ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI


13.10.2017 - Bu Yazı 897 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Toplumsal yaşam; insanın kuma gömülü kafasını bir nebze de olsa dışarı çıkartmasını gerektirir. Bunu becerebilme yetisi yerine toplumsal hayatı sadece kendi egemenlik sahalarından ibaret sananlar, kendi toplumları için felaket senaryolarının yazarı olduklarını ancak işe işten geçtikten sonra anlayabilirler.

Zamanın her şeyin ilacı olduğu şeklindeki özdeyişi hatırlamak gerekir mi? Bilmiyorum. Ama Ortadoğu dünyasında olup bitenlere baktığımızda benzeri duruma uyan birçok felaket senaryosunun yazarıyla karşı karşıya olduğumuzu fark edebiliyoruz. Hem devletsel hem de örgütsel anlamda bu süreci işleten nice yapılarla karşılaştık. İsterseniz bazı hatırlatmalarla devam edelim.

  • Irak’ta 1958 ihtilalinde iktidarı eline geçiren Abdülkerim Kasım ilk uygulamalarıyla sorun çözücü olarak algılandı ve bu atakları desteklendi. Ancak süreç içerisinde toplumsal hayatı kendi egemenlik sahasıyla okumaya başlayınca felaketlerin gelmekte olduğunu elbette bilmiyordu ve farkında değildi.

Ama o dönem de Mele Mustafa Barzani toplumsal hayatın sadece kendi egemenlik sahasından ibaret olmadığını çok iyi bildiğinden önüne serilen tüm olanakları elinin tersiyle tepmeyi bilmişti. Varlığın devamının toplumun vicdanı olduğunun farkındalığıyla o vicdana sığınmanın günlük kazanımlardan değerli olduğunu ortaya koydu. Buna karşın Abdülkerim Kasım toplum vicdanı yerine elinde tuttuğu güce sığındı. Bu sığınış süreç içerisinde toplumsal felaket senaryosu olarak karşımıza çıktı. Toplumları açısından kısa vade de fayda gibi görünen ve günlük politik endişelere odaklanan anlayışın aslında felaket senaryosu olduğunu da zaman bize açıkça bu örnekle göstermektedir.

  • Irak’ta Baas Partisi ihtilaliyle iktidara gelenler Cezayir Antlaşmasıyla toplumsal çözüm üzerine odaklandıkları halde, günlük politik tutum ve beklentiler nedeniyle uygulamaya geçirmedikleri bu antlaşmanın onların ayağına bugün nasıl dolandığını da görmekteyiz. Kurdler açısından bu çözüm beklentisinin ancak getirisini 1991 Körfez savaşından sonra görmeye başladığımızda kafasını kuma gömmeden olup biteni kavrayan zihinlerin toplumlarına getirisine de şahit olmuştuk.

Aslında burada üzerinde durulması gereken nokta toplumsal hayatın Ortadoğu toplumlarında siyah ve beyaz olmadığının farkında olmaktır. Egemenlik sahasını eksen alanlar ise her şeye siyah ve beyaz noktasından baktığı için olup biteni kavramaya pek yatkın olamazlar. Dolayısıyla gri noktaların nasıl eksen kaymalarına yol açacağını da görebilme imkânı elde edemezler. Homojen olan toplumlarda siyah beyaz üzerinden bakmak anlamlı olabilir bazı durumlarda. Ama Heterojen toplumlarda bu tutum gelişen olaylar karşısında anlamsızlaşır. Ortadoğu toplumlarında homojen yapı olmadığı için egemenlik sahası üzerinden varlık sürdürme derdine düşenler zamanla toplumları için felaket senaryosunun yazarı haline gelmektedirler.

  • Saddam Hüseyin Ortadoğu’nun heterojen yapısı içerisinde egemenlik sahasında görece kazandığı güce de yaslanarak, dünyanın bazı güçlerince beslendiği vehmiyle benden başkası yoktur anlayışına yöneldi. Bunun sonucu olarak İran Irak savaşına şahit olduk. Savaş sürecinde toplumun heterojen yapısı beklentilerinin tersinin gerçekleşmesine vesile oldu. Bunun ne anlama geldiğini kavramayınca devamında Kuveyt’e girme eylemini gerçekleştirdi. Bugün Irak toplumunun yaşadığı felaketlerin temel senaryosunun bu olaylar olduğunu tarih net biçimde bize göstermiştir.
  • Son dönemde bu senaryo yazarları çoğalmaya başladı. Mısır ve sonrasında Suriye de bu senaryolara tanıklık ettik. Tabi bunların öncesinde Neo Osmanlı mantığıyla alansal egemenlik sahasını genişletme derdinde onları da unutmamak gerekir. Uğun Türkiye de iktidar olan yapı tam da bu sarhoşluğun kucağına düşmüş olarak salvolar yapmaktadır. Mehter marşı eşliğinde iki ileri bir geri adımla egemenlik sahasında haykırmaya çalışıyor. Sonuç ne mi getirir? Onu şu an da tam olarak kestirmek mümkün değil. Çünkü onun da egemenlik sahasında heterojen yapılara ait varlıksal durumların öne çıktığına şahitlik etmekteyiz. Sürdürülebilir bir mantıkla işlerin takip edilmesi yerine günlük politik tutumlar ve duygusal eğilimlerin galayanıyla kontrol sağlanmaya çalışılmaktadır.

Sonuç:

Yüzyıllık deneyim Ortadoğu toplumlarında İktidarı ellerinde tutanların toplumları için felaket senaryosu yazmaktan başka bir işlev görmediklerini ortaya koymuştur. Dünyada gelişen teknoloji sayesinde toplumun bizzat içerisinde de artık bu tutumun çuvala sığmamaya başlandığına tanıklık etmekteyiz. Şunu da vurgulamadan geçememek lazım. Toplumsal yaşamda dinamikler dışardan içeriye işlemez. İçeriden dışarıya giden sinyallerin ışıltısına kapılanların içeride eşmeye başladığı kuyuların sayısıyla işler. Bu toplumsal bir kuraldır. En küçük toplumsal yapıdan en büyüğüne kadar aynı mantıksal yapı işler.

Son olarak Kurdistan referandumu bölgede bu senaryolara karşı toplum vicdanına sığınan bir eylem olarak geleceğin parlak ışıltısını yaymıştır. Tarih bize toplum vicdanına sığınmaktan başka bir eyleme ihtiyaç duymayan Nemir Barzani’yi ve Başkan Barzani’yi hediye ettiği için gururluyuz. Hayırlı olmasını umuyorum.

10.10.2017

.

Facebook Yorumları

reklam
13.10.2017
ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
24.9.2017
Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
28.3.2017
Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
21.8.2015
Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı
7.8.2015
Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi
18.6.2015
Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi
8.6.2015
7 Haziran’ı Doğru Okumak
21.5.2015
Kürdlerin Egemenlik Anlayışı
16.5.2015
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir
8.5.2015
Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış
22.4.2015
Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2
13.4.2015
Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1-
02.04.2015
YOKOLUŞU ENGELLEMEK
14.03.2015
İTTİHATÇILIĞA TESLİM EDİLEN KÜRD YAPILARI
04.03.2015
KÜRDLER NASIL ERİTİLDİ
25.02.2015
Siyaset ve düşüncede etik
19.02.2015
Temsiliyet sorunu ve Ortadoğu
04.02.2015
KÜRDLERİ SAĞDAN ERİTMEK -II-
28.01.2015
Gedik onarılmamalı bilakis büyütülmeli
23.01.2015
KÜRDLERİ SESSİZCE SAĞDAN ERİTMEK
16.01.2015
Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi
11.01.2015
Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir
05.01.2015
Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu
26.12.2014
Bariyere Dönüşen Öz
04.12.2014
Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti
03.12.2014
Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
11.11.2014
KÜRDİSTAN HAKİKATİNİ İNŞA ETME HAREKETİ / AZADİ
02.11.2014
Türkiye Kürdistanından Peşmerge geçti
27.10.2014
Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır
22.10.2014
Akil adamlar tiyatrosu yeniden sahne aldı
13.10.2014
Kürdler saha egemenliğine oynamamalı
08.10.2014
KÜRDLERİN AYAK BAĞI/ PKK ve HİZBULLAH GERGİNLİĞİ
28.09.2014
Eylem düşünceyi şekillendirir.
13.09.2014
HEREKETA AZADÎNİN ROTASI
02.09.2014
Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu
29.08.2014
Azadi Kongresi /İnisiyatiften Harekete
24.08.2014
Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI
13.08.2014
Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni
02.08.2014
İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II
24.07.2014
Hakkâri’de/CölemergNe oldu Ki…
19.07.2014
İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN
07.07.2014
Hatip Dicle Ne Dedi ki…
02.07.2014
Hamidiye Alayları/ Devlet Aklının Zorunlu Yapıları
25.06.2014
Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı
13.06.2014
Kürdler“Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir
04.06.2014
Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak
27.05.2014
Evrensel değer mi, ideolojik körlük mü?
23.05.2014
TARİHİ NASIL OKUYALIM / RESMİ ve YEREL TARİH
15.05.2014
Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek
08.05.2014
HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle…
04.05.2014
HAMİDİYE ALAYLARI VE ŞEYX SÊİD HAREKETİ - II -
27.04.2014
Hamidiye Alayları Ve Şeyx Seid Hareketi – I -
24.04.2014
KÜRD SİYASAL AKLI ve AZADİ
21.04.2014
Kürd Siyasal Aklı Ne Yapmamalı
18.04.2014
HALKA AİT HOŞGÖRÜNÜN GÖSTERGESİ BAŞUR
15.04.2014
SİYASAL ŞUURALTININ BAŞUR’DA DEĞİŞİMİ
10.04.2014
BAŞUR GÖZLEMLERİNDEN HALEPÇE ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30.03.2014
İSLAMCILARIN İKTİDARLA İMTİHANI
25.03.2014
BİNGÖL SEÇİM İZLENİMLERİM
22.03.2014
EYLEMLERDE AHLAK / DEĞER İLİŞKİSİ
14.03.2014
TORNACI EĞİTİM ve ZİHİNSEL İĞFAL
07.03.2014
Âdemin İnsanı Varoluşa Ulaşması - II
05.03.2014
Ontolojik Ademin epistemolojik beşeriliğe ulaşması
02.03.2014
LİS DAĞI ÇATIŞMASI
23.02.2014
KÜRDLERİN TARİHSEL AÇMAZI
17.02.2014
YETMEZ Mİ ARTIK!...
15.02.2014
HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI
06.02.2014
ÇATIŞMA KÜRDLER İÇİN KADER DEĞİLDİR…
23.01.2014
Hani çözecektiniz!
11.01.2014
KÜRDİSTAN SİYASETÇİLERİ ve GENÇLİĞİ NASIL BAKMALI
26.12.2013
BUGÜN GÜNLERDEN ROBOSKÊDİR
14.12.2013
Kürdistan’ın her karış toprağı ayrı bir Roboskê’dir
1.12.2013
ULUSAL BİRLİK veya DAR KALIPLI DÜŞÜNSEL YAPI
15.11.2013
Toplum ürettiği değerlerle var olur
27.10.2013
Sorunun özü/ hayatın anlamı
08.10.2013
Eşitlik, O Ne ki! Kardeşlik Neyinize Yetmiyor?
20.09.2013
Anadilin zorunluluğu ve zihinsel şekillenme
04.09.2013
İnsan neden sorumluluk taşımak zorunda
26.08.2013
KÜRD SORUNUNDA ÇIKARILAMAYAN MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ
14.08.2013
Duyusal algı insani olanı zedeler
05.08.2013
Ulusal kongre sürecinde axina pışt
29.07.2013
RESMİ TARİHE KARŞI YEREL TARİH
20.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık:Bingöl Çewlik
13.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık
08.07.2013
SAYER YOKLAMASI YAPMA UMUDU HEP VAR OLSUN
24.06.2013
Kürtlerde bilinç kırılması
18.06.2013
Kürt kurumsal yapılarının birbirini görmeleri
08.06.2013
Kutuplaşmış gibi görünmek!
27.05.2013
DİL / LEHÇE İLİŞKİSİ
09.01.2013
Bilinmeyen Roboskê Guêw... Tahlil
04.01.2013
Bilinmeyen Roboské Guéw - ll
29.12.2012
BİLİNMEYEN ROBOSKÊ GUÊW…
06.05.2013
Kürtlerin varoluş dinamiği
30.04.2013
Kürtlerin aşiret yapısının dayanağı
26.04.2013
Kürt sorununu fiili durumla çözme isteği
18.04.2013
ZAZALARDA TOPLUM BİÇİMLENMESİ
13.04.2013
O HALDE, KÜRTLER NE YAPMALI…
11.04.2013
AKİLLERE AKIL
03.04.2013
BARIŞ SÜRECİ VE TARAFLAR…
31.03.2013
Barış sürecinde Kürtler nereye gidiyor…
26.03.2013
İnsaf Çağrısına İnsafsızlık Yapmak
22.03.2013
Bireysel Düşünebilme ve Bilgi...
16.03.2013
YOL AYRIMI…
12.03.2013
EVET, ÇÖZELİM AMA…
11.03.2013
Ötekini Anlamak...
09.03.2013
Yanlıştan Doğruya Varılmaz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı