Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

31 Mart'tan sonra...


7.4.2019 - Bu Yazı 350 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yerel seçimlerin sonuçları genel bir değişim umudu yaratmış görünüyor. Bu seçimlerde oluşanın bir havadan ibaret olduğunu görmek lazım. AKP’nin Ankara ve İstanbul’u kaybetmesi, tırnak içinde muhalefete bir hava kattı. Ancak Bekir Ağırdır’ın da söylediği gibi bu esas olarak sadece bir duygu hali, politik bir birlik değil.  Bu duygu halinden hızla çıkıp politik olarak atılması gereken adımlara odaklanamamak, ilk keskin virajda savrulmaya neden olabilir.

Önümüzdeki acil politik başlıkları alt alta yazmaya başladığımızda, muhalefetinin havasının neden bir duygudan ibaret olduğunu ve gerçek politik sorunlar gündeme geldiğinde tuzla buz olmak zorunda olduğunu görmek mümkün.

İktidarın son yıllarına damgasını vuran ve Türkiye siyasetini bir o yana bir bu yana savuran temel konu olan Kürt sorunu ve bu sorunun ele alınışına bağlı olarak şekillenen iç ve dış politika konusunda İstanbul’u kaybeden AKP liderliğiyle İstanbul’u kazanan CHP liderliği arasında büyük bir fark yok. Kaldı ki bir farktan söz edilecekse, şunun altını çizmemiz gerekir: en azından vakti zamanında çözüm süreci gibi bir adımı atan AKP, Oslo’dan beri çözüm sürecinin her bir aşamasına karşı çıkan ana muhalefete göre bir adım daha olumlu bir noktada.

Erdoğan da “muhalefetin” zayıf karnının ne olduğunu çok iyi bildiği için balkon konuşmasında hızla sınır ötesi yeni bir operasyon yapacaklarını ilan etti. Böyle bir operasyona en ateşli desteği MHP’nin yanı sıra İP ve CHP liderliğinin vereceğini iddia etmek çok yanlış olmasa gerekir. Unutmamamız gereken Meral Akşener’in siyasal “deneyimleri” ve CHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda takındığı tutumu, birleşik bir muhalefetin mümkün olmadığını gösteriyor. Şu anda kurulduğu iddia edilen birleşik muhalefet sadece bir duygu olarak kalmaya mahkum.

Kürt sorununda çözüm için çabalayacak olanlar bu yüzden bu duygu durumundan sıyrılıp iki noktaya odaklanmalılar: Birisi, barışı savunan Kürt halkının ağır baskı koşullarında kayyum politikasını elinin tersiyle itmesi ve “ben varım, buradayım” demesi. HDP oyları düşse de birkaç il belediyesini kaybetse de bölgede barışı savunmak üzere var olduğunu göstermiş oldu.

İkinci noktaysa, batıda barışı dile getirecek bir kitlesel odağın oluşturulması görevi. İşçilerin ve emekçilerin barıştan başka bir çıkarı olmadığını anlatacak, sürekliliği olan ve kitleselleşmeyi amaçlayan bir barış hareketi.

Kürt’ün “K”sini duyduğunda irkilenlerle bir ve aynı şeymişiz gibi yapmaya bir son vermek gerekiyor!

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Kod8
7.4.2019
31 Mart'tan sonra...
15.3.2019
Haydi göçmenlerle dayanışmaya!
10.3.2019
Barışa inanmaktan vazgeçmemeliyiz
26.2.2019
Çözüm sürecinden sonra
21.1.2019
Hrant'ın katilleri
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net