Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Yıldıray OĞUR

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Kast, olası kast, bilinçli taksir, bilinçsiz taksir?


20.7.2018 - Bu Yazı 302 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Üç buçuk yıl süren Soma Davası’nda karar geçen hafta açıklandı. Karar, faciada hayatını kaybeden 301 madencinin yakınlarını ayağa kaldırdı. Kararı protesto etmek için Ankara’ya yürüdüler. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) önünde maden şirketinin sahiplerine verilen cezayı protesto ettiler.

Buraya kadar olanların bir kısmını muhtemelen geçen hafta medyadaki haber kırıntılarından biliyorsunuz.

Peki, 301 madencinin ailesini bu kadar öfkelendiren neydi? Neden acılı aileler Ankara’ya yürüyüşe geçtiler ve neden HSK’nın önünde gösteri yaptılar?

Soma Faciası’ndan dört yıl sonra artık çok az insanın umurunda olan bu sorularının cevapları davanın 3.5 yıllık kronolojisinde saklı.

Bu kronoloji aynı zamanda Türkiye’de adalet sisteminin ağır sorunları, darbe-FETÖ meselesinin suçları örtbas için nasıl bir kalkana dönüştüğünün de hikayesi.

Ama önce Türk Ceza Kanunu’na bakmalıyız.

Türk Ceza Kanunu’na göre, suçlar dört şekilde işlenebilir; doğrudan kast, olası kast, bilinçli taksir ve bilinçsiz taksir.

Bu suç hiyerarşisinde suçun ağırlığı ve cezalar ilkinden sonuncusuna doğru azalır.

“Doğrudan kastta; fail yaptığı hareketin neticesini bilmekte ve bu neticenin meydana gelmesini istemektedir.

Olası kastta, fail belirli bir amaç doğrultusunda hareket ederken, bu amaca ulaşabilmesi için oluşabilecek yan neticeleri de öngörmekte ve bunların meydana gelmesini umursamamakta, bu neticelerin meydana gelmesini kabullenmektedir.

Bilinçli taksirde, fail dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak meydana gelebilecek suç teşkil eden neticeyi öngörmekte, ancak bu neticenin meydana gelmesini kesinlikle istememektedir.

Bilinçsiz taksirde ise fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış ama eylemin sonucunu öngörememiştir.

Örneğin trafikte az kusurla birine çarpıp ölümüne ya da yaralanmasına neden olursanız, düğünde havaya ateş açıp birini yaralarsanız muhtemelen cezanız bilinçsiz taksirden verilir.

Geçen hafta Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karara kadar bu böyleydi.

Mahkeme, 13 Mayıs 2014 günü meydana gelen, 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma Madeni faciasıyla ilgili üç buçuk yıldır devam eden davada nihayet kararını açıkladı.

Üç buçuk yıl önce hakkında düzenlenen iddianamede 301 kere olası kast ile kasten öldürme ve 162 kere nitelikli yaralama suçlarını işlediği iddiası ile cezalandırılması istenen madenin sahibi Can Gürkan, bilinçsiz taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmaktan 15 yıl hapis cezası aldı.

Yani trafikte az kusurla birine çarpsaydı ya da bir düğünde havaya ateş açarak bir ölüme neden olsaydı alacağı cezayla aynı cezayı.

Dört yıldır tutuklu yargılandığı için eğer istinaf ve Yargıtay’da ceza bozulmazsa tahliye edilebilir ya da bir sene sonra serbest kalabilir.

Kazadan sonra basının karşısına çıkıp madeninin ne kadar güvenli olduğunu anlatan esas patron baba Alp Gürkan ise hiç tutuklanmadığı soruşturmada “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçlamasından bile beraat etti.

Peki, üç buçuk yılda ne oldu da 301 kere kasıtla adam öldürmekle suçlanan madenin patronu, bilinçsiz taksirle bir kişinin ölümüne neden olmuş gibi ceza aldı?

Kazadan sonra büyük bir özgüvenle madenini öven patron babanın dünya tarihinin en büyük maden facialarından birinde hiçbir kusuru bulunamadı ve beraat etti?

Bu sorulara cevap bulabilmek için davanın kronolojisinde biraz daha geriye sarmalıyız.

Soma’daki kömür madeninin 150 yıllık uzun bir geçmişi var. Uzun yıllar Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından işletilen maden 2006 yılında Park Teknik AŞ’ye devredildi.

Fakat iki yıllık üretimden sonra şirket, 2008 yılında madende ciddi sorunlarla karşılaştı. 2009’da “…ocakta meydana gelen üretim çalışmaları sırasında oluşan yangınlardan dolayı üretim yapılamadığı… ileride telafisi mümkün olmayacak problemlerle karşılaşılacağının anlaşıldığı” gibi alarm veren gerekçelerle TKİ’ye başvurarak, ihale kanununa uygun olarak madeni Alp Gürkan’ın sahibi olduğu Soma Kömürleri A.Ş. ‘ye devretti.

Yani Soma Kömürleri AŞ. Madeni devralırken risklerin farkındaydı. Mahkeme safahatında 2008 yılında “önlem alınmazsa katliam olabilir” diyen yazışmalar bile ortaya çıkmıştı. Şirket, bu sorunların farkında olarak 2011’de bir uygulama projesi hazırlamış, bunun maliyetini karşılamak için devletten ek rezervler almış ama bu proje hayata geçirilmemişti.

(Bu havalandırma projesi yapılmadığı için kazada projenin uygulanacağı alanda 270 işçi hayatını kaybetti.)

Ama herkesin geldiğinin farkında olduğu felaket önlenemedi ve 13 Mayıs 2014 günkü Soma’da Türkiye’yi sarsan, dünyanın en büyük maden facialarından biri meydana geldi.

301 madenci hayatını kaybetti, 162 madenci yaralandı.

Kazanın ardından aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik'in de bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Kaza sonrası basının karşısına geçip madenlerinin ne kadar güvenli olduğunu anlatan, şirketin kurucusu baba Alp Gürkan hakkında ise herhangi bir adli işlem yapılmadı.

On ay sonra 2 Mart 2015’de Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından faciayla ilgili iddianame hazırlandı.

İddianamede aralarında Can Gürkan’ın da olduğu madenin tutuklu sekiz yöneticisi hakkında 'olası kasıtla öldürme' suçundan 301 kez 20-25 yıl, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istendi.

Dava, 13 Nisan 2015 günü görülmeye başlandı.

Duruşmanın ilk günü bütün gözler 34 yaşındaki üç aylık ağır ceza hakimi Aytaç Ballı’nın üzerine çevrilmişti.

Böylesine bir dava için yeterli tecrübesi olmadığı için eleştirilen genç hakim neredeyse iddianameyi ezberlemiş, sorduğu sorularla bütün teknik ayrıntılara hakim olduğunu göstermişti.

Ertesi günkü gazetelerde genç hakime övgüler vardı.

Vatan: “Soma’nın genç hakimi vicdanlara su serpti”
https://www.memurlar.net/haber/510728/soma-nin-genc-hakimi-vicdanlara-su-serpti.html

“Davaya bakan 34 yaşındaki henüz üç aylık ağır ceza hakimi Aytaç Ballı, 4 celse boyunca davaya damga vurdu. Müdahil avukatlarından sanık avukatlarına, mağdurlardan davayı izleyen sivil toplum örgütlerine kadar herkes Ballı’nın kararlarından etkilendi.”

Hürriyet: “Üç aylık ağır ceza reisi aytaç ballının şaşırtan sorgusu”
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/uc-aylik-agir-ceza-reisi-aytac-ballinin-sasirtan-sorgusu-28768395

“İlk günkü karışıklıkların ve yaş ile tecrübesinin bu davaya yetmeyeceği yorumlarının aksine Ballı’nın dün gerçekleştirdiği sorguda dosyaya bir uzman, bir bilirkişi kadar hakim olduğu görüldü. 231 sayfalık iddianameyi ve raporların neredeyse ezbere bildiği, dosyada adı geçen onlarca kişiyi soyadlarından bile tanıdığı fark edildi. Kullanılan teknik malzemelerin markalarından, teknik terimlere kadar hakim olan Ballı’nın TBMM Soma Araştırma Komisyonu Raporu ile İş Teknik Müfettişleri’nin raporlarından ilgili bölümleri de sanıklara sorması dikkatlerden kaçmadı.”
Mahkemenin ilk duruşmasında ağır suçlamalarla karşı karşıya kalan sanıklar, bütün suçu, kazada hayatını kaybetmiş madenin başmühendisi Mehmet Efe’nin üzerine attılar.

Yıllar önce yine kazada hayatını kaybetmiş bir madencinin torunu olan başmühendis Efe, kaza sırasında iki kez oksijen tüpüyle madene girip, çok sayıda işçiyi kurtarmış ama ikinci girişinde madenden çıkamayarak hayatını kaybetmişti.

Sanıkların böylece sorumluluktan kurtulma stratejisi mahkeme başkanının sorgusu sırasında çöktü.

Davanın ilerleyebilmesi için mahkeme bilirkişi raporunun hazırlanmasını beklerken, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi meydana geldi. 
Sanıklar, darbe girişimiyle oluşan havayı ve şaşkınlık verici karanlık işlerin altından çıkan FETÖ gerçeğini kendi savunmaları için bir fırsata çevirdiler. 
Darbenin hemen ardından 9 Ağustos 2016 günü görülen davanın ilk celsesinde Soma Maden’in patronu Can Gürkan ve avukatları, daha önce de dillendirdikleri kazanın sabotaj olduğu iddiasını bu kez “FETÖ sabotajı” olarak dillendirmeye başladı. Daha da ileri gidip, davanın ilk savcısının, olayı takip eden Manisa Baro Başkanı’nın ve bilirkişilerin FETÖ bağlantıları olduğunu iddia ettiler.
Mahkemede söz alan Can Gürkan mahkeme başkanını suçlayarak şöyle dedi: 
“Bizim bilimsel raporlarımız dikkate alınmıyor. Taleplerimiz kabul edilmiyor. 15 Temmuz'da bu ülke kendi halkına silah doğrultanları gördü. Ülkemiz PKK, FETÖ gibi terör örgütlerinin saldırısı altındayken bugün her şey yeniden şekilleniyor. Bu örgütlerinin saldırısı altındayken bazı şeyleri sorgulamamız lazım. Manisa Barosu eski Başkanı Zeynel Balkız, süreçte etkin bir isim oldu. Bilirkişileri yönlendirdi. Baro olarak bu konuda taraf olduklarını açıkladı. Hedef belliydi hedef babam Alp Gürkan idi. Hedef şaştı. Okun ucu bana geldi...Türkiye'de çok şey değişti, yargı da değişecek. Bu olayları bize zarar vermek için yapıyorlar.”
15 Ağustos 2016 günü altında sekiz akademisyen ve bir elektrik mühendisinin imzası olan bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Raporda şirket ‘madende yeterli yatırım yapılmadan, iş güvenliği önlemleri almadan üretimi artırmak, 2011 yılında havalandırmanın iyileştirilmesi ile ilgili yapılan projeyi hayata geçirmeden riskli S3 panosunda çok sayıda işçi istihdam etmek ve bu alanda üretimin artırmak” la suçlanıyor ve kazadan sorumlu tutuluyordu. 
Bilirkişi raporuna göre Soma Madencilik Şirketi, 2011 yılında bu risklerin farkında olarak havalandırma projesini hazırlamış, Türkiye Kömür İşletmeleri’ne sunmuş, proje onaylanmış, proje maliyeti çok yüksek olduğu için şirkete ek rezerv tahsis edilmiş ama yine proje uygulanmamıştı.

Daha sonra üç kez daha projeyi uygulamak için devletten ek rezervler alınmış ama yine de proje hayata geçirilmemişti. Bu havalandırma projesi yapılmadığı için kaza sırasında sadece S3 panosu bölgesinde 270 işçi hayatını kaybetmişti.

Bilirkişi raporu hem sabotaj iddialarını boşa çıkarıyor hem de maden 2009’da devralınırken, 2011’deki proje hazırlanırken şirketin yöneticisi olan baba Alp Gürkan’ı ve 2005’den itibaren şirketin yönetim kurulunda olan Can Gürkan’ı madendeki risklerin en baştan beri farkında olup, gerekli tedbirleri almamakla yani bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekle suçluyordu.

Rapor üzerine kazadan iki yıl sonra baba Alp Gürkan hakkında iddianame düzenlenip dava açıldı. Gürkan, davanın görüldüğü Akhisar’a gelmeyerek İstanbul’da mahkemeye ifade verdi ve tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldı.

Ayrıntılı bilirkişi raporuna rağmen Sanıklar ve avukatları savunmalarını üzerine kurdukları sabotaj iddiasını her fırsatta tekrarlamayı sürdürdüler.

12 Ekim 2016 günkü duruşmada avukatlar bir süre önce Müge Anlı’nın tvde yayınlanan programına katılan bir ailenin ‘Babamız kayıp onu arıyoruz, Soma’yı ben yaktım’ deyip kaçtı” dediğini hatırlatarak “ATV’ye müzekkere yazılmasını, bu kişinin bulunmasını” bile istediler.

Bu arada Can Gürkan ve avukatları, hakim Aytaç Ballı hakkında “tarafsız olmadığı”, “sabotaj iddiasını inceletmediği” gerekçesiyle redd-i hakim talebinde bulunmaya başladılar.

Bu sırada Can Gürkan’ın avukatları, hakim Ballı’yı HSYK’ya şikayet etti.

Bir süre sonra superpoligon adlı şimdi kapanmış bir haber sitesine ilginç bir haber düştü.

Habere göre ‘Avukatlar sabotajla iddiasının araştırılmasına yönelik taleplerinin kasten reddedildiğini ve araştırılmadığını bunda da FETÖ ve DHKP-C tarafından yaratılan bilinçli ortamın etkisi olduğunu ileri sürerek HSYK'ya başvuruda bulunmuş ancak HSYK bu talebi reddetmişti. Ama habere göre HSYK’nın red kararına rağmen Adalet Bakanlığı bu iddiaları re’sen incelemeye alıp inceleme başlatmıştı. Adalet Bakanlığı'nca Soma maden kazasında sabotaj iddiaları ve davadaki yasadışı örgütlerin etkisi incelenecek” ti. 
https://www.haberturk.com/gundem/haber/1337841-soma-davasinda-sok-gelisme
19 Aralık 2016 günkü duruşmada Can Gürkan ve sanık avukatları bu kez başka bir iddiayla redd-i hakim talebinde bulundular. Gerekçe bu kez mahkeme başkanının bilirkişilerle haberleşmek için bir whatsapp grubu kurmasıydı.

Konu yine ilginç bir şekilde bir internet sitesinde haber oldu. “Soma davasında Whatsapp rezaleti” başlıklı habere göre Can Gürkan’ın avukatları, hakimi bir üst mahkeme olan Manisa Ağır Ceza Mahkemesi’ne ve HSYK'ya şikayet etmiş, Adalet Bakanlığı da ‘WhatsApp yargılaması’ konusunda re’sen inceleme başlatmıştı”

http://www.internethaber.com/soma-davasinda-whatsapp-rezaleti-1745817h.htm

23 Ocak 2017 günkü duruşmada mahkeme başkanı hakkında bu yüzden bir soruşturma açıldığını ve müfettiş görevlendirildiğini sanık avukatlarından duydu.

19 Nisan 2017 günkü duruşmada hakim Aytaç Ballı ile sanık avukatları arasında ilginç bir konuşma geçti.

“Son duruşmada da yöneltilen tehdidi aynen aktarıyorum: ‘Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner’ diye mahkeme heyetinin gözünün içine baka baka söylendi. Soruşturma meselesini mahkeme başkanı doğrudan sanık müdafilerine sordu. Dedi ki “Bir soruşturma var mı?” “Var” dediler. “Benle mi ilgili, heyetle mi ilgili?” “Hepinizle ilgili” yanıtını aldı. Ben hayatımda ilk defa görüyorum böyle bir şey.” (Mağdur avukatlarından Can Atalay’ın anlatımı. http://www.diken.com.tr/avukat-atalay-soma-davasi-sanigi-alp-gurkanin-avukatlari-yargitayla-gorusuyor/)


Mahkeme başkanıyla ilgili Adalet Bakanlığı’nın re’sen bir soruşturma açıp açmadığıyla ilgili muamma sürerken, davada artık sona gelinmiş, bütün deliller toplanmış, savunmalar yapılmış, karar için savcılığın mütalaası beklenmekteydi.

Fakat savcı mütalaasını açıklaması beklenen Ocak 2016’daki duruşmada ek süre istedi.

Ek sürenin sonunda mütalaasını açıklayacağını söylediği 20 Şubat 2017’deki duruşmada da savcı verilen 10 dakikalık arada kararını değiştirmiş ve bir kere daha ek süre istemişti.

Bu arada medyada imzasız, kaynağı belirsiz haberlerle Soma’nın FETÖ işi olduğu tezi işlenmeye devam ediyordu.

“Her taşın altından çıkıyor: Soma da FETÖ izi” başlıklı bir haberde “İddianamenin hazırlanması sürecinde Soma davasına bakan kritik isimlerin FETÖ yapılanması tarafından belirlenmesi de dikkat çekti” gibi cümleler dikkat çekiciydi.
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/433242.aspx

Bütün bu isimsiz ve kaynaksız haberler, kararı erteleme çabalarının ne yapılmak istendiği 19 Nisan 2017 günkü duruşmada ortaya çıktı.

Can Gürkan’ın avukatlarının 9 Kasım 2016’da yaptıkları suç duyurusu üzerine Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Soma’da FETÖ sabotajı iddialarıyla ilgili soruşturma başlattığı ortaya çıktı.

Soruşturma dosyasında gizlilik kararı vardı ve üç yıldır Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmayla ilgili Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın böyle bir soruşturma açması hukuki teamüllere aykırıydı.

Gürkan’ın avukatları mahkemeden kararın açıklanması için bu soruşturmanın sonucunun beklenmesini istediler. Mahkeme bu talebi reddetti ama bu kez savcı Manisa’daki sabotaj soruşturmasını gerekçe göstererek davayı bitirecek mütalaasını açıklamak için üçüncü kez ek süre talep etti.

Mahkeme davayı 11 Temmuz 2017 gününe erteledi. Savcının ek süre talebine şerh koyan Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, Manisa Cumhuriyet Savcılığındaki FETÖ’nün sabotaj iddiası soruşturması sonucunu beklemeden Savcı’nın mütalaasını 11 Temmuz’da vermesini istedi.

Mahkemenin verdiği arada Can Gürkan ilk cezasını sahtecilikten aldı. 
Gürkan, 2014’de mahkemeye, faciadan 5 ay önce, 10 yıldan uzun bir süre şirketin en üst düzey yetkilisi ve sorumlusu olan babası Alp Gürkan’ın bir iç yönerge ile yönetim kurulundan ayrılıp, yerine kendisini getirdiğini, şirkete yeni seçilen yönetim kurulu üyesi Ramazan Doğru’nun ise ‘İş kazaları nedeniyle doğabilecek hukuki ve cezai soruşturmalarda münferiden sorumlu ve tek yetkili kişi’ olarak atandığını gösteren bir evrak sunmuştu. 
Polis kriminalin yaptığı incelemede evrakın altındaki Doğru’nun imzası sahte çıktı. Bu sahtecilik için Gürkan’a 10 ay hapis cezası verildi.
Savcının mütalaasını açıklayacağı ve artık karar aşamasına geçileceği 11 Temmuz 2017’deki duruşma tarihi yaklaştıkça ilginç gelişmeler yaşanmaya başlandı.

5 Haziran’da iki yıldır davaya bakan mahkeme heyetinin üç üyesinden hakim Şule Tunç ve üç duruşmadır mütalaa vermeyi ek süre alarak erteleyen ve 11 Temmuz’da mütalaasını vermesi beklenen duruşma savcısı Şükrü Akyıl’ın tayinleri çıktı ve başka başsavcılıklarda görevlendirildiler.

16 Haziran’da gazete ve internet sitelerinde adı verilmeyen, kim tarafından hazırlatıldığı, mahkemeye sunulup sunulmadığı belirtilmeyen isimsiz uzmanların hazırladığı bir rapora dayanarak bir kez daha “Soma’da FETÖ izi” haberleri yapıldı.

Habere göre adı verilmeyen uzmanların hazırladığı raporda “Soma faciasını inceleyen uzmanlar FETÖ izine rastladı. Olayın, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesini engellemeye yönelik bir sabotaj olduğuna” dikkat çekilmişti:
“Medya üzerinden Mart 2014 seçimlerinden güçlenerek çıkmış olan AK Parti ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hedef alındı. Çünkü Erdoğan, üç ay sonra yapılacak Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde kazanma ihtimali en yüksek isimdi ve bu olayla engellenmek istendi. Kazanın hemen sonra hükümet karşıtı olan bir üniversiteden bilirkişi heyeti atandı. Heyet, olay yerini görmeden rapor hazırladı. Raporda, bantların yanmış olmasına rağmen olayın bant yangını değil de kömür yangını olduğu iddia edildi. Bu rapor da savcı tarafından kabul edildi.  Ölen işçilerin otopsisinde kanlarında yüksek miktarda karboksihemoglobin bulunduğu, diğer toksit maddelere rastlanılmadığı açıklandı. Ölenlerin kanlarının yeniden toksit madde araştırılması talep edildi ancak bu talep reddedildi. Savcılar avukatları engelledi ve taraflı davrandı.”
https://www.aksam.com.tr/guncel/soma-faciasinda-feto-izi/haber-634066

Duruşmaya günler kala çıkan bu haberler üzerine bir açıklama yapan Manisa Barosu,  “Bu haberlerde “Soma faciasını inceleyen uzmanlar” şeklinde tabirler kullanmışlardır. Haberlerin içeriğine bakıldığın da yeni bir delil ya da rapor olmadığı görülmektedir. Bugüne kadar mahkeme dosyasına bu konuda yansıyan bir uzman raporu yoktur. Mahkemeye sunulan bir delil, rapor yoktur. Bu haberler algı yaratmaya ve kamuoyu oluşturmaya yöneliktir” diyerek karar duruşması öncesi yargıya müdahale edilmemesi çağrısı yaptı. 
http://www.manisabarosu.org.tr/BasinAciklamasi/77/basin-aciklamasi
11 Temmuz’daki dava öncesi dikkatler HSK’nın Yaz Kararnamesi’ne çevrilmişti.
Soma Hakimi Aytaç Ballı hakkında soruşturma açılması için Alp Gürkan’ın avukatlarının başvurusunu HSK’nın reddettiği ama Adalet Bakanlığı’nın hakim hakkında re’sen soruşturma açtığı ile ilgili internet sitelerinde haberler çıkmış ve bu haberler yalanlanmamıştı. 
Bu arada, yaz kararnamesi hazırlıkları sırasında 17/25 Aralık’ın ardından getirildiği görevde, FETÖ ile mücadelenin en önemli isimlerden biri olan HSK Genel Sekreteri Bilgin Başaran, sürpriz bir kararla görevden alınarak Yargıtay’a atandı. (14 Haziran 2017)
4 Temmuz günü Yaz Kararnamesi yayınlandı. 
Artık karar aşamasına gelmiş Soma Davası duruşmasında savcının mütalaasını açıklayacağı duruşmaya bir hafta kala, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Aytaç Ballı ve heyet üyesi hakim Esra Dokur’un görev yerleri değiştirilmişti.
Üç buçuk yıldır Soma Davası’na bakan ve davanın bütün ayrıntılarına hakim olan Hakim Aytaç Ballı İzmir’e, Hakim Esra Dokur ise Aydın’a gönderilmişti. 
Daha önce üçüncü heyet üyesinin de tayiniyle artık Soma davasının mahkeme heyeti tamamen değişmiş oldu.
(Daha önce Karar’da Elif Çakır’ın bu atamalara dikkat çeken yazısı için http://www.karar.com/yazarlar/elif-cakir/yargiya-mudahale-edilmesin-5912)

Karar aşamasına gelmiş mahkemenin başkanlığına Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Salih Pehlivanoğlu atandı.
Yeni mahkeme başkanı, Elbistan’da kömür kazası davalarına bakmış, yedi ay önce Ocak 2017’de, 2011’de Maraş’da Çöllolar Kömür İşletmesi’nde yaşanan ve 11 işçinin hayatını kaybetmesine neden olan göçükle ilgili davada sahanın işletmecisi şirket yöneticilerine verdiği 5 yıl hapis cezasını para cezasına çevirmişti.

http://www.milliyet.com.tr/mezarsiz-iscilerin-davasinda-6-yil-sonra-kahramanmaras-yerelhaber-1791277/


11 Temmuz 2017’deki duruşmayı yeni mahkeme heyeti açtı. Savcı koltuğunda da yeni bir isim oturmaktaydı. Yeni atanan savcı 300 klasörlük dosyayı okuyamadığını söyleyerek mütalaa için tekrar süre istedi. Davada her şey yeniden başlamıştı.

Dört aylık aradan sonra 17 Ekim’de görülen bir sonraki duruşmada yeni heyet, tutuklu sekiz sanıktan biri olan Maden Ocağı’nın Emniyet Teknikeri ve Vardiya Amiri Mehmet Ali Günay Çelik’in tahliyesine karar verdi.

Mütalaasını açıklaması beklenen savcı ise bu kez Manisa’da gizli olarak yürütülen sabotaj soruşturmasının beklenmesini ileri sürerek bir kere daha ek süre istedi.

9-10 Ocak 2018’de görünen bir sonraki celsede de durum değişmedi. Savcı davanın seyrini değiştirme ihtimali olduğunu söyleyerek üzerinde gizlilik kararı olan Manisa’daki sabotaj soruşturmasının mahkemeye gelmesini ileri sürerek, yine mütalaa vermedi.

Nihayet, beklenen dosya 26 Mart 2018’deki duruşmada mahkemeye ulaştı. Akhisar Savcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma hakkında, Can Gürkan’ın avukatlarının Manisa Başsavcılığı’na yaptığı başvurunun ciddiye alınmasıyla açılan gizlilik kararı olan sabotaj soruşturmasının evrakını inceleyen mahkeme heyeti kararını verdi: “Katliam davasına etkisi olmayacağı için bekletici sebep yapılmasına gerek yoktur.”

14 ay boyunca savcıların mütalaalarını yazmasını geciktiren, üzerine medyada haberler yapılan gizli sabotaj soruşturması boş çıkmıştı.

14 aylık gecikmeden sonra savcı nihayet sanıklar hakkında mütalaasını verdi ve istediği cezaları açıkladı. Savcı, İddianamede sanıklar hakkında kasıtla ölüme sebebiyetten istenen cezalara gerek olmadığını söyleyen savcı bilinçli taksir veya taksirden ceza verilmesini, büyük patron baba Alp Gürkan’ın ise tutuklanmasını istedi.

19 Haziran’daki duruşmada sanıklar savcının mütalaası hakkında son savunmalarını yaptılar ve böylece 3.5 yıl sonra nihayet kararın açıklanacağı 9 Temmuz 2018 günkü son duruşmaya gelindi.

Hukukçulara göre mahkeme kararının en çelişkili tarafı sanıklara ceza verirken yaptığı bilinçli taksir ve bilinçsiz taksir ayrımı.

Madenin Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, Teknik Nezaretçi Ertan Ersoy, Teknik Müdür İsmail Adalı’ya bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten 18 yıla ile 22 yıla değişen cezalar veren mahkeme, şirketin patronu Can Gürkan’a ise bilinçsiz taksirden 15 yıl ceza verdi.

Mahkeme bu ayrımı sanıkların 270 madencinin S3 panelinde ölümüne neden olan, 2011’de şirketin hazırladığı ama uygulamadığı havalandırma projesindeki sorumluluğuna bakarak yaptı.

Böylece ortaya tuhaf bir sonuç çıktı.

Mahkeme, 2005’den beri şirketin yönetim kurulunda olan Can Gürkan’ı, madeni devralırken ve 2011’de proje yapılırken yönetim kurulu başkanı olan Alp Gürkan’ı bu projeden ve uygulanmamasından sorumlu tutmazken, madenin genel müdürünü, işletme müdürünü, şirketin teknik müdürünü hatta teknik nezaretçisini bile bu projeden sorumlu tutup cezalarını artırdı.

Halbuki bilirkişi raporundaki bilgiler ve belgeler bu projenin hazırlanmasında ve uygulanmamasında, 2011’de şirketin yönetim kurulu başkanı olan Alp Gürkan ve yönetim kurulu üyesi olan Can Gürkan’ın sorumluluğunu açıkça ortaya koymuştu zaten bu rapordan sonra Alp Gürkan hakkında da dava açılmıştı.

Ama 2011’deki projeyle ilgisi olmadığını iddia ederek, şirketin o tarihteki yönetim kurulu başkanı Alp Gürkan’a beraat veren mahkeme, o sırada madenin teknik nezaretçisi dahi olmayan, daha sonra bu göreve atanan Ertan Ersoy’u ise projeden sorumlu tutup, cezasını bilinçli taksirden verdi.

Okurken bile yorulduğumuz bu üç buçuk seneyi mahkeme salonunda izlemiş, yakınlarının son anlarını kendilerine tekrar tekrar yaşayan bütün ayrıntılara hakim olmuş, mahkeme heyetinin nasıl değiştirildiğine tanıklık etmiş 301 madencinin ailelerinin bu kararları duyunca neden medyadaki başlıklar gibi “Soma’ya ceza yağdığına” sevinmeyip isyan ettiği, Ankara’ya yürüdüğü ve HSK önünde açıklama yaptığı belki şimdi daha iyi anlaşılmıştır.

Adalet için Ankara’ya yürüyen aileler gerçeğin ne kadarına ulaşabilir bilinmez ama sadece davanın kronolojisini alt alta yazmak bile 301 madencinin hakkının arandığı bir davada dolaşan gizli eli görmek için yeterli.

Dava henüz bitmedi. Kararlarda önce istinaf mahkemesine, sonra Yargıtay’a, oralardan sonuç çıkmazsa Anayasa Mahkemesi’ne ve sonra AİHM’e gidecek.

Adaletin doğrudan kast ile mi, olası kast ile mi, bilinçli taksir ile mi yoksa bilinçsiz taksir ile mi öldürülmeye çalışıldığı muhakkak bir yerde ortaya çıkacaktır.

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.8.2018
İthal edilmiş milli bir spor
14.8.2018
Öyle mi burjuva bey?
12.8.2018
Vatanseverlik yapmaya çalışırken...
9.8.2018
Türk Lirasını ‘aslanlar gibi’ korumak için...
7.8.2018
Casus filmine pek benzemiyor
5.8.2018
Amerika’da deşifre olan kaos planları...
2.8.2018
Sarı saçlarından sen suçlusun!
29.7.2018
Atılan taşlar ürkütülen kurbağalara değdi mi?
26.7.2018
İfade özgürlüğü yerine tutuklamada eşitlik...
24.7.2018
Türkiye’yi ne uçurur?
22.7.2018
Danimarkalı Gelin” neden tutuklandı?
20.7.2018
Kast, olası kast, bilinçli taksir, bilinçsiz taksir?
17.7.2018
Devleti kurtarıp, evine dönen halkın hakettiği...
15.7.2018
Baştabya neresi, nasıl gidilir ‘artık’ biliyor musunuz?
12.7.2018
Meclis şimdi ne yapacak?
10.7.2018
Kanaat notuyla ihracınıza...
8.7.2018
Bodrum’un keşfinin tuhaf ve hüzünlü hikayesi...
6.7.2018
“Bize neler oluyor?”
2.7.2018
Üniversiteden atılmış genç bir doçente veda ederken...
30.6.2018
Türkiye, sen de bizi seviyor musun?
30.6.2018
MHP bölgedeki oylarını nasıl artırdı?
28.6.2018
CHP: Yanlış teşhis kurbanı bir hasta adam...
28.6.2018
Mesajı önceden alabilmek için...
26.6.2018
Gökten düşen kızıl elmalar...
24.6.2018
Oy verirken hayırla yad edilecek bir hayat...
19.6.2018
Sadece haberler mi yalan?
17.6.2018
‘Köylü’ler yine mi haklı çıkacak?
12.6.2018
Yine mi ‘takiyye yapıyorlar’ yine mi ‘samimi değiller’
10.6.2018
Telefonlarımızdan aplikasyonlar bir bir silinirken...
8.6.2018
"Sizin görüşünüz farklı olabilir, saygı duyarım ben böyle düşünüyorum"
5.6.2018
Fillerin altında ezilen çimler...
3.6.2018
Meclis Cumhurbaşkanı’nın maaşını kesebilir mi?
31.5.2018
Yerde ters dönmüş haldeki lokum kutusu...
29.5.2018
Bir zamanlar “Tayyip” manşetleri atan bir medya vardı...
27.5.2018
‘Dış güç’lere gerek var mı?
24.5.2018
Seçim kampanyaları, listeler ne diyor, ne diyemiyor?
22.5.2018
Halkın teveccühüne yön vermeye çalışma suçu...
20.5.2018
“Biz onlara yapmasaydık, onlar bize yapacaktı”
18.5.2018
Köy’ümüzden çıkmak...
15.5.2018
Hapishaneden sandıkla çıkmak...
13.5.2018
O şarkı Tunus’ta söylenmeye devam ediyor
8.5.2018
Aynı yoldan geçmişiz biz”den, “Ez oğlum”a..
6.5.2018
Mebus namzeti sayısı artarken...
1.5.2018
‘Oslo görüşmeleri’nden notlar...
29.4.2018
Herkes evine dönerken...
26.4.2018
Yine ‘tarihi seçim’ yine mi ‘şer ittifakı’?
24.4.2018
Hattımızda bir izleyicimiz var...
22.4.2018
Erken seçimlerden geç kalmamış tavsiyeler
19.4.2018
Diyojen-Trikopis ittifakı seçimlere mi giriyor?
17.4.2018
Bana Suriye hakkında ne düşündüğünü söyle...
15.4.2018
Türkiye’yi boğan o dalgaların sonu...
13.4.2018
Sandıktan çıkan Hünyadi Yanoş
8.4.2018
Anadolu Ajansı’nın geçtiği bir haberden sonra olanlar...
6.4.2018
Hıncını dava zannetmek..
3.4.2018
Bir hatırattan öğrendiklerimiz...
2.4.2018
Rahibi katille yargılamak...
29.3.2018
Bir fotoğraf karesinin hikayesi...
27.3.2018
Bir gün gazetelerden okuruz...
22.3.2018
Demokrasiyi trollemek
19.3.2018
Larda yüzen alsancak...
16.3.2018
Vatan ve millet için dolandırılmak...
13.3.2018
Tarihsel bağlam değişince...
11.3.2018
Yerli, milli sarıklı bir ihtilalci
10.3.2018
Bütün Batılılar ikiyüzlü ve kötü mü?
6.3.2018
Faydalı yalanlar, faydasız gerçekler
4.3.2018
300 koyunu alıp gitmek...
2.3.2018
“Savunan adam”ı savunan adam...
27.2.2018
Üç sayfada anlatılamayacak kadar...
23.2.2018
Mahallenin törelerine ihanet edince...
20.2.2018
“Adalet yerini buldu” diye diye..
18.2.2018
Zehirli ağacın meyveleri
15.2.2018
Ne halkların ne demokratik bir kongre
13.2.2018
Esad kazanınca siz de kazanmış sayılacak mısınız?
11.2.2018
Unutmanın bahanesini bulamayınca; unutturuldu...
9.2.2018
‘Haçlı İttifakı’nın sonu
6.2.2018
CHP’nizi nasıl alırdınız?
4.2.2018
İhbar et, kapat, yakala kurtul
1.2.2018
Saatleri bir kere daha ayarlamak...
30.1.2018
Hatasız kullar, anakronik ahlaksızlıklar arasında...
28.1.2018
Boğaz’dan Silivri’ye devam eden karanlık gece
25.1.2018
Konuşmasak da aklımızda bulunsun
22.1.2018
Bu bölüm dizide yok
18.1.2018
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
15.1.2018
Kanaat notuyla tutukluğun devamına...
12.1.2018
Herkesin canlı yayında izleyebildiği değerler eğitimi...
7.1.2018
Mahmut Hoca, Kazım Efendi, Yaşar Usta’dan daha gerçek bir kahramana veda...
4.1.2018
Her iktidar kendi muhalefetini seçer
2.1.2018
Post-travmatik 2017’ye veda...
28.12.2017
Meclis’in faydaları üzerine...
26.12.2017
İsrailli gazeteciden tokat gibi sözler
24.12.2017
‘Araplar bizi neden arkadan vurmuştu’?
19.12.2017
Hamasetten taharet, setr-i avret...
18.12.2017
New York’taki davanın uzun hikayesi
13.12.2017
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
8.12.2017
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
6.12.2017
Has ipek kendini kırdırmaz
28.11.2017
Midilli açıklarında batan bir tekne üzerine...
23.11.2017
Ne yaptıklarını biliyor muyuz?
21.11.2017
Milli ve yerli Rusçuluk
20.11.2017
Tabelalara sığmayan bir adam
16.11.2017
Adalete açılan bir kapı
13.11.2017
Atatürk haklı mı çıktı?
9.11.2017
Yeni Türkiye’nin alternatifi ‘Eski Türkiye’ mi?
6.11.2017
Devam filmi: Büyükada-2
2.11.2017
Doğu ve Batı arasında...
31.10.2017
Türkiye’de hukukun genel ilkelerine giriş
26.10.2017
Mutfakta biri mi var?
24.10.2017
Milli sporumuz; ajan yakalamaca...
22.10.2017
Bir bilmecem var çocuklar
17.10.2017
‘İrtibat görevlisi’nin irtibatları...
15.10.2017
‘Haşhaş’tan ‘haşhaşi’ye bir krizin hikayesi...
10.10.2017
“Büyükada casusları” deşifre oldu
8.10.2017
Üç tarz-ı siyaset
5.10.2017
Bir algı operasyonu daha deşifre oldu
3.10.2017
Belki de papazdır
1.10.2017
O bayrağı neden salladılar?
26.9.2017
‘Kuzey Irak’, referandum ve gazetecilik
27.9.2017
Bölgede istikrar vardı da...
24.9.2017
Onlar bunu çok iyi biliyor
22.9.2017
Görünmez kralın sürekli uzayan burnu...
19.9.2017
Görünürde suç unsuruna rastlanılmayan
18.9.2017
Bir 'korktuğunun başına gelmesi' hikâyesi
14.9.2017
Güçlü ve büyük bir Türkiye için..
12.9.2017
İnsansız araçlar ve insanlı sorular...
9.9.2017
İkinci sezonu şimdi kim yazacak?
8.9.2017
Dicle'den Naf Nehri'ne akan sular
5.9.2017
Dünyada bizden başka insanlar da olabilir mi?
3.9.2017
Bayram ziyaretleri için faydalı bir rehber
31.8.2017
Bu coğrafyanın dertleriyle biten bir ömür
29.8.2017
Hikayeleri tektipleştirmek...
27.8.2017
Tarihi fotoğraftan adam çıkarmaca...
24.8.2017
Karanlık bir gecenin sonunda..
22.8.2017
İstanbul trafiğine takılan darbe
20.8.2017
Yalova iskelesine yanaşan bir tekne
17.8.2017
Köprünün karşı tarafındakiler
14.8.2017
Havasına, suyuna, taşına ve marşına...
10.8.2017
12 bin TL'yle Meclis kürsüsünden neler söyleyebilirsiniz?
8.8.2017
O binbaşı ihbar için neden MİT’e gitmişti?
6.8.2017
Büyükada'da aksayan vapur seferleri üzerine...
3.8.2017
Ehliyet, liyakat sadakat, Diyanet
1.8.2017
Hürriyet, müsavat, uhuvvet, adalet...
27.4.2017
FETÖ’den ‘soruşturulan’ ilk bakan
24.4.2017
Atatürk’e babasından miras kalan kitap
22.4.2017
Atı alıp Üsküdar’da biraz dinlenmek...
18.4.2017
Fi
15.4.2017
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -11
13.4.2017
15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -10-
10.4.2017
15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -9-
8.4.2017
Âdeta bir iddianame ve herkes için adalet
5.4.2017
15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -8-
5.4.2017
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -7-
2.4.2017
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -6-
20.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -5-
16.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -4-
15.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesinden öğrendiklerimiz -3-
11.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -2-
9.3.2017
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz...
23.8.2015
90’lı yıllar; sizin de bildiğiniz gibi değil…
17.8.2015
PKK’nın fantezileri, Kürtlerin gerçekleri
11.8.2015
Şimdi söz sırası kronolojide
9.8.2015
Hiç atanamamış bir öğretmenin bize anlatmaya çalıştığı...
7.8.2015
Peki ya bir bebekten canlı bomba doğuran karanlık?
5.8.2015
Türk entelijansiyası nasıl kafayı yedi?
3.8.2015
Kürdistan İşçi Partisi'nden Kürtleri ve işçileri korumak...
29.7.2015
Silah bırakmak için öldüren bir örgütün çok acıklı hikâyesi...
27.7.2015
Lizbon’da 32 yıl önceki o acı günün hatırası için....
26.7.2015
Radikal ama artık hiç şık değil
23.7.2015
Akın var akın ölüme akın...
20.7.2015
İslamcı delikanlılar ne zaman nargileyi bırakır?
18.7.2015
Katı olan her şeyin buharlaştığı bir ramazan
13.7.2015
Kesin baraj altında kalacak silahlar…
10.7.2015
Dinleme iftiraları bir bir çökerken…
8.7.2015
“Eee barajı geçtik şimdi ne yapacağız?”
6.7.2015
Bağımsız Jüri’nin en büyük ödülü…
5.7.2015
Açık renkli, tenteli, spor arabanın şoförü
1.7.2015
Siyasi tekfircilik de öldürür…
28.6.2015
“Çok yakışıksız iddialar” üzerine...
24.6.2015
Yemin ederken ayağını kaldıranlar koalisyonu…
23.6.2015
Aşırı yalan söylemekten kaynaklanan ölümler…
21.6.2015
“Seni Başbakan yaptıracağız”
19.6.2015
İslamköy’den gelip, İslamköy’e dönmek…
12.6.2015
Frank Underwood’un aklındaki muhtemel koalisyon…
10.6.2015
Seçimler sonucunda ortaya çıkan seçimler üzerine...
7.6.2015
Zorunlu bir teşekkür yazısı…
3.6.2015
Aşırı platonik bir aşk hikâyesi…
1.6.2015
Deşifre edilmeyi bekleyen gerçekler…
29.5.2015
Bir gün bir adam bir ağaçtan düşmüş…
27.5.2015
Açılmayan sandıklardan çıkan ilk sonuçlar…
24.5.2015
İlk çok partili seçimlerde çocuklar gibi şendik…
23.5.2015
Hiç komik değil
22.5.2015
Habertürk’te soruldu: AK Parti'yle koalisyon yapar mısınız?
21.5.2015
Cemil Bayık Samsun’a da çıkacak mı?
19.5.2015
Bir zamanlar laiklik tehlikedeyken…
17.5.2015
Başına gelecekleri öğrenmek ister misin Sisi?
14.5.2015
Yoksa Evren’in cenazesine ABD elçiliği bir çelenk dahi göndermedi mi?
12.5.2015
Yeni Türkiye’den eski bir darbeciyi uğurlarken…
10.5.2015
Yıkık bir minarenin büyük direnişi…
4.5.2015
Yirminci yüzyılın 98 yılının hikâyesi…
1.5.2015
Laiklerin demokrasiyle imtihanı
30.4.2015
Nusaffigu Cemian
28.4.2015
Hüseyin Albay’ı ‘yargıdan’ kurtarmak/Filmin başı…
26.4.2015
“Bu İttihatçı tayfası bizim neyimiz oluyor?”
25.4.2015
100 yıl sonra perde-i zulmet açılırken…
23.4.2015
HDP bildirisinin baskı sırasında kaybolmuş sayfaları…
20.4.2015
Ah işte tam yaşanacak bir Türkiye...
19.4.2015
70 yıllık bir Ankara polisiyesi…
18.4.2015
Biz Türkiye’nin haysiyetli insanları…
16.4.2015
Erozyona karşı mücadele eden silahlı bir izci örgütü
8.4.2015
Seçimin şimdiden kaybedenleri…
06.04.2015
“Tanrım bu son çılgınlık olsun”
04.04.2015
Başınızdaki beyaz bereler…
01.04.2015
Laiklerin demokrasiyle imtihanı
31.03.2015
Özel bir mesele
29.03.2015
Edirne mahreçli bir ajans haberi üzerine…
28.03.2015
803 bin 875 kişinin hakkına girmek…
24.03.2015
Dağlar, insanlar hatta ölüm bile yorulduysa…
22.03.2015
Çamurlar içinde tertemiz bir şeyi ararken…
19.03.2015
Yaklaşıyor yaklaşmakta olan…
16.03.2015
“Altın nesli” çalmak…
14.03.2015
Kadavralar laiktir laik kalacak…
10.03.2015
Komşusunun evinin yangınında yumurtasını pişirmeye çalışanlar...
08.03.2015
İnce Memed’in ‘resmi’ tarihi
05.03.2015
Siz neden burada değilsiniz Ahmet Bey?
02.03.2015
Dokunan sadece yanmıyormuş demek...
01.03.2015
1000 yıl sürecek bir 28 Şubat…*
26.02.2015
Havan ve obüslerin barışa hizmet ettiği an…
24.02.2015
Dost ve kardeş Rojava…
22.02.2015
Şiddetin tarihine bir katkı…
21.02.2015
9 canlı çözüm sürecinin kalp atışları…
19.02.2015
Bir eski Türkiye hatıra müzesi olarak Pakistan…
18.02.2015
Sanki biri yalan söylüyor…
17.02.2015
“Durumlar kötü, IŞİD bize yaklaştı”
15.02.2015
Demokrasiyi kurtaran adamın ardından...
12.02.2015
Siyaset > istihbarat!
10.02.2015
Cumhuriyet’in Diva’sına veda…
08.02.2015
Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana…
03.02.2015
Bir “sızıntı” hikâyesi…
01.02.2015
'Kısmen' bile adil olmayan bir rapor
29.01.2015
Alexis’i alıp, Yunanistan’ın borçlarını kapatmak
27.01.2015
Cumhuriyet’in “Bir Numarası” kim?
25.01.2015
Bir eski Türkiye hikâyesi…
22.01.2015
Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı? -3-
20.01.2015
Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı? -2-
19.01.2015
Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı?
18.01.2015
Gezi’nin “kullanışlı aptalları”
18.01.2015
Ey özgürlük, senin adına ne cinayetler işleniyor
13.01.2015
Şer eksenine karşı hayr ekseni…
10.01.2015
Muhammed için Ahmed’i ve Mustafa’yı vurmak ya da...
08.01.2015
Tatava yapma, New York mafyasına bas geç…
06.01.2015
“Kimsenin atıfetini istemiyorum”
04.01.2015
PEGIDA Türkiye şubesi ne zaman açılacak?
03.01.2015
Kuveyt’te gazetecilik yapmanın keyfi üzerine…
31.12.2014
2014 yılında ne olmadı?
30.12.2014
Kaçırdığınız şey…
27.12.2014
“Tehlike’nin farkında mısınız”dan “Girilen tehlikeli yollara”
25.12.2014
Silahsız bir hareketin silahları
23.12.2014
Sana hâlâ yalan söylüyorlar şakirt!
21.12.2014
Sana yalan söylüyorlar şakirt!
18.12.2014
Ferşad’ın babası kimdi ve ne yapmıştı?
16.12.2014
Paralel devletin çekilmiş en net fotoğrafı…
13.12.2014
İklim nasıl değişti ve Akdeniz oldu?
09.12.2014
Kafamda bir tuhaflık-2
07.12.2014
5816
05.12.2014
Toparlanın gitmiyorlar
04.12.2014
“Yasakoyucunun takdir alanına elatma olur”
02.12.2014
“Bize Ankara hükümeti verin”
30.11.2014
Karanlıkta parıldayan yıldız
28.11.2014
Ya meczupluk ya demokrasi
27.11.2014
Saksı değiller
24.11.2014
Dersim özür sırası
20.11.2014
''Belki inanılmaz gelecek ama''
18.11.2014
Siz bakmasanız da olur
16.11.2014
Biz seni unutmak için…
13.11.2014
İstanbul’un doğusunda bitmeyen oyun
10.11.2014
Yolumuz düştü Hacıbektaş’a…
08.11.2014
Küçük Kara Balık yola devam ediyor
05.11.2014
ABD’ye değil, Barışa Bak
03.11.2014
Genç (Amerikalı) subaylar rahatsız…
02.11.2014
Amerikan elçisinin bu makale için Hariciye’ye müracaatı beklenebilir
01.11.2014
Beyaz atlı sekülerler gelmeyecek Aysel Hanım!
30.10.2014
Hepiniz oradaydınız be…
28.10.2014
PKK’nın içinden ‘Chucky’yi çıkarmak…
26.10.2014
Amber taşından çıkan dersler…
22.10.2014
Yandash medyadan haberler…
21.10.2014
Bildiğiniz gibi değil
19.10.2014
2000 yıllık hesaplaşmanın mağduru olan bir korseci…
17.10.2014
Failleri meçhulleştirmek…
15.10.2014
'Tükürüğümüzle boğarız’ın dönüşü…
13.10.2014
Hacıyatmaz
11.10.2014
PKK’nın Cadı Avı…
09.10.2014
Elinizdeki o benzin bidonunu yavaşça yere bırakın…
07.10.2014
Türkiye’nin PYD’ye desteğinin açık delili
05.10.2014
Isn’t it a b…
02.10.2014
Bir kapatıp açsanız
30.09.2014
Kuru derelerde boğulmadan…
28.09.2014
46 yıl önce gelen bir mektuba cevap…
23.09.2014
“Sözde rehin tutulan” gerçekler…
21.09.2014
Yaslı gittik, şen geldik
18.09.2014
Hacı Bayram-ı Veli’ye 100 yard uzakta…
16.09.2014
Dağları bombalayarak IŞİD biter mi?
14.09.2014
İyi şanslar Gudrun Hanım…
13.09.2014
“Allah Bizimle” ama…
08.09.2014
“Enteresan bir yapı” hakkında…
06.09.2014
Tamam, bakmıyoruz…
03.09.2014
Ankara’daki paralel Pleasantville
02.09.2014
Savaş bitti teğmen!
31.08.2014
Medeniyet dediğin…
29.08.2014
Alışırsınız, alışırsınız...
28.08.2014
13 yıllık bir Benjamin Button hikâyesi
25.08.2014
Kandil dağından bile görünen marjinallik…
24.08.2014
Köşk’ün duvarına asılan son tablo…
21.08.2014
Almanlar bizi dinleyince…
18.08.2014
Yeni Türkiye’de yaşama rehberi
18.08.2014
Siyah beyaz bir film gibi biraz…
15.08.2014
Ahmet Davutoğlu neden iyi bir Başbakan adayıdır?
13.08.2014
Acımadı ki…
10.08.2014
Bir Cumhuriyet Prensesi’nin İntiharı
09.08.2014
Çok affedersiniz…
06.08.2014
Geriye bir tek uçak bileti kalmıştı…
04.08.2014
Ve rahmetullahi ve berekatühü…
03.08.2014
Ve aleyküm selam…
31.07.2014
Kullanışlı aptallık-4S
27.07.2014
Lüzumundan fazla münevver…
26.07.2014
“Allah’ına kurban” sesleri arasında bir frak sohbeti
21.07.2014
"Venezuela kadar olamadık…"
20.07.2014
Radara takılan yalanlar…
18.07.2014
Birlikte dans edelim mi?
16.07.2014
Kımıl zararlıları üzerine…
14.07.2014
Bir karınca ile ağustos böceği hikâyesi
13.07.2014
Bak ben gülüyor muyum diktatör!
11.07.2014
Pasta için Marie Antoinette
09.07.2014
Bir aydın sınıfının ölümü
08.07.2014
Benim cici Müslümanım
06.07.2014
Gelin Hanım/Damat Bey AKP’li çıkınca…
04.07.2014
Öteki Türkiye’den haberler…
02.07.2014
Filmin katarsis anı...
29.06.2014
Ayasofya’da bir Ramazan gecesi…
27.06.2014
Güneş gözlüklerinizi takın…
24.06.2014
Mavi gazetenin ağızlarda bıraktığı biftek tadı…
22.06.2014
Öngören cumhuriyet
20.06.2014
Muhalefetin çatı adayı aslında kimdir?
17.06.2014
IŞİDmeyen kalmasın: İşte o deliller
15.06.2014
İpek Hanım’ın bir çiftliği var…
14.06.2014
“Aman Ali Rıza Bey, ağzımızın tadı kaçmasın”ın sonu…
12.06.2014
Bugün, 11 Haziran 2014. Çözüm süreci hâlâ devam ediyor
09.06.2014
Savaş için son nesil...
09.06.2014
Uçakların kendilerini evlerinde hissettikleri havaalanı…
07.06.2014
Bilderberg komplolarını çökerten davetli listesi…
04.06.2014
Hamasete karşı ehliyeti savunmak…
03.06.2014
Nefret etme ne olur…
01.06.2014
31 Mayıs Gerici Ayaklanması
30.05.2014
Her ağacın kurdu özünden olur
28.05.2014
Bu aşırı sağ bir yerlerden tanıdık ama…
27.05.2014
Cevdet Bey ve oğulları ve kapıcıları…
25.05.2014
Yassıada’daki Fenerbahçe
24.05.2014
Ya Allah, Bismillah’la açılan Ford fabrikası…
22.05.2014
Müstahak mısınız?
20.05.2014
Sakallılar ve Marx…
18.05.2014
Aşırı nefretten kaynaklanan ölümler…
17.05.2014
Dik dur ve eğil!
15.05.2014
Varsa…
13.05.2014
Herkesi kucaklayan cumhurbaşkanı; Hello Kitty!
11.05.2014
Bir gecede cahil olan ordinaryüs profesörün hikayesi…
10.05.2014
Korkma, titre…
07.05.2014
Özgür olmayan basında bir gün…
05.05.2014
Özgürlük Evi’nde kısa bir gezinti…
02.05.2014
Polise atılan Swarovski taşları…
30.04.2014
Size yalan söylediler Herr Gauck!
29.04.2014
Cesur adım sırasında bekleyen…
27.04.2014
Gömlek
25.04.2014
Hatırlayalım ki unutabilelim
24.04.2014
AK Parti, 1 Mayıs’ta Taksim’e!
22.04.2014
Beyaz Türk sahillerine vuran bir armut hakkında…
19.04.2014
Tasfiye nedeniyle zararına satışlar…
17.04.2014
Heyecanlı bir abiye küçük bir hatırlatma…
16.04.2014
Kahır ve elem dolu bir siyaset mühendisliği hikâyesi
15.04.2014
“Türkiye’nin jeopolitik önemi”nin geri dönüşü
13.04.2014
Çankaya İlköğretim Okulu yine bildi
11.04.2014
Beraber yürüdük biz bu yollarda vs. Gül döktüm yollarına
07.04.2014
Ergenekon Ansiklopedisi’nden bir madde…
06.04.2014
En kuvvetli ‘Turbun büyüğü’ adayı…
04.04.2014
İmparatorluğun çöküşünü izlediniz
02.04.2014
30 Mart 2014: Kazananlar ve kaybedenler
30.03.2014
Tatava yapınca üzerine basılıp geçilmiş bir kadının hikâyesi…
28.03.2014
Bir balkon konuşmasına ne dersiniz?
26.03.2014
Hülooooğğ
23.03.2014
Altın Nesil’in ayarı düşük çıkınca…
21.03.2014
Mahrem Hizmetler’e giriş…
19.03.2014
Düşününce insanın gerçekten ‘yüreği ağzına geliyor’
17.03.2014
Şehzade Mustafa’nın son isteği: Oy Ver!
16.03.2014
“Ölümsüz”, “asla unutulmayacak” gençlerin hikâyesi…
14.03.2014
hukumetdustumu.com
10.03.2014
Davaları kim boruya çevirdi?
09.03.2014
‘Oy demek ırz demektir, ırzımızı korumayalım mı?’
07.03.2014
Hüseyin Albay’ı ‘yargıdan’ kurtarmak…
05.03.2014
Koyun sürüleri vs çakal sürüleri
03.03.2014
O kadar…
02.03.2014
Bir cinayetin çok tuhaf ve vahim hikâyesi
28.02.2014
TÜBİTAK nasıl sıfırlandı?
27.02.2014
Başbakan’ı çeteye boğdurmak…
24.02.2014
Güzelim TC’yi bir muhaberat devletine çevirmek…
21.02.2014
Merve ile Safa arasında bir yerde…
18.02.2014
Peki o kayıtta devlet ne diyor?
16.02.2014
Sağ kruris iç altı kısımda 3 adet 0.2 santimetre sıyrık
14.02.2014
‘İrşad İmparatorluğu’
12.02.2014
Siz bu hallere düşecek medya mıydınız?
10.02.2014
Bir cisim yaklaşıyor
09.02.2014
Oksimoronlar aptallara karşı...
07.02.2014
Alenen savaş kışkırtıcılığı!
05.02.2014
Kullanışlı bile olmayan bir aptallık üzerine…
03.02.2014
279.889 kişinin hakkına girmek…
02.02.2014
İtalyanca “Adaletin bu mu dünya” nasıl denir?
01.02.2014
O şövalyeler beyaz atlarına binip gelmeyecek...
29.01.2014
Devlet ve cemaat işlerini birbirinden ayırmak…
27.01.2014
Veli Küçük’ü bile isyan ettiren ırkçılık…
26.01.2014
TÜSİAD: Muz ve Ananas Üreticileri Birliği
22.01.2014
Bırakınız geçsinler!
21.01.2014
‘Hepimiz Hrant’ız’ bence ne demektir?
19.01.2014
Her taşın altında olmasa da...
18.01.2014
Nasıl ‘Kafes’lendik?
16.01.2014
Cehalet Perdesi’ni indirmek…
13.01.2014
Suriye’nin Dostları, Açık Toplum’un Düşmanları
12.01.2014
Pazar komploları
11.01.2014
Filmin sonunda Bruce Willis de ölü çıkınca...
08.01.2014
Devlet resmen özür dilemeli
06.01.2014
Bir ‘kumpas’ın hikâyesi…
05.01.2014
Montesquieu’nün terliği
01.01.2014
2013’ten 2014’e ne kaldı?
30.12.2013
Dokuz
29.12.2013
Beyaz tavşanı takip et…
27.12.2013
"Allahümme ecirna min şerrin istihbarat!"
20.12.2013
Yaralı, tepeden tırnağa herkes yaralı…
18.12.2013
Siyaseti savunma zamanı
17.12.2013
Paralel devlet artık hatta karışabilir mi?
15.12.2013
Bu fotoğrafın ne tarafında kaldınız?
13.12.2013
Şantajcı demokratlar
11.12.2013
Peki, gazetecilik mahkemesi de tahliye kararı verir miydi?
09.12.2013
Rus istihbaratı bizim medyayı nasıl kullandı?
08.12.2013
Mandela Milli Barış Ödülümüzü neden reddetti?
06.12.2013
İstihbarat savaşlarıyla 7 yılda katiller kaçarken...
05.12.2013
Yaptığına şantaj denir, böyle habere montaj denir
04.12.2013
Gazeteciliğin fişini çekmek...
02.12.2013
Ölüm döşeğinde bile esirgenen takdir hakları
01.12.2013
Başına gelmeyen kalmamış bir “bitirme planı”nın hikâyesi
29.11.2013
Gayretullah’a dokunma, yanarsın…
27.11.2013
Başbakan’ın hakkı Başbakan’a, Hocaefendi’nin hakkı Hocaefendi’ye…
25.11.2013
Yeni bir Orta Doğu kurulur ve Türkiye orada yerini alır
24.11.2013
Pek hayırlı bir persona non grata vakası
20.11.2013
Işınla onları Scotty
19.11.2013
Korkmayın, gerekirse ablamız kurban olsun size…
18.11.2013
Teslim olun, bu bir barıştır!
17.11.2013
Zamanın ruhu Diyarbakır’dan bir kez daha geçti
15.11.2013
Benzer versus Türkiye
13.11.2013
AKP iktidarının Şivan Perwer’in özel hayatına müdahalesi
13.11.2013
Vealeykümselam
11.11.2013
Yeter Hanım’dan harika bir mantı tarifi
10.11.2013
Atatürk’ün cenazesinde ölen Paul...
08.11.2013
Fatih-Harbiye artık o kadar uzak değil
07.11.2013
Arkadaşlar, aramızda NSA tarafından dinlenmeyen var mı?
03.11.2013
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkaramadığında...
30.10.2013
Kemalizm 4S
28.10.2013
Bir tuğgeneral öldürüldü, bir devlet rutin dışına çıktı
25.10.2013
Aman ne olur oylar bölünmesin
23.10.2013
Washington’un kaleydoskopundan görülmeyen…
21.10.2013
52 yıllık mutlu evliliği bitiren bir aldatma hikâyesi
20.10.2013
Merkez medya ‘merkez’e!
19.10.2013
Simit sat, onurlu yaşa gazeteci!
15.10.2013
Vatandaşın etinden sütünden derisinden faydalanan devletin sonu
13.10.2013
Varlığını armağan etmiş genç bir adamın hikayesi
11.10.2013
Büyük okyanusları aşıp, kuru derelerde boğulmak…
09.10.2013
Resmî Gazete’nin bile gerisine düşmek…
08.10.2013
Türkiye'de bir kelebek kanat çırptığında...
06.10.2013
No country for old liberals*
04.10.2013
Kandil’e havadan Hannah Arendt kitapları atmak
02.10.2013
Ovada siyasetin önündeki engelleri kaldıran mıntıka temizliği
30.09.2013
Başımıza geçirilen o beyaz çuvaldan kurtulacağımız gün
29.09.2013
Çılgın Türkler bize kaldı yadigâr
27.09.2013
İşte “o kafa” demokratikleşme paketini açıklayacak
25.09.2013
Laikler demokrat olabilecek mi?
23.09.2013
Hakkaniyetten ayrılanı nasıl kurt kaptı? -2-
22.09.2013
Hakkaniyetten ayrılanı nasıl kurt kaptı? -1-
19.09.2013
Bir bayrağın altında dört çocuk
17.09.2013
Dedemin gazetesi nasıl benim gazetem oldu?
12.08.2013
Küçük Ergenekon Hikayeleri
04.07.2013
Altın buzağıya dönüş
09.06.2013
#direndemokrasi
28.04.2013
Tarafım belli olsun diye...
18.04.2013
Sakil medyaya rağmen...
16.04.2013
83 gündür ölmeyen insanlar için...
14.04.2013
Ne bölünemedin be Türkiye...
08.04.2013
Artık o taşın altında 126 el daha var
02.04.2013
Kürtlerin Enver Paşalarla imtihanı
28.03.2013
Barış hasar raporu (2)
24.03.2013
Barış hasar raporu (1)
21.03.2013
Hayırlı Perşembe
19.03.2013
Yolda kalan Mezopotamya Ekspresi’ne...
14.03.2013
Koster Cihangir’e de uğrayabilir mi
07.03.2013
Ne sevimli bir diktatörümüzdün...
05.03.2013
Vurun barışa!
03.03.2013
Tam Bağımsız Türkiye için CIA’den destek...
28.02.2013
Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin- 2013
26.02.2013
Cemreden önce Angela düştü
24.02.2013
Gülümseyin, Orhan Pamuk...
17.02.2013
Özel Kuvvetler- Hizmete Özel
14.02.2013
Mr. Oslo’nun dediği oluyor
10.02.2013
Darbecilerimizi affedebilir miyiz
07.02.2013
Dünyaya rezil mi olduk
05.02.2013
49,5’tan sınıfta kalmak
25.01.2013
‘Katiller bulunsun, hesap sorulsun’un Kürtçesi neydi
24.01.2013
‘Katiller bulunsun, hesap sorulsun’un Kürtçesi neydi
20.01.2013
‘Oo sen de başımıza dert olacaksın’
17.01.2013
Böyle buyurdu Zeitgeist
15.01.2013
Birlik ve beraberliğimize kasteden milliyetçiler...
10.01.2013
Vebali büyük olur
06.01.2013
Her Bijî Erdoğan
03.01.2013
Kandil Apo’yu dinler mi
01.01.2013
Güneş gözlüklerinizi takın...
30.12.2012
Gençlik demokrasiyi sevmiyo...
25.12.2012
Uludere nasıl Roboski oldu
23.12.2012
Şu çılgın Mayalar
20.12.2012
Türk solunun Taraf karın ağrısı üzerine
18.12.2012
Mission not accomplished(*)
06.12.2012
Kıyamet kopmazsa...
04.12.2012
Öcalan’ı hapisten MİT mi kurtarmıştı
02.12.2012
‘Tabancayı alacağım, ben de onları öldüreceğim’
29.11.2012
Biz ‘Muhteşem Yüzyıl’ı tartışırken neler oldu neler...
27.11.2012
Kanunî’nin kulağını çekmek
22.11.2012
Türkiye’nin bütün ‘loser’ları toplandık
20.11.2012
Işık, daha fazla ışık...
18.11.2012
Bir Cumhuriyet Prensesi’nin intiharı
15.11.2012
Kore filmlerinin zararları üzerine...
13.11.2012
Yaptığına şantaj denir, böyle aşka montaj denir
11.11.2012
Bana Atatürk’ünü söyle...
06.11.2012
Kasımda barış başkadır
04.11.2012
Google’dan çıkan derin devlet
01.11.2012
Bırakın, Öcalan konuşsun
30.10.2012
Bu değil, bu da değil, daha farklı bir Cumhuriyet...
28.10.2012
Bir itiraf: İmroz’u nasıl Gökçeada yaptık
25.10.2012
Bırakın cumhuriyetlerini kutlasınlar...
23.10.2012
Eyvah müzakereler başladı
21.10.2012
Yarın 22 ekim
18.10.2012
Demokratik ‘yırtma’ planı: AB’ye bi kapağı atarsak...
16.10.2012
‘Filipin demokrasisi’ bile yaptı, biz de yaparız
14.10.2012
Liberal Kemalizm’e ihtiyaç var mı
11.10.2012
Üzgünüm, ben hâlâ o ışığı görüyorum
09.10.2012
‘1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti sona erecek’
07.10.2012
Miss Turkey: Savaşa Hayır
04.10.2012
Kestirmeden Kemalizm
02.10.2012
Alparslan yaşasa oyunu AK Parti’ye verir miydi
30.09.2012
Kimse kızmasın, Balyoz’u yazdım
27.09.2012
Demokrat kesilen kaplan
25.09.2012
Anne bunu PKK’lılar bile yapmaz
23.09.2012
Dinle, Balyoz konuşuyor
20.09.2012
Angelina Jolie’nin ülkemizde oynadığı oyunlar
18.09.2012
Yedi adımda Kürt sorununa çözüm
16.09.2012
Ortada konuşulmayan tek büyük şey var Aysel Hanım...
13.09.2012
Hakkâri’den bir e-mailiniz var
11.09.2012
Tesadüfen savaşın önüne çıkan İzmirli üç çiftçi
09.09.2012
‘Kalabalığın coşkun tezahürlerine artık mani olunamadı’
06.09.2012
Bu cuma camilerde Obama için para toplansın
04.09.2012
PKK Türkiye’yi 90’lara davet ediyor
02.09.2012
İçinden Ortadoğu geçen bir aşk hikâyesi
30.08.2012
Yetenek-sizsiniz PKK
28.08.2012
Peki,sakallı Che'nin Bolivya'da ne işi vardı
26.08.2012
‘Çocuklar öldürüldü, Kürt sorununu çöz’ün ahlaksızlığı üzerine...
23.08.2012
1, 3, 11, 12
21.08.2012
Gerillayla bayramlaşma kaçıncı gün
19.08.2012
Son bayram kartı atıldığında…
16.08.2012
kckadalet@yahoo.com
12.08.2012
Arabayı ata koşturmak...
09.08.2012
Bir diaspora örgütü olarak PKK
07.08.2012
Beyaz Türkleri dağdan indirmek
05.08.2012
Küçük Ülkü’sünü bile mutlu edemeyen cumhuriyet
31.07.2012
Cumhuriyet’in son muhafızı PKK
26.07.2012
Kürtler mutlu olursa...
24.07.2012
Çirto ve virtonun vatanı
22.07.2012
Affet bizi Sinan Usta!
19.07.2012
La ilahe’den illallah’a
17.07.2012
Katillerimiz artık eşittir
12.07.2012
Adı Esadoviç olsaydı...
11.07.2012
Milli sığlıktan stratejik derinliğe
05.07.2012
Mahkeme, Yalçın Çakmak için helal süt emmiş bir örgüt arıyor
03.07.2012
PKK’nın Kürt sorunu
01.07.2012
Hayyal es Taksim
24.06.2012
Ey barış senin adına ne cinayetler işleniyor
19.06.2012
Bak açıklayabilirim...
17.06.2012
Bir gün gerçek adıyla çağırılırsa belki...
14.06.2012
Onun mahkemesi var, özel mi özel
12.06.2012
Tesadüfen barış gelebilir
07.06.2012
Tarihte kasetin rolü...
03.06.2012
Bize her şey artık sizi hatırlatmıyor
31.05.2012
Kibrit çöpü, sabun, çivi, tavuk teleği, ayakkabı çirişi, şiş, tığ, süpürge çöpü, çıra...
29.05.2012
Komplo sevicilik
24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
20.05.2012
Anıtkabir defterini imzalayan gerillalar
17.05.2012
Kupamızı vermiyorlar Baş(ba)kanım!
13.05.2012
Çıktık açık alınla Jean-Jacques Rousseau’dan
10.05.2012
Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz komplolar
06.05.2012
Hiç yanlışsız, hep mağdur
03.05.2012
‘Bana solcular adam öldürdü dedirtemezsiniz’
01.05.2012
‘Bayönder’
29.04.2012
Takashi Kadota Kürt sorununu çözebilir mi
26.04.2012
Ünlü Efendiler...
19.04.2012
28 Şubat’tan tutuklu ‘sır küpü’nün hikâyesi
17.04.2012
Demirel o nikâha niye gitmedi
15.04.2012
Tanklarını kışlaya geri çek Esed
12.04.2012
Miloseviç’in suçu neydi
10.04.2012
Kalaşnikof bile iflas etti ama...
08.04.2012
Türkiye’nin yeni ana muhalefet partisi: İran
05.04.2012
Bu ülkede her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız(*)
03.04.2012
YGS birincisi Antik Yunan’dan çıkabilir
27.03.2012
Yeni Suriye İstanbul’da kuruluyor
25.03.2012
Cumhuriyetin dört ayaklı mağduru
22.03.2012
Bir ülke ateşin üstünden atlıyor
20.03.2012
Hayvanlar iktidara yürüyor...
15.03.2012
Eyvah, İslamcı ulusalcılar
13.03.2012
MİT’le Emniyet Oslo’da görüşsün
11.03.2012
“Korkaksınız siz”
08.03.2012
Son mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
04.03.2012
Parolası: Çevik, işareti: Bir
28.02.2012
Teşekkürler Çevik Bir
26.02.2012
28 Şubat’ın son formu
22.02.2012
‘Sessiz devrimler’ de evlatlarını yer
19.02.2012
Nato’nun babası
14.02.2012
I see cemaat people
12.02.2012
‘O adamla bir daha görüşme baba’
07.02.2012
Ya gazetecilere özgürlük ya yakarız bu gazeteleri
05.02.2012
Esad’a cevap hakkı
29.01.2012
Sizi 1000 TL’lik eleştirebilir miyim Sayın Başbakan
26.01.2012
Fail-i meçhuldü, gizli zamir oldu
24.01.2012
Tane tane tekâmül
22.01.2012
Siz Agos’a değil, Hürriyet’e yürüyün...
19.01.2012
‘Dink’i öldürdüler hiçbir s... olmadı, hepsi kahraman oldu çıktı a... k..’
15.01.2012
O kule yüzünden az kalsın darbe oluyordu
12.01.2012
Demokrat asker yok, demokratik sistem var
10.01.2012
Başbuğ iyiymiş, ordusu kötüymüş
08.01.2012
Beraber yürüdük İlker Başbuğ’la
05.01.2012
Şüphesiz bunda düşünenler için ibretler vardır
03.01.2012
2029’da yapacaksınız ama çok geç olacak
01.01.2012
Kürtleri kaybediyoruz
29.12.2011
MR’da görünen savaş suçu
27.12.2011
Sadece siz siyaset yapmayın diye Ümit Hanım
25.12.2011
Ülkesinin yetimine veda
22.12.2011
Pyongyang’ın taşına bak, gözlerimin yaşına bak
15.12.2011
PKK’nın Diyarbakır Cezaevi: Bekaa
13.12.2011
Hey AKP, cemaat senin için şöyle böyle demiş
11.12.2011
Pensilvanya’ya mı gidiyorsun?
08.12.2011
Biden, Boğaz’da Tülin Şahin’e ne dedi?
04.12.2011
Bu ülkenin kalıbına...
01.12.2011
Mor dağlara ne zaman duman çökecek?
29.11.2011
Hâlâ iyi şeyler oluyor
27.11.2011
Dersim’den sadece devlet mi özür dileyecek
24.11.2011
Peki, Dersimli niye CHP’li oldu
22.11.2011
İYİ ŞEYLER OLUYOR
20.11.2011
Adil olmak gerçekten çok zor bir zanaat
17.11.2011
Mısır’ın devrimci Kıvanç Tatlıtuğ’u geliyor
15.11.2011
Arapları sırtından vurmak...
10.11.2011
De facto diktatör: Atatürk
08.11.2011
Dik durmak
06.11.2011
Türkiye’nin en etkisiz 10’u
04.11.2011
Valla, bu anayasa biraz zor gibi
03.11.2011
Keşke Hatice Belgin de tutuklansaydı
01.11.2011
Benim cici PKK’m
30.10.2011
Alternatif Cumhuriyet Bayramı kutlaması
27.10.2011
88 yıl sonra kutlanacak ne kaldı
25.10.2011
Durun, siz kardeşsiniz...
20.10.2011
Şimdi ben anneme ne söyleyeceğim
18.10.2011
Soldan sola savrulmak…
16.10.2011
Altın Portakal’ın suyunu çıkarmak...
13.10.2011
Söz, devlet sözü
11.10.2011
Meşal Temo’yu kim öldürdü
09.10.2011
Nobel Tevekkül Ödülü...
06.10.2011
10 soruda KCK
02.10.2011
Büyük Türkiye milletinin ilk milletvekili
29.09.2011
Protokoller, yalanlar ve tape kasetleri
27.09.2011
Sarı kabloyu kesmeyince...
25.09.2011
Mağrur olma Türkiye, senden büyük...
22.09.2011
Bu dağlarda da gezme Ceylan
20.09.2011
19 Ocak 2007’deki o telefon görüşmesi
18.09.2011
Müslüman ulusalcılar
15.09.2011
İsviçre barışı neden çöktü
13.09.2011
İsyan Ahlakı, Sorumluluk Ahlakı
11.09.2011
Çingene kız şaşkınlıkla size bakıyor
08.09.2011
İç muhasebe komisyonu raporu
06.09.2011
Kürtlerin Ertürk Yöndemleri
04.09.2011
Cumhurbaşkanı ‘Face’ten arkadaşım
02.09.2011
Milli Barış Günü kutlu olsun...
30.08.2011
Aradığınız e-muhtıraya artık ulaşılamıyor...
28.08.2011
Sarı lacivert bir iktidar hikâyesi…
25.08.2011
Barışı barışseverlerden kurtarmak
21.08.2011
Türk Solu’nun kurucu babası
18.08.2011
Partiya Karkeran Suriye
17.08.2011
Haram aylarda savaş
14.08.2011
Ramazan’da savaş oyunları
11.08.2011
Bana emperyalizmin bir oyunu mu bu
09.08.2011
İstikrar sürsün, statüko büyüsün
04.08.2011
Şaşırıyorum, o halde varım
02.08.2011
Genelkurmay’da bir gün
31.07.2011
Sanal ‘Bir Numara’ kim
28.07.2011
Ziya Paşa bu habere çok sevinecek
24.07.2011
Özgürlükçü faşizm
21.07.2011
Diyarbakır Bingazi olur mu
19.07.2011
Ölümden öte bir köy var...
17.07.2011
14 Temmuz Darbesi
14.07.2011
PKK bugün ne işe yarar
12.07.2011
Resmen şike
07.07.2011
Hoop!
06.07.2011
Fedakâr oğlan
03.07.2011
33 aydın, 33 köylü, iki garson, iki katil
30.06.2011
Ölenleri geri getirecek yasal değişiklik...
28.06.2011
Oktay Ekşi’nin önlenemez yükselişi
26.06.2011
Son bakış...
23.06.2011
‘Barış olmazsa yakarız bu ülkeyi’
22.06.2011
Endişeli yüzde elli...
14.06.2011
O sözü söyledi
12.06.2011
Çankaya İlköğretim Okulu’nda sandıklar açıldı
09.06.2011
Hayaldi gerçek olsun
07.06.2011
Kimmiş ‘enayi’
05.06.2011
21 oyum olsaydı...
02.06.2011
Bir savaşın anatomisi
31.05.2011
Memlekete demokrasi lazımsa onu da biz getiririz
29.05.2011
No mos karişeyamos en B los meseles del hükümet
26.05.2011
PKK-devlet İsviçre Görüşmeleri
24.05.2011
Bir milliyetçi vardı, canı sıkıldı
22.05.2011
232 sayfalık kâğıt parçası
19.05.2011
Ana... dediniz, gerisini de getirin
18.05.2011
Başbakan’ın direksiyon hâkimiyetine emanet
15.05.2011
Ah şu seçim şarkılarının gözü kör olsun...
12.05.2011
Eurovision’a sadakat şerefimizdir
10.05.2011
İki devlet iki PKK
08.05.2011
Git kendini daha da çok ‘sevdirmeden’
05.05.2011
Soğuk savaş bitti. Türkler ve Kürtler; sizin için de Yazdır
01.05.2011
Bir ekmek lütfen ama taze, çıtır çıtır ve laik olsun Yazdır
26.04.2011
Gandi’ye küfrettiren politik çaresizlik
21.04.2011
Bu anayasayı alacağız, başka yolu yok
19.04.2011
Unutalım gitsin
17.04.2011
Çılgın Proje: Yeni bir cumhuriyet kurmak
14.04.2011
Ergenekon silah bıraktı
10.04.2011
HZ:2011-1’in iki numarası
07.04.2011
E: Hiçbiri, F: Hepsi
03.04.2011
Üç hoparlörlü hoca
31.03.2011
İşin Öz’ü: Dokunan yanar
29.03.2011
Ölümüne Fener/Cimbom!
27.03.2011
Hafıza-i beşer Kemalizm ile de malûl olunca...
24.03.2011
Doğu’nun çifte standardı
22.03.2011
Ben bakarken olmaz
20.03.2011
Jandarma’nın Assange’ı
13.03.2011
Askerle solculuk oynamanın 40. yılı
10.03.2011
Yedinci ok
08.03.2011
Onlar nasıl ‘Ergenekoncu’ olabildi
06.03.2011
Bu toprağın en has çocuğuna veda
03.03.2011
100’üncü yıldönümü hesaplaşması
02.03.2011
986 yıl kala 28 Şubat bitti
01.03.2011
Kürt Süheyl Batumlar
27.02.2011
PKK postmodern bir dine dönüştü
25.02.2011
Kaddafi’nin rüyası Libyalıların kâbusu
24.02.2011
Ne güzel diktatörümüzdün sen Albay Kaddafi...
17.02.2011
Orda bir Şirince var uzakta...
15.02.2011
Ya Mübarek konuşursa
13.02.2011
Onlar devrildi, biz model olduk
07.02.2011
Mısır’ın hikâyesi
07.01.2011
Devlet ve Öcalan bu dilde konuşuyor
01.12.2010
Genelkurmay niye başkanlık
28.10.2010
Bir numaralı sanık değil bir numaralı tanı(dı)k
27.10.2010
Hrant Dink’ten ihbar mektubu
21.10.2010
Endişelenme, utan!
19.10.2010
Bana Kemalistler sergi bastı dedirtemezsiniz
14.10.2010
Ben yapmadım miki yaptı
13.10.2010
Kusturicam size bu portakalı...
07.10.2010
Bikini sorunu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8