• 13.07.2015 00:00
  • (2393)

 Dünkü gibi hatırlıyorum,

Elazığ'a gitmiştik, babam ve Ap Ahmed ile. Sene 1966'ydı. Amcam olan Hamit Ay  (Nüfusta adıHamit olsa da Köyde herkes Ahmed diyordu ve Bingöl yöresinde Zazaca amcaya Ap, Apo diyoruz) Çanakkale Gelibolu'ya asker gidecekti.

Çok neşeliydim, Bingöl'ün küçücük bir Köyünden kocaman Şehre gelmiştik.

Babamla Apo Ahmed'i terziye götürdük, Ap Ahmed için beğenilen kumaştan takım elbise için ölçüler verildi, dönüşte giyip Köye, Halifan'a gelsin diye.

Derken ayrılık vakti gelmiş, babam Ap Ahmed'e sarılmış, bırakmak istemiyor gibiydi. Döndüçömelerek bana sarıldıApo Ahmed, "Allah bana senin asker olduğun günügöstersin, isterse o gün imanla ruhumu alsın" demişti bütün samimiyetiyle. Otobüse bindirdik Ap Ahmed'i, İstanbul'a, oradan da Gelibolu'ya asker olarak yolladık. Otobüs manevra yaptıktan sonra gözden kayboldu. Rahmetli babamın dilinden 'bırayo bıréminooğırıv, tıemoni Alleh'ıv/kardeş, kardeşim uğurlar olsun, sen Allah'a emanet olasın'sözleri döküldü. İşte o an sevinerek geldiğim güzel Elazığbaşıma yıkılmıştı.  Amcam yanımızda yoktu artık, üstelik gözümde dağgibi babam Mela Muhammed'in gözlerinden yaşlar dökülmüştü.

Otobüs gitti derken iki dakika geçmeden nedense geri döndü, biz hala olduğumuz yerdeyiz. Belki de bir şeyler unutmuştu şöför, amcam indi bana sarılıp 'seni bir daha gördüm ya' deyip teskere almışgibi sevinmiştik.

Yıllar geçti, büyüdük, Ap Ahmed'in oğlu Aydın dünyaya gelmiş17'sinde delikanlıolmuştu. İstanbul'a akrabalarla çalışmaya gitmişti. Tek erkek evladıydıApo Ahmed'in. 1987'nin yazıydı, acıhaber geldi İstanbul'dan, Aydın göçük altında kalıp vefat etmişti. Bu dayanılmaz acıya Ap Ahmed'in gösterdiği teslimiyet Allah'a imanının göstergesiydi. Bunun mükafatıolarak Rabbi ona ve bizlere Ayetullah, Muhammed Aydın ve Ahmetcan'ılütfetmişti. Hastahanede yoğun bakımdayken göremediği üçüncütorunu Zerya'mız sonsuz lütuf ve ihsanın sahibi Allah'ın hediyesi olarak dünyaya geldi.

Ap Ahmed'in abisi yani babam ile ilişkisi inanılmaz bir güzellikteydi. Hiçkimse Ap Ahmed'in yaşadığısürece Abisi Mela Muhammed'le diyaloğunda yüksek sesle konuştuğuna şahid olmamıştı. Bazen bir sorun olduğunda bizlere söylerdi, biz 'amca sen abine anlat' dediğimizde, "nasıl olur, ben anlatmam, yaüzülürse" diye cevap verirdi.

Ap Ahmed'in tabiatla ilişkisi inancının şahitliğini ve sahihliğini gösteriyordu. Elleri nasırlıolacak kadar kesbine, kısmetine değer verirdi. Kula muhtaçolmamak için çalışır, başkalarına yardım etmesi gerektiğinde bundan geri durmazdı.

Ölütoprağıbostana, bahçeye dönüştürmekten büyük mutluluk duyardıAp Ahmed. Tek başına çabasıbirkaçkişilikti..

Rahmetli abisi yani babam Mela Muhammed 1996'da vefat edince 60 yaşında olmasına rağmen "benşimdi öksüz ve yetim kaldım" demişti Ap Ahmed. Abisinden ne zaman bahsetmişse ikinci cümlesinde boğazıdüğümlenir, sözlerini tamamlayamazdı. Onunla ilgili son cümlesi "Rabbim bizi cennettebuluştursun" oluyordu.

Sonra gençyaşta anne olan kızıEsma doğum sonrasıhayata veda etmişti. Ap Ahmed ilerlemişyaşına rağmen 'bugün bize sabır düştü' diye teselli dağıtıyordu bizlere.

En son Haziran ortalarında ağır hastalanıp ve yoğun bakıma kaldırıldığınıduyduğumuzda hastahaneye koşmuştuk. Büyük bir sabırla karşılamıştıhastalığını, tevekkülün zirvesini zorluyordu Ap Ahmed.

26 gün süren hastalığında şuuru açıkken işaretlerle "beni Köye götürün" demeye çalışıyordu. Nihayet dünyadaki süresini doldurdu ve geçtiğimiz Çarşamba günüasıl dünyasına göçtüyüreğimizi yakarak.

Ap Ahmed ile yazılacak çok şey var, ama yazmaya mecalim yok, bu satırlarıbinbir güçlükle yazabildim. Bugün bu köşeye sadece "Amcasınıkaybettiyazamadıözürdiliyor" notunu göndermeyi düşünüyordum. Ancak Apo Ahmed'e bu yazıyıbu kadarcık da olsa yazmayıvefasına hürmeten gerekli gördüm.

Ap Ahmed ilkokul okuyamamış, ama 80 yıllık hayatıyla doktora tezine konu olacak kadar dürüstlük ve vefa materyalleri bırakmıştı.

Taziyede anlattılar, beni televizyon programlarında izlerken "bırarzémıraye bavixudo/yeğenim babasının yolundadır" diyerek mutluluğunu dile getiriyormuşve biz onlara layık olamasak da iftihar ettiğini söylüyormuş.

Rahman ve Rahim olan Allah Tebarek ve Teala seni sonsuz merhametiyle kuşatsın ve razıolmuşkulu olarak razıedilmişkullarıyla cennetiyle mükâfatlandırsın Ap Ahmed.

Senden torunlarımıza bahsettiğimizde "güzel insan" olarak anlatılacaksın güzel insan. Rahman'ın merhameti sağana sağanak yağsın üzerine güzel insan Ap Ahmed.

Teşekkür:

Diyarbakır Veni Vidi Hastahanesi Genel Yoğun Bakım Servisi çalışanlarına hasta amcamıza ilgilerinden dolayıteşekkür ediyoruz.