• 24.12.2013 00:00
  • (3295)

 Öncelikle NOT'luk olsa da girişe bir tekzip duyurusuyla başlamak istiyorum:

Dün ve bugün (22-23. 12. 2013) bazı basın organlarında CHP'nin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğum yazılmış. Bu galiz hatanın Isim benzerliğinden kaynaklanmış olması temennisiyle;

Açıktan, yürekten ve resmi olarak Ak Partiliyim.

CHP'den bırakın aday olmayı, ömribillah CHP'ye oy vermemeyi esas alan biri olarak CHP'li olmayı inancımla, dünya görüşülme, kişiliğimle, memleket menfaatiyle kati surette bağdaştırmadığımı ilan ediyorum.

Yakında hukuki yollara baş vurup bu iftirayı atanlarla hukuk önünde hesaplaşacağım.

Tarihte eşi görülmemiş bir oyunla karşı karşıya olan Türkiye, çözüm süreci ile beraber yakaladığı olumlu havayı kaybedecek mi?

Bu sorunun cevabı bugün yapılmak istenenlerin NE OLDUĞUna da cevaptır.

Emperyalist güçler hedeflerine varmak için eskiden de kirli-kanlı oyunlara başvururlardı, önceleri savaşarak netice almayı uygun görüyorlardı. Sonra istihbarat savaşları etkili olmaya başladı hem de az maliyetle.

Bugün Türkiye'de yaşanalar, kimi güçlerin savaşarak elde etmek istedikleri amaçlar kadar önemlidir. Bu güçlerin Türkiye'de imtiyaz sahibi olma istekleri ülkemiz için öldürücü talep.

Bu nedenle bir süredir benzeri görülmemiş bir şekilde Ak Parti iktidarının önünü keserek asıl emellerine ulaşmaya çalışıyorlar. Peki, asıl mesele ne?

Bir yıldır silahlarını susturan PKK yeniden eylemlere ikna edilemeyince yukarıda bahsettiğimiz amaçlar için 17 Aralık 2013 operasyonu başlatıldı. Bu operasyonun üzerinden bir kaç saat geçmeden Türkiye'ye oynanan oyunun korkunç boyutları netleşti. Kim kimi tutacak, kim kime saldıracak, ne ile saldıracak ve en önemlisi vurucu hamleyi kim ve de nasıl yapacak?.. Görev dağılımı önceden yapılmış, zaman ayarlı operasyon böylece başlamış oldu.

Olayı iyi niyetle de olsa basit gibi görenler var, ama biliniz ki olay sanıldığından çok derin.

Yok, sadece bakanların çocuklarının rüşveti ortaya çıkacakmış,

Yok, Halkbank İran ticareti yüzünden batırılacakmış,

Yok, petrol güzergah gelirleri yüzünden anlaşmazlık varmış...

Olay banka, rüşvet, petrol güzergah gelirlerini çoktan aştı.

Tamam, Haçlı zihniyetlilerin Halkbank rahatsızlığı bilinmeyen bir şey değil,

Keza petrol güzergahından kaynaklı anlaşmazlık da var, ama yapılanlar hiçbir şekilde sadece bunlarla açıklanamaz.

Zaten her zaman operasyoncu aklın bizden istedikleri bir şey var:

SADECE OPERASYONU GÖRÜN...

Operasyonun aşama aşama yürüyeceğini bildikleri için ASIL OPERSAYONU şimdilik tahmin etmememiz için dikkatlerimizi Halkbank, İran, bakanların çocuklarına çekiyorlar. Oysa operasyonun sadece küçük boyutudur Halkbank ve bakanların çocukları.

O zaman ne?

Daha önce de defalarca yazmıştım, Türkiye Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tarih sahnesine geri döndü. Batı'nın 'Hasta adam' dedikleri Türkiye bölgesine şifa dağıtan umuda dönüştü. Osmanlı ile başlayıp çöküşle sonuçlanan 300 yıllık gerileme döneminden sonra son on yılda Ak Parti ile şahlanışa geçti Türkiye.

BM'in, NATO'nun, AB'nin adaletsizliğine karşıduruş sergileyen başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan dünyaya, 'artık biz varız, bölgemizde bizsiz politika düşünmeyin' dedi.

Ortadoğuyu istedikleri gibi ve istedikleri zaman şekillendiren Batı ittifakı (başta da ABD, İngiltere, İsrail) böyle bir Türkiye'yi hiç düşünmemişlerdi. Daima emir alan, emirle ülke yöneten iktidarlara alışık Batı, özellikle ONE MINUTE'den sonra Ak Parti ve liderliğinin Aziz millete ve ecdadına yaraşan duruşunu sindiremedi.

Lafı uzatmayayım, Batı Türkiye'den çok rahatsızdı, Türkiye onların bölgedeki menfaatlerinin önüne geçmişti. Batı için yeni bir plana başvurma zamanı gelmişti artık.

O zaman ne yapılmalıydı?

Önce İsrail'in yanında yer aldılar, Türkiye geri adım atmadı,

Suriye'de Türkiye'yi boşa düşürüp bölgede zor durumda kalmasını istediler yetmedi,

Gezi'yi kullanarak Sayın başbakanımıza gözdağı vermek istediler, basiretli halkımızın sayın başbakanımıza sahip çıkmasıyla bu oyun da bozuldu.

Mısır darbe ve katliamıyla Batı iğrençliğine Türkiye'yi de ortak etmek istedi, ama bu millet başbakanının yanında yer aldı ve Mısır oyunu da tutmadı.

Şimdi de bunlar başka, ama çok sinsi planlarını sergiliyorlar:

Haçlı Operasyon... Bu operasyona 'rüşvet ortaya çıksın' diye destek veren Cemaat (öncüleri) ne yaptığını biliyorsa ağır bir vebal altındadır.

Evet,

Yolsuzluğun üzerine gidilmelidir, yetim hakkına tevessül edenlerden hesap sorulmalıdır.

Ama şunu çok iyi biliyoruz ki Cemaatin önde gelenlerinin taraf olduğu bu Haçlı operasyon başarılı olursa bu ülkede yaşayan hiç kimse ağır bedeller ödemekten kurtulamaz. Allah'ın bahşettiği aklı, vicdanı, tecrübeleri yok saymak olan küresel operasyonu desteklemek Cemaate olan sevgiyi, sempatiyi ne hale getirecek hiç düşünülmüş mü?

Peki,

Ne mi olacak?

Allah'ın yardımıyla,

Aziz milletin destekleriyle bu oyun boşa çıkacak,

Seçimlerde hepimiz can u gönülden Tayyip Erdoğan liderliğinde bu ülkeye, 76 milyona, bu partiye gönül verenlerle beraber daha çok çalışıp bu kirli ve tehlikeli oyunu bozacağız.

Birbirini olmaması gereken yerde gören gençlere bir çift sözüm var:

Kardeşler birbiri hakkında müslümana yakışır dil ve üslup kullanmalıdır. Sular durulur, ortalık yatışır ve bizler yine komşu, akraba, mesaiarkadaşları olarak hayata devam edeceğiz.

Bu iktidar, bu başbakan sadece Türkiye'ye değil, Allah'ın bölge halkına bir lütfudur. Bizler bu değerin kıymetini bilmeliyiz. Yoksa Batı bizi batırmaktan asla geri durmaz.

Haydi Bismillah.

Twitter: @ahmetay_