Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Yusuf Kaplan

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Çağ körleşmesi ve ruh üşümesi: Sûr’a üfleme vakti şimdi... (2)


18.6.2018 - Bu Yazı 35 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Doğu da yok, Batı da aslında.

Batı bir inşa; Doğu’ysa bir kurgu, bir Batı kurmacası

yalnızca.

BATI, HAKİKAT’İ YİTİRDİ; DOĞU, DERİN BİR UYKUYA GÖMÜLDÜ...

Batı, hakikati yitirdi; yetmedi, insanın hakikat arayışını da bitirdi: İnsanı çöle mahkûm etti; ayartıcı / pornografik ve saptırıcı / pagan bir açmazın, film, müzik ve spor endüstrisinin neo-pagan âyinlerinde kaybolan baştan çıkarıcı bir çıkmaz sokağın eşiğine sürüklüyor insanlığı...

Doğu’ysa, hakikatin üzerinde derin bir uykuya gömüldü: Batı’nın ayartıcı ve saptırıcı zamanının ve mekânının kölesi olmak için can atıyor adetâ...

İnsan, hiç bu kadar yitirmemişti insanlığını; düşünme melekelerini, düş görme yetilerini bu denli kaybetmemişti.

Başına ne geldiğini, nasıl bir ontolojik yok oluş felâketinin eşiğine sürüklendiğini göremeyecek kadar kalben, zihnen ve ruhen bu kadar körleşmemişti!

Öyleyse, insanı, insanın durumunu, ontolojik yok oluş felâketini konuşmanın tam zamanı şimdi...

ZAMAN AYAKBAĞI, MEKÂN DUVAR İNSANIN ÖNÜNDE!

Zaman ayakbağı, mekân’sa duvar ağ’daş insanın önünde!

Zaman, ruhunu yitirdi; insan çöle, dipsiz bir kuyuya, ayartıcı bir labirente mahkûm edildi, insanın rahmet kaynağı ve pınarı hakikat’in soluğu dünyadan çekilince...

Ruhsuz, saptırıcı / pagan zamanı aşmadıkça, baştan çıkarıcı devâsâ ağ’a dönüşen duvarı yıkmadıkça, diriltici hakikat yolculuğuna çıkamayacağını bilmeli insan.

“Zaman bendedir ve mekân bana emanettir” şuuruna ermeli; emanet bilinciyle donanarak kendi zamanının, hakikatin insanlığın susuzluğunu giderecek ulvî zamanının izini sürmeli; insanlığı zulüm’den / karanlıktan nûr’a / aydınlığa ulaştıracak yeniden doğuş ve yenilenerek doğruluş mekânını, diriliş dünyasını inşa etmeli taze bir ruhla, kanatlandırıcı bir umutla ve çığır açıcı bir ufukla kuşanarak...

ÇAĞ KÖRLEŞMESİ VE RUH ÜŞÜMESİ NE, PEKİ?

Manzaranın tasviri böyle.

Bu manzaranın tarifi, nazariyesi de kısaca şöyle:

İnsanlık, bir çağ körleşmesi ve ruh üşümesi yaşıyor...

Çağ körleşmesi, bütün insanlığın Batı’ya mahkûmiyeti, kendi’nden (kendi zamanından, kendi mekânından, kısacası kendi dünyasından) mahrûmiyeti...

Ruh üşümesi ise, insanın mâverâsını kaybetmesi, mâsivâya gömülmesi, ruhunu yitirmesi...

HEPİMİZ YER-KÜRE’DE YER-KÖRÜ’YÜZ...

Dünya tek bir küre’den ibaret; gökle irtibatını koparan yer-küreye mahkûm insan.

Hepimiz yer-küre’de yer-körü’yüz: Yerimizi de, yönümüzü de yitirmiş vaziyetteyiz ama bunun farkında bile değiliz.

Zaman durduğu, mekân donduğu, insan ruhsuz bir çöle mahkûm olduğu için.

Bu yazı bir çığlık... Bir haykırış...

Neredesin ey insan?

Ne’sin sen?

Nesne mi sadece!

Yer-küre’de yer-körü’sün; ama körleştiğin için, yersizleştiğin için, yerini ve yurdunu, diriltici umudunu ve ulvî ufkunu yitirdiğin için, başına gelen ontolojik felâketi görebilecek durumda bile değilsin.

Sörf yapmıyorsun devâsâ bir ağ’da yalnızca; üzerinde sörf yapılan bir ağsın sen.

Ne zaman ayıkacaksın?

Ne zaman, kendinin farkına varacaksın?

Ne zaman fark olacaksın?

Firak ateşinde yanmaya başladığın andan itibaren tabiî ki!

İyi de, firak ateşi, ne ki?

Ateşten neden korkuyorsun öyle, söylesene...

NÂR YAKAR, NÛR YIKAR...

Ateş var, ateş var!

Biri nûr, diğeri nâr!

Nâr yakar; nûr yıkar, arındırır, tertemiz yapar...

Nâr karanlığa mahkûm eder; nûr arındırır, aydınlığı yaşatır, kendine getirir ve kendinden geçirir insanı.

Nâr bitirir, nûr diriltir...

İnsan, ulvî bağ’la ünsiyetini, melekût âlemi’yle irtibatını yitirince, çağ, insanı da, hakikati de yutan ayartıcı devâsâ bir ağ’a, saptırıcı pagan bir canavara dönüştü.

Oysa melekût âleminden süt emdiği ölçüde ulvî bağ’la irtibat kurabilir insan ve meleksi melekeleri gelişir.

Melekût âleminden süt ememeyen beşer, şaşar; mülk âlemine, bu dünyaya hapsolur, her şeye mâlik olma güdüsü, insanı güder, ruhsuz bir ağ’a mahkûm eder, köleleştirir...

DİRİLTİCİ SÛR’A ÜFLEME VAKTİ ŞİMDİ...

Ey insan!

Bil ki, Hakk sana hakikati lûtfetti.

Sense hakikati setretmekten / örtmekten, hakikatten kaçarak kendini bu geçici dünyaya sürgün etmekten keyif alıyor, ayartıcı nefsinin ve mülk âleminin kölesi oluyorsun...

Hakikati seyretmek, temâşâ eylemek, böylelikle bütün âlemlere gezintiye çıkmak gibi ulvî bir zevkten kendini mahrum etmek niye?

Evet, Çağ körleşmesi, ruh üşümesine dönüştü...

Sen, hakikat çağ’ının ulvî çağrısının izini sürersen, çağ körleşmesini aşar.. ruh üşümesini, İsrafil’in “kalk!” sûr’una üflercesine bir diriliş çağına dönüştürür.. şu çivisi çıkmış, ruhunu yitirmiş dünyaya diriltici bir ruh üflersin yeniden... her dem yenileyici, her dem taze, her dem diri bir ruh...

UNUTMA: DÜNYA SANA GEBE, SEN HAKİKATE...

Yeter ki sen, çağ’ın nasıl ayartıcı bir ağ’a dönüştüğünü fark et; farkı fark etmeyi mümkün kılacak tefrik melekelerini yeşert, farkını fark et; firak ateşinde yanarak, ruhun kanatlandırıcı soluğunu üfle insanlığa...

Yeter ki, sen, siyaseti hakikatin önüne geçirme; hakikatten beslenen, hakikatten süt emen hakikat medeniyetinin siyasetinin yapı-taşlarını döşe...

Yeter ki, sen, pes etme; devâsâ ağ’ın ayartıcı câzibesine yenik düşme!

Yeter ki, sen, sığlığa, çıkarperestliğe, dünya-perestliğe prim verme; aksine, melekût âleminden süt em, meleksi melekelerini geliştir, derin nefes al ve derin nefes üfle bütün insanlığa ve varlığa kalbinle ve yüreğinle...

İçinin pas tutmasını, ruhunun çölleşmesini önle ve diriltici sûr’a üflemeye ayarla saatlerini dikkatle ve rikkatle, aşkla ve şevkle...

Aşkla çıkılan bir yolculuktan yansıyacak ışığının, ağ’da sürüklenen çağdaş insana aydınlık, apaydınlık bir dünya armağan edeceğini, yok edici nâr’dan kurtarıp diriltici nûr’a / aydınlığa / hakikate kavuşturacağını unutma, ağacın meyveye durmasını, şarkının insanı aşka getirmesini, ulvî yolculuklara çıkarmasını bekle...

İşte o zaman, çağ, ruhuna kavuşacak.. bu dünyada yaşayan ama bu dünyayı yaşamayan öncü kuşakların vefakâr, cefakâr, fedakâr ve çilekeş yolculukları taze, taptaze, diriltici meyveler sunacak.. insanı hakikatle buluşturma aşkıyla yanıp tutuşan hakikat insanının üfleyeceği sûr’un diriltici sesi her tarafta yankılanacak, insanlığın nefesi olacak, çağrı çağını kuracak biiznillah...

Unutma: Dünya sana gebe, sen’se hakikate...

Vesselâm.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.6.2018
Çağ körleşmesi ve ruh üşümesi: Sûr’a üfleme vakti şimdi... (2)
17.6.2018
Çağ körleşmesi, ruh üşümesi ve ruh’un diriltici “sûr” üflemesi... (1)
15.6.2018
Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi
11.6.2018
Hakikat neresi, siyaset nereye düşer?
8.6.2018
TİKA’ya ve Arifan’a saldırmanın dayanılmaz hafifliği!
4.6.2018
Süleymaniye, Sinan’ın ibadeti; senin ibadetin ne, peki?
3.6.2018
Şehir, oruç tutar mı? Hem de nasıl!
1.6.2018
Bin yıllık omurga: Ortak tarih şuuru ve medeniyet tasavvuru
28.5.2018
Ruh atılımı olmadan aslâ!
25.5.2018
Askerî darbe girişiminden sonra şimdi de ekonomik darbe...
21.5.2018
İngilizlerle Yahudileri çözmeden bir mesafe katedemeyiz!
18.5.2018
Yahudiler dünyayı esir aldılar: Dünyanın bir Yahudi Sorunu var
14.5.2018
Köklü sorunlara köklü çözümler gerekir...
11.5.2018
Batılılar, yüzyıllık hesaplarını Türkiye üzerinden yapıyorlar!
6.5.2018
Anadolu’da fırtınaya direnen ve yeşeren tohumlar...
4.5.2018
Bir medeniyet meselesi olarak sinema
30.4.2018
Osmanlı ruhu ve modeli: İnsanlığın geleceği
29.4.2018
Hakikat şarkısı bitmesin diye uykuyu kendilerine haram edenler var olduğu sürece...
27.4.2018
Neden kader seçimi?
23.4.2018
Suud ve İran: İki püsküllü belâ!
20.4.2018
Kader seçimi
16.4.2018
Asıl hedef Türkiye!
15.4.2018
Suriye vuruluyor ama hedef Türkiye kuşatılmasıdır!
13.4.2018
İsrâ ve Mirac: “Lâ”dan “illâ”ya... İki “gece yolculuğu”…
9.4.2018
Deizmin kökleri ve nasıl önlenebileceği...
9.4.2018
İki büyük tehlike: Deizm ve ateizm dalgası
6.4.2018
Türkiye, yeni bir eksen oluşturamadığı sürece...
2.4.2018
Maddî bakımdan büyürken, İslâmî bakımdan kan kaybetmemizin önüne nasıl geçebiliriz?
1.4.2018
Yürüdüğün yol kadar değil, aldığın mesafe kadarsın...
30.3.2018
Hedef Mısır değil, İhvan!
26.3.2018
Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler!
25.3.2018
İşte bir maarif inkılabı taslağı...
23.3.2018
Üç Aylar’da bütün yollar yürek ülkesi’ne çıkar...
19.3.2018
Kur’ân’ın kuşatıcılığını, aklın sınırlayıcılığına hapsetmek!
16.3.2018
Hem çağ’ı tanıma! Hem de tefessüh etmiş bir çağa göre Kur’ân’ı yorumla! Felâket, bu!
12.3.2018
Müslümanların direniş, diriliş ve varoluş yolculuğu...
9.3.2018
İnsan yetiştirmeden ve dünyasını inşa etmeden aslâ (1)
5.3.2018
Arapça Kitap ve Kültür Günleri: Sessiz bir devrimin ayak sesleri...
2.3.2018
Bütün darbeler İslâm’a karşı yapılmıştır
26.2.2018
Türkiye’nin ve coğrafyamızın istiklâl ve istikbal mücadelesi...
25.2.2018
Yaşadıklarımız, büyük doğum’un sancılardır...
23.2.2018
Üç Turgut Cansever: Düşünür, Mimar, Bilge
19.2.2018
Direniş ve diriliş ruhuyla donanmadan aslâ!
16.2.2018
Afrin Harekâtı: Türkiye’nin kendini bulma ve tarih yapma yolculuğu...
12.2.2018
Suriye’de kurtlarla dansımız başladı...
11.2.2018
Üç Abdülhamid: Mü’min, Mürîd, Sultan
9.2.2018
Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit geç olmadan...
5.2.2018
Türkiye’nin yanında mısın, karşısında mı?
4.2.2018
Bu ülkeyi herkes için güven adası yapmak zorundayız...
2.2.2018
Çanlar, Amerika için çalıyor...
29.1.2018
Amerikan hegemonyasının yani Yahudi gücü’nün sonuna doğru...
28.1.2018
“Türk askeri İslâmlaşıyor!” diye şikâyet eden celladına âşık tasmalı çekirgeler var bu ülkede!
22.1.2018
Afrin operasyonu: Dönüm noktası...
15.1.2018
Sorun üreten değil sorun çözen âdil bir hukuk sistemi şart!
8.1.2018
Durduğunuz yer, bakışınızı da, akışınızı da belirler...
5.1.2018
İran’la ortaklaşa oynanan asırlık tehlikeli oyun!
25.12.2017
Tarih fânîdir, hafıza bâkî...
24.12.2017
Dünyanın, “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” bir 'Yahudi sorunu' var
22.12.2017
28 Şubat darbesi ve yıkımı...
18.12.2017
Hakikatin şifreleri: Hayatı okuma ve dokuma hamleleri...
15.12.2017
Tarihî kriz ve krizi aşmanın yolları...
8.12.2017
Küresel bir İntifada başlatılmalı!
3.12.2017
Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!
27.11.2017
Diyanet için üç büyük atılım önerisi
26.11.2017
Balkanlar’ın umudu: Köklü bir gelecek tasavvuru
24.11.2017
Suudlar ateşle oynuyor!
20.11.2017
Önümüzü açacak bir eğitim sistemi önerisi
17.11.2017
Sistemi dönüştürmek mi, sistem tarafından dönüştürülmek mi?
13.11.2017
Gazâlî yıkıcı mı, kurucu mu?
12.11.2017
İslâm, tek vazgeçilemezimiz olmadığı sürece...
10.11.2017
Suudlara biçilen tehlikeli roller!
3.11.2017
“Şoför” müyüz, “taşıt” mı?
30.10.2017
Diyanet büyük düşünmeli, kendisini yıpratmamalı ve yıpratılmamalı
27.10.2017
Medine’den Medeniyet’e, İstiklâl’den İstikbal’e...
23.10.2017
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
16.10.2017
Kervan’ın yolu niçin kesildi?
15.10.2017
Erdoğan’dan Saddam icat etmek istiyorlar!
13.10.2017
Türkiye’nin tam bağımsızlık yürüyüşü engellenemeyecek...
9.10.2017
İslâm, nasıl yeniden geleceğimiz olabilir?
2.10.2017
Eğitim, kültür ve medyada devrim yapmadan aslâ!
29.9.2017
Dünyanın üzerinde bir Avrupa hayaleti dolaşıyor...
22.9.2017
Hicret Ruhu: Diriliş umudu ve ufku
18.9.2017
Tarih, gücün değil, hakikatin kanatlarında yükselir…
17.9.2017
Çember daralıyor ama Türkiye herkesi şaşırtacak..
15.9.2017
Dünyayı çölleştiren, insanı tehdit eden tekno-paganizm çağına hoşgeldiniz!
11.9.2017
İnsansız şehir, şehirsiz insan…
8.9.2017
Gönül coğrafyamız, fokur fokur kaynıyor, bizi bekliyor…
4.9.2017
Kurban’ı “barbarlık” olarak görmek!
3.9.2017
Kurban’ın öğrettiği hakikat: Ölüm gerçeği’nden ölümsüzlük fikri’ne ulaşmak…
1.9.2017
Kevser ve ebter: Nahr günleri ve “intihar” günleri
28.8.2017
Dünya bizi bekliyor… İyi hazırlanmalıyız…
25.8.2017
Yarın, çok geç olabilir…
21.8.2017
Laiklik dogması ve sopası…
20.8.2017
Batı komada… Türkiye yola çıktı…
14.8.2017
Dikkat! ABD, Türkiye’nin altını oyuyor adım adım…
13.8.2017
Önümüzü açacak bir millî kültür hamlesine doğru…
11.8.2017
1400 yıllık birikim “uydurulmuş din”, oryantalistlerin fikirleri “indirilmiş din”, öyle mi?
7.8.2017
İslâm’ın temel kaynaklarına yapılan saldırılara seyirci kalamayız!
6.8.2017
Eğer İslâm’ı kaybedersek, sadece biz değil, bütün insanlık kaybeder…
4.8.2017
Diyanet, Türkiye’nin önünü açacak tarihî rolünü oynamalı…
31.7.2017
Bu topraklardaki İslâmî varlığımız tehlikede… Oysa anahtar bizde!
30.7.2017
Medeniyetimizin ruhu Tarihî Yarımada ve hafızası Babıâlî ölüyor adım adım…
28.7.2017
Uyarıyorum: Devletleri çökerttiler… Cemaatler de çökerse, her şey biter…
24.7.2017
Kudüs, siyonist esaretinden kurtulmadıkça, dünya barış yüzü göremeyecek…
21.7.2017
Kudüs özgürleşmeden “özgürüm” deme!
17.7.2017
Dünya tükendi ve Türkiye’ye kilitlendi…
14.7.2017
15 Temmuz’un hedefi: Cemaatleri ve Ehl-i Sünnet Omurga’yı çökertmek
10.7.2017
Beşinci Cumhuriyet’e doğru…
7.7.2017
Gelen siyasî darbe: Kaos planı ve Türkiye’nin durdurulması
3.7.2017
Laiklik pompalanacak, 15 Temmuz ruhu bombalanacak, Alevî meselesi kaşınacak…
2.7.2017
Yol, sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür…
30.6.2017
İnsanlığın dekadansla ölüm dansı, çıkış yolu ve Türkiye’nin rolü
26.6.2017
Bayramın tatile dönüşmesi: İnsanın ve hayatın çölleşmesi…
23.6.2017
Kadir Gecesi takdir olunan iktidar ve kudret
18.6.2017
Kültürde kazanılamayan istiklâl mücadelesi, kaybedilmeye mahkûmdur…
16.6.2017
Kılıçdaroğlu, ateşle oynama!
12.6.2017
92 yaşındaki âlim Karadavi’yi terörist ilan etmek için çıldırmış olmak gerek!
11.6.2017
İngilizlerin 2 asırlık stratejisi: İslâm’sız Dünya, Türkiye’siz İslâm
9.6.2017
Devletleri ve bütün İslâmî hareketleri yok etmek istiyorlar!
5.6.2017
Hüznün gönül coğrafyası: Ramazan’ın diriltici sesleri ve renkleri
2.6.2017
Türkiye’nin küresel güç olmasının yolu Suriye’den değil Balkanlar’dan geçer...
29.5.2017
Balkanlar bizi bekler... Stratejik akıl şart!
28.5.2017
Osmanlı, Balkanlar’da yaşıyor: Kosova izlenimleri...
26.5.2017
Üç Akif Emre: Ahlâk anıtı, dava adamı ve fikir adamı
22.5.2017
Özlü bir medeniyet tasavvuru manifestosu
19.5.2017
Yeni bir dünya kurulacak, Türkiye, kurucu rol oynayacak...
15.5.2017
Türkiye’nin uzun soluklu medeniyet yürüyüşü: Osmanlı ruhunun dirilişi...
14.5.2017
Medeniyet krizi: Önümüzü açacak Maarif Modeli ve Siyer-i Nebî Projesi
12.5.2017
FETÖ zihniyeti’yle mücadele etmeden FETÖ’yle mücadele edilemez!
8.5.2017
Türkiye’siz yeni bir dünya kurulamaz...
7.5.2017
Gençlik dizileri, gençleri kurşuna diziyor!
5.5.2017
Yol, değerini bilenlerle yürünür...
1.5.2017
İslâmî entelektüel omurga olmadan aslâ!
30.4.2017
Balkanlar’ı kendi hâline terk edemeyiz!
28.4.2017
Anadolu ruhu, dirilişin mayasını karıyor adım adım...
24.4.2017
İki Gece Yolculuğu: “Lâ”dan “İllâ”ya...
23.4.2017
İslâmcılığı gösteriyorlar ama hedef İslâmî omurganın çökertilmesi!
21.4.2017
Asıl iş şimdi başlıyor... Taze bir heyecan dalgası şart!
17.4.2017
Erdoğan’a 20 öneri
16.4.2017
Milletin devletine ve 5 Millî Seferberliğe doğru...
14.4.2017
Çifte vesayet düzeni sona erdirilmedikçe...
10.4.2017
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
9.4.2017
Türkiye’yi “boğmak” istiyorlar: Dışarda temkin, içerde teyakkuz şart!
7.4.2017
Türkiye "yeni Endülüs" olmayacak...
5.4.2017
Türkiye’nin Batı’yı rahatsız eden tarihî seçimi, asimetrik savaş ve teyakkuz
24.3.2017
Türkiye’yi vurmak için bahane arayacaklar... Teyakkuz ve tedbir şart!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı