• 14.11.2018 00:00
  • (1704)

 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi adaylığı için bugüne kadar kıran kırana bir mücadele yaşanmamıştı, bu seçimde de yaşanmayacak. Çünkü AK Partili pek çok siyasetçi, seçimi kazanmayı başaracaklarına inanmıyor, geriye formalite ve kariyer için aday olma gibi “fantezi” bir durum ortaya çıkıyor. Diyarbakır gerçekten kazanılmayacak bir il mi?

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı S. Serdar Budak, “Bir başarı için önce onu başaracağınıza inanmanız gerek, sonra buna uygun çabayı kusursuz göstereceksiniz. Biz bu yaklaşım ve cehd ile bu seçimlere hazırlanıyoruz” diyerek ilk düğmeyi doğru ilikliyor. Sonraki düğmeleri de genel merkez ve adaylar doğru iliklerlerse çok şey değişebilir.

Diyarbakır bu mahalli seçimlere çok farklı giriyor. Kayyum atanan Büyükşehir ve merkez 3 ilçedeki çalışmaların yanısıra taşra belediyelerinin hizmetleri takdire şayandır. Ancak HDP seçmeninin de takdir ettiği bu hizmetlerin AK Parti’ye oy olarak döneceğinden pek emin değilim.

Enteresandır, HDP’ye oy veren Diyarbakırlılarla kayyum çalışmalarını konuştuğumuzda memnuniyetlerini dile getiriyorlar ve akabinde, “Biz oyumuzu HDP’ye vereceğiz, ama yine kayyum atanmasını istiyoruz” gibi siyaseten açıklanmayacak bir anlayış sergileyenler çıkıyor.

Aslında Diyarbakır’da Belediye seçimlerini kazanmak mümkün, lakin öncelikle bütün hizmetlere rağmen AK Parti yüzde 20’lere gerilemiş ise bunun üzerinde kafa yormak gerekirdi, ancak bu konuda “neden ve niçinler” yeterince araştırılmadı. Buna karşın mesela geçtiğimiz Ekim ayında Diyarbakır ziyareti esnasında Sayın Cumhurbaşkanımız, “Bu kadar hizmete rağmen, neden oy alamıyoruz?” diye sormuştu.

Bunun neden ve niçinlerini defalarca yazdık. Örneklerle, rakamlarla, sosyolojik, psikolojik, ideolojik bütün nedenlerini yazdık. Hepimizin 16 yıldır şahitlik ettiği ve gurur duyduğumuz hizmetlere rağmen bu oy oranına yol açan “o neden ve niçinler” hayati öneme sahiptir. Önce bunlar araştırılmalı, sebepler ortaya konmalı ve bu sebeplerin ortadan kaldırılması için master plan dahilinde kısa, orta ve uzun vade hedefler belirlenip buna uygun çalışma yapılmalı. Görülecek ki sorun hizmette değil; tamamen geçmişten gelen ideolojik bombardıman, algı ve tanı(tama)ma yüzünden AK Parti Diyarbakır’da istediği başarıyı yakalayamıyor.

Şimdi adaylar ve adayların etkisine bakalım:

Diyarbakırlıların dediği gibi “başarı sadece Büyükşehir Belediye Başkan adayının kaliteli bir şahsiyet olması ile gelmiyor, bütün ilçelerin belediye başkanlıkları için, encümen adaylıkları için tercihlerin isabetli yapılması mecburiyeti var.” Bin nüfuslu bir yere 7 Meclis üyesi, 9 bin seçmeni olan bölgeye de 1 meclis üyesi adayı belirlerseniz seçimi kaybetmenin şartlarından en önemlisini hazırlamışsınız demektir.

Şimdi Diyarbakır’da sadece vatandaşlara sorduğumuz sorunun cevabına geçebiliriz.

Öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Diyarbakır Milletvekili ve 10 yıl aralıksız Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı görevinde bulunan Sayın M. Mehdi Eker’in ismi hemşehrileri tarafından çok zikredildi. Ancak geçmişte de pek çok kere bu meseleler konuşulunca Sayın Eker, “Herkes işini yapmalı, insanlar en iyi bildiği işi yapmalı” diyerek hem bakan hem vekil hem belediye için “Ben”dememeli. Sayın Bakanın son derece isabetli olan bu yaklaşımından dolayı biliyoruz ki adaylık talebi, arzusu, niyeti olmamıştır. Her zaman olduğu gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir edeceği herhangi bir görevi bila kayd-u şart kabul eden bir siyasetçi ve yol arkadaşıdır Sayın Mehdi Eker.

Şimdi de öne çıkan on ismi alfabetik sıraya göre yazabiliriz.

Abdurrahman Kurt, Cumali Atilla, Galip Ensarioğlu, Prof. Dr. M. Emin Yılmaz, Mehmet Kaya, Murat Cengiz, Mustafa Demir, Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Sebgetullah Seydaoğlu.

Elbette başka isimler de vardı, lakin bu isimler Diyarbakırlılar arasında en çok zikredilenler olarak öne çıktı. Bundan sonra bir çalışma daha yaparak sadece STK temsilcileri ile kanaat önderlerinin görüşlerini alacağız. Keza ilçelerde öne çıkan isimler için 20 Kasım’da çalışmalarımızı başlatıyoruz. Sonuçları yine sizlerle bu köşemizde paylaşacağız.

Cumartesi günü Mardin’i yazınca genel bir değerlendirme de yapacağız inşaallah.