• 17.10.2013 00:00

 Yusuf, ey Yusuf,

Binlerce yıldır konuştun ve ben sadece sustum, 'suçluydum' Yusuf, 'söyleyeceğim her sözün aleyhimde delil olabileceği' bir dünyada yaşıyorduk ne de olsa.

Yusuf, ey kıtlığın bolluğu, kuraklığın yağmuru Yusuf, beni artık dinle lütfen.

Ey Yusuf, yeryüzünün onur abidesi Yusuf, bilsem sana 'gömleğin'in benden daha 'sevgili' olduğunu yırtar mıydım hiç? Paraladığın yüreğimi bir de ben parçalardım gömlek yerine.

Yakub'un sevgilisi Yusuf, bir gömlek yüzünden kaç tane on asır geçti bilir misin sensiz? Ben parmaklarımla asırları kaç kere sayarak bitirdim bilir misin?

Hayır Yusuf hayır, bir kere olsun gelmemi ima dahi etmedin, ey Yusuf, ey aklımın rehberi, gönlümün serveri, senin başına yemin olsun ki bir kere bile çağırmadın.

Ey Yusuf, şerefli insan, beni çağırsaydın nasıl gelmezdim? Ah Yusuf! Bilirsin ki binlerce yıldır bir kerecik 'gel' demeni bekledim, demedin. Şimdi ben söylüyorum; Yusuf, dön Rabiatu'l Adeviye'ye, yani kalbimin volkan yerine.

Yusuf, Yusuf, Yusuf'um! Ey gözlerimin nuru Yusuf, ey kıblemi gösteren,  hayatıma anlam katan Yusuf, ey iffet rehberim! Sultan Züleyha değil, Züleyha kölen biliyorsun Yusuf.

Ah Yusuf, benim Yusuf'um ve Yakub'un Yusuf'u ve Kenan'ın ve Mısır'ın ve rüyaların ve güzelliğin ve bereketin Yusuf'u. Ey gömleğine kurban olduğum!..

Dön Mısır'a, seni bekler Rabiatu'l Adeviyye, gönlüm kan revan ve gözyaşı oluk oluk kurbanların kanı akmakta.

Yakub'a sevgili, Züleyha'ya derman, kardeşlere efendi Yusuf, kuyuyu gülistan, zindanı mabed, sarayı şerefyab eyleyen ay yüzlü Yusuf.

Kör kuyu'nun ve zindanın ve esaretin ve özgürlüğün ve erdemin ve Züleyha'nın biricik Yusuf’u, sen gömleğine üzülürken ben sana cayır cayırdım biliyor muydun Yusuf'um?

Şimdi Adeviyye'deki çocuklarına yanıyorum magmalarla yarışıp, bedenim ve yüreğim köz köz. Gözlerim de Esma Yusuf.

Ey Yusuf, Yusuf'um, Yakub'un gözaydınlığı, kâinatın nefesi Yusuf, sen beni yakıyorken hasretinle, modern! Ramsesler çocuklarını pişirdiler sahur vaktinde ateşlerde.

Yusuf, insanlığın şeref levhası, âlemlere rahmetin (SAV) duasından düşmeyen kardeşi Yusuf, dön Mısır'a, Adeviyye Meydanı'na ve bana ki sana kurban olayım Yusuf...

Yusuf, Yusuf'um, efendim, Efendilerin Efendisi’nin (SAV) kardeşi Yusuf, unutulmazlar arasındadır yerin binlerce yıldır gönüllerde ve dillerde.

Ben unutursam Yusuf'u, kim varlığımdan söz eder ki? Bak Adeviyye seni bekler ve benim adım bile geçmiyor onurlu meydanda ve Esma diyor ins-u cin... R4bi4... Yusuf... Kurban... Huseyn... Kan...

Ey Yusuf! Yusuf'um, dur, neden Yusuf? Neden yabancı gibi duruyorsun böyle? Yoluna geldim, dönmemek üzere istersen, el ele Adeviye'ye, ben kurbanın ve sen İbrahim'im ol...

Yusuf, bütün Züleyhalar sana âşık, iffetine, haysiyetine, örnekliğine... Görmediler duydular. Peki, ya görselerdi? Değil mi, boğazlayacaklardı kendilerini elleriyle?

Yusuf, Yusuf'um, bütün 'güzeller' kapına dayandı, izdiham var. Sen 'burhan’ını esirgemeyen Rabbimize emanetsin.

Dünya durdukça "Züleyhaların" sevgilisi Yusuf,

Şimdi de elim çok acıyor, parmağım, gömleğini dikerken iğne battı ya... Yusuf...

kanıyor...

yüreğim… parmağım...

Bıçak değil Ramseslerin 'Baltacılar'ının açtığı yara.

Gözlerim Şatilla'ydı, Halepçe, Srebrenitsa'yken Adeviyye oldu şimdi.

Yüreğim Nil, Fırat, R4BIA...

Gürül gürül kan ve hasret akıyor, tsunamiler sırada, vuruyor kalbimden bir bir, yıkıyor bedenimi lakin ruhum yolunda müstakim.

Dön Yusuf, dön Mısır'a, ben ve Yakup bekleriz diğer Züleyhalarla yolunu, müjdeyle gel, Musa'yla dön ve yar Nil'i ve deniz'i gönlümü yaradığın gibi, çocuklarına sonsuza dek özgürlük hediye ederek.

Ve unutma,

İsmailler dizi dizi Esmalar yanı başında Hüseynlerin;

Her yer Kerbela Yusuf, her gün Aşura artık diyarında...

Yusuf,

Seni çok özledim

Ben... Seni...

Özledim...

Çoktan da çok...

Kurbanlar makbul, Bayram Mübarek, hayırlı ola.

Twitter: @ahmetay_