• 16.08.2017 00:00
  • (1669)

 Bu konu ile ilgili sanırım üçüncü yazım olacak ve birkaç yazı daha yazma gereği duyuyorum. Zira bu, telafisi olmayan bir sonuçla karşı karşıya kalmak istemeyen herkesin üzerine düşeni yapması gereken bir konudur.

Öncelikle yaşım ve işim itibariyle siyasi makamların hiçbirinde gözü ve talebi olmayan biri olarak yazıyorum. Siyasi bir ikbal peşinde değilim, lakin hem Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın başarısını, hem de 2019 seçimlerini kendim, ülkem, milletimiz için, hatta bu coğrafya için hayati önemde görüyorum. Konuyu önemsememin sebebi budur.

2014'ten itibaren çok önemli seçimler geçirdik, lakin 2019 seçimlerini bugüne kadar yapılan bütün seçimlerden ayrı tutuyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sisteminde (bundan sonra BAŞKANLIK SİSTEMİ diyeceğim) % 49,99 oranında oy almak bir parti için başarısızlıktır. Çünkü seçim sonuçlarında % 49,99 oy alan parti ya da blok seçimleri kaybetmiştir. Bu sebeple bütün partiler % 50 +1 oy almak için çalışacak ve kazanmak isteyen partiler bu sonuca ulaşmak zorundadır.

Son 15 yıldaki seçmen davranışları dikkatle incelendiğinde 2019 seçimleri Ak Parti için çok da kolay olmayacak. Tamam, en büyük avantaj Ak Parti'de, ama daha önce de dediğim gibi 2019 seçimlerinin matematiği daha önceki seçimlerden oldukça farklı olacak.

2019 Mahalli seçimlerinde çıkacak sonuçların Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını en az % 5 oranında etkileyeceğini bilmemiz gerek. 2019 seçimlerinde Ak Parti'nin oyları % 48-47'nin altına düşer ise Kasım 2019 seçimlerine moralsiz başlamış olacak ve toparlanması için kalan süre yetersiz kalacaktır. Ayrıca, bu sonuçla muhalefet oyları % 50'nin üzerinde olmuş olacak ki, bu ayrı bir moral ve seçmen kaybı demektir. Tamam, “o günlere gelindiğinde ittifaklar olur, oylar değişir” diye düşünebilirsiniz, lakin bu riski alacak olan siyasi akıl Türkiye seçmenindeki davranışı bilmiyor demektir. Kaldı ki bunun telafisi için de siyasi bir mekanizma bulunmamaktadır.

Anlaşılıyor ki 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hesabı yapılırken 2019 Mahalli seçimlerinin bu hesaba dâhil edilmesi kaçınılmazdır. Bunun için de il ve ilçe teşkilatlarında yapılacak olan değişiklik 2019 seçimleri için söz konusu hesabın doğru mu yanlış mı olduğunu göstermesi açısından son derece önemlidir.

Bugünkü siyasi atmosferi esas alarak 2019 seçimlerini etkileyecek en önemli faktörün teşkilat değişiklikleri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Buna ilaveten kayyum atanan bölge il ve ilçelerinde kayyumların 2019 seçimlerine etkisi küçümsenmeyecek oranda, % 8 olacağı beklenmektedir.

Birinci derecede yenilenecek olan teşkilatlar ve kalacak teşkilatların çalışmaları 2019'da yapılacak seçimlere ciddi oranda yansıyacak. Çünkü 7 Haziran seçimlerinin sonuçları büyük oranda teşkilatlardaki uyumsuzluk, başıbozukluk, rant kavgası ve bilhassa teşkilatçılıktan ziyade efendilik yapan bir anlayışın bütün birimlere sirayet etmesi ile alakalıydı. 1 Kasım seçimleri kesinlikle esas alınmamalıdır. Bunu 16 Nisan referandumunda gördük, % 49,5 oyun % 9'una ne olduğunu sorgulamadık bile.

İkincisi, kayyumların seçim sonuçlarına etkisi en az % 8 oranında olacağı bekleniyor. Çünkü üçü büyükşehir belediyesi olmak üzere 60 belediyeye kayyum atandı. Kayyumların atandıkları belediyelerin nüfusu 6 milyon, seçmen sayısı ise 3 milyon. Kayyumların atandığı bölge ve “çevre” dikkate alındığında seçim sonuçlarına etkisi daha fazla olması bekleniyor.

Kayyum atanan il ve ilçelerde yaşayan vatandaşların kahir ekseriyeti kayyum ve diğer olaylara ideolojik yaklaşıyor. Kayyumların bu ekseriyeti etkileyebilmesi için öncelikle vatandaşın yüreğine dokunup işini doğru, şaibeden uzak ve sıfır yolsuzlukla yapma mecburiyetleri vardır.

Kayyumların bölgedeki algısını anlarsak, bölge insanının kayyumlarla ilgili beklentilerini net olarak görmüş olacağız.

Bölge insanı, “Devlet bütün imkânlarını en güvendikleri vali-kaymakamlara vererek: ‘Gidin, dürüst çalışın, iyi hizmeti edin ve 2019 seçimlerini kazan(dır)ın.' Arkanızda, Cumhurbaşkanı var, başbakan var, devlet var ve bu sebeple en iyi, en kaliteli hizmeti en dürüst şekilde yapın.” diyor. Vatandaşın kayyum algısı böyle olunca beklenti çıtası en yüksekte olur.

Bunun böyle olup olmaması önemli değil, oturmuş algı bu ve Ak Parti hesabını buna göre yapmalıdır.

İnşaallah ilerde Diyarbakır, Mardin Büyükşehir Belediyeleri ile bu iki ilimizin kimi ilçelerini, keza Cizre, Batman, Gercüş belediyelerinin çalışmalarını yazacağım. Vatandaşın bu belediyelerdeki çalışmalarla ilgili düşüncelerini, belediyelerin hizmetlerindeki aksaklıkları, varsa yolsuzlukları –ki iki ilçede korkunç iddialar var, hatta çalışanlar tanıklık yapmaya hazırlar- yazacağız.

Yazacağız ki millet için bu kadar gerekli, önemli ve değerli gördüğümüz Ak Parti 2019 seçimlerindeki sonuçlarla istemediği halde Haçlı dünyasını sevindirmesin.