• 9.06.2013 00:00
  • (4782)

 Gezi Parkı eylemlerinin bu reddeye varmasının müsebbibi oldu provokatif amaçla kullanılan sosyal medya.

Geçen gün benzer bir sitemi yazacaktım.

Ak Partili belediyelerle Ak Parti teşkilatlarının üzerindeki 'tozu' yazacaktım.

Sayın başbakan kardeşliğin daha essah bir inşası için, akan kanın durması için'gerekirse zehir içerim' diyor ama Ak Parti teşkilatlarında, Ak Partili belediyelerde çıt yok.

Sanki başbakan muhalif partiden.

O yazı hazır ve onu yayınlayacağım, o yazımızda süreçle ilgili olarak bir elin parmaklarından daha az sayıda belediye ve teşkilatın başbakana yakışır davrandığını göreceksiniz. 

Sosyal medyada da durum aynı,

Twitter var, Facebook var, SMS var, MSN vs...

Yani

Bir gazetenin ertesi gün vereceği/getireceği sesin bin katı fazlasını bir dakika içinde sosyal medya getiriyor.

Çünkü sosyal medya anında paylaşımdır, canlı paylaşım.

Dünyadaki pek çok haberi Twitter'dan öğrendikten saatler sonra Tv'ler veriyor.

Keza

Bir toplantı için yapılan çağrı bir anda milyonlara ulaşabiliyor.

Benim Twitter’da hatırı sayılır dost kitlem var. Bu 13 bin seçme, aktif, duyarlı dost (takipçi) bir yazımı paylaştığımda birkaç dakika içinde dünyanın pek çok ülkesinden on binlerce okuyucuya ulaştırabiliyorlar. Twitter’daki RT denilen (tekrar etme) yoluyla bu rakam milyonlara ulaşabiliyor.

Bir örnek:

Ben gece yayınlanan yazımı 00.01'de sosyal medyada paylaşıyorum. O esnada aktif olan dostlar okuyup yazıyı paylaşmaya layık görüyorlar. Bu dostların toplamda takipçi sayıları yüz bini buluyor. Ama bazen 350 bin takipçiye sahip X şahıs bu paylaştığım yazıyı RT ederek 350 bin kişiye ulaştırıyor ve takipçilerinden aktif olan 10 bin kişi bu RT'yi görüyor. Bu takipçiler arasında da 500 bin takipçisi olan başka bir kullanıcı (kişi), onu takip edenlerden ve 50 bin takipçisi olan yine RT ederek bir anda yüz binleri aşıp milyonlara ulaştırabiliyor.

Hele Twitter'da yazılan biraz da kışkırtıcı bir mention ise çok kısa sürede binlerce RT alabiliyor ve dünyanın her ülkesinde beş dakika içinde milyonlara varan büyük bir kitle tarafından görülebiliyor. E tabi, tepki de aniden ve çığ gibi büyüyor.

Şimdi durum bu minvaldeyken,

Bana nediyemeyeceğimize göre, bu yolun, bu uygulamanın (Twitter, Facebook vb) dışında kalamayacağımıza göre,

Siz de bu sosyal paylaşım sitelerini kullanmak zorundasınız.

Yalan dolan için değil

İftira için değil

Kendi tanıtımınız için de olsa bu gerekli. Çünkü reytingi, tirajı en yüksek en çok olan medya organı sosyal medyadır.

Baktım

6 gün içinde M. Gökçek dışında Ak Partili birileri ortalıkta görünmüyordu. Sağ olsun Melih Gökçek pek çok kere provokasyonların önünü kesmeye çalıştı. Hatta kesti de, ama bir M. Gökçek'in işi değil ki bu.

81 ilin 81'inde Ak Partili il teşkilatları bu alanda güçlü olsaydı, Gezi Parkı provokasyonlarına sebep olan bütün yalanları bir saatte çürütür ve işin aslını kamuoyuna duyurabilirdi. Tabi, işin bu kerteye gelmesine de mani olabilirdi.

Teşbihte hata olmaz, hatasız da teşbih olmaz diyerek, bu olayda Twitter'ı etkin kullanamayan Ak Partili teşkilat ve belediyelerin durumunu karşıdan gelen oklara karşı ellerini siper yapanın durumuna benzettim. 9 milyon üyesi bulunan Ak Partili üyelerin 3 milyonu sosyal medyayı aktif kullansa takipçi sayıları yüz binleri bulur, bu partililer hem birbirlerine, hem de kamuoyuna haberleri anında ve en doğru şekliyle verebilir, provokasyonların önüne geçebilirler.

Madem sosyal medya bu kadar etkili,

Madem gündem değiştirebiliyor, madem gündem belirliyor, o halde (en azından) bu tür durumlar için teşkilatların, belediyelerin etkili hesabı olmalı değil mi?

Kaldı ki dünyanın parasını verip reklamınızı yapıyorsunuz,

İşte sosyal medya bunun için biçilmiş kaftan, tek kuruş ödemeden milyonara ulaşmanın başka bir yolu bu…

Bakın bir başka boyut daha var ve bu çok dikkate alınmalı:

Bir gecede binlerce korsan/fake hesap açılıp insanın kanını donduran, bunu yazanın insan evladı olamayacağını düşüneceğiniz iftiralar yazıldı. İnanılmaz küfürler edildi, en olmadık yalan haberlerle halk galeyana getirildi. Bunu kimse özgürlük olarak göremez, bunu kimse insan hakları diyemez.

Çağa ve araçlarına hükmetmek gerek,

Def’ul bela için de olsa gereklidir.

Twitter: @ahmetay_