• 17.12.2014 00:00
  • (3305)

 Bugün Irak’ta yaptıkları gibi İngilizler mevcut silahları sayesinde İran petrollerine el koymuştu. İngilizler, İran halkının öz malı olan bu petrolün sadece % 13 gibi küçük bir payını İran halkına layık görmüş, bu haksız paylaşımı kendileri için ar sayan İranlılar Musaddık ile beraber İran petrol endüstrisinin millileştirilmesini sağlamışlardı. Bunun akabinde Musaddık İran başbakanı oldu. İngiltere çok sıkıştı, çünkü İran petrolünden gelen gelirle ayakta kalabilen Birleşik Krallık ekonomisi İran petrolünün millileştirilmesiyle ağır darbe aldı. Buna tahammül edemeyen ABD ve İngilizler İran ordusundaki uşakları vasıtasıyla Musaddık’a karşı darbe gerçekleştirerek yönetime el koydu (1953). Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA darbedeki sorumluluğunu kabul etti. Bu darbeden sora vatana ihanet suçundan üç yıl hapse mahkûm edilen Musaddık, hayatının geri kalan bölümünü ev hapsinde geçirdi. 

İşte, 17-25 Aralık’ta Recep Tayyip Erdoğan’a yapılmak istenen tam olarak buydu.

Musaddık İngilizlerin İran petrolünde en üst seviyedeki gelirlerini kesmişti. Şimdi ise,

Kürdistan petrolleri Türkiye'nin desteğiyle dünya pazarına sunuluyor. Yakında bu bölgeden yılda 108 milyar dolarlık petrol ihracatı yapılacak. Bu sayede Türkiye hem petrole daha az harcama yapacak hem de petrolden elde edeceği ek kazançla ekonomisini güçlendirecek. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu sayesinde Barzani ABD, Almanya ve İngiltere’ye rağmen Türkiye ile anlaşıyor.

Asrın projesi olan çözüm süreciyle artık insanlarımız ölmeyecek, içerde gereksiz kavgalarla boğulmayacağız. Ortadoğu’da özne olup sömürülen bölgeyi, talan edilen Allah’ı arzını zalimlerin kanlı pençesinden kurtarmaya çalışacağız. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dediği gibi “YENİ TÜRKİYE ile yeni, adil, özgür bir dünya düzenine katkı sunacağız.”

Şimdi soruyorum?

Türkiye’nin bu kazancından kimler rahatsız? Niçin rahatsız?

Defalarca yazdık;

Batı ayakları üzerinde duran bir Türkiye istemiyor.

Bunun üzerine NEOCON’cu ABD-İngiliz ittifakı ile Almanlarla beraber çözüm sürecine karşı her yola başvuruyorlar. Bu yüzden önce Gezi’de Kanal İstanbul, 3. Havaalanı, 3. Köprü gibi Türkiye ekonomisine, vizyonuna, prestijine Cumhuriyet tarihinin en büyük kazanımına engel olmak için sivil görünümlü “our boys”larını harekete geçirdi. Zira Batı darbe için askerden umudu kesmişti.

Gezi ile netice alamayan Batı, 17-25 Aralık paralel darbe teşebbüsü ile yeni ve daha tehlikeli bir hamle yaptı. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın dediği gibi“Milletin parasıyla okudular, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar. Millete çalışmak yerine gittiler uluslararası çevrelere, uluslararası istihbarat örgütlerine çalıştılar.” Bu sözler Sayın Cumhurbaşkanımıza ait. Yani, olayları birebir yaşayan, şimdi devletin en tepe noktasında bulunan Recep Tayyip Erdoğan söylüyor. Başka ne söylüyor Sayın Erdoğan:

“17 Aralık'ta yaşanan oyunu görmeyip dik durmasaydık 25 Aralık operasyonun yapılacaktı. 'Başbakan nasıl alınacak, bakanlar nasıl alınacak bunların hepsi hazırdı. İddianameler o polisler tarafından hazırlanmıştı. Hatta bizden sonra kurulacak hükümet dahi hazırdı. Kimin Başbakan olacağı, kimlerin bakanlık yapacağı belliydi.’ Bunların hepsinin belgesi elimizde.''

Bunları öğrendikten sonra insan “aman Allah’ım, nereden dönmüşüz” demeden edemiyor. Bir cemaat düşünün, ülkede milletin yarısının oyunu alan meşru başbakana kelepçe takacak, istediği gibi bir hükümet kuracak kadar kılcal damarlarımıza sızmış olacak...

Bu ilk değildi, ta 1980 faşist darbesinde Fetullah Gülen’in “ABD’nin çocukları”nın yanında yer alması bize attığı ilk “kardeş kazığıydı.”

Yine 1990-94 arası da kardeşkanı aksın diyen Çillerlerin, Doğan Güreşlerin yanında oylarıyla fetvalarıyla! yer alarak bizi vurmuştu Fetullah Gülen.

28 Şubat’taki ihanetini söylememe gerek var mı?

Ama biz bunları unutabilir, Fetullah G. ve destekçilerini affedebilirdik. Hatta affetmiştik de. Rahmetenlilalemin sav’in ümmetindendik. Biz “kardeşlerimiz geçmişte yaptıkları yanlışlardan nedamet duymuş, bu büyük günah ve hatalarından rüc’u etmişler”dedik, ne saftık, vallahi…

Sonra baktık ki yok, iş göründüğü gibi değil. Paralelciler pek çok kesi/mi yediği gibi bizi de yemeye başlayacaklardı ki “dönemin başbakanı” R. Tayyip Erdoğan’ın yürekli duruşu sayesinde kurtulduk. Az daha geç kalsa idik çıngıraklı yılan gibi boğazımızdan başlarlardı boğmaya.

Şimdi:

“Kur'an'ımızın babası”nı! öldürmelerini,

Allah’ın izni olmadan hiçbir şey yapmaya muktedir olmayan Vahy Elçisi Cibril as'a NAŞ NAŞ çekip, ne idüğü belirsiz despot Ecevit’e şefaat edişilerini... hepsini unutabilirdik.

Amma velâkin, çocuklarımıza, eşlerimize, annelerimize, bacılarımıza, teyzelerimize her türlü şerefsizliği yapanlara verdikleri destekten dolayı paralelcileri asla ve kat'a affetmeyecektik.
Zaman geçti, 2007'de e-muhtıraya ve Sayın Erdoğan'a verdiğiniz destekten dolayı bütün bu alçaklıklarını tek kalemde silmiş, yaşananları hiç olmamış gibi kabul etmiştik. 
İsrail sevicilerin Mavi Marmara şehidlerinin pak anısına yaptıkları alçaklığı -dayanılmaz acısıyla beraber- göğsümüze hapsedebilirdik,

Biz paralelcileri, kızlarımızı ikna odalarına alanlara verdiği haysiyetsizce destekten dolayı da affetmiştik. 

Paralelci başının annelerimizi örtüsünden dolayı garnizonun kapısından kovan paşaların yaptıkları saygısızlığa ictihad demesini de affetmiştik,

Başörtüsü için kızlarına destek veren annelerimizi, ablalarımızı saçlarından sürükleyen paralelci polisleri de affetmiştik,

Anadolu evladı, inancı kavi Hakan Fidan'ı MOSSAD İSTEMİYOR DİYE iftiralarla boğmanızı da affedebilirdik…

Ama mağdur ve mazlum ümmetin yüz akı, ülkenin % 50’sinin oyunu alan, geriye kalan % 50’nin de en az yarısının oyunu alabilecek olan Recep Tayyip Erdoğan’a yaptıklarınızı yer gök durdukça affetmeyeceğiz. Hatta ruz-i mahşerde de elimiz yakanızda olacak.

Tek suçu ülkesini, milletini, mağdur ve mazlum milletleri sevmek olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ve onun şahsında onun yüreğine güvenen milleti, ümmeti cezalandırmak istediğiniz için size hakkımızı helal etmeyeceğiz.

Bu ar size yeter de artar bile…

@ahmetay_