• 21.06.2014 00:00
  • (3737)

 AYM’den BALYOZ Davasında 230 kişi için “yeniden yargılama” kararı çıktı. Bundan sonra yeniden yargılama süreci başlayacak. Aklanan olmadığı gibi peşinen şu şudur dememiz de mümkün değil. Ancak orta yerde bir cunta vardı diyecek kadar da malumat sahibiyiz.

Ama önce cezaevi çıkışında "bu alçaklığı yapan, planlayan, destekleyen ne kadar namussuz varsa, bunlar bu ülkenin vicdanlı, onurlu, adil yargıçlarının önüne oturup hakettikleri cezayı alana kadar bu mücadele sürecek" diyen MHP Milletvekili Engin Alan’a bir çift söz söylemem gerek.

Bu davayı destekleyen biri olarak çok kez “kurunun yanında yaş da yanmasın” diyen bizler de bu hakaret kapsamına dâhil edilmiş isek en az misliyle iade ediyorum ve diyorum ki,

Davanız bitmedi, yeniden yargılanacaksınız.

Bilinmelidir ki bu yeniden yargılanma M. Kartoğlu’nun dediği gibi, Balyoz davasının ne kadarının ‘darbe planı’, ne kadarının “TSK içinde bazı subayların darbe davasıyla ilişkilendirilerek terfilerinin önlenmesi, görevlerinden alınması ve yerlerine ‘belirlenmiş isimlerin’ getirilmesi” amacıyla genişletilmesiyle yapılan bir ‘kumpas’ olduğunu ortaya çıkaracak.

Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan’ı 2012’de MİT Müsteşarı Hakan Fidan üzerinden avlamak isteyen paralelciler bu davada da bir haksızlığa yol açmışsa -ki buna inanıyorum- hesapları görülecek elbet. Paralel vesayetçilerle mücadeleye karşı çıkmakta olan Genel Başkanınız aylardır paralel yatıp çapraz kalkıyor…

Neyse, şimdi biraz nostalji:

Takvimler 14 Haziran 1971’i gösteriyor:

 "1967 yılında Devrim Ocakları'nda tanığım Hıfzı Kaçar, bir ihtilal örgütü kurduklarını ve beni de buna dâhil etmek istediklerini söyledi. Teklifi kabul ettim ve durumu Milli İstihbarat Teşkilatı'na bildirdim. Bundan sonra teşkilatın muhtelif zamanlarda toplanarak mevcut hükümeti devirmek için hazırlıklar yaptılar.  Bunların (cunta üyeleri) hepsini tanıyorum. Hükümeti devirmek hazırlıklarını büyük çoğunluğundan duydum. Oradaki konuşmaları da bazen kendimize has usullerle teyp ile tespit ettim…

Dosyada mevcut dokümanlar ile Madanoğlu'na ait el yazısı kart 'Kadro' örgütünün taslağını MİT'e ben verdim… Bunların teşkilatları gizli servisimiz tarafından bilindiği için faaliyetlerini fiiliyata dökemediler. Olayların akışını raporlarımda teferruatı ile teşkilata da bildirdim.

Bütün konuşmalarda bu kişiler Atatürkçü yolda olduklarını, ihtilal gerçekleştiği takdirde sola meyilli Marksist olmayan bir idare kuracaklarını beyan etmekteydiler…

Ben bu gayenin (darbe) gerçekleşmesi halinde takip edilecek yol ve prensipler hakkında raporlar hazırladım. Bunları Hıfzı Kaçar'a verdim. O da daktilo etti, çoğaltarak üyelere dağıttı. Bir tanesi de bana verildi, ben de bunların hemen fotokopisini aldım, teşkilata verdim…

Ben bantla konuşmaları tespit ederken, onlar istihbarata karşı önleme tedbiri olarak radyo, teyp, pikap gibi müzik aletlerini bulunduruyordu. Ahmet Güryüz Ketenci benim komşumdu. Ondan devamlı olarak istihbarat alıyordum. İstihbarat almak için onu toplantılara girmeye teşvik ettim. Bazı toplantılarda da beraber bulunduk...”

Evet,

Bu sözler (ifade) şimdilerde Star Gazetesinde yazan eski MİT ajanlarından Mahir Kaynak’a ait, Mahir Kaynak 1969 yılında hükümeti devirmek amacıyla oluşan cuntanın -ki başını Korgeneral Cemal Madanoğlu çekiyordu- içine sızıyor ve cuntanın bütün faaliyetlerini an be an MİT'e bildiriyordu. Ordu tarafından gerçekleştirilen 12 Mart muhtırası sonrası 1971 yılı Haziran ayında açılan davada C. Madanoğlu, İlhan Selçuk, İlhami Soysal ve Doğan Avcıoğlu tutuklu yargılanıyor. 2 Ekim 1974 yılında çıkan karada bütün sanıklar beraat ediyor.

Gerekçe:

“Mahir Kaynak ‘çelişkili’ ifade vermiş.”

Şimdi bu karara bakarak düşünürsek Madanoğlu böyle bir cunta oluşturmamış mı oldu?

Peki,

Yıllardır bütün ısrarlarımıza rağmen Mela Çetin Yıldırım’ı,Salih Mirzabeyoğlu’yu, Yakup Köse’yi göremeyen yargı ve yüksek yargı BALYOZ davası için ‘yeniden yargılama’ kararı verdiği için BALYOZ darbe hazırlıkları olmamış mı sayılıyor?

Yeniden yargılama kararı ulusalcı-milliyetçi cephede BALYOZ yoktur gibi anlaşılıyor. Oysa adı üzerinde,yeniden yargılama.

Evet,

Başta başbakan Erdoğan olmak üzere binlerce kişiyi TEVHİD SELAM ÖRGÜTÜ’nden zindana atmayı planlayan ve bunu fezlekelere geçiren paralel güç söz konusu davada da benzeri hukuksuzluklara girişmiş olabilir. Hatta olmuştur.

Paralel devlet kendisi için ilerde sıkıntı çıkaracak kimi asker ve bürokratı BALYOZ, Askeri Casusluk, Devrimci Karargâh, Oda Tv operasyonlarına dâhil ederek bertaraf etmek istedi. Yani,

Yaşı da kuruyla beraber yakmaktan geri durmadı paralel emniyet ve yargı.

Bunlar ayıklansın,

Ama,

Balyoz gibi bir BALYOZ darbe hazırlığına hala inanıyorum,

Dur bakalım,

Dünya sabırla ava/şen olmuş…

@ahmetay_

Not: Bir sonraki yazımda (25. 06. 2014) sürpriz bir Cumhurbaşkanlığı yazısı yazacağım, Ak Partinin adayını, ‘neden ve nasıl’ı yazacağım, tabi gündem değişmez ise.