• 1.02.2017 00:00
  • (1819)

 Bir ay boyunca yazmayacağım demiştim, lakin CHP bırakmıyor. Adaletini milletin hatırlaması gerekiyordu, yazdım.

3 Mart 1924 günü çıkardığı 431 sayılı kanunla Osmanlı Hanedanının yaşayan bütün fertlerini sürgüne gönderen CHP, buna itiraz eden milletvekillerini tehditlerle susturuyor.

Bu CHP o günkü uygulamalarıyla adalete ne kadar uygun davranmışsa bugün de “adalet yürüyüşü” ile aynı şeyi istiyor.

3 Mart 1924'ten sonraki 26 günde Osmanlı Hanedanı zürriyetinin hiçbir ferdini Türkiye topraklarında bırakmadı bu CHP, adalet adına!

Osmanlı Hanedanına mensup kadın ve erkeklerine dönüşü olmayan, sadece gidiş için pasaport verdiler. Git ve dön(e)me diye. Bir de ömürlerinin sonuna kadar geçinmek için sadece 2 bin İngiliz lirası.

Adalet bu mu Kılıçdaroğlu ve CHP'si? Bu adaletinize bir şey söylemeyen Kılıçdaroğlu FETÖ için adalet istiyor öyle mi?

Bakınız, insanlık dışı sürgünden sonra Hanedanın bütün mal varlıkları tasfiye edildi, CHP Osmanlı evlatlarının Türkiye'ye değil girmelerine, Türk topraklarından transit geçmelerine bile yasak koydu.

Bu uygulamanız adalet miydi yoksa adavet mi Kılıçdaroğlu?

Sürgüne gönderdikleri Osmanlı padişahları beraberlerinde tek kuruş götürmediler. Sürgün için Avrupa'ya gönderilen Osmanlı şehzadeleri CHP'lilere, “Ne olur bizi gâvur eline, Avrupa'ya sürmeyin, bari bizi İslam dünyasının istediğiniz kadar ücra köşesine sürün.” diye yalvardılar. Ama CHP Avrupalılar Osmanlıdan intikam alsınlar diye Osmanlı ailesini Haçlılara teslim etti. Alparslan'ın 1071'deki Anadolu fethinin intikamını arayan Haçlı Avrupa'sı bu CHP eliyle Osmanlı padişahlarından ve onların torunlarından intikam alıyordu.

Ey Kılıçdaroğlu, Ey CHP bu muydu adaletiniz?

CHP'nin sürgüne gönderdiği Osmanlı ailesinden bazıları Avrupa'da mezar bakıcılığı yaptı, kimileri domuz çiftliğinde domuzlara bakmaya mecbur bırakıldı, kadınlarına da bulaşık yıkamak düşmüştü. Böylece Avrupa Haçlı dünyası CHP eliyle Sultan Fatih'in torunlarından İstanbul'un Fethinin intikamını almış oluyordu.

Bakınız;

Sultan Vahdettin de CHP'nin bu sürgünden nasiplenen Padişahlardan biriydi. Sürgün edildiği Fransa'nın varoşlarında veresiye alış-veriş yapmak zorunda bırakılmıştı. Vefat etmişti Sultan Vahdettin, alacaklılar Sultan Vahdettin'in cenazesine haciz koyup tabut içinde kiliseye hapsetmişleri. Faslı, Tunuslu, Suriyeli lokanta çalışanı, taksi şoförleri aralarında topladıkları para ile cenazeyi alıp gemi ile Şam'a gönderdiler.

Ey CHP, söyle şimdi, suçu neydi Sultan Vahdettin Han'ın?

Bugüne kadar bir tek satırlık bir özür dilediniz mi?

Sizde nasıl bir vicdan var? Daha doğrusu vicdan var mı?

Ey Kılıçdaroğlu,

Sultan Vahdettin Han neden ülkesinde değil de Şam'da metfun hiç düşündün mü?

Düşünmezsin tabi, kaset tedariki bunu düşünmene maniydi değil mi?

CHP bu işte.

CHP'nin Osmanlı'nın evlatları ile kavgası Haçlılar adına verdiği kavgaydı. CHP bugün de Osmanlının torunlarına karşı Hans'ın torunlarının yanında duruyor.

Abdulhamit Han'ın Paris'in banliyölerinde yaşayan 88 yaşındaki zevceleri Şefika sultan ile 65 yaşındaki kızları Ayşe Sultan ilk kez Rahmetli Menderes tarafından ziyaret edildi. Menderes karın tokluğuna bulaşık yıkayan Ayşe Sultanın elini öper, yaşlı gözlerle, “affet bizi ana?” der. İlk kez kendilerine şefkatle yaklaşan birisini gören Ayşe Sultan sorar, “Kimsin sen?” Menderes mahcup edayla cevap verir, “Türkiye Cumhuriyeti başbakanıyım validem sultan.” der. Ayşe Sultan ağlayarak, “Nerde kaldınız oğlum?”diye hıçkırıklara boğulur.

Menderes, “Az daha sabır, bu acınız dinecek inşaallah” diye müjde verir. Türkiye'ye dönen Menderes dinlenmeden, evine gitmeden doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar'a çıkar.

Bütün üzüntüsüyle Bayar'a, “Osmanlı sürgünleri için af çıkaracağım” der. Bayar korkudan tirtir titrer ve “Sakın ha, CHP duymasın, İnönü duymasın, medya duymasın, duyarlarsa ihtilal yaparlar.” diye cevap verir.

Bu durumu kabul etmeyen Menderes “Anne babalarının Avrupa'da hizmetçi olduğu bir ülkenin başbakanı olmaktan utanıyorum, istifamın kabulünü arz ederim.” der ve çıkar.

CHP ne yaptı biliyor musunuz?

Menderes'in bütün ricalarına rağmen Osmanlı Hanedanının tek bir ferdinin Türkiye'ye dönmesine CHP razı olmadı. Büyük mücadele sonunda sadece Osmanlının kadınlarına Türkiye'ye gelmelerine izin verilebildi.

Ey CHP ve KK'sı bu sizin adaletiniz değil mi?

Çıkın ve bu adaletinizi de anlatın da bütün vatan evlatları bu millete dost mu düşman mı oluğunuzu görsün.

CHP demek Türkiye düşmanlığı demek,

CHP demek millet ve milletin değerlerine düşmanlık demek,

CHP demek İslam düşmanı olan dış dünyanın Türkiye distribütörü demek,

CHP demek milletin tarihteki yürüyüşünü sabote eden güçlerin maşası demek,

CHP demek gerektiğinde iftira atarak, olmamış suç isnad ederek fare zehiri ile bu milleti öldürmek demek…

Unutmuyoruz CHP,

Sen bu millet için ADALET değil ADAVET/düşmanlık istersin,

Sen Çorum, Maraş, Madımak'ta Alevi kardeşlerimizle Sünni kardeşleri birbirine girsin diye Alevilere katliam yapıldığında iktidar partisi değil miydin?

Millete dönük sinsi, alçak ve düşmanca ne zaman ve nerede bir katliam, bir operasyon var ise sen oradasın CHP?

Neden?