Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Yaşar Yakış



Bookmark and Share

Suudi Arabistan'da ılımlı İslam reformu nereye gidiyor?


3.12.2017 - Bu Yazı 537 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Suudi Arabistan Veliaht Prens Hazretleri Muhammed bin Salman’ın son dönemde öne sürdüğü ve ses getiren reform istekleri büyük olasılıkla uzun süre manşetlerden inmeyecek. 

Söz konusu reformlar arasında özellikle ülkeyi ılımlı İslam isteği büyük yankı yarattı.
Ayrıca kraliyet ailesinin bazı üyeleri ve toplumun önde gelen kesimleri tarafından elde edilen yasalara aykırı bazı kazançların geri alınması da isteniyor.

Son olarak ülkenin uluslararası ilişkilerini etkileyebilecek birtakım reformlar da bulunuyor. Bunların her birini detaylı olarak inceleyebilmek için birden fazla makale yazmak gerekir. Bu makalede sadece ülkeye getirmek istediği ılımlı İslam modeline odaklanacağım.

Veliaht Prens, zihnindeki ılımlı İslam'a dair tasavvurun ipuçlarını The New York Times yazarı Thomas L. Frieadman'a yaptığı açıklamalarda verdi.

Prens, 1979'da Kabe'nin aşırıcı isyancılar tarafından kuşatılmasının ardından Vahhabi din adamlarını, Suudi rejimin gerçek İslam'a bağlılığından hiçbir şeyin eksilmediğini göstermek için harekete geçirmesiyle birlikte İslam'ın raydan çıktığını söyledi.

Eğer hedefi sadece 1979 öncesi Suudi Arabistan’ına dönüş olsaydı, reformlar mütevazı olurdu. Kadınlar o zamanlarda da araç kullanamıyordu. Erkekler ve kadınlar haftanın aynı günlerinde hayvanat bahçesine gidemiyordu.

Müzik ve sinema yasaktı. Suudi Diyanet İşleri Başkanı Abdul Aziz bin Baz dünyanın düz olduğu konusunda ısrarlıydı. Güneş dünyanın etrafında dönüyordu ve bunları inkar eden herkes kafirdi. 

Neyse ki Veliaht Prens sadece 1979 öncesi döneme dönmekten çok daha fazlasını vaat ediyor.

Ülkeye ılımlı İslam getirmek geçmişte de denenmişti. Bu denemelerin en cesuru Kral Faysal bin Abdul Aziz (1964-1975) tarafından yapıldı. Kral Faysal, Kral Abdul Aziz’in 48 erkek çocuğu arasındaki en önemli reformcuydu.

İslam’ın canlandırılması konusunda ısrarlıydı ve sözünü sakınmadı. Halka yaptığı konuşmalardan birinde: “Benim Müslüman Kardeşlerim! Milliyetçilik, ırkçılık ve politik konulardan uzak bir İslami devrim ve uyanış istiyoruz!” dedi.

Bununla da kalmadı. Modern ve laik reformlar uygulayarak 1965 yılında televizyonu Suudi Arabistan’a getirdi. Ancak kadın sesinin televizyon veya radyo kanallarında yayınlanmasına pek çok yıl daha izin verilmedi. 

Türk asıllı karısı Kraliçe İffet, özellikle kızların eğitilmesi alanında kocasının hatırlanmaya değer çalışmalarına muazzam seviyede katkıda bulundu.

Reformcu Kral 1975 yılında suikaste kurban gitti ve sebebi halen belirsiz. Suikastin Prens Halit bin Halit’in Kral Faysal’ı protesto ederken polis tarafından öldürülmesine yanıt olması halen en kabul edilir açıklama.

Bu tarihsel geçmiş, ülkede ılımlı İslamı tekrar denemek için zamanlamanın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Ülke son 50 yılda çok büyük gelişme kaydetti. Batı üniversitelerinde eğitim gören öğrencilerin sayısı binlerle ölçülüyor.

Telekomünikasyon alanında yaşanan gelişim hayal gücünün ötesine geçti. Bu yüzden, bu zengin toplumu dünyaya açma girişimi desteklenmeli ve tebrik edilmelidir. Ancak engeller hala çok büyük. Suudi toplumunda halen İslamda herhangi bir gevşemeye şiddetli karşılık verecek çok büyük bir kitle var.

Veliaht Prens’in uygulamak istediği reformların diğer Arap ülkelerinden farkı aşağıdan yukarı doğru değil, yukarıdan aşağı bir girişim olması. Reformların bu özelliği eğer dikkatli biçimde uygulanırsa ve ele alınırsa önemli bir değer olabilir.

Birçok Suudi vatandaşı söz konusu girişimi zaten geç kalmış bir değişim olarak görüyor. Çok sayıda sebep yüzünden reformlara karşı çıkacak başkaları olma ihtimali de yüksek. 

Hükümet tarafından uygulanan bazı ekonomik yaptırımlar bunlardan etkilenen çok kişiyi ve onların eline bakan çok sayıda bireyi mutsuz etmiş olmalı. Umuyorum ki, Suudi kültüründe dillere destan bir yeri olan sağduyu kavramı yeri geldiği zaman gerekli ince ayarları yapabilecektir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
17.8.2018
İdlib Türkiye’nin başını çok ağrıtabilir
11.8.2018
Türk-Amerikan ilişkileri hala kurtarılabilir
6.8.2018
Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?
28.7.2018
Türkiye-Amerika ilişkileri yeni bir kavşakta mı?
22.7.2018
NATO Rusya ile ilişkilerini gergin tutuyor
15.7.2018
Erdoğan Türkiye siyaset tarihinde yeni bir dönem için yemin etti
7.7.2018
Türkiye’nin iktidar partisi seçmenlerin mesajını aldığını söylüyor
30.6.2018
24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin karşılaşacağı zorluklar​
23.6.2018
Türkiye seçime gidiyor
17.6.2018
Esad’ın Kürtlerle müzakere başlatması yeni bir dönem açar mı?
11.6.2018
Türkiye ve Amerika’nın Menbiç anlaşması
4.6.2018
ABD, Türkiye’ye savaş uçağı satışını yasaklayacak
26.5.2018
Aday gösterilenler her zaman en iyileri değildir
5.5.2018
Türkiye’nin erken seçim ikilemi
15.4.2018
Suriye yeni bir bataklığa mı sürükleniyor?
8.4.2018
Nükleer santral inşası Türkiye ve Rusya için ne anlama geliyor?
25.3.2018
'Afrin ele geçirildi ama yapılacak daha çok iş var'
12.3.2018
Türkiye ve ABD Menbiç konusunda anlaştı mı?
4.3.2018
Türkiye’nin Suriye politikasını yeniden düşünmek için bir fırsat
25.2.2018
Tillerson, Türk-Amerikan ilişkilerini çöküşten kurtardı
19.2.2018
Suriye krizi yeni bir aşamaya taşındı: Aklı olan savaştan kaçınır
10.2.2018
Türkiye'nin Zeytin Dalı'nda realist bir çıkış stratejisine ihtiyacı var
3.2.2018
ABD’nin Suriye politikasının değişmezleri
29.1.2018
Çatışmadan kaçınmak hem Türkiye'nin hem de ABD'nin görevi
13.1.2018
Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir ivme yakalama şansı var mı?
6.1.2018
İran'da huzursuzluk
18.12.2017
Rusya çekilmiyor, bölgeye kök salıyor
9.12.2017
En güçlünün elindeki sebep her zaman en iyisi mi?
3.12.2017
Suudi Arabistan'da ılımlı İslam reformu nereye gidiyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8