Yaşar Yakış



Bookmark and Share

İdlib Türkiye’nin başını çok ağrıtabilir


18.8.2018 - Bu Yazı 339 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İdlib, selefi-cihatçı muhalif fraksiyonlar tarafından Suriye krizinin erken safhalarında işgal edilmişti. En vahşi saldırılardan biri 5 Haziran 2011 günü, İdlib Cisr Eş Şuğur bölgesinde gerçekleşmişti.

Bir polis karakolunu kuşatan bir grup cihatçı 123 polisi öldürmüş ve maktullerin kesilmiş kol ve bacakları Asi Nehri’ne atılmıştı.

Krizin ilerleyen safhalarında, rejim güçleri tarafından, farklı direniş ceplerinde sıkıştırılan muhalif savaşçılar, bu vilayetin kendileri için diğer bir çok yerden daha güvenli olduğunu düşündüklerinden,  İdlib’e tahliye edilmişlerdi.

İdlib’e taşınan ilk grup Halep’ten gelmişti. Bunların tahliyesinde Türkiye önemli bir rol oynamıştı. Bu yılın Mart ayında Doğu Ghouta’dan tahliye edilmeyi kabul eden muhalif savaşçılar ve nihayet Suriye’nin güneybatısında sıkıştırılan savaşçılar da İdlib’e tahliye edilmeyi kabul ettiler.

Bu taşınma Şam ile muhalif fraksiyonlar arasında üstü örtülü bir anlaşma izlenimi veriyordu: Şam bu savaşçıların tüm ülkeye dağılmasının, zamanı geldiğinde onların yok edilmesini güçleştireceğini düşünmüş ve onları tek bir bölgede toplayıp, sonra yok etmeyi kabul etmiş olabilirdi.

Muhalif savaşçılar ise başka muhalif fraksiyonların da bulunduğu bir bölgede nispeten daha güvende olabileceklerini düşünmüş olabilirlerdi.

Bu nedenle İdlib’e taşınmayı kabul ettiler. Bu fraksiyonlardan bazılarının arasındaki ihtilaflar, İdlib’e tahliye edilmeden evvel de, sonra da rejim ile aralarındaki ihtilaftan daha ölümcül bir nitelik taşıyorlardı.

Bazı muhalif fraksiyonlar, Türkiye’nin onları koruyacağı ya da Suriye rejimi ile bir anlaşma yapmalarına yardımcı olacağı umuduyla, Afrin, Cerablus, veya el-Bab gibi, TSK kontrolündeki bölgelere taşınmayı kabul ettiler.

Idlib Şam için de önemli. Esad kabilesinin memleketi Kardaha’ya ve Rusların Hmeimin hava üssüne yakın. Türkiye sınırına ve TSK kontrolündeki Afrin bölgesine bitişik.

Şam İdlib’e düzenleyeceği büyük bir saldırı için askeri hazırlıklarına hız verdi. Lazkiye’nin kuzey doğusunda, İdlib yolu üzerinde bulunan Türkmen Dağı’nın geriye kalan %15’inin kontrolunu da ele geçirdi.

Hama ve El Ghab da konuşlanmış askeri birlikler Idlib’e doğru harekete geçtiler. Uçaklardan ve helikopeterlerden insanları silahlarını bırakıp teslim olmaya davet eden broşürler atıldı.

İdlib’e başlaması an meselesi olan askeri harekat karşısında, Türkiye mümkün olduğunca çok ılımlı fraksiyonu El Nusra Cephesi’ni veya yeni adıyla Tahrir El Şam’ı terk etmeleri için ikna etmeyi ve onları ılımlı fraksiyona entegre etmeyi, böylece onları Suriye ordusu tarafından yok edilmekten kurtarmayı planlıyor.

Bu takdire şayan çabanın güçlüğü, Türkiye’nin ılımlı olarak tanımladıklarını, rejimin ve Rusya’nın aynı şekilde tanımlamaması. Bu farklılık Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Rus meslektaşı Sergei Lavrov ile yaptıkları ortak basın toplantısında da ortaya çıktı.

İkinci güçlük ise üç gruba ayrılabilecek yabancı savaşçılar:

Bunlardan ilki Ceyş el Muhacirin, Val Ensar, Ceyş el Usra, Cund el Şam ve Ajnad El Kavkaz gibi kafkas fraksiyonlar. Bunların tamamı Rus federasyonunun vatandaşları.

İkinci grup ise Çin vatandaşlarından müteşekkil ve Türkçe bir adı var: İslami Türkistan Partisi. Bu grubun beş ila altı bin savaşçısı var.

Üçüncü grubun adı ise Buhara Tugayları ve Özbek ve Kırgızlardan müteşekkil. Afganistan ve Pakistanda’ki Taliban ile bağlantılılar.

Türkiye bu savaşçılar için Rusya ve Çin ile ilişkilerine zarar vermeyecek ve Türkiye’deki milliyetçi seçmenlerin tepkisini çekmeyecek bir çözüm bulmak zorunda kalacak.

Suriye ile ilgili Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa arasındaki dört taraflı toplantının 7 Eylül günü yapılması planlanıyor. Türkiye halihazırdaki Suriye politikasının eksikliklerinden dersini çıkarmış olmalı.

Bu nedenle bu toplantıda, tozu halının altına süpürmeyen, Suriye krizinin sonrasında da ayakta kalabilecek ve Şam ile iyi komşuluk ilişkilerinin temellerini oluşturacak, ikna edici yeni bir strateji ortaya koyması gerekiyor.

 
 
.

Facebook Yorumları

Kod8
12.11.2018
ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar
28.10.2018
Kaşıkçı cinayetinde Türkiye’nin yaptıkları ve yapmadıkları
13.10.2018
McKinsey’den sonra Albayrak…
28.9.2018
Erdoğan’ın ziyareti Almanya ile olan bazı sorunları kolaylaştırabilir
14.9.2018
Türkiye İdlib’de kendini sıkıştırıyor
11.9.2018
İdlib'de sonun başlangıcı
3.9.2018
İdlib’de bir felaketi önlemek artık daha zor
25.8.2018
Türkiye’nin iktidar partisi kendini gençleştiriyor
18.8.2018
İdlib Türkiye’nin başını çok ağrıtabilir
11.8.2018
Türk-Amerikan ilişkileri hala kurtarılabilir
6.8.2018
Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?
28.7.2018
Türkiye-Amerika ilişkileri yeni bir kavşakta mı?
22.7.2018
NATO Rusya ile ilişkilerini gergin tutuyor
15.7.2018
Erdoğan Türkiye siyaset tarihinde yeni bir dönem için yemin etti
7.7.2018
Türkiye’nin iktidar partisi seçmenlerin mesajını aldığını söylüyor
30.6.2018
24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin karşılaşacağı zorluklar​
23.6.2018
Türkiye seçime gidiyor
17.6.2018
Esad’ın Kürtlerle müzakere başlatması yeni bir dönem açar mı?
11.6.2018
Türkiye ve Amerika’nın Menbiç anlaşması
4.6.2018
ABD, Türkiye’ye savaş uçağı satışını yasaklayacak
26.5.2018
Aday gösterilenler her zaman en iyileri değildir
5.5.2018
Türkiye’nin erken seçim ikilemi
15.4.2018
Suriye yeni bir bataklığa mı sürükleniyor?
8.4.2018
Nükleer santral inşası Türkiye ve Rusya için ne anlama geliyor?
25.3.2018
'Afrin ele geçirildi ama yapılacak daha çok iş var'
12.3.2018
Türkiye ve ABD Menbiç konusunda anlaştı mı?
4.3.2018
Türkiye’nin Suriye politikasını yeniden düşünmek için bir fırsat
25.2.2018
Tillerson, Türk-Amerikan ilişkilerini çöküşten kurtardı
19.2.2018
Suriye krizi yeni bir aşamaya taşındı: Aklı olan savaştan kaçınır
10.2.2018
Türkiye'nin Zeytin Dalı'nda realist bir çıkış stratejisine ihtiyacı var
3.2.2018
ABD’nin Suriye politikasının değişmezleri
29.1.2018
Çatışmadan kaçınmak hem Türkiye'nin hem de ABD'nin görevi
13.1.2018
Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir ivme yakalama şansı var mı?
6.1.2018
İran'da huzursuzluk
18.12.2017
Rusya çekilmiyor, bölgeye kök salıyor
9.12.2017
En güçlünün elindeki sebep her zaman en iyisi mi?
3.12.2017
Suudi Arabistan'da ılımlı İslam reformu nereye gidiyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8