• 12.12.2013 00:00
  • (3214)

 Biliyor musunuz?

Sizin bu ülkede kargaşa sebep olmanız başkalarının kargaşalarına benzemez. Sizi siz yapan değerler sayesinde bugüne kadar kargaşaları önlerdiniz. Siz kargaşa sebebi olursanız arayı kim bulacak ki?

Bu ülkenin dindarları özgürlüklerin önünü açan, insan haklarını “insanca” normlara kavuşturanlardır. Bu kesimin derdi daima 76 milyonuyla bu aziz halkın derdini dert edinmekti ve öyle de oldu.

80 yıl boyunca “öteki” olanların umudu dindarlar oldu. Dindarlar ülkenin mağdurlarına sahip çıktı.

Evet,

Dindarlar; Ak Partisiyle, Hizmetiyle, Milli Görüşüyle, Nurcu kesimiyle ve daha nice büyük hizmetlerin sahibi cemaat ve vakıf bu ülkeyi Tayyip Erdoğan liderliğinde “hasta adam”lıktan kurtardı, el ele yürek yüreğe.

Şimdi,

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük dönüşümünü gerçekleştirirken,

Sessiz devrimlere imza atılırken,

Türkiye bölgesinde tarihine, inancına yakışır bir konuma gelmişken, daha düne kadar omuz omuza mücadele eden kardeşlerin birbirine haksızlık ederek birbirini bitirmeye çalışıyor görüntüsü vermesini anlamak benim gibileri için imkânsız.

Sizi sevenlerin,

Size gönül verenlerin,

Sizin için her türlü fedakârlığı gösterenlerin,

Sizin için gece gündüz dua edenlerin son günlerde hangi halet-i ruhiyeye sahip olduğunu bilmiyor olamazsınız.

Biz birbirimize düşmüşken,

İsrail’in diş gıcırdattığını,

Almanya’nın el ovuşturduğunu,

İngilizlerin sinsi sinsi güldüğünü,

Neoconların purolarını keyifle içtiklerini nasıl olur da göremiyoruz?

Ben hastayım,

Sol tarafım tutmayacak kadar güçsüz,

Boynumdan beyne giden damarlarımda daralma tespit edildi ve yazıyı tek elle yazmaya çalışıyorum. Sizden biri olarak,

Allah’ı çok seven,

O’na olan iman ve sevgisinden dolayı yaratılanı çok seven bir kardeşiniz olarak söylüyorum:

Allah cc için,                          

Muhammed sav için,

Gönderilen enbiya hatırına,

Şehidler hatırına,

Kerbela hatırına,

Evinde sıcak çorba bulduğunda “Âlemlerin Rabbine hamdolsun” diyen teyzeler hatırına,

Sokakta kalan çocuklar, gençler hatırına;

Siz hizmet ehli kardeşlerimiz başta olmak üzere,

Gelin,

Bu ülkenin makûs talihine son veren bu iktidarı, kendisini hayatına mal olacak şekilde halka hizmetkâr eyleyen başbakan Tayyip Erdoğan’ı hep beraber sahiplenelim.

Gelin,

Kılıçları kınıyla beraber paramparça edelim.

Gelin,

Fitneyi cellâtların eline teslim edelim.

Yoksa fitne bizi cellâtların eline teslim etmek için sürekli büyüyor.

Çözüm Süreci

Bir yıldır ülke nefes aldı,

Anneler gencecik yavrularının tabutlarına sarılmıyor,

Akan kan durunca Türkiye üzerinde hesabı olanların bizi ne kadar perişan ettiklerini görüp gelecek asırlara damga vuracak olan inancımızdan gelen gücümüzü yeniden keşfettik.

Şimdi ülkemizde huzur istemeyen güçler yeni bir hamleyle Paris suikasti ile başlayan çözümü sürecini baltalama işine yeni bir hamleyle devam ediyor.

Yüksekova’daki olaylar 2 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Daha öncesinden biliyoruz ki emniyet güçleri süreç zarar görmesin diye çok hassas davranıyordu, dilerim Yüksekova olayları ile bu hassasiyet kaybolmaz. Ama netice itibariyle iki insanın hayatını kaybetmesi söz konusu, Allah başka ölümler vermesin.

Gençlerin de artık çözüm sürecinin sağlıklı yürümesi için gereken özveriyi anlamaları gerek. İki canın artık yaşamıyor olması, gerekli gereksiz eylem yapmanın sakıncalarını hatırlatmalı. Bu saatten sonra kimsenin süreci riske edecek eylemde bulunmaya hakkı yoktur. Hele hele Yüksekova’da olduğu iddia edildiği gibi silahlı saldırı asla olmamalıdır.

Elbette ki güvenlik güçleri de hiçbir şekilde silah kullanarak gösterileri bastırması kabul edilemez.

Bu ülkeye ve insanımıza yazık etmeyelim,

Yeryüzünün mağdurlarının ümidi olmuşken son ümitlerini de yıkmayın.

Ve unutmayın ki, bu sorunu kardeşliği iliklerine işlemiş başbakan Tayyip Erdoğan olmadan çözmek hayalden öte zordur. Tayyip Erdoğan Türkler için olduğu gibi Kürtler ve diğer halklar için bir değerdir sahip çıkalım.

Not:

Hastalığımdan dolayı dualarınızı eksik etmeyin lütfen.