• 15.04.2015 00:00
  • (2910)

 Hristiyan Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, 1915 olaylarının 100. yıldönümü sebebiyle Vatikan'da düzenlediği ayinde, "20. yüzyılın ilk soykırımının Ermenilere yapıldığını” söyledi.

Doğrusutarihçilerin objektif araştırıp karar vermesi gereken bir konuda siyasetçilerin, din adamlarının konuşması soruna katkı olarak değerlendirilemez.

100 yıl önce yaşananlarla ilgili en uygun yaklaşım Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “gelin iki ülke olarak o döneme ait bütün gizli arşivlerimizi açalım, işin uzmanları üzerinde çalışsın, ne olup bittiğine karar versinler” dediği yaklaşımdır. Ermeniler bu çağrıya yıllardır olumlu cevap vermedikleri gibi gerekçelerini de izah etmiyorlar. Burada şu soru akla gelebilir:

Ermenistan neyi saklıyor?

Evet, Ermenistan kendisine ait gizli arşivini açmadığı sürece iddialarında inandırıcı olamaz. Ermenilere yapılan insanlık dışı zulmü bizatihi faillerinden dinlemiş ve bu yüzden faillerle defalara hıçkıra hıçkıra ağlamış, günlerce uyuyamamış biri olarak yaşananların acısını tarif edecek cümle bulamıyorum. Ama acıları yarıştırmadan Almast Teyzeden, Kikos Amcadan dinlediğim Hristiyan olan Ermenilerin de Müslüman olan insanımıza yaşattıkları dayanılmaz acıların bir adı olmalı değil mi?

Bu sebeple,

Papa Francescu’nun sözlerini yalnızca olayların 100. Yıldönümü açıklaması olarak değerlendirmiyorum. Zira Eski Papa 2. Jean Paul de Eylül 2001'de Ermeni Apostolik Kilisesi Katolikosu 2. Karekin ile birlikte imzaladığı ortak deklarasyonda, "yüzyılın başındaki Ermeni soykırımı, ardından gelen dehşet verici olaylara öncülük etmiştir" demişti. Bu yüzden Papa Francescu tarafından söylenen bu sözün coğrafyasına (bağlam) baktığımızda açıklamanın ta Huntington’a kadar gittiğini görebiliriz.

Batı, yani Hristiyan-Yahudi Derin Dünyanın başlattığı Yeni Dünya Düzeni Sürecine topyekûn ve dört bir koldan katılmış bulunuyor. Batı'nın gazeteleri, analistleri, siyasetçileri, sanatçıları, yazılarında, yorumlarında, söylemlerinde, etkinliklerinde bir noktaya dikkatleri yoğunlaştırıyor:

İSLAM TEHDİTTİR!

Dikkat lütfen! Batı, kendisinin kavramsallaştırdığı “İslam fundamentalizmi”ni değil İSLAM’ı tehdit görüyor.Yani yekpare olarak MÜSLÜMANLAR TEHDİTTİR.

Bunu ben uydurmadığım gibi, bu bana ait subjektif ve spekülatif bir yorum da değildir. Bu, Huntington’ın izinden gidenlere ait bir hedef tespit(i)dir. Bunun için Batı’da, ama özellikle ABD’de 1993-94’te yazılan yazıların başlıklarına bakmak yeterli:

İslam Tek Büyük Tehdittir. Şiddet İslam’ın Özüdür, Kutsal Savaşa Doğru, İslam Batı’yı Pekâlâ Tehdit Ediyor, Dikkat: İslami Terör, Kültürler Çatışması, Amerikan Cihadı…

Sadece bunlar mı? Çekilen onlarca film, sahnelenen yüzlerce oyun ve skeç, ekranlara çıkartıp “İslami terör” safsatasını söylettikleri kamyonlar dolusu yorumcu ve analiste yekpare İslam=Terör dedirttiler.

Batı için biz Müslümanlar dinimize bağlı olalım olmayalım tehdidiz, teröristiz. Müslümanların son 10 yılda onur duydukları tek ülke Batı’ya karşı dik duran Türkiye’dir. Bu yüzden topyekûn saldırı bize, ülkemizedir. Ve anlıyoruz ki Hristiyan Lider Papa’nın derdi Ermeni katliamı değil, İslam ve Müslümanlarladır. Zira o ne katliamlara tanık olduğunu çok iyi biliyor.

Aslında Papa’nın, ülkesi Arjantin’in başta korkunç katliamlarıyla bilinen ünlü Nazilerden Adolf Eichmannolmak üzere binlerce Nazi suçlusunu ülkeye kabul etmesi ile ilgili bir açıklama yapmasını beklerdik.

Papa’nın Engizisyon (Holy Office) sonucu zindanlarda, işkencelerde öldürdükleri 335 bin kişidiri diri yaktıkları 33 bin 700 kişiidamdan sonra cesetleri yakılan 18 bin insan ve sürgün edilen 5 milyon insan hakkında da bir açıklama yapmasını beklerdik. Bu açıklamasında Papa, “biz Hristiyanlar bu yüzden her zaman katliamlarla anılacağız” demeliydi.

Hadi diyelim ki Sayın Francescu bu kadar uzak tarihi bilmiyor.

O zaman 12 yıl önce Hristiyan-Haçlı “Terörü”nün (pardon) ittifakının Afganistan ve Irak’ta öldürdükleri çocuk ve kadın sayısının“soykırıma uğrayan Ermeniler”in üç katı olduğunu bilmeliydi ve bu konuda da “biz Hristiyanlar bu yüzyıla Müslüman kadın ve çocuk yüz binlerce masumu katlederek başladık”demeliydi Papa Papa olarak konuşuyor ise.

Demedi Papa cenapları, diyemezdi de. Çünkü Papa derin dünyanın emrindeki bir politik aktör olarak konuştu. Kim bilir, belki 85 yıl sonra bir Papaz “evet, 21. Yüzyılın en büyük katliamını biz Hristiyanlar Afganistan ve Irak’ta Müslüman kadın ve çocukları acımasızca katlederek gerçekleştirdik” diyecek de bir şeye yaramayacak.

Burada Papa’ya sesleniyorum:

Sayın Papa Francesu, sizin makamınız Ermenistan’a, Ruslara ve diğer ilgili ülkelere “gelin şu arşivlerinizi açın da gerçekten ne olup bittiğini bilelim” diye çağrıda bulunma hakkına sahip makamdır. Bu çağrıyı yapmalısınız ki, silah tüccarlarının enerji şirketleriyle elele vererek DERİN Hristiyan-Yahudi ittifakınınMüslümanlara açtıkları savaşa (mü)dâhil olmadığınıza inanalım.

Şayet bunu yapmaz ise biz de Papa’nın silah tüccarlarının, enerji şirketlerinin, Haçlı Şövalyelerinin düdüğü olduğuna inanacağız, artık kendisi bilir, dilediği kadar ötsün.

Twitter.com/ahmetay_