• 14.06.2014 00:00
  • (3258)

 Bölgede işler çok karışık,

Kim/ler ne yapıyor beli değil,

İŞİD Musul’a girdi hem de 70 bin (yetmişbin) Irak askerini 1500 (binbeşyüz) militanıyla Musul’dan kovarak!

Türk Konsolosluğu işgal edildi, içerde bulunan görevlileri çocuklarıyla birlikte gözaltına aldı İŞİD.

Türkiye iki yıl önce “eğer Suriye muhalifleri güçlendirilmezse radikal unsurlar devreye girip alanı ele geçirir” derken ABD ve Batı Türkiye’nin bu tespitine burun kıvırmıştı. Anladık ki Türkiye yine haklı çıktı.

30 Mart seçimleri öncesi paralel servisin dinlemeleriyle Dış İşlerindeki Suriye toplantısı konuşmaları yayınlanmıştı. O toplantıda MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın çok stratejik sözleri çarpıtılmış “askerlerimizin üzerine bomba atalım” iftirasına dönüştürülmüştü. İşte o gün olduğu gibi İŞİD konusunda da “Türkiye’nin öngörüsü ve önlemler” stratejileri son derece önem arz ediyor. Bu da konunun uzmanlarının ne kadar hazırlıklı olduğunu gösteriyor.

Dönelim İŞİD’e,

Tebliğ ve davetle uğraşan ve çok küçük bir grup olan İŞİD 2000’li yılların başından itibaren bölgede varlığını hissettirdi. Örgüt, ABD’nin işgali ile birlikte Irak Şam İslam Devleti adını aldı. Bu adla anılmaya başlayan İŞİD, katı Sünni geleneğe sahip olsa da dindarı, milliyetçisi, alakasızı da içinde yer bulduğu bir örgüt.

Suriye halkı da Arap Baharı olarak anılan süreçte Esad’a baş kaldırdı. Muhalif Suriyeliler ÖSO çatısı altında toplandı. Gittikçe güçlenen Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Esad ve Maliki tarafından güçsüzleştirme operasyonuyla karşı karşıya kaldı. Bu operasyonu Sünni olan İŞİD’i desteklemek, güçlendirmek ve ÖSO’nun üstüne sürmek üzere kurgulayanlardan biri de Şiilerdi. İŞİD daha sonra Esad ve Şiilerin desteğiyle Suriye için mücadele eden diğer Sünni ve kendisine en yakın olan Nusra örgütü ile savaştı. Nusra üçe bölündü, bir kısmı İŞİD’e katıldı. Böylece Iraklı kabilelerden oluşan İŞİD güçlü bir örgüt olarak sahnede yerini aldı. Unutmayalım, İŞİD Rakka’dan çıkan petrolü Suriye rejimine armağan ediyordu. Ne tuhaf ilişki değil mi?

Değerli dostum Abdurrahman Kurt’un “İŞİD bir canavar gibi görülürse hiçbir şeyi çözemeyiz” tespiti iyi değerlendirilmeli. Çünkü İŞİD en güçlü aşiretlerin “şimdilik” iç çekişmelerini bir tarafa bırakarak beraberce hareket ettikleri bir örgüttür, yani toplumsal karşılığı vardır. Bu İŞİD’in masum yani zararsız olduğu anlamına gelmemeli, aksine dikkat edilmeli, lakin “üç beş şaki” edebiyatı Irak’a en büyük zararı verebilir.

Dışarıdan çok uluslu müdahaleler olmazsa yakında İŞİD Sünni bir Arap Devleti ve petrol payı ile yetinecek.

İŞİD’in Musul’u ele geçirmesi bir mücadele sonunda olmayışı dikkate şayan olmalıdır. Zira bu ele geçirme Musul’u korumakla görevli olan askerlerin silahlarını bırakıp şehri terk etmesiyle gerçekleşti. Maliki yönetiminin bu hinliği doğru okunmalı:

Sünnileri vuruşturmak…

Plan buydu, ama Kerkük vilayetinin de Barzani peşmergeleri tarafından ele geçirilmesi bu planı yapanları üzmüş olmalı. Hem Sayın Mesut Barzani “Kerkük’ten çıkmayız artık” dedi.

Peki, ne oluyor?

Olan şu:

Irak diye bilinen devlet 2003’ten itibaren yok oldu,

Aslında 1991’den beri Irak devleti parçalanmıştı. Irak Kürdistan bölgesi fiilen 1990’ın sonunda kopmuş, zoraki yapıştırıcılarla Irak’la beraberdi.

An itibariyle yaşadığımız meselenin özü şu:

Çok zengin petrol ve doğalgaz sahibi ülke olan Irak daha ucuz ve sorunsuz sağılmalıydı, bunun en kestirme yolu da Irak’ı güçsüz düşürmek, parçalamaktı. Bu parçalama işi de bugüne kaldı.

Bizim dışımızda olan gelişmeler sınırımızda çatışma, istikrarsızlık ve kaos oluşturuyor. Bu bizim için “güvenlik sorunu” oluştursa da direkt müdahalemiz zarar verebilir.

Bundan sonra ne olacak?

Türkiye bu süreçte nasıl bir rol alacak?

Sonuç lehimize mi olacak..?

Bundan sonra iç depremi artacak Irak’ın;

İller petrol ve doğalgaz rezervine göre taksim edildikten sonra Kürt, Sünni ve Şii devletçikler kurulacak.

İŞİD Bağdat’a girmekten vazgeçecek, çünkü buna “piyasa” izin vermeyecek.

Türkiye “GDO uzmanı” olan tartışmacılara rağmen sağduyu ile davranmalı, böylelikle hem bütün rehinelerin sağ-salim geri dönmesi sağlanacak hem de ileriki sürece daha güçlü müdahil olma şansını pekiştirecek. Çünkü Türkiye ancak İŞİD’in en zayıf hedefi olabilir. Türkiye için bir tehlike söz konusu olamaz.

Artık,

1 İŞİD Irak’ı 3’e böldü.

Kerkük’e giren Kürdistan yönetimi Türkiye ile beraberlik ilan edecek,

Petrol yolları güvenlik altına alınacak,

Asırlardır gerileyen ümmet şahlanış sürecini yeni bir merhaleyle sürdürmeye devam edecek.

Türkiye ağabeydir, bakmayın yalnız duruyor laflarına. Gerekirse yanlış durmaktan yeğdir yalnız durmak, ama Türkiye yalnız kalmadığı gibi yalakaları artacaktır.

Türkiye Kürt kardeşleriyle yeni bir dünyanın güçlü aktörüdür,

Bölgedeki çalkantının sonunda basiret ve feraset sahibi idareciler aziz millete “yeni bir Türkiye” hediye edecek.

Bütün unsurlarıyla onurlu vatandaşlar olarak, “ötekisi-berisi” olmayan bir ülke olarak tarih bu kutlu beraberliğe tanıklık edecek inşaallah.

Nereden mi biliyorum?

Geçen yıl yazdıklarıma bakılırsa ayrıntılar orada var. Kozmik diyorum kozmik, light light…

@ahmetay_