Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Mahalle hakkında


5.12.2018 - Bu Yazı 220 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bakkal dükkânındaki konuşmaya şahit olmak bütün gün içimi acıttı. Canı yanmış bir kadın babasının vefatından, cenaze namazı mahalle camisinde kılındığı halde apartman komşularından hiçbir erkeğin törene icabet etmeyişinden söz ediyordu. Bir gün önce uzaklardan da olsa selayı duyduğumu hatırladım. Demek bu genç kadının babası. İnsanların sonu gelmez iş güç telaşları, tükenmez meşguliyetleri,  havanın soğukluğu ya da acil bir yere çağıran telefonlarla açıklanamaz elbette bu durum. Aslında artık hiçbir sorumluluk duymadığımız ve bizi zerre kadar umursamayan insanlarla aynı sokaklarda caddelerde yaşayıp ölüp gidiyoruz. Ev alırken manzarası fiyatı mevkisi genişliği uygunsa sorun yok, binanın içinde kim yaşarsa yaşasın önemli değil, nasılsa selam vermeye bile gerek olmayacak bu şahane hayatlar içinde. Bir manisi yoksa ziyarete gittiğimiz, bir manisi varsa bu manileri ortadan kaldırmak için elimizden geleni yaptığımız, en azından dinleyip hemdert olduğumuz komşuluk buharlaşıp gitti. Misal üst kattaki evimize apartmanın çok yoğun olduğu, herkesin işten döndüğü akşam saatinde hırsızlar gelip bir saat kapıyı kırmaya uğraşıyor ve görmeyen kalmıyor. Hiçbir telaş göstermeden evde rahatça çalışıyorlar. Sonra sokakta birçok evin başına geldi bu. Pervasızlığın sebebi birbirimize sahip çıkamayışımız ve emniyet ve asayiş kurumlarının toplumsal olaylara verdiği önceliği, kişi haklarına gelince esirgemeye dayalı yapısı.     

***

Mahalle derken içimiz iyilikle hasretle doluyor fakat bireyin haklarını kısıtlayan boyutları mahfuz olmak üzere, geçmişe methiye dizmenin, hayıflanmanın ötesine geçmeliyiz artık. Gittiğimiz Anadolu şehirlerinde eski şehir kalıntılarını gördüğümüzde, önceleri böyle geniş bahçeli, konak gibi evlerde yaşanırdı, komşuluk vardı iç çekişlerinden önce, baş döndürücü değişimi ve kontrolden çıkmış sonuçlarını masaya yatırmak lazım. Şehirlerin nüfusları, insan profili, mülki yapılanması, arz talep dengeleri ne kadar farklılaştı. Sonuçta bir zamanlar bir saat yürüyüp tek tük insana rastlanan nice semtler, ilçeler şimdi yürünemeyecek yoğunlukta büyük kalabalıkları barındırıyor. Yeni yaşam ve sosyalleşme biçimleri, tamamen değişen öncelikler, daha önce hayal bile edilemeyecek ihtiyaç listeleri şehirlerin dokusunu ve devletin yapısını kökten sarstı. 

Cenazelerine hiçbir komşunun gelmediği üzgün kadının başına gelenin sebepleri var, ancak bütün süreçleri gözden geçirerek ilerlersek o ciğerdeşen açıklamaya ulaşmak mümkün olabilir. Hiçbir şey bir günde olmadı çünkü. Peki eski mahalleyi ihya etmek şöyle dursun da, değişime, büyük kalabalıklara, bireyselleşmenin haddi aşmasına, nice değerlerin ayak altında kalmış olmasına rağmen gidişat kontrol altına alınabilir mi? Bencil yeni dünya, yırtıcı yeni koşullar içinde dahi daha insani bir yerleşim, asgari nezaketin cari olduğu bir toplumsal yapı inşa edilebilir mi? Müslümanlık iddiası olan bir toplumun inanç değerlerinden, bir arada yaşamanın ilkelerinden bu kadar uzak düşmesi nasıl gerçekleşti ve bu yoldan geri dönüş mümkün müdür?

***

Kimsenin kimseyi tanımadığı mahallelerde anneler neredeyse oniki yaşına kadar olan çocuklarını iki sokak ötedeki okula götürüp getirmek zorunda kalıyor tekinsizliğin tavan yapması yüzünden. Evinin önünde bir kadın tacize, sarkıntılığa uğrayabiliyor hiç kimsenin müdahale etmeyeceği güvencesiyle. Apartmanların küçük özel yeşil alanlarında tek tük yetişen kimi ağaçların meyvelerini toplamak için seferber olan mahalle çocukları, sopalarla fütursuzca dalları  kırabiliyor. Hiçbir hak hukuk helal haram endişesi taşımayan çocuklar büyüyor betonların arasında. Eski mahalleye öykünmek yerine, insanın, ağacın, hayvanın hukukunu koruyacak yeni çağdaş bir mevzuat gerekiyor belki de. Engelli rampalarının önüne aracını bırakmanın, motorsikletlerle kaldırımdan, yaya geçitlerinden tam gaz gitmenin, başka insanların ağaçlarına saldırmanın, keyf için yavru kedileri annelerinden alıp uzaklara atmanın, havyanlar için bırakılan suları tekmeyle devirmenin, savaş aracı gibi jipleri daracık sokaklara park edip insanların ışığını yolunu kapatmanın, çocuk parklarını içki alemleri için kullanmanın, hatta açmış tek bitki olan hanımelini yanaşacağım diye apartman duvarında ezmenin, eski usul silkelenen halılarla aşağı kattaki insanların penceresine darbeler indirmenin, depremle yerinden oynamış binalarda bile hala teraslara tonlarca malzeme yığıp ağır gürültülerle illegal ev inşa etmenin, sonra imar affıyla onaylanmanın bir yaptırımı var mı? İslam ahlakından, ihtiyâra bırakılmış muğlak kul hakkından, şundan bundan geçtik, kimsenin kimseye zarar vermesine izin verilmeyen bir amme hukuku yapılanması neden mümkün olmuyor? İki dinden avare deyimi bu günler için mi yoksa? 

.

Facebook Yorumları

Kod8
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8