Zekeriya Kurşun

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Seçilenler unutmasın! Sorumluluk tarihi bir mirastır


1.4.2019 - Bu Yazı 861 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yıl 1889. Osmanlı Devleti yığınla problemler ile boğuşmaktadır. Avrupa devletleri 1878’de hayata geçirdikleri Şark Meselesini adım adım uygulamaktadırlar. İngiltere Kıbrıs ve Mısır’a, Fransa Tunus’a yerleşmiştir. İtalya Banco Di Roma aracılığıyla Trablusgarp’ta gelecekteki işgalin hazırlıklarını yapmaktadır. Girit Müslümanlardan tahliye edilmekte, Balkanlar kaynamaktadır.

II. ABDÜLHAMİD; ZENGİBAR VE ALMANLAR

Bütün sorunlara ve baskılara rağmen, dinî, vicdani ve tarihi sorumluluk devrededir. Sadrazam Kamil Paşa Sultan II. Abdülhamid’e sunduğu bir arizasında; Almanların, Doğu Afrika’da Zanzibar (Zengibar) adasındaki faaliyetlerinden haber vermektedir.

Raporda, Almanlar “sözde insanlığa hizmet maksadıyla”, bölgedeki zenci ticaretini kontrol etmek için Hannover’den 12 top göndermeye hazırlanmışlardır. Sadrazam Kamil Paşa, Almanların asıl niyetlerinin İslam alemi aleyhinde bir girişimde bulunmak olduğunu düşünmektedir. Bu duruma Osmanlı Devletinin kayıtsız kalmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle Sultan’a sorumluluğunu hatırlatmaktadır. Almanlar, daha önce burada bir ticaret kolonisi oluşturmak istemiş ama başaramamışlardı. Bundan dolayı Müslüman olan ada ahalisini abluka altına alıp cezalandırmak istemektedirler. Kamil Paşa, yazısında, Hilafet makamımın meseleyi gözardı edemeyeceğini ve destek maksadıyla Zengibar hakimi nezdine bir elçi gönderilmesini önermektedir. Böylece ada ahalisinin yalnız olmadığı gösterilecek ve Almanların önü kesilecektir.

Hikaye uzun, tamamını anlatmaya sütunumuz yetmez. Nitekim bu teklif kabul edilir ve çeşitli hediyeler ile Mehmed Rüşdü Bey elçi olarak gönderilir. Elçi kabulü vesilesiyle hakimin sarayının önüne geçici de olsa Osmanlı bayrağı asılarak gereken mesaj dünyaya verilir.

Aradan nerdeyse çeyrek asır geçer. Tahtta Sultan Reşat oturmaktadır. Osmanlı Devleti ise Balkan felaketi ile yüzleşmektedir. 4 Ocak 1913’te, İstanbul’a bir telgraf ulaşır. Zengibar hakiminden Sadaret’e yazılan telgrafta, Balkan felaketinin işitilmesi üzerine büyük üzüntü duyan ada halkının bir komisyon kurarak yardım topladıkları bildirilmektedir. Aslında Sultan II. Abdülhamid gibi Zengibar Sultanı da değişmiştir. Ama sorumluluk tohumu meyvesini vermiştir. Yeni Zengibar hakimi ve ahalisi Balkan mağdurlarına yardım yapmak için topladıkları 300 lirayı bir Hindistan bankası aracılığı ile hükümete havale etmişlerdir.

CEMİYET-İ HAYRİYE VE İSLAM MECMUASI

Aynı yıl İstanbul’da başka bir sorumluluk örneği sergilenecektir. Balkan felaketinden sonra Osmanlı’da yaşayan hemen her unsur devletin geleceğinden kaygı duyup ayrı hesaplar yapmaya başlamıştır. Devletin bekasından endişe duyan ve özellikle Türk-Arap yakınlaşmasını sağlamak isteyen bir grup hamiyetperver harekete geçmiştir. İçinde kimler yok ki: Türkler, Lübnanlılar, Libyalılar, Mısırlılar, Tunuslular ve Kazanlılar...

Sultan Abdülaziz’in oğlu Yusuf İzzeddin, Sadrazam Said Halim Paşa, Abbas Hilmi Paşa, Şerif Ali Haydar, Yusuf Şetvan, Talat Paşa, Gümülcineli İsmail, Abdülaziz Çaviş ve Emirulbeyan Şekip Arslan, ülkesine, milletine ve ümmetine karşı sorumluluk duyan isimlerden sadece bazılarıdır.Cemiyet-i Hayriye-i İslamiye adını verdikleri kuruluşlarıyla hızla harekete geçip Müslümanlar arasında dayanışmayı sağlayacak pek çok girişim başlattılar. Kısa zamanda biri Medine’de diğeri de Kudüs’te çok dilli iki üniversite kurdular.

Tabii ki yayın hayatını da eksik etmediler. İslam dünyasının büyük bir sınavdan geçtiği o dönemde bu grup, İstanbul’da Kazanlı Halim Sabit’in idaresinde İslam Mecmuası dergisini çıkartıp Müslümanların fikir dünyasını dönüştürecek yeni bir sorumluluk üstlenmişlerdir. Dönemin anlayışının oldukça ilerisinde olan yazı ve yorumları ile önce Osmanlı toplumuna ama genel olarak İslam dünyasına hitap eden dergi, savaşın başlamasına rağmen yayın hayatını sürdürüp misyonunu icra etmiştir. Kendi beyanlarına göre hedefleri; “Allah’ın yardımıyla, kalplerdeki fıtrî din ve iman hissinin inkişafının neşvünemâ bulmasına; din ve milliyet fikirlerine münevver bir cereyan verip, Müslümanlık alemi için mesut bir hayat hazırlamaktı.”

Zengibar’a ilgi duyan, Zengibar’ın da harekete geçmesini sağlayan, İstanbul’da bu cemiyeti hayata geçiren hep aynı sorumluluk duygusudeğil midir?

1914 yılı başlarında yayın hayatına başlayan İslam Mecmuası ancak 105 yıl sonra hatırlanabildi. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğretim üyelerinden İlhami Danış, Mustafa Göleç ve Ömer Faruk Köse’nin gayretleriyle, Zeytinburnu Belediyesi ve eski Başkanı Murat Aydın’ın himmetiyle dergi yeniden gün yüzü gördü, hayat buldu. İnternetten bile erişimi mümkün olan Dergi hakkındaki yorumu okuyuculara bırakıyorum.

Ama bir sözüm daha var. Dün bir sorumluluk bilinci ile gittiğimiz sandıklardan seçilip çıkanlar bugün önümüzdedir. Onlar da hızla seçim havasında sıyrılıp tarihten devraldıkları o yüce sorumluluk duygusu ile hareket etmelidirler. Siyasetin hangi yelpazesinden olurlarsa olsunlar; onlar artık halkın güvenini kazanmış “şeyhu’l beled ve şehremîni”dirler. Bu yüzden hiç kimsenin kimliğine, cinsiyetine, boyuna-posuna, şekline, kıyafetine bakmadan “insanlara mesut bir hayat” sunmak için ellerini taşın altına koymalıdırlar.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
1.4.2019
Seçilenler unutmasın! Sorumluluk tarihi bir mirastır
18.3.2019
18 Mart
18.2.2019
Usule mugayir acayip şey: Varşova Ortadoğu Konferansı
4.2.2019
Ürdün Kralı Abdullah yol ayrımında
10.1.2019
ABD, YPG karşılığında ne istiyor?
3.1.2019
2019’da Ortadoğu gündemi
24.12.2018
Sudan’da yeni bir Arap Baharı mı?
17.12.2018
Yeni Vehhabi destanı mı yazılıyor?
10.12.2018
Osmanlı’dan günümüze bilgi ve tecrübenin aktarılması
6.12.2018
Katar’ın OPEC’ten çekilmesi ne ifade ediyor?
3.12.2018
Şükrü Hanioğlu’nun “vedası” üzerine
22.11.2018
Mustafa Kemal’den Afrika dersleri
12.11.2018
Yüzyıl sonra Ortadoğu’da sınırlar ve bayraklar
18.10.2018
Cemal Kaşıkçı olayına tarihten bakmak
15.10.2018
Misyonerlik suç mu?
11.10.2018
Ka’be baskını niye yapıldı?
8.10.2018
Trump, Muhammed bin Selman ve Cemal Kaşıkçı
4.10.2018
Eğitim tarihimizden manzaralar ve bugünkü halimiz
1.10.2018
Diplomasi tarihimizden dersler
28.9.2018
Trump ne diyor?
24.9.2018
Türkiye’nin temsili meselesi: Zorunlu hatırlatmalar
20.9.2018
Kerbela’yı yâd etmek
17.9.2018
Malay Dünyası ve Türkiye
13.9.2018
Makyavelizm ve diplomasinin ince ayarı
10.9.2018
İdlib’de bir pencere
6.9.2018
Yemen’deki çocuk ölümlerinin sorumlusu kimdir?
3.9.2018
“Kisve bahâsı” ya da Osmanlı Arşivleri meselesi
30.8.2018
30 Ağustos İslam jeopolitiğinin başlangıç tarihidir
27.8.2018
26 Ağustos’un sırrı
23.8.2018
Çölde ‘iz’ aramak
20.8.2018
Türkiye Katar ilişkileri on beş milyar dolar ile sınırlı değildir
16.8.2018
Devlet arşivlerinde neler oluyor?
13.8.2018
ABD’nin bilmediği: “Bu da geçer yâhû”
9.8.2018
Dolar musibetinden hayır çıkarmak
2.8.2018
İran nefreti Arap Natosu için yeterli mi?
30.7.2018
Papazın öğrettikleri: Türkiye daha büyük tehdit altında
26.7.2018
Yükselen güç olmak fırsattan değil bilgiden geçer
23.7.2018
Yahudi Ulus Devleti nasıl kuruldu?
16.7.2018
15 Temmuz ibretlik halimizi değiştirdi: Unutmayalım!
12.7.2018
Yeni sistemde politika üretme kurulları
9.7.2018
Yeni hükümet sisteminden beklentiler
5.7.2018
Suriye-Ürdün sınırında Der’a’dan yükselen feryat
28.6.2018
Yeni devir ve ‘kültürel inşa’ mecburiyeti
21.6.2018
Seçim sistemlerimiz ve yüzde elli bir
18.6.2018
Bayram’ı hak ettik mi?
4.6.2018
Yüzyıl önce Hoy’da bir ramazan ortası
31.5.2018
İslam ülkelerinin ortak tarihi: Fetih ve Fatih
28.5.2018
Şantajcı Batı basını ve II. Abdülhamid
24.5.2018
Filistin neresidir, Kudüs ne taraftadır?
21.5.2018
İİT İstanbul toplantısı ve Kudüs’ün geleceği
17.5.2018
Kudüs’ü unutmayın, sadece unutmayın!
10.5.2018
Ortadoğu, Balkanlar ve Aliya İzzetbegoviç
3.5.2018
İran Türkiye’yi merak ediyor
30.4.2018
Hariciyeci mi, hariç mi?
23.4.2018
Arap Ordusu mu Arap Lejyonu mu?
16.4.2018
Suud Veliahdı’nı Türkiye’ye davet ediyorum
9.4.2018
Osmanlı’da Vehhâbîlik
5.4.2018
Suud veliahdı Muhammed bin Selman ne diyor?
26.3.2018
Tarihin en zor on beş yılı
19.3.2018
Çanakkale’yi san’atla anlatmak
12.3.2018
Türk Arap ilişkilerinde Zeytin Dalı
8.3.2018
Körfez’de sahneye yeni filmler konuluyor
5.3.2018
Halifelik kaldırıldı mı?
19.2.2018
ABD Afrin ve Menbiç’te ne yapabilir?
12.2.2018
İnsan mı Sultan mı?
1.2.2018
Saddam, Kaddafi, Esed ve Soçi
8.1.2018
Türkiye dünya gündemini takip edebiliyor mu?
1.1.2018
Türkiye’nin yüzyıl önceki ve yüzyıl sonraki gündemi
25.12.2017
Türkler ve Araplar tarihlerini yeniden okumak zorundadır
11.12.2017
Kudüs’ün statüsünü kim belirleyebilir?
13.11.2017
İslam dünyasında siyaset ve toplumsal cinsiyet meselesi
7.11.2017
Suudi Arabistan’da iç hesaplaşma mı yaşanıyor?
30.10.2017
Türkiye Cumhuriyeti’ni 100. yıla hazırlama kılavuzu
26.10.2017
ABD’nin eski konsolosluk elemanını kurtarma operasyonu
23.10.2017
Türkiye’nin “Kerkük Meselesi” yoktur
19.10.2017
Filistin devleti Gazze'de mi kurulacak?
16.10.2017
Türkiye’nin İdlib’te ne işi var, harekattan neler beklenebilir?
12.10.2017
Türkiye ABD ilişkilerinde medler ve cezirler
9.10.2017
Kral Selman’ın Rusya ziyareti ve değişen bölgesel güvenlik dengeleri
5.10.2017
İbret almazsan ibretlik olursun: İdrisî’nin kısa hikâyesi
2.10.2017
Devletçilik oyunu mu, devletler oyunu mu?
28.9.2017
İhanete prim vermek Türkiye’nin geleceğini rehin almaktır
21.9.2017
Barzani Kürtleri ateşe mi atıyor?
18.9.2017
Üniversiteler dış politikaya ne kadar katkı sunuyor?
14.9.2017
Ortadoğu’da yeni düzeni hangi değer belirleyecek?
11.9.2017
Körfez krizinde eski ve yeni düzen: Diplomasi ve genç liderler
7.9.2017
Hac, siyaset ve meşruiyet
5.9.2017
Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerde alternatif arayışları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive