Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Adalet, ekmekten önce…


17.4.2019 - Bu Yazı 225 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sosyal medya binbir yüzlü. Bir yönüyle gerçeğin çarpıtıldığı, kimsenin kimseyi dinlemediği anlamak istemediği bir gayya kuyusu. Öte yandan iyi ki böyle bir mecra var diyoruz, çünkü adaletin tecellisine katkısı büyük. Birçok acı olay bu kanaldan gün yüzüne çıkıp kamuya maloluyor. Sosyal medyanın adaletsiz uygulamalardan geri adım atılmasında öncü rolü var. 

Öteden beri eğer kimse duymazsa zenginlerin itibarlıların suçlarının ört bas edilebileceği hissini veren, romanlarımıza filmlerimize de yansımış bir adalet sistemimiz var ne yazık ki. Son örneklerden biri Şule Çet davası. Üniversite öğrencisi genç kız yarı zamanlı çalıştığı bir plazada 20. kattan düşüyor, bütün bulgular atıldığı ve istismara uğradığı yönünde. Bu cinayetin zanlısı olduğu düşünülen iki genç sosyal medya baskısı olmasaydı tutuksuz yargılanacak belki de yurt dışına kaçacaklardı. İntihar etti denilerek kapanacaktı bu yürek yakan dava. Şimdi cinayet, nitelikli cinsel saldırı ve hürriyeti tahditten yargılanıyorlar. Akşam saati orada ne işi var kızın diye başlayan bir dizi eleştiri ise kadınlara yönelik suçlara mazeret arayan akıl almaz insani zafiyetin ürünü.

***

İkinci intihar iddiası Giresun’dan geldi. Bir yıl önce onbir yaşındaki Rabia Naz evinin önünde ölü bulundu. İçi yanan baba Şaban Vatan şüphelerini dile getirip feryat etmese, sosyal medyadaki her meşrepten eğilimden politik görüşten yüz binlerce insan destek vermese, konu kapanıp gidebilirdi, bir de küçücük kıza intihar etiketi yapıştırılarak. Bu kıymetli evlat ve geride kalan acılı yakınları ve kamuoyu doğru düzgün bir soruşturmayı incelemeyi elbette hak ediyorlar. Ölüme araba çarpmasının mı yoksa yüksekten düşmenin mi sebep olduğunu ayırt etmek elimizdeki imkanlarla hiç de zor olmasa gerek. 

Birileri çıkmış Kapadokya’da sırtını peri bacalarına dayayan korkunç oteller inşa ediyor, sosyal medyada büyük bir infial olmasa güzelce tamamlayıp hizmete açacaklardı herhalde. Aynıları Süleymaniye’de yapılıyor ve yeterince tepki verilemediği için hızla tamamlanıyor caminin dibindeki tuhaf yapılar.

Kamuoyu tepkisinin gücü de bir yere kadar. Ankara’da hayvan katliamı yapan adamlar bu kadar infiale rağmen serbest bırakıldı. Canlı yayında papağanına yaptığı işkenceleri gösteren, ona bağırıp çağıran, ayağından asan, yaralayan, sakatlayan, sonunda ölümüne sebep olan Murat Özdemir kimsenin malına zarar vermediği, papağan kendi malı olduğu gerekçesiyle beraat etti. Beş yüz lira para cezası bile yok. Hakim belki de elimde yaptırım içeren kanun maddesi yok ki elim mahkum diyecek. Peki hayvanların “mal değil can” olduğuna dair yasa neden çıkmıyor. İnsana eziyet ve işkence hakkı tanımak en başta insana kasteden bir kötülük. Kafka’nın Ceza Sömürgesi hikayesinde işkence edilenden çok edene seslenilir sanki. Başkasına yaptığını sanırken kendine neden bu kötülüğü yapıyorsun, neden bu kadar alçalıp insanlıktan çıkarak kendini cezalandırıyorsun, bu zelil hali kendine nasıl layık görüyorsun mealinde. 

Kadınlara yönelik şiddete gelince; bu ülkenin kadınları şiddetsizlik için çok büyük emekler verdi, duyanlar için çok güçlü sesler çıkardılar, çalışmalar yaptılar. Hâlâ sosyal medya ve toplum baskısı biraz gevşeyince kurşun yağdıran adamlar serbest kalıyor, tutuksuz yargılanıyor. Muhafazakar camianın bazı akil adamları ise “sor ki neden öldürmüş, neden bıçaklamış, neden kolunu kırmış” diye mazeret üretme peşinde. Samimi içten bilimsel araştırmalarla, kadını mahkum etmeyi alışkanlık haline getirmiş zalim yaklaşımları ayırıyorum elbette. 

***

Sosyal medya etkisini mi bekleyelim Emre Kaklıkkaya için de. Sabah erkenden çıkıp yol kenarında simit satan babasına, hızla gelip çarpan öldüren genç tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış. İnsanın aklına ister istemez geliyor; ölen adam zengin biri, çarpan da yoksul bir genç olsa durum yine böyle olur muydu? Toplumdaki en kıymetli ortak değerimiz güven ve adalet duygusu. Adalet yoksa millet olmaktan söz edilemez. Dil tarih kader birliği ortak gelecek duygusu elbette önemli fakat hepsi adaletin potasında harmanlanmıyorsa hiç biri bizi bir arada tutmaya yetmez.

Son olarak adalet duygusundan yoksun, ne pahasına olursa olsun kazanmak, başarmak, sahip olmak herkesten iyi yaşamak gibi hedeflerle yetiştirilen çocuklara bir örnek. Aşırı hız yapan genç bir kadın duramayıp arabasıyla iki insana çarpıyor, ağır yaralı kadın ambulansa konarken, çarpan kızın ağlayarak babasına söyledikleri: “Arabamı ne hale getirdi, arabamı ne hale getirdiler baba ya. Yol boştu geldi adamla kadın, çarptılar. Ya yürüsenize neden çarpıyorsunuz arabama?

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net