• 11.07.2013 00:00
  • (4090)

 Batı, 'evrensel değerler' dediği bütün hak, hukuk, adalet, eşitlik gibi 'bizim için olmazsa olmazdır' dediği değerlerini Mısır’da laikçilerin hatırına tankların altında pert etti. ABD’sinden tutun, Batı’nın ne BM’si, ne AB’si ve ne de “ultra hassas demokrat” yönetimleri Mısır’da on bir aylık bir iktidara karşı gerçekleştirilen darbeye darbe diyememiştir.

Meşru ve hukuki seçimlerde % 52 oy alan cumhurbaşkanını darbe ile deviren Batı’nın Vandalgilleri, bu makama içine ettikleri Mısır anayasasının mahkeme başkanını, başbakanlığa da % 1,5 oy almış birisini getirmek istiyor. Bu, Batı'nın değerlerine göre % 1,5 büyüktür % 52 demek oluyor.

Aslında “Sezar-Tanrı” rekabetini başlattığı gün tanrısını helva gibi yenilebilecek şey ilan eden Batı, Mısır’daki darbe ile ‘tanrıları'nın piştiği tenceresinin dibini de temizlemiş oldu. Batı ilk kez kendi değerlerine tecavüz et(tir)miyor, bundan önce onlarca kez kendi ilkelerinin ilkesizlik üzerine bina edildiğini ispat etti Batı. 12 Eylül'ümüzde, 28 Şubat'ımızda, Cezayir'de (FIS) İslami Selamet Cephesi'nin seçimleri kazanmasından sonra, Filistin’de seçimleri HAMAS'ın kazanmasından sonra Batı kendi değerlerini bir kadeh viski ile içip tüketmişti.

Mısır’da yapılan darbenin aynısını aslında 2002-2004 yılları arasında defalarca Türkiye’de gerçekleştirmek istediler. Balyoz, Ay Işığı, Eldiven darbe planları bugün Mısır’ın başına gelenlerin aynısıydı. 2002-2004 yıllarında bizde gerçekleştirmek istedikleri darbe planının Mısır’daki darbe sürecinden tek eksiği o yıllarda yaygın olmayan sosyal medya ayağıydı. Hatırlayın '5 milyon insan ölse ne olur' diyen bizim darbeci komutanı.

Türkiye’de 2003'lerde fırsat eldeyken başaramadıkları darbenin cunta heveslilerine neye mal olduğunu görenler, Mısır’da işi sağlama aldılar ve Mursi’yi güçlenmeden hem de daha bir yılını doldurmadan darbeyle devirdiler.

İşin garip tarafı darbeyi liberali de, demokratı da destekledi. Gerekçe Muhammed Mursi’nin ‘diktatör’ olduğuydu. Bizim dinozorlar Tayyip Erdoğan’dan diktatör çıkarırken birkaç yıl beklediler, ama Mısır’daki ‘paydaşları’yla Mursi’yi 7. ayından itibaren diktatör ilan ettiler. Demek ki alçaklıkta sınır tanımayanlar ‘çukur’a düşmeyi tercihte de bir beis görmezlermiş.

Mursi seçilmiş bir cumhurbaşkanı,

Diktatör olması için zaman lazım,

Uygulama lazım,

Baskı lazım, gezi parkı lazım, ha, Tahrir, doğru ya!

Velhasıl diktatör olmak için bir ‘emek’ lazım. Ama ortada hiçbir şey yokken halkın yarısından fazlasının oyunu alan cumhurbaşkanını, Türkiye’nin en çok satan ve benim de yıllardır beğenerek okuyup abonesi olduğum gazetenin Aydınlıkçı yazarı Şahin Alpay Mursi’nin diktatör olduğunu görüverdi. Tıpkı dünyada en kısa süre (dört saat) başbakanlık yapan! Baradey gibi:

ABD’yi ikna edene kadar canım çıktı” diyen Baradey,

BM’in ‘elemanı’ Baradey,

Made in USA Baradey…

Sahi Baradey, R. Tayyip Erdoğan’ı sandıkta yenemeyeceklerini anlayınca “sonun Menderes gibi olacak” diye çıkışan İsmet İnönü’nün CHP’sinden siyaset yapanlarla ne kadar da benzeşiyormuş..?

Bakınız, bir ibreti âlem daha,

Afrika Birliği Mısır’da yapılanın darbe olduğunu söylüyor, ama medeni-liberal-demokrat dünya kediye kedi demiyor. Batı’nın ‘Allah’tan uzaklaştıkça’ nasıl irtifa kaybettiğini bu vesileyle bir kez daha görmüş olduk.

Mısır'daki darbe Pazartesi itibariyle farklı boyuta girmiş oldu. Cuntanın sivillerin üzerine ateş açarak yüze yakın Mısırlı-İhvan yanlısı sivili şehid etmesi süreci daha da çıkmaza soktu. Ahmet Turan Alkan'ın İhvan'ı ‘şiddete başvurmak’la suçlayacak kadar vicdanını yitirmesini bir yana bırakırsak, hasiyetli her insan İhvan'ın şiddeti esas almadığını biliyor. Bunlar istedikleri kadar kara propagandaya ve manipülasyona başvursunlar, biz biliyoruz ki İhvan şiddete başvurmadı, başvurmayacak, ama A. Turan Alkan'lar kusura bakmasın İhvan hemencecik 'ne yapalım madem ordu darbe yaptı haydi biz de evimize gidelim' de demeyecek.

Peki,

İhvan-ı Müslim’in ne yapacak, ya da ne yapmalı?

Bakınız,

Selefiler bölündü, Ezher bölündü, darbeci liberal-demokratlar paramparça oldu, Baradey’in yegeni Baredey’e “Mısır’a verdiğin zarar yeter, Mısır’dan defol” çağrısı yaptı. Başbakan bulunamıyor…

İhvan ise,

Hem direnişe devam etmeli, hem de kendilerine tahmil edilen şiddetten uzak durmaya devam etmeli. İnşaallah bu asil duruşları, direnişleri dünya halklarına iyi bir ‘sünnet/örneklik’ olarak kalacaktır.

Bizler de dualarımızla onların yanında olalım. Sosyal medyada dünyayı İhvan’ın haklılığı konusunda sürekli bilgilendirelim. Bana çok sorulan bir soruyu da burada cevaplamak istiyorum:

İHH üzerinden direnişi sürdürecek şanlı Mısır halkına Ramazan kumanyası göndererek direnişlerine yardım edebiliriz.

Son olarak,

İhvan, birilerinin dile getirdiği gibi iç savaş için değil, iç barış için direniyor, İsrail ve Batı yeni bir Cezayir yaratmak istese de İhvan oyunları bozan özelliğiyle bu oyunu da bozacaktır. Bunu da sivil itaatsizliğini durdurması gereken yerde durdurarak yapacaktır.

Mübarek Ramazan ayınız insanlık ailesine selamete vesile olsun.

Twitter: @ahmetay_