Yetvart Danzikyan

Artı Gerçek & Agos



Bookmark and Share

Cumhuriyet’ten ne anlayalım?


12.11.2019 - Bu Yazı 122 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AKP’nin iktidarda bulunduğu her yıl olduğu gibi bu yıl da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı seküler ve Atatürkçü kesim tarafından ayrı bir şevkle kutlandı, 10 Kasım’da Atatürk yine aynı şevkle, geniş biçimde anıldı. İstanbul Belediyesi’nin kazanılmasından sonra CHP’li Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için de bu kutlamalar ve anmalar bir fırsattı şüphesiz ve 29 Ekim’de deyim yerindeyse bir gövde gösterisi yapıldı. Her ne kadar havai fişeklerle gökyüzünün doğal dengesi yerle bir edildiyse de.

Bu manzara içinde son 17 yıldır bilhassa Cumhuriyet Bayramları ve 10 Kasım anmaları, Cumhuriyet fikrinin de tartışıldığı bir platforma dönüşüyor ister istemez. AKP ve çevresinin Cumhuriyet ile gelen modernleşme hamlesine (sadece siyasi baskılar nedeniyle değil kültürel sebeplerle de) uzak durduğu, daha doğrusu bunu reddettiği açık. Yakın zamana kadar bunu her fırsatta belli etmekte idiler.

Ancak son yıllarda bilhassa da Erdoğan’ın seçimle cumhurbaşkanı olmasından sonra İslami kesimde de Cumhuriyet’i başka bir yönden sahiplenme çabaları görülmekte. Buna göre artık “millet” oyuyla seçilen bir cumhurbaşkanı olduğuna göre Cumhuriyet fikri de özüne dönmüş, artık dindarların da cumhuriyeti haline gelmiş olmakta. AKP bir yandan da böylece kendisine uzak duran ve durmaya devam eden seküler kesimi de ikna etmeye çalışıyor.

Bu elbette bir siyasi argüman. Peki, geçerliliği var mı derseniz, hayli tartışmalı. Zira AKP ve Erdoğan’ın bundan anladığı, gücün seküler kesimden dindar kesime geçmesi. Bunun dışında Cumhuriyet’e yeni ve daha ileri, demokratik bir içerik kazandırma çabası yok. 

Son yıllarda olup bitenlere bir bakalım. Kürt meselesinde AKP bir vakitler pek eleştirdiği Cumhuriyet’in kuruluş politikalarına dönmüş vaziyette. Kürt seçmenlere nefes aldırılmadığı gibi, sınır ötesindeki Kürt oluşumları da “Sınır Ötesi” operasyonlara gerekçe edilmekte, TSK kendisi ile birlikte hareket eden İslamcı unsurlarla Suriye topraklarında harekât icra etmekte. Suriye rejiminin zayıflığı ve uluslararası dengelerdeki karmaşalar nedeniyle bu harekâtı bir ölçüye kadar da kabul ettirdi. Ancak bu uluslararası dengelerin de kendisine daha uzun süre kredi açmayacağı belli oldu. ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmalar bunların sonucudur. 

Ancak harekâtın mantığı bellidir. Kürtlerin gerek sınır içinde gerekse sınır dışındaki kazanımlarını engellemek. Bu açıdan az evvel de bahsettiğim gibi Cumhuriyet’in kuruluş çizgisiyle hayli güçlü bir paralellik var. 

Demokrasi ve çoğulculuk açısından bakacak olursak durum hiç de parlak değil. Yargı tamamen iktidarın kontrolüne girmiş vaziyette ve muhalifler, sırf iktidar öyle istiyor diye yıllardır hapiste yatmaktalar. Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala’nın, daha geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Ahmet Altan’ın yıllardır hapiste olmasını başka türlü açıklayamayız. 

Basın açısından da durum hiç farklı değil. Medya neredeyse yüzde 90 oranında iktidarın doğrudan kontrolü altındadır. Bağımsız medya ile Kürt medyasının da çok zor koşullar altında faaliyet gösterdiğini söylemeye herhalde gerek yok. 

Farklı fikirlerin dile getirilmesi konusunda da son derece sıkıntılı durumdayız. Barış için seslerini yükselten akademisyenler geride bıraktığımız üç yıl boyunca mahkeme mahkeme dolaştılar, haksız hapis cezaları ile karşı karşıya geldiler. 

Mevcut durumda toplantı ve gösteri yapmak da artık imkânsız hale gelmiştir. Cumartesi Anneleri/İnsanları yıllardır oturdukları Galatasaray Meydanı’na artık sokulmuyor. İHD’nin kapısında bile binbir güçlükle, gözaltılarla basın açıklaması yapar hale geldiler.

Tarihle yüzleşme açısından da geriye gittiğimiz ortada. Hrant Dink Vakfı’nın Kayseri konferansının hiç de ikna edici olmayan bir gerekçeyle yasaklanması önemli bir köşe taşıdır. Vakıf geride bıraktığımız yıllar boyunca Adana’da, Van’da, İzmir’de, Diyarbakır’da benzer toplantılar gerçekleştirmişti. Şimdi artık Kayseri’nin tarihinin konuşulmasından bile korkar hale gelmiştir iktidar. Bu gelişmeyi dikkate aldığımızda ABD Temsilciler Meclisi'nin Ermeni Soykırımı'nı tanıma kararına yönelik tepkiler de doğrusu içi boş kalıyor. 

Bütün bu tabloya bakarak şu söylenebilir ki, bütün bu sayılan demokrasi ve insan hakları ihlalleri aslında Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine ve sonraki yıllardaki çizgisine ters değil. Cumhuriyet bir anlamda yaşıyor ve yaşatılıyor. 

Dolayısıyla meseleye bu açıdan baktığımızda seküler -milliyetçi kesimin Cumhuriyet Bayramı’nı “AKP’ye inat”, daha bir şevkle kutlaması ya da 10 Kasım’da yine “AKP’ye inat” yapılan büyük çaplı anmalar bize ileriye dönük bir ufuk açmıyor. 

Velhasıl AKP “savaşıyor” gibi göründüğü devlet mantığını kendisine uyarlardı ve yola öyle devam ediyor. Tek mesele savaştıkları devletin kendilerine ait olması imiş.

Oysa daha başka bir şey olmalıydı Cumhuriyet. 

(Not: Bu yazı Agos'ta 1 Kasım'da yayınlanan yazının genişletilmiş halidir.)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.11.2019
Cumhuriyet’ten ne anlayalım?
29.10.2019
Suriye’de Meksika Açmazı
14.10.2019
Akıncı’nın sözleri ve havaya bakıp ıslık çalanlar
9.09.2019
Kaftancıoğlu’na ceza, üç kente kayyım ve ortak zeminde mücadelenin geleceği
26.08.2019
Davutoğlu anladığımız şeyi kastetmiyor ama kastetse iyi olur
13.08.2019
Fırat’ın Doğusu'ndan nasıl bir medet umuluyor?
15.07.2019
Yargı reformu, 14 Temmuz, 15 Temmuz
2.07.2019
AKP inişte mi, inişteyse yükselen ne?
18.06.2019
Yazınca oluyor: Ekümenik. Söyleyince oluyor: Kürdistan
4.06.2019
İstanbul’dan İstinpoli’ye…
21.05.2019
100 yıldır hangi gemideyiz?
23.4.2019
Neo-12 Eylülcülerin tek derdi İstanbul mu? (Ya da Kılıçdaroğlu'na saldırı ne anlama geliyor?)
9.4.2019
Milli irade de bir yere kadarmış
25.2.2019
Gerçeği, yalnızca gerçeği tekrar etmek
11.2.2019
Hırsız bizim hırsızımız, mermi bizim mermimiz
28.1.2019
Venezuela'dan Strasbourg'a siyasette çapraz koşular
14.1.2019
Faşizmin dik âlâsı...
31.12.2018
Umut ile umutsuzluk arasında
18.12.2018
Burası Paris değil, neresi, biz de bilmiyoruz
3.12.2018
Demirtaş'ı içeride tutmanın 101 yolu
20.11.2018
Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi
23.10.2018
Gıpta edilesi bir ülkeyiz
8.10.2018
McKinsey, McKinsey.. Neymiş bu McKinsey?
10.9.2018
Muhalefet meselesi, Kürt meselesi, Cumhuriyet meselesi
27.8.2018
Failin olay yerine dönüşü
13.8.2018
Dolmabahçe’de paydaşlarla neşeli bir gün
31.7.2018
Yargı sistemimiz kıskanılıyor
16.7.2018
Bir yıldönümünün düşündürdükleri
2.7.2018
Buyurun size başkanlık sistemi
18.6.2018
24 Haziran’da neyi oylayacağız?
4.6.2018
Parti-devlet rejiminden manzaralar
21.5.2018
Soykırım, 301. madde ve ‘denize dökmek’
7.5.2018
Alavere dalavere HDP baraj nöbetine
23.4.2018
Seçime doğru geniş alanda uzun paslaşmalar
10.4.2018
Kavala hakkındaki iddialar, tespitler… Meğer kimlerle görüşmüş
26.3.2018
Erdoğan rejiminin bitmeyen medya inşası
26.2.2018
Ölümün kutsanması ve Cumhur
12.2.2018
Evet savaşta bunlar olur. Ama barışta olmaz.
29.1.2018
Fetihçiler, Kızıl Elmacılar ve kuzenleri..
15.1.2018
AKP’nin yarattığı yeni Zincirbozanlar
25.12.2017
Tek derdimiz 'badem kurusu ne renk?' olaydı..
11.12.2017
Lozan ve bazı efsaneler…
27.11.2017
Elçi’nin yokluğu ve nefes alamayan Sur
31.10.2017
Türklük, Ecdad, Kayı boyu, Ermeniler, Pakraduniler diye diye ufaktan..
16.10.2017
Bir kitabın bizzat “terör örgütü” olması
4.10.2017
Bitmeyen 'Bir gece ansızın' lafları..
18.9.2017
Demek, orası Ermeni mezarlığı değil…
4.9.2017
Narmanlı ile Sur’u birlikte düşünmek
21.8.2017
Peki Karaman’dan ne olur? Dost olmaz orası kesin
7.8.2017
Oyunculuklar, eh, fena değil..
24.7.2017
Oysa toz kondurmadıkları kalkışacaktı...
10.7.2017
Hak savunucularına komplo kuran devlet
26.6.2017
Ne Diyanet’ten ses var, ne de Hazine’den..
12.6.2017
Ayırsanız da gelip birbirine bağlanıyor
29.5.2017
15 Temmuz’u laikler mi yaptı?
15.5.2017
İşsizlik, Soma ve bir tuhaf istihdam seferberliği..
2.5.2017
Bir gece ansızın KHK ile gelmek
17.4.2017
16 Nisan: Nereden baksan tuhaf, nereden baksan tartışmalı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive