Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Kendini hiçe sayan karınca


26.02.2020 - Bu Yazı 142 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yaralar tazeyken aktarılsa acele etme, kabuk bağlayınca da ayrıntılar için geç kalmış olma riski var. Kıymetli yönetmen Nazif Tunç elini taşın altına koymuş, Karınca(2019) filminde hem eski yaraların kabuğunu kaldırıyor, hem de en taze hikayelere eğiliyor. İntihar eylemi yapmaya hazırlanan genç bir kızın kurtuluşuna kafa yorarken çareyi yaşatma ve var etme geleneğimizden çekip çıkarmak için kadim öğretilere dönmüş. Sadi Şirazi’nin Bostan’ında geçen bir hikayeden; üç çuval unla köyüne dönen adam çuvallardan birini açtığında yuvasından uzaklaşmanın şaşkınlığı ve üzüntüsüyle dört dönen karıncayı görür, onu ailesine çevresine yuvasına kavuşturmak için yükünü aldığı gibi geri döner. Açılış sekansı da etkileyici, filmin hülasası bir metafor. Kamyon şoförü Şemsi bir kuyudan su çekmeye çalışırken ip kopar ama o vazgeçmeyip kovayı ve suyu çıkarmak üzere azimle meşakkatle dibe iner.  

Görmüş geçirmiş Şemsi Hoca nakliye şirketinden aldığı yükünü Güneydoğu’dan İstanbul a götürürken genç bir kızın gizlice kamyonuna bindiğini anlar. Şemsi bilmeden bir intihar bombacısının, ablasının intikamı için ikna edilmiş, oysa Güzel Sanatlar Lisesini yeni bitirmiş olan Fidan’ın hikayesine karışmıştır. Uzun yollara giden bir tır’a atlayıp sergileri gezmek üzere bedava Floransa’ya Napoli’ye gitmeyi hayal eden genç kız, tersine yine uzun yola çıkan bir kamyonla bambaşka bir yöne savrulmuştur. Buradan itibaren öyle güzel şeyler de olur ki hep sürsün isteriz. Kamyonun dikiz aynasından Anadolu’nun sadeliği, huzur verici öteki yanı, ruhu dinlendiren ovaları ve çinko çatılı camilerin etrafında akan köyleri. Kimi kanaat önderlerimizin kadınları sadece cinsellikle anmalarının aksine, Anadolu irfanıyla yoğrulmuş bir erkekle genç kadın arasında güvene dayalı insani bir ilişkiyi mümkün kılmasıyla bile film bizi bir eşikten aşırıyor ve kendimiz hakkında umut bahşediyor. Kamyon şoförü Şemsi 80 İhtilali öncesi sol bir örgütün liderliğini yapmış, cezaevindeki muhasebeyle ruhu derinlik kazanmış, hayatının hiçbir evresinde mertliği, dostlarına sadakati, inandıkları için mücadeleyi elden bırakmamış, devrimin yok etmeyle değil yaşatmayla alakalı olduğu hakikatine ulaşmış. İslama ince ayarlardan, tecellilerin en anlamlısı olan küçük ayrıntılardan giriş yapmış metanetli ve merhametli biri. Çamurdan seramik çalışmalarıyla dinleniyor, kamyonun zulasındaki tahta seccadesiyle, hiçbir gösteriye gösterişe ve yüksek sese gerek duymaksızın inancını yolların durakların doğallığı içinde yaşıyor.   

Fidan’ın ablasının üniversite için İstanbul’a geldiği ilk yıllarda emniyete düştüğü, işkencede öldüğü söylenmişse de aslında örgüt tarafından infaz edilmiştir. Yolda ablası için ağıt söyleyen genç kız, Sultanahmet meydanında kendini patlatarak devletten insanlardan intikamını alacak ve örgütte adını kahramanlar listesine yazdıracaktır. Sol bir örgütten olmasına rağmen bineceği kamyonun şoförünün toplumda mertliği ve dini bütünlüğüyle tebarüz etmiş olmasına dikkat etmesi, bazı değerlerin hangi eğilimden olursak olalım ne kadar içimize ve toplumsal bilinçaltımıza işlediğine işaret. İnfazlar ise üzerine çalışılmamış, yeterince konuşulmamış bir konu olarak nazara verilmiş, adeta solcu bir yazar olan Aytekin Yılmaz’ın Yoldaşını Öldürmek kitabının sinemada vücut bulması. 

Film birçok meseleyi tartışmaya açıyor. Silahlı örgütlerdeki kadın hakları, özgürlük, demokrasi söylemleriyle esir alma, farklılıklara tahammülsüzlük ve örgütteki kadınların bile canlarını hiçe sayma arasındaki yaman çelişkiler. Yoksulların çaresizlerin haklarını savunma iddiasındaki kimi örgütlerin, istenmeyen yollara saptıklarında içeride bir muhasebe yapamamaları, bazı sermaye ve sanat çevrelerinde her koşulda desteklenmeleri. Öte yandan Fidan’ın kurtarılması için solcu ağabeylerden de kendini siper edenlerin var oluşu, cezaevi sürecinde hepsinin şiddete karşı duyarlılıklarının artması. Filmde yeni filmlere yeni kitaplara ve tartışmalara zemin hazırlayan sahneler ve diyaloglar var. Çocuklarının dağdan inmesini isteyen Diyarbakırlı Annelere de, şiddetin çözüm olmadığını düşünen, tek bir insanın canını aziz bilen sol çevrelere de selam verilmiş. 12 Eylül filmlerinin çekilmiş olması ne kadar önemliyse, yeni deneyimlerin sinemada nazara verilmesi de bilinç yükselmes açısından o kadar verimli olacaktır. Düşüncemizin ve yaşamımızın hayatlanması, iyiliğin öncelemesi lazım. Bu bazen karıncanın kendini hiçe saydığı bir zamanda onu hayatla buluşturmaktır. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
1.04.2020
Bal Ülkesi
25.03.2020
Korona tarihi hızlandırdı
18.03.2020
Kovid- 19 günlüğü
11.03.2020
Avrupa’da kaybolan mülteci çocuklar
4.03.2020
‘Böyle Daha Güzelsin’
26.02.2020
Kendini hiçe sayan karınca
19.02.2020
Kadınların saklı derdi
12.02.2020
Kısa film ve fotoğrafla göç
5.02.2020
Filistin Enstitüsü
29.01.2020
Deprem Bakanlığı
22.01.2020
‘Bahçesiz okullar kapatılsın’
16.01.2020
Ekolojik olan etiktir
8.01.2020
Samatya’da bir çanta
1.01.2020
2019 neymiş meğer
25.12.2019
Geleceği öngörme sanatı
18.12.2019
Kadınlar güzeldir
11.12.2019
‘Zannettiğin kişi değilim’
4.12.2019
Tokat’ta ‘mülteciler ve edebiyat’
27.11.2019
2050’de ne olacak?
20.11.2019
Yaşamak hastalığı
13.11.2019
Keçeciler Caddesi
6.11.2019
Şehir sakinleri ne istiyor?
30.10.2019
Kartepe Mutlu Şehir Zirvesi
16.10.2019
Muazzez hanım
9.10.2019
Çocukların kıyameti
2.10.2019
Deprem ve şehir etiği
26.09.2019
Kısa film büyük imkan
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
29.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive