• 2.01.2014 00:00
  • (3010)

 Çözüm sürecinin bir yıldır Batı’ya, İsrail’e, İran’a ve birilerine rağmen devam etmesi şerde ittifak eden koalisyonu başka şeytanlıklara sevk etmiş.

Bu ülkede 30 yıl boyunca 'hikmetinden sual olunamayan! devletlüler” Batı'lı Haçlısiyonist ittifakının isteği doğrultusunda vatan evlatlarının kanını akıttılar. 1923'ten sonra CHP’nin 'Kürt yoktur, herkes Türk olmak zorundadır' dayatması yerine 'Kürt vardır, kardeşlerimizdir' denseydi bugüne kadar hiçbir insanımızın burnu kanamamış olacaktı. Ama Haçlısiyonist ittifak bizi ayrıştırıp, bunun üzerinden birbirimize düşman olmamızı istedi ve devletlüler buna harfiyen uydu.

Otuz yıl boyunca oluk oluk vatan evladının kanı akarken aklı başında bir insanın 'yapmayın, bu oyunu bozalım, kardeşler ölmesin' sözüne itibar edilmedi.

Tam tersi 'kardeşlik' diyen siyasetçiler, askerler, polisler kendi vatanlarında kendi derin devletleri tarafından öldürüldüler.

Cem Ersever, Eşref Bitlis, Bahtiyar Aydın, Adnan Kahveci, Turgut Özal ve niceleri 'akan kanı durdurmaya çabaladıkları için' Haçlısiyonistler ve yerli işbirlikçileri tarafından katledildiler.

Bu ülkede faili meçhul ve kayıplarla beraber altmış bin (60 bin) insanımız öldürüldü.

Otuz yıl boyunca bu ülkenin 20 yaşındaki on binlerce Mehmed’ini 20 günlük acemi eğitiminden sonra yabancısı olduğu dağlarda, vadilerde PKK’nın gerilla eğitimi almış, dağları, ovaları avuçlarının içi gibi bilen militanlarıyla çatışmaya gönderiyorlardı devletlüler.

Sonuç, 30 yılda 10 bine yakın Mehmed'in yürek yakan acı haberi ailelerine ulaşıyordu.

Bugün, hükümete 'yolsuzluk var' diye kızan dinlisi-dinsizi, cemaatçisi-cemaatsizi, etkili medyası-bürokratı, hâkimi-savcısı 20 yaşındaki bu çocuklarımızın ölmemesi için kılını kıpırdatmadı.

Binlerce Mehmed şehid olurken hükümetlere bir kerecik olsun 'ne oluyoruz' demediler.

Ama şimdi, doğruluğundan bin bir kuşku olan “rüşvet operasyonu!” için gözleri hiçbir şeyi görmüyor bunların. Öyle ki iki haftada milletin cebinden uçup giden 150 milyar dolar umursanmıyor bile. Bir de “Ak Partiyle sorunumuz yok, yolsuzluk ortaya çıksın” diyorlar. Hayır, var,

Ak Partiyle bal gibi sorununuz var;

Ak Parti’nin her geçen gün büyümesi sorununuz var, İrancı diye iftira attığınız Hakan Fidan, Beşir Atalay sorununuz var, İsraille iyi geçinmeyişimiz sorununuz var, dershane sorununuz var, MGK sorununuz var, fişleme sorununuz, yol sorununuz, yolsuzluk sorununuz var, “diyet” sorununuz, “rehine” sorununuz var…

Bu ülkenin bankalarını batırarak içindeki 180 milyar doları gözlerimizin önünde haramiler alıp götürmüştü. Üstelik bu paraları yine biz millet olarak ödedik. Türkiye tarihinin bu en büyük hırsızlığı için kılınızı kıpırdatmadınız. Tamam, “Twitter yoktu ki TT yapsaydık” diyebilirsiniz, ama Allah aşkına aradan geçen şunca yıldır sessiz kaldıktan sonra bugün bari bu meseleyi anlatırken-konuşurken 180 milyarı çalan Koçlara, Doğanlara, Bilginlere ve diğerlerine bir çift laf etseydiniz ya.

Hayır, onlara beddua edip ille de “evlerine ateş düşsün” demeniz gerekmiyordu, ama “Allah çalanlardan hakkımızı alsın” deseydiniz “tedbir” mi bozulurdu, sponsorluk mu?

Bakın o bankalara kimler konuşlandı:

İslami kimliğimizden dolayı bizim ve kızlarımızın emdiğimiz sütü burnumuzdan getiren ve Hocaefendinin “MGKKomutanlarının ictihatları hatalı da olsa bir sevap kazanırlar” dediği müctehidler! pardon paşalar gidip o arsız hırsızların bankalarının yönetiminde görev aldılar.

Bu arsız hırsızlara laf söylemeyin, bu arsız hırsızların sponsorluklarından yararlanın, sonra gelip “temiz eller” oynayın.

Bakın,

Bu operasyonun ilk iki haftasındaki maliyeti 150 milyar dolar, yani Türkiye ekonomisinden 14 günde 150 milyar dolar azaldı.

Neden peki?

Sayın başbakanın ifade ettiği gibi BİRİLERİ tarafından “bu son operasyonla Diyarbakır’ın intikamı alınıyor” ise ve“bununla çatışmaları yeniden başlatma amacı var” ise kulaklarınızı iyice açın ve dinleyin;

Diyarbakır80-90 yıldır aşırılan kimliğini buldu;

Diyar-ı Bekir.

Artık herhangi bir yer değil Diyarbekir, artık kapkaç ve karpuzla anılmasına izin vermiyor bu aziz kent. Hinterlandı, manevi etkisi ülkelere kadar uzanır. Diyarbekir’in hassasiyetleriyle oynanmaz. Peygamberler şehrinin kodlarına dokunmayın lütfen.

Diyarbekir birileri hatırına R. Tayyip Erdoğan’sız bir Ak Parti ile değil,gerektiğindeAk Partisiz R. Tayyip Erdoğan’la yürümeye yemin etmiştir. Bu yeminine Bingöl, Batman, Bitlis, Elazığ, Erzurum, Malatya, Mardin, Muş, ŞanlıUrfa, Van ve diğer bölge illeri de eşlik etmiştir.

Unutmayın;

Beşinci harem Diyarbekir’den bahsediyoruz, Tel-Aviv’den değil.

Twitter: @ahmetay_