Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Bizi vurmazlar!


17.07.2019 - Bu Yazı 52 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Darbenin 1. yıl anmasında Ümraniye Meydanı’nda gece 02.00 de yaptığım konuşmadan satırbaşları. Kayda geçsin istedim. Bu yıl da aynı hissiyattayım. 15 Temmuz 2017.

Başımızdan korkunç bir olay geçti. Bu ülkenin ekmeğini yemiş suyunu içmiş, milletin kıt kaynaklarından feragat ederek okutup ümit bağladığı insanlar, kadın yaşlı çocuk demeden bu büyük milletin üzerine bomba yağdırdılar. Hiç koloni olmadık deriz ama bu kez ülke gerçek bir işgalden döndü. İşgal kuvvetlerine karşı koymak için dışarı çıkan, namlulara karşı yürüyen kadınlara erkeklere ahmaklar sürüler! diyen zavallı adam, demek ki halkı sürü olarak görmelerini, kolayca vurmalarını sağlayan bir tedristen geçirmiş esir aldığı ruhları. Türk askeri ise bizi asla vurmaz! derken vurulan kadınlar, bize nasıl silah çekersiniz, bize namluları neden çeviriyorsunuz diyen yaşlılar şaşkınlık içindeydi. Fakat en doğru soruyu Çengelköy’de bir kadın sormuştu: Kimsiniz siz?

Kısa zamanda mesele aydınlandı. Ortadoğu’nun bütün halklarını çöp olarak gören emperyal zihniyet, seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tasfiye etmeye karar vermiş, ülkesiyle halkıyla bağları kopmuş yerli kişilerle işbirliği yapmıştı. Halk direnmese, cumhurbaşkanı büyük bir dirayetle Atatürk Havalimanı’na inmeseydi, şu an ülke hala işgal kuvvetlerinin elindeydi. Binlerce insan katledilmiş ve demokrasi isteyenler hapishanelere doldurulmuş olacaktı.     

Çocukluğumuzdan bu güne çok darbeler yaşadık. Birkaç subay ve general darbe yaptığını radyodan ilan eder, insanlar evlerinden çıkmaz, ülke kazanımlarını bütünüyle kaybederdi. Sonra da cuntanın izleri on yıllarca silinmezdi.  60 Darbesi misal, subay hareketiydi, en yüksek rütbeli olan albaydı ve başta bir general olmalı düşüncesiyle Cemal Gürsel’i zoraki ikna etmişlerdi. 12 Eylül desek dörtlü cunta işi götürebilmişti. Peki 15 Temmuz kalkışmasında yüzlerce general ve üst rütbeli yakın yıkın acımayın ateş edin! emrini verirken on binlerce insan neden bütün şehirlerde sokağa döküldü? Bu her şeyden önce demokrasi bilincinde katettiğimiz mesafenin göstergesi. Evlatlarımız darbe hikayeleriyle büyüdü. İçlerinde güçlü bir reddiye gelişti. Digital dünyanın sağladığı iletişim dayanışma haberdar etme imkanları elbette yabana atılmamalı. Gençler boyunduruk değil daha geniş özgürlük istiyor. Kimse yukarıdan aşağıya başöğretmenlik yapılmasını, aşağılanmayı, ikinci sınıf addedilmeyi sineye çekmiyor artık. Uluslararası deneyimlerin sağladığı bilinç de etkili. İslam dünyasında yaşananlar bilinç yükselmesi sağladı. Batılı siyasi mahfillerde Pakistan, Fas, Tunus, Cezayir, Mısır ve İran’da neden demokrasi değil de krallar, şahlar, zalimler, tiranlar ve cuntalar destekleniyor diye sorgulayan, muasırlaşmanın içeriğini tartışan yeni nesiller var.

Ümraniye şehitlerimizden birkaçına yakından bakalım. Askeri Çoban; Diyarbakır Ergani doğumlu, yedi çocuklu, seyyar satıcılık yapan bir kardeşimiz. Akşam namazını kılıp olayları duyar duymaz köprüye koşup şehit oldu. Sevgi Yeşilyurt; Samsun doğumlu, iki çocuk annesi ev hanımı. O da müdahaleyi işitir işitmez köprüye koşup şehit oldu. Onur Kılıç; şoförlük yapan, 93 doğumlu bir arkadaşımız. Ailesi ona kız istemek için Rize’ye gitmiş, hayırlı müjdeli haberi beklerken, evde televizyonun karşısına geçeceğine ülkesinin bekası için köprüye koşup şehit olanlardan.

Elbette sadece kahramanlıkları konuşarak bu fedakarlıkların hakkını teslim edemeyiz. Darbelere karşı duruşun ortak bir değer olarak görülmesi lazım. Her yurttaşın kendini eşit kurucu ve değerli hissetmesi için emek vermek zorundayız. Canını feda edenlere de, onların geleceğini çatışma ve şiddet üzerine değil, eşitlik ve hakça paylaşma üzerine inşa etmek isteyen çocuklarına da akletme ve uzlaşma borcumuz var.

Türkiye bir kez daha bağımsızlık mücadelesi verdi. Toplumda birlikten yana büyük bir arzu ve irade var. Öte yandan insanların şehri, ülkesi, mahallesi ve bütün yaşam alanlarıyla, ekonomik düzenle ilgili taleqpleri var ve yöneticileri seçimden seçime belirlemekle yetinmek istemiyor. Daha etkin, müdahil ve katılımcı olmak, yaşamın hızıyla orantılı biçimde daha sıklıkla dikkate alınmak istiyor. Bu aşamayı kaygıyla değil sevinçle karşılar gereğini yaparsak, darbe gibi kötülüklerden azami ölçüde uzaklaşabiliriz. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
29.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive