Yusuf Kaplan

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!


3.12.2017 - Bu Yazı 149 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Üzerimize gelen küresel saldırının ne kadar farkındayız, bilmiyorum. 

Türkiye’ye karşı küresel bir saldırı var. 

Bu meseleye, partiler açısından, partilerin çıkarları açısından bakamayız. 

Türkiye’ye küresel bir saldırının olduğu bir zaman diliminde, parti çıkarlarını öne çıkarmak, daha da kötüsü, bu meseleyi, Türkiye’yi vurmaya dönük çıkarperest, fırsatperest iğrenç bir siyasete dönüştürmek, buradan siyasî rant devşirmek bu ülkeye ihanettir.

MESELE, RÜŞVET MESELESİ DEĞİL! BASÎRET LÜTFEN!

Bu ülkedeki herkes de, her kesim de çok iyi biliyor ki, ABD’deki dava, rüşvet davası filan değildir. 

Rüşvete bulaşanlar, görevlerini kişisel çıkarları için kötüye kullananlar, suistimal etmeye kalkışanlar, dolayısıyla ülkenin altını oyanlar mutlaka hak ettikleri cezaya çarptırılmalı elbette. 

Bir müslüman olarak rüşveti savunacak bir konuma düşmekten Allah’a sığınırım. Rüşvet lanetlenmiştir çünkü. Rüşvet alan da, veren de lanetli bir türdür.

Bu mesele enine boyuna araştırılmalı, suçları sabit olanlar olursa, en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Ama müslüman basiret sahibidir. Mesele aslâ rüşvet meselesi değildir. Mesele Türkiye’nin yargılanmasıdır.

ABD, TÜRKİYE’Yİ YARGILAYAMAZ! ABD YARGILANMALI ÖNCELİKLE!

Hollanda, Almanya, Sudan, Çin, Hindistan hatta İran Amerika’nın ambargosunu kaç defa deldi ama hiçbirini ABD’de yargılamayı düşünmedi Amerikan yönetimi.

Sadece bu gerçek bile, ABD’deki davanın, Türkiye’nin yargılanması için icat edilen düzmece bir dava olduğunu görmek için yeterlidir.

Mesele, küresel sistemin haksız ve hukuksuz uygulamalarına, hatta mantığına dikkat çeken, zaman zaman, “dünya beşten büyüktür” diyerek bu haksız ve hukuksuz sisteme meydan okuyan Türkiye’nin hizaya getirilmesidir.

O yüzden ABD’de kurulan mahkeme, Türkiye’yi yargılamak ve cezalandırmak üzere kurulmuş, kurmaca, düzmece bir engizisyon mahkemesidir.

ABD, Türkiye’yi yargılayamaz!  

Buna göz yumulamaz. 

Türkiye’nin yargılanmasına ve cezalandırılmasına sessiz kalınamaz. 

Eğer dünyada yargılanacak bir ülke varsa, o da, öncelikle ABD’nin kendisidir: Hiroşima’yı, Nagazaki’yi bir kaç saniyede kimyasal toz bulutuna çeviren, dünyada istediği yeri işgal eden, istediği lideri deviren, Latin Amerika ülkelerinin burnundan getiren, her yerde darbe üstüne darbe yapmaktan çekinmeyen ABD yargılanmalıdır.

YÜZYIL ÖNCEKİ KURTLAR SOFRASI KURULDU!

Yüzyıl önceki Kurtlar Sofrası yeniden kuruldu: Türkiye’nin durdurulması, içerden ve dışardan kuşatılması ve vurulması için bütün planlar, tezgâhlar ve kumpaslar yürürlüğe konuldu...

Türkiye’ye karşı çok yönlü asimetrik bir savaş var.

Küresel sistemin lordları şer güçler ve palyaçoları şer-şirret, fitne-fesat şebek-e-ler, el ele vererek Türkiye’ye diz çöktürme savaşı veriyorlar!

Gezi’de denediler... 

17-25 Aralık’ta denediler... 

En son 15 Temmuz’da denediler. 

Ama Türkiye’ye diz çöktüremediler.

15 Temmuz’da askerî darbeyle yapamadıklarını, şimdi ABD’de yürütülen siyasî yargı darbesiyleve ekonomik darbeyle yapmak istiyorlar.

Türkiye’ye karşı kartları açık oynamaya başladılar!

Üç alandan saldıracaklar:

1- Ekonomik saldırı/ambargo...

2- Siyasî ve sosyal kaos çıkarmak...

3- Terör saldırısı ve/veya askerî saldırı...

Dikkatli olmak, kenetlenmek ve dik durmak zorundayız.

KÜRESEL SİSTEM, TÜRKİYE’YLE NEDEN SAVAŞIYOR PEKİ?

Önceki yazıda da dikkat çekmiştim: Küresel sistem, Türkiye’yle savaşıyor, diye.

İzi sürülmesi ve cevabı verilmesi gereken hayatî soru şu burada: Küresel sistem, neden Türkiye’yle savaşıyor, peki?

Türkiye, yüzyıllık yakın tarihinde Anadolu yarımadasına hapsolan bakışını, akışını ve açısını, ilk defa medeniyet coğrafyasına genişleten, yayan, ulaşan stratejiler geliştirdi.

Türkiye’nin Batı’ya körkütük bağımlı eksenini çeşitlendirdi: Rusya’ya, Çin’e, Afrika’ya hatta Latin Amerika’ya açılmaya başladı.

Bütün bunlar ne anlam ifade ediyor, neyi gösteriyor?

Bütün bunlar, Türkiye’nin tarihî derinliğini, köklü medeniyet tecrübesini aktüel hâle getirme, insanlığa adaletin, hakkaniyetin ve barışın hâkim olacağı bir dünyanın yegâne kurucu aktörünün dün olduğu gibi yarın da Türkiye olacağını gösteriyor.

Biz, ister kabul edelim, ister reddedelim, şaşmaz gerçek şu: Türkiye, Türkiye’den ibaret değildir ve Türkiye, Türkiye’den daha fazla bir yerdir.

Batılılar bu yakıcı gerçeği çok iyi biliyorlar: Bir gün, Türkiye’nin, toparlanıp ayağa kalkabileceğini, mazlum dünyayı toparlayabileceğini, adaletin, hakkaniyetin ve sulhün hâkim olacağı yeni bir dünya kurmaya soyunabileceğini çok iyi biliyorlar.

TÜRKİYE, YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ TERKEDERSE...

Türkiye böylesi bir yükümlülükten kaçamaz. Kaçarsa, taşıdığı yükün altında ezilir. 

Küresel kapitalist sistem, dünyayı cehenneme çevirdi. 

Yeni bir dünya kurulacak ve yeni bir dünyanın kurulmasında Türkiye kurucu kilit rol oynayacak.

Burada haklı olarak sorulması gereken soru şu: İyi de, Türkiye buna hazır mı?

Elbette tam olarak hazır değil ama hazırlanıyor: Henüz katedeceğimiz çok mesafe var ama Türkiye, geri dönüşü olmayan bir yola girdi artık.

O yüzden Türkiye için “engizisyon mahkemesi” kurdular! Türkiye’ye diz çöktürmek için düzmece bir mahkeme, iğrenç bir kumpas bu!

Ne olursa olsun, Türkiye’ye diz çöktüremeyecekler!

Yine de her şeye rağmen bir yandan tuzaklara karşı dikkatli olmak öte yandan da kısa, orta ve uzun vadeli büyük projelerle her alanda büyük atılımlar yapmak zorundayız. Vesselâm.

.

Facebook Yorumları

reklam
8.12.2017
Küresel bir İntifada başlatılmalı!
3.12.2017
Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!
27.11.2017
Diyanet için üç büyük atılım önerisi
26.11.2017
Balkanlar’ın umudu: Köklü bir gelecek tasavvuru
24.11.2017
Suudlar ateşle oynuyor!
20.11.2017
Önümüzü açacak bir eğitim sistemi önerisi
17.11.2017
Sistemi dönüştürmek mi, sistem tarafından dönüştürülmek mi?
13.11.2017
Gazâlî yıkıcı mı, kurucu mu?
12.11.2017
İslâm, tek vazgeçilemezimiz olmadığı sürece...
10.11.2017
Suudlara biçilen tehlikeli roller!
3.11.2017
“Şoför” müyüz, “taşıt” mı?
30.10.2017
Diyanet büyük düşünmeli, kendisini yıpratmamalı ve yıpratılmamalı
27.10.2017
Medine’den Medeniyet’e, İstiklâl’den İstikbal’e...
23.10.2017
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
16.10.2017
Kervan’ın yolu niçin kesildi?
15.10.2017
Erdoğan’dan Saddam icat etmek istiyorlar!
13.10.2017
Türkiye’nin tam bağımsızlık yürüyüşü engellenemeyecek...
9.10.2017
İslâm, nasıl yeniden geleceğimiz olabilir?
2.10.2017
Eğitim, kültür ve medyada devrim yapmadan aslâ!
29.9.2017
Dünyanın üzerinde bir Avrupa hayaleti dolaşıyor...
22.9.2017
Hicret Ruhu: Diriliş umudu ve ufku
18.9.2017
Tarih, gücün değil, hakikatin kanatlarında yükselir…
17.9.2017
Çember daralıyor ama Türkiye herkesi şaşırtacak..
15.9.2017
Dünyayı çölleştiren, insanı tehdit eden tekno-paganizm çağına hoşgeldiniz!
11.9.2017
İnsansız şehir, şehirsiz insan…
8.9.2017
Gönül coğrafyamız, fokur fokur kaynıyor, bizi bekliyor…
4.9.2017
Kurban’ı “barbarlık” olarak görmek!
3.9.2017
Kurban’ın öğrettiği hakikat: Ölüm gerçeği’nden ölümsüzlük fikri’ne ulaşmak…
1.9.2017
Kevser ve ebter: Nahr günleri ve “intihar” günleri
28.8.2017
Dünya bizi bekliyor… İyi hazırlanmalıyız…
25.8.2017
Yarın, çok geç olabilir…
21.8.2017
Laiklik dogması ve sopası…
20.8.2017
Batı komada… Türkiye yola çıktı…
14.8.2017
Dikkat! ABD, Türkiye’nin altını oyuyor adım adım…
13.8.2017
Önümüzü açacak bir millî kültür hamlesine doğru…
11.8.2017
1400 yıllık birikim “uydurulmuş din”, oryantalistlerin fikirleri “indirilmiş din”, öyle mi?
7.8.2017
İslâm’ın temel kaynaklarına yapılan saldırılara seyirci kalamayız!
6.8.2017
Eğer İslâm’ı kaybedersek, sadece biz değil, bütün insanlık kaybeder…
4.8.2017
Diyanet, Türkiye’nin önünü açacak tarihî rolünü oynamalı…
31.7.2017
Bu topraklardaki İslâmî varlığımız tehlikede… Oysa anahtar bizde!
30.7.2017
Medeniyetimizin ruhu Tarihî Yarımada ve hafızası Babıâlî ölüyor adım adım…
28.7.2017
Uyarıyorum: Devletleri çökerttiler… Cemaatler de çökerse, her şey biter…
24.7.2017
Kudüs, siyonist esaretinden kurtulmadıkça, dünya barış yüzü göremeyecek…
21.7.2017
Kudüs özgürleşmeden “özgürüm” deme!
17.7.2017
Dünya tükendi ve Türkiye’ye kilitlendi…
14.7.2017
15 Temmuz’un hedefi: Cemaatleri ve Ehl-i Sünnet Omurga’yı çökertmek
10.7.2017
Beşinci Cumhuriyet’e doğru…
7.7.2017
Gelen siyasî darbe: Kaos planı ve Türkiye’nin durdurulması
3.7.2017
Laiklik pompalanacak, 15 Temmuz ruhu bombalanacak, Alevî meselesi kaşınacak…
2.7.2017
Yol, sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür…
30.6.2017
İnsanlığın dekadansla ölüm dansı, çıkış yolu ve Türkiye’nin rolü
26.6.2017
Bayramın tatile dönüşmesi: İnsanın ve hayatın çölleşmesi…
23.6.2017
Kadir Gecesi takdir olunan iktidar ve kudret
18.6.2017
Kültürde kazanılamayan istiklâl mücadelesi, kaybedilmeye mahkûmdur…
16.6.2017
Kılıçdaroğlu, ateşle oynama!
12.6.2017
92 yaşındaki âlim Karadavi’yi terörist ilan etmek için çıldırmış olmak gerek!
11.6.2017
İngilizlerin 2 asırlık stratejisi: İslâm’sız Dünya, Türkiye’siz İslâm
9.6.2017
Devletleri ve bütün İslâmî hareketleri yok etmek istiyorlar!
5.6.2017
Hüznün gönül coğrafyası: Ramazan’ın diriltici sesleri ve renkleri
2.6.2017
Türkiye’nin küresel güç olmasının yolu Suriye’den değil Balkanlar’dan geçer...
29.5.2017
Balkanlar bizi bekler... Stratejik akıl şart!
28.5.2017
Osmanlı, Balkanlar’da yaşıyor: Kosova izlenimleri...
26.5.2017
Üç Akif Emre: Ahlâk anıtı, dava adamı ve fikir adamı
22.5.2017
Özlü bir medeniyet tasavvuru manifestosu
19.5.2017
Yeni bir dünya kurulacak, Türkiye, kurucu rol oynayacak...
15.5.2017
Türkiye’nin uzun soluklu medeniyet yürüyüşü: Osmanlı ruhunun dirilişi...
14.5.2017
Medeniyet krizi: Önümüzü açacak Maarif Modeli ve Siyer-i Nebî Projesi
12.5.2017
FETÖ zihniyeti’yle mücadele etmeden FETÖ’yle mücadele edilemez!
8.5.2017
Türkiye’siz yeni bir dünya kurulamaz...
7.5.2017
Gençlik dizileri, gençleri kurşuna diziyor!
5.5.2017
Yol, değerini bilenlerle yürünür...
1.5.2017
İslâmî entelektüel omurga olmadan aslâ!
30.4.2017
Balkanlar’ı kendi hâline terk edemeyiz!
28.4.2017
Anadolu ruhu, dirilişin mayasını karıyor adım adım...
24.4.2017
İki Gece Yolculuğu: “Lâ”dan “İllâ”ya...
23.4.2017
İslâmcılığı gösteriyorlar ama hedef İslâmî omurganın çökertilmesi!
21.4.2017
Asıl iş şimdi başlıyor... Taze bir heyecan dalgası şart!
17.4.2017
Erdoğan’a 20 öneri
16.4.2017
Milletin devletine ve 5 Millî Seferberliğe doğru...
14.4.2017
Çifte vesayet düzeni sona erdirilmedikçe...
10.4.2017
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
9.4.2017
Türkiye’yi “boğmak” istiyorlar: Dışarda temkin, içerde teyakkuz şart!
7.4.2017
Türkiye "yeni Endülüs" olmayacak...
5.4.2017
Türkiye’nin Batı’yı rahatsız eden tarihî seçimi, asimetrik savaş ve teyakkuz
24.3.2017
Türkiye’yi vurmak için bahane arayacaklar... Teyakkuz ve tedbir şart!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı