• 19.10.2014 00:00

 İdris Naim Şahin içişleri bakanı olarak atandığında İstanbul’daydım. “Aha” dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Kendisiyle uzun yıllar tanışıklığı ve dostluğu bulunan bir avukat arkadaşım “ne oldu ki?” diye sorma gereği duydu.

Ben de İdris Naim Şahin ile ilgili iyi şeyler söylemiyordun, onun için “çok hafif biridir”diyen sendin dedim. Bana,

Usta vefalıdır, İdris beyi bunca yılın hatırına bakan yaptı, merak etme kontrol altındadır” dedi. Sonra İdris Bey insanları (tane bile değil) “adet” olarak görmeye başladığında o arkadaşımı arayıp biraz da argo ifadelerle “ne yapmaya çalışıyor bu” demiştim. Dostum;

Abi sona geldik, kredisini eksilere düşürdü, bugün yarın takla atarak gider galiba” demiş ve nitekim en kısa dönem görev yapan içişleri bakanı olarak gitmişti.

Şimdi bu “1 adet” “TUZLUK” olmaya razı ve layık olan milletvekili çıkmış kalibresini aşan tespitlerde bulunuyor, teşhisler koyuyor. Hemi de Türkiye gibi bir ülkenin en hassas konusunda… Hayır, koysun da, böyle boyunu, kilosunu, çapını aşan konularda değil de, mesela cacık için gerekli malzemeleri, tuzlukların ebatları hakkında konuşsun, teşhisini koysun.

Eğer Recep Tayyip Erdoğan’ın vefası olmasaydı İ. Naim Şahin sittin kere sittin sene basına malzeme dahi olacak biri değildi. Olsa olsa magazin konusu olurdu ki bu da ancak gırgırına.

İşte bu Şahin çıkmış bırakın kavramayı, anlamadığı çözüm süreci hakkında konuşur olmuş.

Demiş ki İ. N. Şahin, "yıllardır öldüren bir caniler teşkilatı ile kravatlılarına aldanıp masa müzakeresi açmak kadar gerizekalılık olamaz herhalde devlet yönetiminde" dedi…

Allah aşkına, alın bu cümleyi ilkokulu dışarıdan bitirememiş birisine okutun, eğer bu “gerizekalı mı” demez ise ben geri zekâlıyım.

Neden mi bu kadar iddialıyım?

Çünkü bu cümleyi 17 kişiye (aralarında ilkokula giden çocuk, ilkokulu terk, ev hanımı, sporcu, Prof. Mühendis ve avukatlar da vardı) okuttum ve kendilerine tepkinizi alabilir miyim ricasında bulundum.

Aldığım cevapların en ehvenini söyleyeyim:

Abi bunu söyleyen kişi geri zekâlı mı? diyenlerin sayısı oldukça fazlaydı.

Devlet yönetmek böyle adamlara kalmadı şükür. Basireti ile okyanus aşırı hamleleri görecek, bu hamlelerin arka planını, sebep-sonuç ilişkisini, etkisini bilecek ve bunu ülkesi için avantaja dönüştürebilecek donanıma sahip bir kadro var yukarıda. Yoksa İ. N. Şahin bugün de mesela bir bakan, bir Genel Sekreter, bir Grup Başkan Vekili olsaydı hangi birimiz “ne güzel, nasıl olsa idris bey de var” diyebilirdik?

Dedik ya Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın vefasıydı onu bakan yapan. Ama aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın feraseti de onu orada fazla tutmamanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

Bakın bir zerzevat cümle daha:

Zulme karşı çıkmıştır paralel yapı, doğrudur…”demesin mi İ. N. Ş?..

Ya hu, bu adamlar bugüne kadar biri post-modern olmak üzere iki darbe yaşadığımızda hep darbecilerin yanında yer almadılar mı?

Bu paralelci başı bütün darbelere selam ve hürmetlerini göndermedi mi?

E tabi, İ. N. Ş Türkiye sosyolojisinden bihaber olduğu gibi, siyaseti de hep Tayyip Erdoğan gibi babayiğitlere yaslanarak götürdü, ne anlar darbeden, darbe yandaşlıklarından. İ. N. Ş. bugün elektrik direği olmamak için paralel güce yaslanmak zorunda olduğunu gördü ve bulunduğu yeni yeri böyle gerektirdiği için anlamlı cümleler! kurmak için çırpınıyor. Yarın daha farklı olur mu derseniz billahi de olur, tallahi de olur. Çünkü İ. N. Ş gibilerinin ilkeleri değil, dayanacakları yerleri vardır. Bu yüzden yarın amuda kalkması gerekirse göbeği izin verirse durur amuda.

Değdi mi bilmiyorum, ama İ. N. Şahin için bunları yazmasam vicdanım sızlardı değmese de.