17.6.2018
Esad’ın Kürtlerle müzakere başlatması yeni bir dönem açar mı?
11.6.2018
Türkiye ve Amerika’nın Menbiç anlaşması
4.6.2018
ABD, Türkiye’ye savaş uçağı satışını yasaklayacak
26.5.2018
Aday gösterilenler her zaman en iyileri değildir
5.5.2018
Türkiye’nin erken seçim ikilemi
15.4.2018
Suriye yeni bir bataklığa mı sürükleniyor?
8.4.2018
Nükleer santral inşası Türkiye ve Rusya için ne anlama geliyor?
25.3.2018
'Afrin ele geçirildi ama yapılacak daha çok iş var'
12.3.2018
Türkiye ve ABD Menbiç konusunda anlaştı mı?
4.3.2018
Türkiye’nin Suriye politikasını yeniden düşünmek için bir fırsat
25.2.2018
Tillerson, Türk-Amerikan ilişkilerini çöküşten kurtardı
19.2.2018
Suriye krizi yeni bir aşamaya taşındı: Aklı olan savaştan kaçınır
10.2.2018
Türkiye'nin Zeytin Dalı'nda realist bir çıkış stratejisine ihtiyacı var
3.2.2018
ABD’nin Suriye politikasının değişmezleri
29.1.2018
Çatışmadan kaçınmak hem Türkiye'nin hem de ABD'nin görevi
13.1.2018
Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir ivme yakalama şansı var mı?
6.1.2018
İran'da huzursuzluk
18.12.2017
Rusya çekilmiyor, bölgeye kök salıyor
9.12.2017
En güçlünün elindeki sebep her zaman en iyisi mi?
3.12.2017
Suudi Arabistan'da ılımlı İslam reformu nereye gidiyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8