Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Edward Said’in Filistin’i


30.09.2020 - Bu Yazı 56 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gündem dayanılması zor bir hızla değişiyor. Çok kısa bir süre önce İsrail’in Ürdün Nehri boyunca uzanan Filistin toprağı Batı Şeria’yı ilhak etme planı dünyanın gündemine oturmuştu. Sonra Doğu Akdeniz ve Azerbaycan’da yaşananlar üzdü hepimizi. İsrail’le “normalleşme” adı altında işgali meşrulaştırıp Filistin’i silme çabalarına dönüp bakamamıştık bile. 13-14 Şubat 2019 tarihinde “Orta Doğu’da Barış ve Güvenliğin Geleceğini Desteklemek” başlığı altında Polonya’nın başkenti Varşova’da yapılan dışişleri bakanları zirvesinde normalleşme fikri kabul gördü. Mısır Ürdün ve BAE ardından Bahreyn de diplomatik ilişkiler için anlaşmaya varmıştı bile. Bu normalleşme keşke işgal gücünün çekilmesi, yerleşimlerin iptali, kıyımların son bulması şeklinde olsaydı. Fakat söz konusu durum mevcut hali onaylayan, Filistin halkının onurunu hiçe sayan bir normalleşme. Varşova’daki toplantıda Trump’ın Uluslararası Müzakereler Özel Temsilcisi Jason Greenblatt, İsrail-Filistin çatışmasının bölgedeki çatışmalardan sadece bir tanesi olduğunu, Filistin davası diye bir mesele kalmadığını söylemişti. Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid bin Ahmed Al Halife, “Çocukluğumuzdan beri en önemli sorun İsrail-Filistin ihtilafı. Bunun şöyle ya da böyle çözülmesi lazım” derken genel bezginliği ve teslimiyeti temsil ediyordu. Bölgede çıkarılan ve yıllarca süren çatışmaların neye ve kime hizmet ettiği ne kadar da açık.

İşgal altında oluşu kanıksanmasına rağmen, Filistin hakkında vesikalar biriktirilerek var olmaya devam ediyor ve çatışmaların çokluğu karşısında dikkatler dağılacak, unutulup gidecek sananlar yanılıyorlar. Ne yazık ki yeni fark ettiğim kıymetli bir belgeselden daha söz edeceğim. BBC tarafından gerçekleştirilen, yönetmenliğini Charles Bruce’un yaptığı 1998 yapımı belgesel, “In Search of Palestine-Edward Said’s Return Home.”

Film Osmanlı Lübnan’ında doğan Nasıralı anne Hilda Musa ile Filistinli baba Wadir Said’in 1932’de gerçekleşen evlilik fotoğraflarıyla açılıyor. 1935 Kudüs doğumlu Edward Said’in ülkesine dair hatırladığı en korkunç olay, evlerinin yakınında bulunan Kudüs’teki Kral David Otelinin 1946’da siyonist yeraltı örgütü Irgun tarafından bombalanması ve farklı uyruklardan onlarca kişinin ölmesi. Sonra İsrail devletinin kuruluşuyla 1948’de yurtlarından çıkarılıp mülteci olarak Kahire’ye göçmüşler. Filmde lise ve üniversite eğitimini alıp en prestijli üniversitelerinde hocalık yaptığı yeni yurdu Amerika’dan oğluyla birlikte Filistin’e gelmesi anlatılıyor. İlk durak yıkılmış evlerinin bulunduğu mahalle, sonra okuduğu Hristiyan ilkokuluna gidip listelerde adını aramak. Birçok insanda yaşanan bir hal, aradan yıllar geçse de uzaktaki ülke güncellenmeyip, hafızada terk edildiği andaki gibi kalıyor. Sanki üstüne sayısız cinayet ve yıkım gerçekleşmemiş gibi Said çocukluk bilgisiyle 1946 Deyr Yasin köyü katliamının hayatta kalmış son tanıklarını arıyor. Elinde tesbihiyle heyecanla konuşan yaşlı kadın Um Salah, şimdi olmuş gibi gözlerinin önünde bütün oğullarının kardeşlerinin kuzenlerinin öldürülüşünü anlatıyor. Bu katliamdan sonra köyler kolayca boşaltılmış, evlerinden çıkarılan insanlar mülteci kamplarına doldurulabilmiş. İlk başbakanlardan Nobel Barış Ödüllü Menahem Begin’in “Bu zafer olmasıydı İsrail devleti kurulamazdı” dediği olay.

Elli yıldır her yıl, her saat, her dakika yaşanan bu işgalden utandığını söylüyor Said. Konuştuğu Filistinli üniversite hocaları 1993’te ABD Başkanı Bill Clinton’ın gözetiminde, Rusya’nın şahitliğinde iki devletli çözüm için imzalanan Oslo Anlaşması’nın bile sadece ağır apartheid koşulları sunduğunu söylüyorlar. Dünyanın herhangi bir yerindeki Yahudi birey ne zaman isterse İsrail’e gidip vatandaş olabilecekken, sürülmüş hiçbir Filistinli ülkesine dönemiyor. Birçok belgeselde apaçık görüldüğü gibi burada da Filistinlilerin evlerinin yanı başında buldozerler beklerken, biraz ötedeki tepelerde bembeyaz parıltılı yerleşimler yükseliyor. Tarlası yerle bir edilen yaşlı Arap “Burası benim toprağım ben ektim orayı” derken, Said’in “Ne dersin?” dediği genç askerin ne hissettiğini bilemiyoruz.

Mahmut Derviş ile Edward Said’in yaptıkları sohbet belgeselin en can alıcı bölümlerinde biri. Şair doğduğu Galilee köyünün yerle bir edilişini, İsrail devletinin buraya yerleşim yerleri ve Kibbutz’un inşa edişini anlatıyor. Kişisel hikayesi toprağından çıkarılınca başlıyor böylece. Şiiri oraya dönüyor hep.  

Kendini Arap Amerikalı Filistinli olarak tanımlayan Said en çok “Oryantalizm” kitabıyla tanınsa da orkestra kuran, müzik üzerine eleştiri yazıları yazan bir piyano virtüözü. Akademideki uzmanlığı da edebiyat üzerine. “Kış Ruhu” kitabında “hem pis Arap hem de Anglikan” olmanın yarattığı çatışmayı anlatmış. Derinden etkileyen hatıratı ise Türkçeye “Yersiz Yurtsuz” ismiyle çevrildi.  

Mahmut Derviş kürsüde şiirini okurken onu heyecanla ayakta alkışlayan Filistinli siyasileri, mücadele adamlarını, sonrasında kucaklayan Arafat’ı izleyince, evet diyor insan, son sözü şair söylemeli. Şiirle yurt ve yuva olan bir toprağı kimse ilelebet işgal edemez.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
30.09.2020
Edward Said’in Filistin’i
16.09.2020
'Tokyo'nun idolleri'
9.09.2020
Ceviz ağacı
2.09.2020
'Yeni Zelandalı kardeşlerim'
26.08.2020
Vatandaş Daniel Blake
12.08.2020
Toz bezi
29.07.2020
Asım
22.07.2020
Nereye sığınmalı?
15.07.2020
Fani dünya...
8.07.2020
Herkes herkesle ilintili
1.07.2020
T işaretliler
24.06.2020
İnsan/human nedir?
17.06.2020
Deli ve Dahi
10.06.2020
Ertelenen eşitlik rüyası
3.06.2020
Evsizlerle dayanışma
27.05.2020
Antonioni: Duyguların Macerası
13.05.2020
Fatma hanım
6.05.2020
Omar ve Biz
29.04.2020
Newyork Newyork
22.04.2020
Tecrit boşluk ve Ramazan
15.04.2020
10 Nisan tecrübesi
8.04.2020
Normale dönmesin dünya
1.04.2020
Bal Ülkesi
25.03.2020
Korona tarihi hızlandırdı
18.03.2020
Kovid- 19 günlüğü
11.03.2020
Avrupa’da kaybolan mülteci çocuklar
4.03.2020
‘Böyle Daha Güzelsin’
26.02.2020
Kendini hiçe sayan karınca
19.02.2020
Kadınların saklı derdi
12.02.2020
Kısa film ve fotoğrafla göç
5.02.2020
Filistin Enstitüsü
29.01.2020
Deprem Bakanlığı
22.01.2020
‘Bahçesiz okullar kapatılsın’
16.01.2020
Ekolojik olan etiktir
8.01.2020
Samatya’da bir çanta
1.01.2020
2019 neymiş meğer
25.12.2019
Geleceği öngörme sanatı
18.12.2019
Kadınlar güzeldir
11.12.2019
‘Zannettiğin kişi değilim’
4.12.2019
Tokat’ta ‘mülteciler ve edebiyat’
27.11.2019
2050’de ne olacak?
20.11.2019
Yaşamak hastalığı
13.11.2019
Keçeciler Caddesi
6.11.2019
Şehir sakinleri ne istiyor?
30.10.2019
Kartepe Mutlu Şehir Zirvesi
16.10.2019
Muazzez hanım
9.10.2019
Çocukların kıyameti
2.10.2019
Deprem ve şehir etiği
26.09.2019
Kısa film büyük imkan
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
29.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive