• 28.02.2013 00:00
  • (7972)

 Bu ülkede her hangi bir konuda kitleleri etkilemenin en kolay yolu düşüncesini ‘olumsuz’ cümlelerle bitirmektir.

Batıyoruz, bölünüyoruz, din elden gidiyor, devletimizi yıkmak istiyorlar...

Ya da "... Bir iyileşme göremiyorum..."

"... Hiçbir olumlu belirti yok."

"... Çok da umutlu değilim"

"... Doğrusu memnun değiller" dediniz mi daha önce sizin için 'sözüne itimad edilmezin biri' diyenler dahi:

"... Bakın o da yazmış/söylemiş, durum iyi değilmiş" der.

Cengiz Çandar'ın son yazılarında da aynen bu 'havayı' görüyorum. Hayır yani, Emre Uslu söylese anlarım, ama Cengiz Çandar’ın Hakkâri izlenimleri, gözlemleri (aslında 'havaları' demeliydim) özellikle umutlarını büyüten Kürtlere "böyle ucuz havalar size yakışıyor mu? Erdoğan ne yapmış ki bu kadar ümitlendiniz" der gibi.

Sayın Çandar Ortadoğu ve özellikle Filistin'in FKÖ'süne büyük destekler vermiş ve Filistin’in mücadele sürecini çok iyi bilen bir gazeteci. Keza ABD ve AB ile ilgili de bu ülkenin en çok sözü olan biridir.

Kürt sorununda da özellikle rahmetli Özal’la başlayan olumlu sürecin ortasındaki bir gazeteciydi Cengiz Çandar. Bu vesileyle Barzani, Talabani ve aileleriyle çok yakın dostlukları oldu. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile sıcaktan da öte ilişkileri var.

 

Anlayacağınız Cengiz Çandar yazdığı konulara pek çok gazeteciden daha çok vakıf. Bunları yazmamdaki gayem Sayın Çandar'ın hakkını teslim etmek içindir.

Cengiz Çandar ‘Kürt sorunu’ndaki tespitlerinde çok da haklı çıkmıyor. Son yazılarında müzakere sürecine pozitif değil, karamsar ve ‘endişeli’ bakmayı tercih ediyor. Bu üslup Sn. Çandar’ın her olayda kullandığı üslup/dil değil, sadece bu konu özelinde böyle.

Mesela;

"BDP’liler İmralı’dan dönüp, Abdullah Öcalan’ın ‘sesi’ni dışarıya duyurmadan, ‘süreç’e ilişkin ‘kuşkulu’ ve ‘mesafeli’ duran Hakkâri, tümden rahatlamayacak" diyor. Oysa bunu, ‘Hakkâri, İmralı’dan dönecek olan BDP heyetinin Öcalan’ın sesini dışarıya duyurmasıyla daha da rahatlayacak’ diyebilirdi. Neticede Kandil de Hakkâri de % 90 oranında karamsar değil.

Cengiz Çandar, iflah olmaz seküler ve elit Türkler gibi, iflahı imkânsız bir avuç ‘elit Kürt’ dışında kalan kesimin memnuniyetini görmemiş olabilir mi?

Diyarbakır’da da başka yerde de sadece “Kürt sorununun çözümünün şerefi İslamcı gelenekten gelen Ak Parti’ye yazılmasını istemeyenler" var. Bunun dışında halkın kahir ekseriyeti memnun ve umutlu. Ama Sayın Çandar bunu;

"Diyarbakır’ın da ‘süreç’ konusunda coşkulu bir heyecan yaşamadığımı, bu anlamda Hakkâri’den farklı olmadığını gördüm. Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan’dan oluşan bir heyetin bir gün önce İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmüş olması, İmralı dönüşünde ‘süreç’ten ‘tarihi’ olarak söz ettiğinin aktarılması bile Diyarbakır’daki havayı çok etkilememişe benziyor sanki."

Sayın Çandar bunu “etkilemişe benziyor sanki” deseydi anlam çok mu bozulacaktı, sanki?

Hayır,

Ama usta gazeteci “…etkilememişe benziyor sanki” demeyi tercih ediyor.

Ben sürecin çetelesini tuttum ve bugüne kadar (14 Ocak-25 Şubat 2013) 230 kişiyle görüştüm, isimleri telefon numaraları bende kayıtlı olan bu kişilerden 217 kişi ‘hava’dan son derece etkilenmiş ve süreçten çoktan da çok umutludurlar. Daha dün Batman’da rast gele 48 kişiyle konuyu konuştum. Aldığım cevap ‘sanki’ye yer bırakmayacak kadar açık ve umutlu:

“Valla abem biz çok umitliyiz, bu sefer tamamdır” mealinde konuşanların sayısı 42.

Aynı soruyu Bingöl ve Van’da da sordurdum:

Kahir ekseriyeti çok umutlu ve son gelişmelerden ‘etkilenmemiş’bir hava bulamadık.

Demem o ki,

Halk, bu sürece inanıyor, liderlere güveniyor ve süreci destekliyor. Tam da bu ‘hava’ varken bu süreci tahfif yazıları Cengiz Çandar gibi ustaların ustası gazetecinin yazılarında yer alırsa bölge halkı üzülür. Zira bölge halkı özellikle 28 Şubat sürecinde Sayın Çandar’ın çektiklerini bilen, ona reva görülenleri lanetleyen halktır. Vesayetçilere karşı duruşundaki vakar sebebiyle Cengiz Çandar’dan hayırla bahsedilir bölgede. Bu kazanıma sahip bir gazeteci yazarın süreçle ilgili yazdıklarını önemseyen bölge halkı, süreçle ilgili umudunu görmeyen Cengiz Çandar’a sitem etmeyi de ihmal etmez.  Neticede kişi güvendiği, sevdiği şahsiyetlere sitem eder.

Bakın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye,

E. Özkök ve Çölaşan’a sitem eden var mı?

Bölge halkının izlenimini, umudunu ve ‘hava’sını bilmek için ‘elit’ ve seküler Kürtlerden kurtulması gerek.

Twitter: @ahmetay_