Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

Suriye'de ipler kopmak üzere


20.1.2018 - Bu Yazı 1101 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye son bir haftadır Afrin’i tehdit ediyor. Gazeteler sürekli bir askeri sevkiyattan söz ediyor. Geçtiğimiz hafta Afrin’de bazı yerlerin vurulduğu söylendi. Erdoğan, her konuşmasında daha sert bir şekilde Afrin’e saldırılacağını, bir koridora izin verilmeyeceğini ilan ediyor.

Türkiye’nin Kürt koridoruna müsaade etmeyeceğini iddia ettiği her seferinde, gözler ABD ve Rusya’ya dönüyor. PYD’nin ABD’yle ittifakı ve Rusya’nın da Türkiye’nin Suriye sahasına karışmasını rejim açısından yanlış bulması düşünüldüğünde Türkiye tehdit ediyor ve sonra sorunu nadasa bırakıyor şeklinde değerlendiriliyor. Fakat bu sefer, gelişmeler her zamanki tehditlerden farklı bir düzeye tekabül ediyor. ABD askeri yetkililerinin Afrin’le ilgili gelişmeler hakkında söyledikleri Türkiye’nin müdahale ihtimallerinin artması anlamına geliyor. ABD liderliği Suriye’nin kuzeyinde kurulan koalisyonun sözcüsü Ryan Dillon, bir gazetecinin Türkiye’nin muhtemel Afrin operasyonuna ilişkin sorusu üzerine “Afrin, koalisyonun operasyon sahası içinde yer almıyor.” açıklaması yaptı.

Türkiye hem Rusya hem de ABD’yle derin bir askeri çelişki içerisine girecek mi?

Girerse, bu askeri çelişkinin derinleşmesinden ne gibi bir beklentisi olabilir?

Yerli-milli mutabakat hükümeti gözünü bu kadar şiddetli bir şekilde karartabilir mi?

Devlet, yaklaşık iki buçuk yıldır beka kaygısıyla hareket ediyor ve son gelişmeler bu kaygının en üst düzeyde yoğunlaştığını gösteriyor. Kaygı, soğukkanlı ve barışçıl bir politikanın belirlenmesinin önünde temel bir engel.

Türkiye Afrin’i neden bir tehdit olarak görüyor?

Bunun nedeni çok açık: Kürtlerin Suriye’de elde edeceği statüko, elde edilecek siyasi kazanımlar, son yıllarda devletin önüne geçmek istediği temel gelişme. Tüm politikalar bu merkezi politika etrafında şekilleniyor. Aşırı milliyetçilerle AKP arasında kurulan ittifak, beka kaygısı üzerinden çok daha etkili bir şekilde hareket etme geleneğine sahip olan güçlerin, böylece aynı zamanda devleti tahkim etme konusunda da mevzi kazanmasıyla sonuçlanıyor. Bir yandan devlet aşırı sağ temellerde yeniden tahkim edilirken, öte yandan 1980 askeri darbesine karşı yıllara yayılan toplumsal mücadelenin kazanımları alınmaya çalışılırken tüm toplum nezdinde devasa bir sorun beliriyor: Beka kaygısına bağlı politikalar, beka sorunu yaratmaya başlıyor.

Bakış açısını bütünüyle değiştirmenin çok kritik bir önem taşıdığı günlerden geçiriyoruz.

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8