• 12.03.2017 00:00
  • (1955)

 Milattan önceden bahsetmiyorum, yüzyıllar öncesinden de bahsetmiyorum. Hatta bundan 80-90 yıl önceden de söz etmiyorum. Anlatacaklarımı yaşayanlar, hatırlayanlar var.

Ben dünyaya gelmeden 13 yıl önceden bahsediyorum. Yani şu anda yaşayan amcam 16 yaşında, Halam 17 yaşındaydı. Yani daha dün gibi.

Ne mi oldu?

Okuyalım:

Adı, Erna

SS memuruyla evli, Toplama kampına götürülmek üzere yola çıkan trenden kaçan Yahudi çocuklarını bulur…

O da 2 çocuk annesi bir kadındır.

Annelik içgüdüsü ile bir deri bir kemik kalmış çocukları evine götürür,

Yemek yedirdikten sonra 6 ile 12 yaşlarındaki çocukları ormana götürür,

Kazılmış çukurun başına topladığı bu çocukların tümünü tek tek başından vurup öldürür.

Bunlar da doktor… SS doktorları binlerce Yahudi çocuğuna tıbbî deneyin bir parçası olarak tüberküloz (verem) mikrobu veriyor…

Sadece bir keresinde, 20 Yahudi çocuk 20 Nisan 1945'te öldürülür.

Başka bir katil anne daha; Bu katil de Vera Wohlauf,

Polonya'dan 11.000 Yahudi'yi Treblinka'ya tasfiye etmekle görevliydi,

Vera, hamile haliyle önce kırbaçlarla binlerce Yahudi'yi öldüresiye dövüyor,

Bazılarını ise öldürüyordu.

Alman kızlar da beterdi… Genç Johanna Altvater,

Ukrayna'da çalışıyordu. Geçici hastaneye çevrilmiş koğuşta görevliydi…

Çocukların yataklarına bakarak yürüyordu.

Canı sıkılınca bir çocuğu alır, üç kat yükseklikteki balkondan aşağıya atar,

Kimisi aynı anda ölür, kimisi de yaralanır, acılar içinde kıvranırdı…

Bin kere ölüm ister eline geçmez. Çocukları kayıp anneler Josefine Block'tan yardım talebinde bulunuyordu.

Block genç bir anne…

Çocukları kayıp anneler Bayan Block'ın kendileri ile empati yapabileceğini ve çocuklarına yardım edeceğini düşünüyordu.

Bu genç anne Alman kadının çocukları öldürmekten zevk alan soğukkanlı bir katil olduğunu az sayıda insan biliyordu.

Bir gün küçük bir kız çocuğu ağlayarak koşup Josefine Block'tan yardım istemişti.

Josefine kıza,‘Sana yardım edeceğim'dedikten sonra kızın saçından çeker, yüzüne yumruklar yağdırır sonunda kafasını yerde ayağıyla ezerek öldürür. Sık sık içinde bebek olmadığı halde bebek arabasını alıp gezintiye çıkardı. Ne zaman sokakta Yahudi çocuk görse, çocuğu bebek arabasına koyup arabayı aşağıya iterdi. Bir çocuğu da bu şekilde öldürdüğü söylenir.

Naziler arasında 13 milyondan fazla kadın aktif olarak görev aldığı, büyük suçların çoğu bu kadınlar tarafından işlendiği, öldürülenlerin tümü büyük işkencelere maruz kalıp eğlence için öldürüldükleri, savaş bittiğinde bile ceza almadıkları tarihte kayıtlı.

Bunları neden, niye mi hatırlatıyorum?

Öncelikle bugünkü Alman halkının insanlık dışı bu cinayetlerden sorumlu tutulamayacağını belirtelim, lakin bir medeniyete mensup birey, toplum ve millet bütün kodlarını sonraki birey, toplum ve millete devreder.

Yüze yakın Müslümanın son yıllarda Almanya'da yakılarak öldürüldüğünü, onlarca Caminin yakıldığını, yine Müslümanlara ait yüzlerce ev ve işyerinin kundaklandığını biliyoruz.

Ve… Suriye muhaciri 9000 (yazı ile dokuzbin) çocuğun-yaşıyorlar ise- nerede olduğunun cevabı verilirse bugünkü Alman hükümetinin tutumunun ne olduğu netleşecektir.

Bu çocuklardan yaşayanlar, eşcinsel olup çocuk edinmek isteyenlere bir çırpıda veriliyor.

Alman devleti bu muhacir çocukların nerede olduklarını ve bu çocukları kurtarmak için kılını kıpırdatmıyor.

Bakınız, Suriye'den hicret etmek zorunda kalan bu Suriyeli çocuklar Almanya'da kayıp, küçücük çocukların Almanya'da kaybolmasına kimse ‘ne yapalım, kaybolmuşlar?' diyemez. Bunu bu şekilde dile getiren insanlıktan nasip almamıştır.

İşte bu Almanya son aylarda Cumhurbaşkanımız hakkında vicdana sığmaz algı operasyonuna başvuruyor. Kan, kılıç sahnelerinin yeraldığı dizilerle bu algıyı oluşturan Almanya yukarıda yazdıklarımı iyi okusun. Okusun ki Ernaların, Alvaterlerin hâlâ ve üstelik daha tehlikeli oldukları ülkelerini görsünler.