Yusuf Kaplan

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Arapça Kitap ve Kültür Günleri: Sessiz bir devrimin ayak sesleri...


5.3.2018 - Bu Yazı 456 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İki asır önce gökkubbemiz çöktü: Temeller sarsıldı, sütunlar yıkıldı; İslâm dünyası, tarihinin en büyük buhranlarından birinin, belki de en büyüğünün eşiğine yuvarlandı...

İkinci büyük medeniyet buhranıydı bu.

Bunun, elbette ki, iç ve dış nedenleri vardı.

GÖKKUBBEMİZ ÇÖKTÜ AMA TESLİM BAYRAĞI ÇEKMEDİK...

Öncelikle, Modern Batı uygarlığının bütün medeniyetlerin kökünü kazıyan saldırısından biz de nasibimizi aldık: Neredeyse her şeyimizi yitirdik... Ama her şeye rağmen Çinliler, Hintliler, Japonlar gibi teslim bayrağı çekmedik...

Sömürgecilere karşı destansı bir direniş mücadelesi verdik.

Çinliler, Hintliler, Japonlar bütün direnç noktalarını da yitirdikleri için, insanlığın o derinlikli, soylu, çaplı medeniyet birikimlerini hem yenileyemediler hem de koruyamadılar.

Biz de, müslümanlar olarak, bizim devâsâ medeniyet birikimimizi yenileyemedik ama fosilleştirilmesine, yok edilmesine izin vermedik...

Direndik...

Topraklarımız işgal edildi, kaynaklarımız talan edildi, İslâm dünyası paramparça edildi ama İslâm’ın dönüştürülmesine karşı iyi-kötü mücadele ettik...

Bu mücadele sürüyor hâlâ!

Şundan hiç şüphem yok: Daha önce de zaman zaman dikkat çektiğim gibi, İslâm, 21. Yüzyılı belirleyecek; 22. Yüzyıl İslâm’ın yüzyılı olacak inşallah...

Bu iş, elbette ki, kolay olmayacak.

Zorlu, yorucu ama umut ve ufuk sunacak verimli bir direniş, diriliş ve varoluş yolculuğu bizi bekliyor...

İslâm dünyasının toparlanabilmesi, ayağa kalkabilmesi, insanlığın önünü açacak bir yolculuğa önayak olabilmesi, her zamankinden daha fazla imkân dahiline girecek önümüzdeki on yıllarda...

Böylesi bir yolculuk zor ama imkânsız değil.

İnsanlığın önünü açacak hakikat, adalet ve hakkaniyet medeniyeti yolculuğunu bizden başka yapabilecek aktörler kalmadı: Bütün diğer medeniyetler, metamorfoz yedi / başkalaştı, mutasyona uğradı / ruhlarını yitirdi.

İslâm medeniyeti, bedenen / fiilen çöktü ama ruhen canlılığını sürdürüyor; kurucu kaynaklarını koruyor, direniş ruhunu koruyor, diriliş ve varoluş yolculuklarının nasıl gerçekleştirilebileceği üzerinde kafa yoruyor...

Bunları söylerken, şu aşamada, İslâm dünyasını harekete geçirecek, dünyaya umut ve ufuk bahşedecek çapta güçlü bir fikir hareketinin varlığından elbette söz edemeyeceğimizi söylemek bile gerekmiyor...

Ama Batı uygarlığının felsefî olarak tıkanması, diğer medeniyetlerin mezarını kazması, insanlığın önünde müslümanların ortaya koyacakları fikrî atılımdan başka bir seçenek bırakmadı...

Bunu Batılılar, Batılı düşünürler görüyor ama biz zihnî felçleşme yaşadığımız için göremiyoruz...

İnsanlığın önünde İslâm’ın dışında başka bir çıkış yolunun kalmadığını görebilirsek, ilk adımı atmış oluruz.

DÜNYANIN VE BİZİM SORUNLARIMIZI DOĞRU TEŞHİS ETMELİYİZ...

Bu süreçte atılması gereken bir kaç köklü adım var...

Birincisi, içinde yaşadığımız çağı, enlemesine ve boylamasına, bütün imkânlarıyla ve zaaflarıyla felsefî olarak çok iyi tanımak zorundayız.

Her zaman söylediğim gibi, içinde yaşadığınız çağı iyi tanıyamazsanız, tanımlanırsınız. Tanıyamadığınız bir çağı değiştirme iddiasında bulunamazsınız.

Tanıdığınız zaman, tanımlamaya başlayabilirsiniz... Yoksa havanda su döversiniz, bu dünyaya hiç bir şey söyleyemezsiniz...

İkinci olarak, başkalarının kavramlarıyla kendi dünyanızı kuramazsınız... Yeni bir dünyayı ancak kendi kavramlarınızla kurabilirsiniz...

Peki nasıl olacak bu iş?

Önce dünyanın, sonra da bizim coğrafyamızın temel varoluşsal sorunlarını görebilme, tanımlayabilme çabası ortaya koyabilmeliyiz.

Batı uygarlığı, hem kendisini hem de dünyayı ontolojik bir felâketin, yokoluş serüveninin eşiğine sürüklüyor...

Nietzsche’nin pasif ve aktif nihilizm diye ikiye ayırarak bir asır önce haykırdığı nihilizm felâketi bu.

Bu, ayrıca ele alınması gereken bir yazı konusu.

Sadece şu kadarını söyleyeyim: Tanrı fikri yitirildi, hakikat fikri yitirildi, tabiat delik deşik edildi, dünya cehennemin eşiğine sürüklendi...

Müslüman toplumlar, üç büyük sorun yaşıyorlar: 3 Z formulü olarak adlandırıyorum bunu.

Birincisi, Müslümanca duyma ve düşünme melekelerini kaybettiler. Yani Müslüman Zihni’ni yitirdiler...

İkincisi, Müslümanca yaşama Zeminlerini kaybettiler.

Üçüncüsü, hayat ruh üfleyen, hayatın her alanına sinen Müslüman Zamanı’nı yitirdiler...

İNSANLIĞIN ÖNÜNÜ“BİZ” AÇABİLİRİZ YALNIZCA...

Şu ân bu üç temel varoluşsal mesele üzerinde derinlemesine kafa patlatmak zorundayız...

Bu konuda kat edeceğimiz mesafe, sadece bizim değil dünyanın önünü açacaktır...

Bunun için asırlık eğitim, düşünce, sanat kurumlarına ihtiyacımız var.

İlim, fikir ve ruh atılımına yani...

İşte İstanbul’da Haşimî Yayınları’nın öncülüğünde, Türkiye Yazarlar Birliği, Albayrak Medya gibi kurumların desteğiyle üçüncüsü düzenlenen Arapça Kitap Ve Kültür Günleri, bu atılımın tohumlarını ekiyor, sessiz ve derinden ilk defa...

Arapça, Kur’ân’ın dili; medeniyetimizin ruh köklerinin dili.

Arapça olmadan hiçbir şey yapamayız. Türkçeye derinliğini kazandıran Kur’an Arapçasıydı...

Dil Devrimi’nden sonra Türkçe’nin İslâmî ruh kökleri kurutuldu.

Sosyal medyada “ne işimiz var Arapçayla, Arapçadan bize ne?” gibi sarsak tepkiler verildi fuara.

Bu tepkiler, söylediklerimi doğrulamaya yarıyor sadece...

Dilimiz çeviri, konuşmalarımız dublaj, fikir, sanat ve kültür dünyamız ve hayatımız Batı’dan montaj olunca, nasıl yıkıcı, yok edici bir zihnî felç geçirdiğimizi görmemiz, elbette ki, zor olacaktır.

Sadece şunu söyleyeyim son olarak: Fransızcadan, Almancadan, İngilizceden Grekçe ve Latince kelimeleri çıkarın, bu diller biter, ortada Fransızca, Almanca ve İngilizce diye bir şey kalmaz...

Grekçe ve Latince, Batı uygarlığının kök dilleridir çünkü.

Kur’an Arapçası da bizim medeniyetimizin kök dilidir; Türkçe’nin ruh kökleri Kur’ân Arapçasından gelir...

Şunu aslâ unutmayacaksınız: Köklere inemezseniz, göklere yükselemezsiniz.

22 ülkeden 55 yayınevini, 300’den fazla ilim, fikir adamı ve yazarı bir araya toplayan, müslümanların temel varoluşsal sorunlarını konuşan, tartışan böylesine güzel bir sessiz devrime imza atan kardeşlerimi yürekten kutluyorum.

.

Facebook Yorumları

Kod8
17.9.2018
Üniversitenin krizi
16.9.2018
Bir umut ve ufuk yürüyüşü: Beytülmakdis Sempozyumu
14.9.2018
Eğitim ve kültür meselesi, terörden de, ekonomik krizlerden de önemli!
10.9.2018
Suriye sorununda kör noktalara dikkat!
9.9.2018
İnsan araçları kullanacağına, araçlar insanı kullandığı için dünyanın çivisi çıktı!
7.9.2018
Mesele İdlib değil, Türkiye’nin kuşatılması!
3.9.2018
Asıl hedef Türkiye’dir! Peki, Türkiye ne yapmalı?
2.9.2018
Tarık Buğra diye bir usta yaşamadı değil mi? Biz yaşıyor muyuz peki?
31.8.2018
Macron’un “laiklik uyarısı” ne demek oluyor şimdi?
27.8.2018
Malazgirt ruhu: Selçuklu ufku ve insanlığın umudu
26.8.2018
Dünyayı cehenneme çeviren vahşî Leviathan düzeni bizden korksun!
24.8.2018
Osmanlı Arşivleri kapatılmamalı, aksine büyütülmeli!
20.8.2018
Şizofreni’nin resmi: Bayram telâşı ve tatil kaçışı
19.8.2018
Türkiye’yi bize vermek istemiyorlar! Alabilecek miyiz, peki?
13.8.2018
Dalga-kuramazsak yok oluruz!
12.8.2018
Hiç kimse Türkiye’nin haydutlara boyun eğmesini beklemesin!
10.8.2018
Akılla bilirsin, kalple bulursun, ruhla olursun
5.8.2018
Emperyalist her yerde: İstikametin üzerinde titre! (1)
3.8.2018
Amerikan jeo-politiğinin İslâm’ın teo-politiğiyle savaşı
30.7.2018
Eğitimde devrim yapabilirsek tarihi biz yapmaya başlayabiliriz yeniden...
29.7.2018
Asya çağı’na doğru: Batı ekseni için sonun başlangıcı
23.7.2018
Cemaatler, Ehl-i Sünnet omurga ve geleceğimiz
22.7.2018
Batılıların yüzyıllık stratejisi:
20.7.2018
Tekvînî ve tenzîlî âyetler, dînî ve din-dışı “cemaatler”
16.7.2018
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ!
15.7.2018
15 Temmuz direnişi, diriliş ruhuna dönüştürülmeli
13.7.2018
Socrates’i öldürmeliyiz; yoksa metafiziksiz bilim, yok oluşa sürükleyecek hepimizi...
9.7.2018
Topçu’nun düşüncesi: İrade metafiziği ve postmodern krizi öngörmesi
6.7.2018
Eğitim, kültür ve medyada büyük atılımın beş şartı
24.6.2018
Tarihin nasıl yapılacağına karar vereceğiz...
18.6.2018
Çağ körleşmesi ve ruh üşümesi: Sûr’a üfleme vakti şimdi... (2)
17.6.2018
Çağ körleşmesi, ruh üşümesi ve ruh’un diriltici “sûr” üflemesi... (1)
15.6.2018
Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi
11.6.2018
Hakikat neresi, siyaset nereye düşer?
8.6.2018
TİKA’ya ve Arifan’a saldırmanın dayanılmaz hafifliği!
4.6.2018
Süleymaniye, Sinan’ın ibadeti; senin ibadetin ne, peki?
3.6.2018
Şehir, oruç tutar mı? Hem de nasıl!
1.6.2018
Bin yıllık omurga: Ortak tarih şuuru ve medeniyet tasavvuru
28.5.2018
Ruh atılımı olmadan aslâ!
25.5.2018
Askerî darbe girişiminden sonra şimdi de ekonomik darbe...
21.5.2018
İngilizlerle Yahudileri çözmeden bir mesafe katedemeyiz!
18.5.2018
Yahudiler dünyayı esir aldılar: Dünyanın bir Yahudi Sorunu var
14.5.2018
Köklü sorunlara köklü çözümler gerekir...
11.5.2018
Batılılar, yüzyıllık hesaplarını Türkiye üzerinden yapıyorlar!
6.5.2018
Anadolu’da fırtınaya direnen ve yeşeren tohumlar...
4.5.2018
Bir medeniyet meselesi olarak sinema
30.4.2018
Osmanlı ruhu ve modeli: İnsanlığın geleceği
29.4.2018
Hakikat şarkısı bitmesin diye uykuyu kendilerine haram edenler var olduğu sürece...
27.4.2018
Neden kader seçimi?
23.4.2018
Suud ve İran: İki püsküllü belâ!
20.4.2018
Kader seçimi
16.4.2018
Asıl hedef Türkiye!
15.4.2018
Suriye vuruluyor ama hedef Türkiye kuşatılmasıdır!
13.4.2018
İsrâ ve Mirac: “Lâ”dan “illâ”ya... İki “gece yolculuğu”…
9.4.2018
Deizmin kökleri ve nasıl önlenebileceği...
9.4.2018
İki büyük tehlike: Deizm ve ateizm dalgası
6.4.2018
Türkiye, yeni bir eksen oluşturamadığı sürece...
2.4.2018
Maddî bakımdan büyürken, İslâmî bakımdan kan kaybetmemizin önüne nasıl geçebiliriz?
1.4.2018
Yürüdüğün yol kadar değil, aldığın mesafe kadarsın...
30.3.2018
Hedef Mısır değil, İhvan!
26.3.2018
Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler!
25.3.2018
İşte bir maarif inkılabı taslağı...
23.3.2018
Üç Aylar’da bütün yollar yürek ülkesi’ne çıkar...
19.3.2018
Kur’ân’ın kuşatıcılığını, aklın sınırlayıcılığına hapsetmek!
16.3.2018
Hem çağ’ı tanıma! Hem de tefessüh etmiş bir çağa göre Kur’ân’ı yorumla! Felâket, bu!
12.3.2018
Müslümanların direniş, diriliş ve varoluş yolculuğu...
9.3.2018
İnsan yetiştirmeden ve dünyasını inşa etmeden aslâ (1)
5.3.2018
Arapça Kitap ve Kültür Günleri: Sessiz bir devrimin ayak sesleri...
2.3.2018
Bütün darbeler İslâm’a karşı yapılmıştır
26.2.2018
Türkiye’nin ve coğrafyamızın istiklâl ve istikbal mücadelesi...
25.2.2018
Yaşadıklarımız, büyük doğum’un sancılardır...
23.2.2018
Üç Turgut Cansever: Düşünür, Mimar, Bilge
19.2.2018
Direniş ve diriliş ruhuyla donanmadan aslâ!
16.2.2018
Afrin Harekâtı: Türkiye’nin kendini bulma ve tarih yapma yolculuğu...
12.2.2018
Suriye’de kurtlarla dansımız başladı...
11.2.2018
Üç Abdülhamid: Mü’min, Mürîd, Sultan
9.2.2018
Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit geç olmadan...
5.2.2018
Türkiye’nin yanında mısın, karşısında mı?
4.2.2018
Bu ülkeyi herkes için güven adası yapmak zorundayız...
2.2.2018
Çanlar, Amerika için çalıyor...
29.1.2018
Amerikan hegemonyasının yani Yahudi gücü’nün sonuna doğru...
28.1.2018
“Türk askeri İslâmlaşıyor!” diye şikâyet eden celladına âşık tasmalı çekirgeler var bu ülkede!
22.1.2018
Afrin operasyonu: Dönüm noktası...
15.1.2018
Sorun üreten değil sorun çözen âdil bir hukuk sistemi şart!
8.1.2018
Durduğunuz yer, bakışınızı da, akışınızı da belirler...
5.1.2018
İran’la ortaklaşa oynanan asırlık tehlikeli oyun!
25.12.2017
Tarih fânîdir, hafıza bâkî...
24.12.2017
Dünyanın, “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” bir 'Yahudi sorunu' var
22.12.2017
28 Şubat darbesi ve yıkımı...
18.12.2017
Hakikatin şifreleri: Hayatı okuma ve dokuma hamleleri...
15.12.2017
Tarihî kriz ve krizi aşmanın yolları...
8.12.2017
Küresel bir İntifada başlatılmalı!
3.12.2017
Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!
27.11.2017
Diyanet için üç büyük atılım önerisi
26.11.2017
Balkanlar’ın umudu: Köklü bir gelecek tasavvuru
24.11.2017
Suudlar ateşle oynuyor!
20.11.2017
Önümüzü açacak bir eğitim sistemi önerisi
17.11.2017
Sistemi dönüştürmek mi, sistem tarafından dönüştürülmek mi?
13.11.2017
Gazâlî yıkıcı mı, kurucu mu?
12.11.2017
İslâm, tek vazgeçilemezimiz olmadığı sürece...
10.11.2017
Suudlara biçilen tehlikeli roller!
3.11.2017
“Şoför” müyüz, “taşıt” mı?
30.10.2017
Diyanet büyük düşünmeli, kendisini yıpratmamalı ve yıpratılmamalı
27.10.2017
Medine’den Medeniyet’e, İstiklâl’den İstikbal’e...
23.10.2017
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
16.10.2017
Kervan’ın yolu niçin kesildi?
15.10.2017
Erdoğan’dan Saddam icat etmek istiyorlar!
13.10.2017
Türkiye’nin tam bağımsızlık yürüyüşü engellenemeyecek...
9.10.2017
İslâm, nasıl yeniden geleceğimiz olabilir?
2.10.2017
Eğitim, kültür ve medyada devrim yapmadan aslâ!
29.9.2017
Dünyanın üzerinde bir Avrupa hayaleti dolaşıyor...
22.9.2017
Hicret Ruhu: Diriliş umudu ve ufku
18.9.2017
Tarih, gücün değil, hakikatin kanatlarında yükselir…
17.9.2017
Çember daralıyor ama Türkiye herkesi şaşırtacak..
15.9.2017
Dünyayı çölleştiren, insanı tehdit eden tekno-paganizm çağına hoşgeldiniz!
11.9.2017
İnsansız şehir, şehirsiz insan…
8.9.2017
Gönül coğrafyamız, fokur fokur kaynıyor, bizi bekliyor…
4.9.2017
Kurban’ı “barbarlık” olarak görmek!
3.9.2017
Kurban’ın öğrettiği hakikat: Ölüm gerçeği’nden ölümsüzlük fikri’ne ulaşmak…
1.9.2017
Kevser ve ebter: Nahr günleri ve “intihar” günleri
28.8.2017
Dünya bizi bekliyor… İyi hazırlanmalıyız…
25.8.2017
Yarın, çok geç olabilir…
21.8.2017
Laiklik dogması ve sopası…
20.8.2017
Batı komada… Türkiye yola çıktı…
14.8.2017
Dikkat! ABD, Türkiye’nin altını oyuyor adım adım…
13.8.2017
Önümüzü açacak bir millî kültür hamlesine doğru…
11.8.2017
1400 yıllık birikim “uydurulmuş din”, oryantalistlerin fikirleri “indirilmiş din”, öyle mi?
7.8.2017
İslâm’ın temel kaynaklarına yapılan saldırılara seyirci kalamayız!
6.8.2017
Eğer İslâm’ı kaybedersek, sadece biz değil, bütün insanlık kaybeder…
4.8.2017
Diyanet, Türkiye’nin önünü açacak tarihî rolünü oynamalı…
31.7.2017
Bu topraklardaki İslâmî varlığımız tehlikede… Oysa anahtar bizde!
30.7.2017
Medeniyetimizin ruhu Tarihî Yarımada ve hafızası Babıâlî ölüyor adım adım…
28.7.2017
Uyarıyorum: Devletleri çökerttiler… Cemaatler de çökerse, her şey biter…
24.7.2017
Kudüs, siyonist esaretinden kurtulmadıkça, dünya barış yüzü göremeyecek…
21.7.2017
Kudüs özgürleşmeden “özgürüm” deme!
17.7.2017
Dünya tükendi ve Türkiye’ye kilitlendi…
14.7.2017
15 Temmuz’un hedefi: Cemaatleri ve Ehl-i Sünnet Omurga’yı çökertmek
10.7.2017
Beşinci Cumhuriyet’e doğru…
7.7.2017
Gelen siyasî darbe: Kaos planı ve Türkiye’nin durdurulması
3.7.2017
Laiklik pompalanacak, 15 Temmuz ruhu bombalanacak, Alevî meselesi kaşınacak…
2.7.2017
Yol, sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür…
30.6.2017
İnsanlığın dekadansla ölüm dansı, çıkış yolu ve Türkiye’nin rolü
26.6.2017
Bayramın tatile dönüşmesi: İnsanın ve hayatın çölleşmesi…
23.6.2017
Kadir Gecesi takdir olunan iktidar ve kudret
18.6.2017
Kültürde kazanılamayan istiklâl mücadelesi, kaybedilmeye mahkûmdur…
16.6.2017
Kılıçdaroğlu, ateşle oynama!
12.6.2017
92 yaşındaki âlim Karadavi’yi terörist ilan etmek için çıldırmış olmak gerek!
11.6.2017
İngilizlerin 2 asırlık stratejisi: İslâm’sız Dünya, Türkiye’siz İslâm
9.6.2017
Devletleri ve bütün İslâmî hareketleri yok etmek istiyorlar!
5.6.2017
Hüznün gönül coğrafyası: Ramazan’ın diriltici sesleri ve renkleri
2.6.2017
Türkiye’nin küresel güç olmasının yolu Suriye’den değil Balkanlar’dan geçer...
29.5.2017
Balkanlar bizi bekler... Stratejik akıl şart!
28.5.2017
Osmanlı, Balkanlar’da yaşıyor: Kosova izlenimleri...
26.5.2017
Üç Akif Emre: Ahlâk anıtı, dava adamı ve fikir adamı
22.5.2017
Özlü bir medeniyet tasavvuru manifestosu
19.5.2017
Yeni bir dünya kurulacak, Türkiye, kurucu rol oynayacak...
15.5.2017
Türkiye’nin uzun soluklu medeniyet yürüyüşü: Osmanlı ruhunun dirilişi...
14.5.2017
Medeniyet krizi: Önümüzü açacak Maarif Modeli ve Siyer-i Nebî Projesi
12.5.2017
FETÖ zihniyeti’yle mücadele etmeden FETÖ’yle mücadele edilemez!
8.5.2017
Türkiye’siz yeni bir dünya kurulamaz...
7.5.2017
Gençlik dizileri, gençleri kurşuna diziyor!
5.5.2017
Yol, değerini bilenlerle yürünür...
1.5.2017
İslâmî entelektüel omurga olmadan aslâ!
30.4.2017
Balkanlar’ı kendi hâline terk edemeyiz!
28.4.2017
Anadolu ruhu, dirilişin mayasını karıyor adım adım...
24.4.2017
İki Gece Yolculuğu: “Lâ”dan “İllâ”ya...
23.4.2017
İslâmcılığı gösteriyorlar ama hedef İslâmî omurganın çökertilmesi!
21.4.2017
Asıl iş şimdi başlıyor... Taze bir heyecan dalgası şart!
17.4.2017
Erdoğan’a 20 öneri
16.4.2017
Milletin devletine ve 5 Millî Seferberliğe doğru...
14.4.2017
Çifte vesayet düzeni sona erdirilmedikçe...
10.4.2017
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
9.4.2017
Türkiye’yi “boğmak” istiyorlar: Dışarda temkin, içerde teyakkuz şart!
7.4.2017
Türkiye "yeni Endülüs" olmayacak...
5.4.2017
Türkiye’nin Batı’yı rahatsız eden tarihî seçimi, asimetrik savaş ve teyakkuz
24.3.2017
Türkiye’yi vurmak için bahane arayacaklar... Teyakkuz ve tedbir şart!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8