• 16.04.2014 00:00

 En çok kullandıkları argümanla, en çok başvurdukları tehditle, arkasına en çok sığındıkları “sözün gücü” ile kendilerini vuruldular;

Gayretullah…” evet, “gayretullaha dokunur…”

Beğenmedikleri bir söz olur,

Gayretullaha dokunmasın,

Beğenmedikleri bir adım atılır,

Gayretullaha dokunur,

Hesaplarına uymaz,

Gayretullaha dokundurdunuzdiyerek baskın çıkmaya çalışırlardı, tamam da, sizin gayretullaha dokunan hiç mi bir sözünüz, ameliniz olmazdı, hatadan münezzeh misiniz?

35 yıldır kendilerini bilirim, mütevazi görüntünün altında öyle bir kibir var ki bugüne kadar tek bir kere bile “bizhatalıydık” dediklerine şahid olmadık.

Ha, sadece “Ak Partiye destek vermemiz hataydı” dediler o kadar.

Hep doğru onlar, hep haklı onlar, hep masum kendileri!

Başkasına küfrederler küfür değil,

Hakaret ederler hakaret değil,

Beddua ederler beddua değil,

İftira ederler iftira değil,

Manşetlerin en aşağılığını atarlar aşağılık değil,

Jurnallerin alasını yaparlar jurnal değil…

Paralel kalemşorlardan bazıları hala “başbakan hakaret etti, başbakan ağır sözler söyledi, başbakan ağır ithamlarda bulundu” derken bir tek kere dönüp en tepedeki liderlerinden en alttaki elemanına kadar başbakan hakaretlere başlamadan bir ay öncesinden neler söylediklerine, hangi hakaret ve iftiralar attıklarına bakmazlar.

Tımarhanelik, Süfyan, harami, deccal, Firavun, İblis, haramzade, diktatör, Hitler… daha tek kelime hakaret etmeden önce başbakan için kullanılan sıfatlardı. Paralelciler bunları söylerken bir ay boyunca “kardeşlerimiz” diyen başbakan atv’de “artık öteki taraf diyeceğim” dedi diye kıyamet kopardılar.

Onlar bunca küfür ve hakaret ettiler, başbakan ise sadece “artık öteki taraf diyeceğim” demişti.

Düşünebiliyor musunuz?

Başbakana bu alçakça sıfatlar uygun görülecek ve başbakandan kibar olması beklenecek, kimlerden öğrenmişlerse.

“Biz söveriz, hakaret ederiz, lanet ederiz, beddua ederiz, siz susacaksınız” diyorlar.

Bu ne kibir, bu ne hoyratlık, bu ne kendini beğenmişlik?

Bakın hele şu veliahtın AYMAZ’lığına:

“… Akıl ve mantığa sığmaz şekilde, siyasî rakiplerine bile söylemedikleri sözler ve iftiralarla saldırdıkları için…” diyor AYMAZ Beg,he ya, biz de onu diyorduk;

Bugüne kadar Haham’a, Papaz’a, Keşiş’e, Siyoniste, Haçlıya, faşiste, insanlık ailesinin baş düşmanı (dostlarınıza) ve bilumum tecavüzcüye reva görmediğiniz hakaretlerle başbakana ve ailesine saldırdınız, ama kendi lekenizi görmeyecek kadar da AYMAZ’sınız.

AYMAZ veliahtın egosu kafatasını delmiş gidiyor;

“… buz dağına toslayan Titanik misali bir hâlle karşılaştılar. Sanki bir buz parçası olan enaniyetleri büyümüş, bir buz dağı olmuştu. Veya iç dünyalarındaki fitne ateşleri onlar için bir girdap oluşturmuştu…”tamam işte, onu diyoruz;

Gerçekten de sizdeki bu kibir, bu enaniyet, bu AYMAZ’lık gibisi yok. Biraz yere bakın, inin şu seraplı semalardan. Bu enaniyetle gayretullaha dokundurdunuz ve bakın ne hale geldiniz.

 AYMAZ veliaht Allah’ın hesabını unutmuş nefsinin şehvetine takılmış gidiyor:

“… Halbuki yanı başlarında Nur vardı. Ona sırtlarını dönmüşlerdi. Böylece etraflarını Nur yerine nar kuşattı…”Tam da budur; “enNur” vardı yanı başınızda, kendinizi de insanları da enNur’dan alıkoyup Fetullah Gülen’in “zur”larına yönlendirdiniz enNur yerine, bu AYMAZ’lıklardan dolayı da gayretullaha dokundurdunuz. Bu dokundurma size kibir, cehl-i hafi olarak geri döndü ki bu herzeleri döküyorsunuz:

 “… Hiçbir şey söylemeye hakları yok. Ama henüz kıyamet kopmadığına göre, tövbekapısı açıktır. Âhirette büyük müşküllerle karşılaşmamak için özür dileme ve helalleşme hakları var…”Güneydeki ülkenin dostu küstah veliaht AYMAZ paşa kendi yalan, iftira, kibir ve gammazlıklarını –hâşâ ve kella- ilahi buyruk gibi görüp bizi helalleşmeye ve tevbeye davet ediyor. Tevbe açıktır da aklınızdan niye geçirmiyorsunuz? Siz masum musunuz? Risale-i Nur hizmetkârı top yekûn diğer İslami camia ile beraber size “yapmayın” dediği halde neden kendinizi sorgulama gereği duymuyorsunuz? Ahiret sizi ilgilendirmiyor mu?

 “… Evet teker teker yurtiçindeki ve yurtdışındaki hizmet erlerinden, adanmış ruhlar olan câmia mensuplarından helallik dilemeleri lâzım. Bilhassa Büyük Mağdur, Büyük Mazlum, Büyük Muzdarip'ten..."

PEH PEH PEH!

Ahreti dünyaya paspas eden büyük AYMAZ’lık bu demek?

Kendinden geçmek, kendini kaybetmek budur.

Bunun adı fena fil kibr olsa gerek.

Sivas’tan sevgili Serapcan yazıyor: “Eskiden Sivas’ta yaz sıcaklarında damda yatılırmış. Arkadaşları şaka olsun diye uykusu ağır/derin olan arkadaşlarını iyice uyuduktan sonra yatağıyla ana caddeye bırakırlarmış. Yolda gelen geçen araçlar korna çalmaya başlarlarmış. Zar zor uyanan derin uykucu yolun ortasında yattığından habersiz şoförlere kızarak zoret dürzü zoret dama (mı) çıkacan” diyormuş.

Bu fena fi’l kibr hali bunların AYMAZ’lıktan uyanmalarına mani oluyor.

@ahmetay_