• 16.03.2014 00:00
  • (5366)

 Annesinin “dön kızım” ısrarlarına “Olmam gereken yerdeyim anne” demişti, sevgili Rachel,“ne yaptığımı biliyorum. Burada insanlar savaşa doğmuşlar sanki… İnsanlar öldürüyorlar burada, evler yıkılıyor. Her şey olağan dışı. Şimdi dönsem Amerika’ya Filistin’i, Filistinlilerin yalnız mücadelesini unutamam. Mevcut zulme karşı bir şeyler yapıyor olmak beni huzurlu/mutlu kılıyor” diyordu Rachel Corrie.

Sevgili,

Seni yazıyorum,

Olman gereken yerde” olduğun için,

Ne yaptığını bildiğin” için,

Sevgili Rachel,

Sen çok uzaklarda ve en yakınımdasın,

Sevgili,

Seni anlatıyorum;

Güzelliğini, güleçliğini yazıyor anlatıyorum.

Sevgili Rachel,

Seni söylüyorum dostlara ne kadar erdemli olduğunu, ne kadar onura düşkün olduğunu;

Öyle ki “onur başkasının da olsa ona can feda derdin”…

Öyle güzel, öyle tatlıydın ki her davranışın güzelliğe boyanıyordu.

Sevgili,

Seni kaybetmenin yasını tutmadık. Çünkü kazandık beraberce. En çok da sen kazandın;

Sevgimizi, ölümsüz dostluğumuzu, en saf ve en içten dualarımızı.

Senden utanır olduk biliyor musun? Yani seni anınca kendimizden utanır hale geldik.

Şimdi bu söz üzerine;” my god” dediğini duyar gibiyim. Senin inanmadığın “kilisenin tanrısı”ydı. Yoksa yaradanı hiçbir zaman yok saymamıştın ve ona olan inancını şahitliğinle ispatladın.

Sevgili Rachel,

Senin yokluğunda cemreler oluşturdum.

İlk cemre yüreğime düştü.

Serinletsin dedim yaktı, kül ediyor. Nedendir bilmem ama 2003 Mart’ının 16’sıydı düşürdüğüm ilk cemrem. O gün bu gündür ikincisini düşüremedim. Yoksa senin sevginle düşen cemre bir kerelik mi?

Sevgili,

Binlerce kilometre ötelerden gelmiştin;

Onur ise, insanlık ise söz konusu yaşam teferruattır” ifadesine anlam kazandırmıştın ve böyle diyerek saldırdın korkunun mevzilerine.

Sevgili Rachel,

Seni her andığımda gözlerimin iplerini tutamıyorum. Aynen şu an, şu saatte yazarken bunu;

Doluyum direniyorum. Sadece sen direnmeyi esas aldın diye. Yoksa sana gözyaşlarımı çok görür müyüm hiç?

Sevgili,

Ne çabuk öğrenmiştin Arapça’yı?

Hani tercüme ederken kahkahalara boğulmuştun “ülkendeki kuşlardan ne haber vardır”ı. Sen ebedi olmayan “ülkendeki kuşları” kıskandırmak için mi böyle erken gittin?

Sevgili Rachel,

Seni ilk kez 16 Mart’ta 2003’de kıskanmıştım;

Kırmızı gelinliğinle bulutların üstünden geçiyorken görmüştüm Mescid-i Aksa’dan, Gazze’den geçerken. O ne düğündü öyle? 8 yaşındaki Esma bile düğündeydi, hayret!

Dünyanın bütün erdemlilerinin katıldığı düğünündeydik.

Ama herkes ağlıyordu, sanaydı gözyaşları oluk oluk. Oysa en çok ve belki de tek mutlu sendin. İşte o gün bugündür seni kıskanıyorum. Aramızda kalsın ama düğündeki herkes kıskanmıştı seni.

Sevgili,

Hani döndüğünde bana “aziz dost” sözü verecektin? Hani bana en sevdiğin yemeği yapacaktın?

Sen sözünde durmadın sevgili Rachel. Çünkü en hayırlısını bulmuştun. Sana bundan dolayı küs/kün değilim. Yoksa asla affetmeyecektim!

Sevgili Rachel,

Sen en sevgiliye, ennnnnnnn sevgiliye varınca ben “sevgili” derdiyle yanmaya devam ediyordum. Ta ki senin “işte sevgili böyle olur” diyeceğini buluncaya kadar devam edecek yangın. Görsen sen de sevmelisin, Esma gibi ve sen gibi olmalı, sizin yolunuzun yolcusu, onur ve insanlık yolcusu olmalı. Anlayacağın yine bana bir şey yok.

Sevgili,

Senin o uğruna can verdiğin Filistinliler için “bizden olan yabancılar” terörist demiş, seni bizden alan teröristlere de “çığır açan” dediler,

Sevgili Rachel, biz hiç şaşırmadık, seni katledenlere şaşırdık, ama bizimkilerin sözlerine hiiiiiiiiç şaşırmadık,

Neden mi dedin?

Çünkü köle tabiatlı olmak böyle bir şey, Siyonistlere kölelik ise daha beter.

Farkı gördün mü sevgili? İnsan ne kadar ucuza gidermiş gördün mü?

Ama gözün arkada kalmasın, senin verdiğin onur kavganı taclandıran yiğitler var artık,

Senin de o çok sevdiğin Tayyip Erdoğan var artık Gazze’de, Kudüs’te dualarda ve gönüllerde. Artık evlerde senin fotoğraflarının yanında kardeşleri Tayyip Erdoğan’ın resimleri var.

Sevgili,

Ben seni beklemeyeceğim;

Geleceğin yok senin”; iyisi mi ben geleyim.

Bulutlardan tünel yap bana, meleklerden yoldaş. Sen bekliyorsan ben yoldayım.

Çünkü yolumun üstündeki her metrekaredesin.

Bütün insanların onuruna düşkündün. İnsanlığın barış içinde yaşamalarının düşkünü sevgili.

Ve her zaman mazlumların, mağdurların yanındasın. En yakın, yakından da yakının yanındasın ve hep benimle, bizimlesin.

Selam sevgili Rachel!

Twitter: @ahmetay_

Not: 16 Mart Sevgili Rachel Corrie’nin İsrail teröristleri tarafından katlediliş yıldönümü. Aynı zamanda Halepçe katliamının da yıldönümü, “cehennem lüzumsuz değil”miş.