• 10.08.2017 00:00
  • (1533)

 Osmanlı Devletini parçalamak, bölmek, paylaşmak isteyen Avrupa, içerden ihanet desteği olmadan, devlet yönetiminde boşluk ya da zayıflık oluşturmadan başarılı olamayacaklarını biliyordu. Bunlar da sinsi ve uzun uğraşlardan sonra  Osmanlı'daki elemanları vasıtasıyla devlette istikrarsızlığı kronikleştirdiler.

Avrupa-Rusya ve içerdeki ihanet şebekesi devletteki istikrarsızlığı kullanarak Sultan Abdulaziz'i devirip yerine Sultan Murad'ı tahta çıkarmayı başarmıştı. V. Murad duygusal, ürkek, panikatak bir kişilikti, yetmezmiş gibi Sultan Abdulaziz azledildikten üç gün sonra katledilince V. Murad dengesini tamamen kaybetmişti. O da zorunlu olarak yerini Abdulhamid Han'a bıraktı.

1.Abdulhamid Han zeki, cesur, bilge bir şahsiyet olmanın yanı sıra dindar, ileri görüşlü ve dünya siyasetini iyi okuyan bir liderdi. Onun bu özellikleri Avrupa devletlerini oldukça tedirgin ediyordu. Zira Osmanlı'yı böl-parçala-paylaş arzuları Abdulhamid Han ile birlikte zora girmişti. Avrupa-Rusya ittifakı, 1880'lere kadar Osmanlı'yı tamamen dağıtıp imparatorluk topraklarını aralarında paylaşmayı planlamışlardı. Sultan Abdulhamid Han bu planı bozmak için önce ekonomiyi düzeltti, İslam Dünyası ile ilişkileri yeniden sağlam zemine oturttu, ordularını eski gücüne kavuşturmak için çalıştı.

Abdülhamid Han'ın kararlı ve basiretli yönetiminden rahatsız olan Avrupa, ondan kurtulmanın planlarına hız verdiler. Nasıl mı?

Mithat Paşa en has adamlarındandı Avrupalıların. Öyle ki Avrupalılar Mithat Paşa'ya, “Sultan yetkilerini kullandığı takdirde planlarımız boşa gider” diye fısıldayınca Mithat Paşa, “Anayasayı Avrupalı devletlerin kefaletine almak lazım.” diyerek ihanet fişeğini atmış oldu. Çünkü böyle bir düzenleme Abdulhamid Han'ın yetkilerini Avrupalıların iznine tabi kılmak demekti.

Avrupa'nın sadece Mithat Paşası yoktu, içerden, en içerden devşirdikleri Damat Mahmut Paşa gibi elemanları vardı. Mahmut Paşa Saray'da alınan kararları, Saray'a gelen önemli haber ve devlet sırlarını anında Avrupa elçiliklerine, bilhassa İngiliz Sefirine ulaştırıyordu. İhanet planının en önemli parçası olan Mahmut Paşa Abdülhamid Han'ı zor durumda bırakmak için Avrupa basınına, “Abdulhamid Han diktatör olmak istiyor!” manşetlerini attırdı. Kısa bir süre sonra İstanbul'daki mütareke basını da aynı manşetleri atmakta gecikmedi. Ayrıca Mithat Paşa'nın desteği ile Damat Mahmut Paşa, Ruslarla savaş istemeyen Sultan Abdulhamid Han'ı ”Moskof taraftarı!” olarak da ilan eden kişidir.

Osmanlı'nın çöküşünün gecikmesi Avrupa ve içerdeki işbirlikçileri rahatsız etmişti. İçerdeki elemanlar boş durmuyor, Abdulhamid Han'ı zor durumda bırakmak için her yolu deniyorlardı.

Abdulhamid Han'ın ısrarla karşı çıkmasına rağmen başta Mithat Paşa ve Damat Mahmut'un sebep oldukları 93 Rus Harbi Osmanlı'yı sarstı. Balkanlar kaybedilmişti, Kafkasya kaybedilmişti, ekonomi çökmüştü. Üstelik mezkûr Osmanlı Paşaları sebep oldukları bu ağır yenilginin sorumlusu olarak Sultan'ı gösteriyorlardı.

Peki, Mithat ve Damat Mahmut Paşalar bundan sonra ne yaptılar?

Bir yandan Mahmut Paşa İngiliz Sefiri ile görüşüp Osmanlı sonrası kendisi ve oğlu için sözler alıyor, diğer yandan Mithat Paşa ile Mahmut Paşa birlikte dengesiz Murad'ı yeniden tahta geçirmek için Rus ve İngiliz elçileri ile yeni bir protokol üzerinde çalışıyorlardı.

Kimler?

Osmanlı'nın damadı Mahmut Paşa ve Osmanlı bakanı, paşası, anayasa hazırlayıcısı Mithat Paşa.

Ne acı mı dediniz?

Daha acısını bugün yaşamıyor muyuz?

Geçtim FETÖ'yü, bugün Kemal Kılıçdaroğlu “Türkiye'de can ve mal güvenliği yoktur.”derken Mithat Paşa'dan daha mı az ihanet ediyor?

“Avrupa bize destek versin Erdoğan'ı yıkarız.” diyen Kemal Kılıçdaroğlu'nun Damat Mahmut Paşa'dan ne eksiği var?

“Batı bir an önce Türkiye'ye müdahale etsin” diyen BAE'nin,

“Türkiye dört parçaya bölünsün” çalışmalarını hızlandıran Almanya'nın,

Dinimize, milletimize her fırsatta hakaret eden, Türkiye hakkında düşmanca politikalar yürüten Hollanda'nın Kemal Kılıçdaroğlu ile hangi çıkarları “R. Tayyip Erdoğan'ın devrilmesinde” buluşuyor?

Mithat Paşa ve Damat Mahmut'lar bu ihanette bulunduklarında Osmanlı Balkanları, Kafkasları kaybetti. Acaba Kemal Kılıçdaroğlu Avrupa ile çalışırken bizim nereleri kaybetmemizi hesaplıyor/lar?

O gün Avrupalılara satılan o kafalar yabancı elçiliklere, konsolosluklara gidip, “Mevcut istibdatın yıkılması için Osmanlıya müdahale edin.” diyordu.

Bugün de FETÖ kontenjanından CHP milletvekili olan Eren Erdem'in, “Avrupa Türkiye'ye müdahale etsin.”  çağrısının Damat Mahmut Paşa'dan geri kalır tarafı mı var?

Damat Mahmut'un İngiliz sefirine, “Abdulhamid'i devirelim, Osmanlı'yı yıkalım, kalanı ben yöneteyim.” teklifi ile Kılıçdaroğlu'nun Avrupalılara Focus Dergisi üzerinden, “Bize güvenin ve bize yardım edin ki Erdoğan'ı devirelim.” çağrısı arasında ne farkı var?

Kılıçdaroğlu çok iyi biliyor ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gitmesi Avrupa'nın Anadolu'ya diz çöktürmesini kolaylaştıracak. Bunda Kılıçdaroğlu'nun ne kazancı var? Anadolu'ya bu düşmanlık neden?

Sözün özünü Dersimli Cafer amca söyledi:

“Kimse bizi kendi oyunlarına seyirci saymasın. Biz millet olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun gaflet, dalalet ve hıyanet içinde olduğuna kaniyiz. Yeryüzünün en aşağılık muhalefet lideri bile devletine iftira atmaz. Adam gibi, kaya gibi muhalefet yapar, lakin devletine düşmanlık beslediğini alanen söyleyen devletlere çağırdı bulunup, ‘Gelin devletimize, vatanımıza müdahale edin' demez insan evladı, bir Alevi hiç demez, artık Kılıçdaroğlu kime çekmişse.”